yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Piyasalarda Sert Hareketlerin Yaşanacağı Dönem

Piyasalarda Sert Hareketlerin Yaşanacağı Dönem



BIST-100 endeksinin 72 bin-72 bin 500 desteğini kırıp kırmayacağının işaretlerinden biri de dolar/TL’nin 2.30’u aşıp aşmaması olacak. Kurun 2.30’u aşması bu cephede daha sert hareketlerin yaşanmasına neden olacak…

KISA ama zor bir haftayı geride bıraktık. Önceki hafta cuma günü ABD’de beklentilerden oldukça iyi gelerek FED’in faiz artış endişesini artıran istihdam rakamları ve birçok ilimizde Koba-ni’deki gelişmelerin bahane edilmesiyle başlayan olaylar, Borsa İstanbul’da haftaya sert düşüşle başlanmasına neden oldu.

Aynı günün akşamında ise FED toplantı tutanaklarında FED’in küresel ekonomik büyümenin yavaşlamasından ve doların değerlenmesinden endişe duyduğunu gösteren ifadelerin yer alması ve koalisyon güçlerinin Kobani’ye yaptığı hava saldırısı, bir anda bu negatif havanın dağılmasına neden oldu. Bu atmosfer altında perşembe günü Borsa İstanbul’da yüzde 3’ü aşan yükseliş ve dolar/TL kurunda da 2.25’e kadar gerileme yaşandı. Üzerinden çok geçmeden de bu risklerin hafife alınmaması gerektiği görüldü.

piyasalarda sert hareketler

FED MÜDAHALEDE BULUNUYOR

Doların son beş aydaki hızlı yükselişi FED’i rahatsız etmeye başladı. Geçen haftalarda FED üyesi Dudley tarafından dile getirilen, “Doların değerlenmesi, büyüme ve enflasyon üzerinde negatif etkiler oluşturur” görüşü, ilk defa FED tutanaklarına da girmiş oldu.

Buna karşın tutanağın tamamı ve FED üyelerinin yaptığı açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda FED’in faiz artış süreci ile ilgili bir takvim değişikliğinden söz etmenin çok mümkün olmadığım düşünüyoruz. Perşembe akşamı FED üyelerinden gelen açıklamalar da bu görüşü destekler nitelikteydi. Richmond FED Başkanı Lacker’in istenilen büyüme rakamlarına ulaşılamasa bile enflasyonda artış olabileceği ve bunun da faiz artışını zorunlu kılabileceği yönünde anlaşılan açıklamaları, faiz atış sürecini yeniden akla getirdi. Şu ana kadar piyasada dünyanın geri kalanında büyüme hız kaybetse de, ABD ekonomisinin toparlanmaya devam edeceği ve bunun da faiz artış sürecini getireceği senaryosu gündemdeydi.

Ancak son toplantı tutanaklarında görüldü ki, henüz ana senaryolardan biri olmasa da FED de büyüme tarafında sorunların yaşanabileceğini düşünmeye başlamış durumda. Daha da önemlisi Richmond FED Başkanı Lacker’in bunun enflasyondaki artışla birlikte olabileceğini ifade etmesi. Düşük büyüme, artan enflasyon ve bunun getireceği faiz artışı, bu senaryo şu ana kadar hiçbir şekilde fiyatlanmış değil. İlerleyen aylarda bu görüşü akla getirecek verilerle karşılaşılırsa bor-salarda çok sert bir satış süreci görebiliriz. Ancak şimdilik bu, ne FED’in ne de bizim baz senaryomuz değil. Bu nedenle bugünden yarma fiyatlanmasım beklediğimiz bir durum da değil. Bununla birlikte FED, doların değerlenmesinden rahatsızlığını bu tür senaryoları gündeme alarak ifade edebilir ve bu yolla dolarm değerlenmesini ve borsalar başta olmak üzere yeni balonların oluşmasmı da engellemeye çalışabilir.

IŞİD YAKINDAN TAKİP EDİLMELİ

Geçen hafta Suriye’deki gelişmelere dayandırılan sokak olayları maalesef terör eylemleri boyutuna dönüştü. Bugüne kadar yanı başımızda da gerçekleşmiş olsa da olayların sınırlarımız içine yansımamış olması fiyatlamada bu olayların görmezden gelinmesini sağlamıştı.

Ancak geçen hafta bu olayların etkilerinin içeride hissedilmiş olması, bundan sonraki gelişmelere daha hassas yaklaşılmasına neden olacak. Bu nedenle aklıselim hakim gelmez ve olaylar devam ederse piyasalarda daha negatif bir rüzgar esebilir.



YOĞUN GÜNDEM OVP’Yİ UNUTTURDU

Hafta içindeki önemli gelişmelerden biri de 2015-2017 yılları arasını kapsayan Orta Vadeli Program’ın (OVP) açıklanmasıydı. içerideki ve dışarıdaki gelişmeler OVP’yi biraz gölgede bıraktı. Ancak programda hedeflerden daha önemli ayrıntılar vardı. Bunlardan ilki bir önceki OVP’de cari açığa vurgu yapılırken bu seferki OVP’de enflasyonla mücadelenin ön plana çıkmasıydı. Büyüme tarafında da bu yıl için yüzde 3.3,2015 içinse 4 tahmini yapıldı. Büyümeyi artırma hedefinde, yapısal reformlara hız vererek Türkiye’nin potansiyel büyümesini artırmak ifadesinin öne çıkarılması, fiyat istikrarı hedefiyle çelişecek politikalardan uzak durulacağı mesajı olarak yorumlanabilir. Bu nedenle hedeflenen rakamlardan bağımsız olarak OVP’nin bu yönünü oldukça olumlu buluyoruz.

Öte yandan büyümenin yüzde 3.3’ten 4’e çıkması beklenirken cari açığın nasıl dengede tutulacağı (GSYH’a oranla düşüş) ve enflasyo- -nun bu yılki tahmin olan yüzde 9.4’ten 6.3’e nasıl düşürüleceği soru işareti olarak duruyor.

Özetle OVP’de hedeflenen rakamlarla ilgili bazı endişelerimiz ve büyüme tarafında önceki OVP’ye göre daha düşük hedefler olsa da özü itibariyle piyasanın beklentilerini karşıladığını düşünüyoruz.

PİYASALARDA VOLATİLİTE ARTACAK

Son aylarda nerdeyse bütün ürünlerde zamanlar ve yönler farklı olsa da önemli trendler oluştu. Doların hızla değer kazandığı, gelişmekte olan ülkelerin borsalarmda, petrol başta olmak üzere emtialarda sert düşüşlerin olduğu bir süreci geride bıraktık. Gelinen bu rakamlar bazı yerlerde maliyetlere yaklaşılmasına, bazı yerlerde değerleme oranlarının cazip seviyelere gelmesine, bazı yerlerde de merkez bankalarının tepkilerini çekmeye başladı.

Bu durum birçok yerde trendlerin aynı hızda sürdürülme ihtimalini azaltıyor. Ancak küresel ölçüde trendleri tersine çevirebilecek bir senaryo değişikliği de yok. Bu nedenle çok daha kısa vadeli trendlerin olacağı dalgalı bir dönem geçirmeye hazırlanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu görüşümüz küresel ölçüde oluşan trendlerle ilgili, yani bir genelleme. Örneğin, gelişmekte olan ülkelerin genelinde bu hareketler görülebilecekken, kendilerine has dinamikleri nedeniyle içlerinden bazılarında daha negatif, bazılarında ise daha pozitif hareketler görebiliriz.

Borsa İstanbul, yoğun haber akışıyia geçen haftayı oldukça dalgalı bir seyirle tamamladı. Üç günlük süre içinde her gün farklı yönde olmak üzere 72.600 iie 75.350 arasında dalgalandı.

72.500 endekste çok güçlü bir destek olasılığına ve geçen hafta bu bölgede destek bulunmasına karşın, henüz bu destekte tutunma sağlanır ve tepki gelebilir diyemiyoruz. Başta içerideki terör olayları ve çatışmalar olmak üzere jeopolitik riskler bizleri de temkinli olmaya itiyor. Çünkü teknik olarak 72.000/72.500 bölgesi tepki için uygun seviyeler olarak görünse de buranın kırılması durumunda 68,000’in çok kısa sürede hedef olabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle risk almayı düşünenlerin 72.000 altında mutlaka bir stop loss stratejisi olması ve ertesi güne taşınan pozisyonlarda boşluklu açılış riskinin göze alınması gerekiyor. Başlayacak bir tepkide 76.000/76.500 hedefti uzun soluklu olmayan kısa sürede tamamlanabilecek bîr hareket görülebilir. 76.500 üzerinde bir hareket içinse henüz bir neden görmüyoruz.

Önümüzdeki günlerde BIST-100’ün 72.000/72.500 desteğini kırıp kırmayacağının işaretçilerinden biri de dolar/TL’nin 2,30’u aşıp aşmaması olacak. Kurun 2.30’u aşması bu cephede daha sert hareketlerin yaşanmasına ve uzun süredir ana hedef olarak takip ettiğimiz 2.34/2.35 aralığının görülmesine neden olacak. Kurdaki bu hareket de uzun süredir korelasyonun yüksek olduğu borsaya negatif olarak yansıyacak. Bu nedenle en az BIST-100’deki 72.000/72.500 desteği kadar kuvvetli olan kurdaki bu dirence dikkat edilmeli. Her iki tarafa da yansımayan hareket yanıltıcı olabilir.


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

dolar

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir