yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Piyasalar nereden nereye…

Piyasalar nereden nereye…



PİYASA denince akla öncelikle borsa gelir. Peki 93 binleri gören BIST 100 endeksi nerelere gider? Ne zaman zirveyi zorlar? Ya da aşağı yönde daha ne kadar yolu var? Uzun vadeli bakıldığında borsa, diğer yatırım araçlarına göre her zaman daha fazla kazandırıyor. Ancak, borsalardaki günlük dalgalanmalar yatırımcıları tedirgin ederek, pozisyonlarını daha fazla taşımalarını engelliyor. Ya da heyecanlanarak taşıyabileceklerinden daha fazla risk almak, yatırımcıların en büyük kabusu haline geliyor. Öyle ya, en ufak aşağı ya da yukarı hareket, o yatırımcı için büyük kâr veya büyük zarar anlamına geliyorsa, hangi yatırımcı bu strese uzun süre dayanabilir ki. Önümüzdeki dönem için yatırım araçlarının getirileri nasıl olur? Bu tahmini getirilere göre nasıl pozisyonlar almalı, hangi yatırım aracını portföye alıp, hangisini satmalı? Hisse senetleriyle başlayalım.

Konutta piyasa halen canlı

Borsaya yatırımda dikkat

Geçen yıl haziran başlarında 93 binlerden başlayan satış eğilimi ya da düşüş eğilimi halen devam ediyor. Bu aşamada yeni bir çıkış eğilimi başlaması için ortalıkta henüz güçlü bir neden görünmüyor. Kısa süreli çıkışlar ve düşüşler ile 60 bin dip, 84 bin zirve olmak üzere bu aralıkta piyasa dalgalanıp duruyor. Oldukça geniş olan bu aralıkta kısa vadeli pozisyon alınıp (riski de taşınabilecek büyüklükte olmak kaydıyla) işlem yapılabilir. Ancak uzun vadeli belirsizlikler, jeopolitik riskler ve global piyasalardaki dalgalanmalar bizim piyasamızdaki volatiliteyi de artırabileceğinden çok dikkatli olunmalı. Evet piyasalar her zaman dalgalanır, ancak bu son dönemde göz önüne alınması gereken o kadar çok unsur var ki… Öyleyse ortalama bir yatırımcı için hisse senetleri pozisyonları mümkün olduğunca aşağı çekilmeli.

Peki borçlanma araçları piyasası nasıl? Bu piyasada iki önemli değişken söz konusu. Birincisi faiz, İkincisi ise enflasyon. Bankalardaki mevduat olsun, devlet tahvili, hazine bonosu olsun, özel sektör tahvili olsun farketmez. Hepsi de faiz getirisi sağlarlar ve düşük risk grubuna girerler. Ancak son dönemde bu yatırım araçlarının reel getirisi yok veya çok az. Bunun anlamı ne? Enflasyon daha hızlı arttığı için faiz getirileri enflasyonun altında kalıyor demek. Yani birikimleriniz enflasyon karşısmda eriyor. Bundan kaçınmak için ne yapmalı. Birincisi yatırımın vadesini kısaltmalı ki, zaten Türkiye’de mevduatta ortalama vade iki aya inmiş. İkincisi enflasyona endeksli, değişken faizli yatırım araçları tercih edilebilir. Böylece enflasyondaki gelişmelere paralel, faiz getirisi elde edilebilir.



Döviz piyasasına ne demeli? Özellikle dolar bütün uluslararası para birimleri karşısında yükseliyor. Hem gelişmekte olan ülkeler, hem de gelişen ülkelerin ulusal paralan değer kaybediyor. Tabi ki değer kaybı gelişmekte olan ülkelerde daha fazla. Ekonomisi ihracata dayalı ülkelerde, ülke parasının değer kaybetmesi, ihracatı olumlu etkiliyor. Çünkü o ülkenin fiyatları dolar bazında düşüyor ve rakebet gücü artıyor. Ancak gelişmekte olan ülkelerde evet ihracat olumlu etkileniyor, ancak aynı zamanda ithalat pa-halılaştığı için döviz fiyatlarındaki artış içeride enflasyonu artırıcı etki yapıyor. Bu kez enflasyon ve faiz sarmalı birbirini tetikleyip her iki tarafta da artışlar başlıyor.

Altında düşüş eğilimi sürebilir

Peki altın ne olacak? Ons bazında bin 900 dolarlarda zirve yapan altın uzun vadeli düşüş eğiliminde. Halihazırda ons bin 200 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışıyor. Altının ons fiyatı dolar olarak belirlendiğinden, altın dış piyasalarda düşmesine rağmen iç piyasada dolar fiyatındaki artış, altındaki düşüş hareketinin sınırlı kalmasına neden oluyor. Özellikle merkez bankalarının, paralarının değerini korumak için, fiziki altın talebinde bulunması, altının ons bazında fiyatının yükselmesinde en büyük etken. Ancak 12 yılda 300 dolar seviyesinden bin 900 dolarlara kadar giden altında uzun vadeli düşüş eğiliminin bir süre daha devam etmesi beklenebilir.

Konutta piyasa halen canlı

Türk halkı için bir yatırım aracı niteliği taşıyan konut piyasasında durum ne diye bakıldığında son iki-üç yılda özellikle ortadoğu ülkelerinden gelen talep, piyasayı halen canlı tutuyor. Fakat Türkiye çapında 1 milyona yakın birinci el satılamamış konut olduğu da ifade ediliyor. Özellikle faizlerde yukarıya doğru bir hareket olasılığı (ki enflasyon, faizleri de bir anlamda zorluyor) konut piyasasında satışları zorlaştırırken, konut piyasası üstünde bir baskı unsuru olmaya devam ediyor. Diğer taraftan yükselen enflasyon nedeniyle maliyetleri de yükselmekte olan sektörde, öz sermayesi düşük şirketlerde sıkıntı yaşanabilir. Bunu öngören hükümet, yapı ruhsatı alınmadan konut satışı yapılmasını yasakladı. Ayrıca, ‘bina tamamlama sigortası’ uygulaması getirilerek, tüketicilerin mağdur olmasının önüne geçilmeye çalışılıyor.

Murat Geylani Aktaş


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir