Anasayfa / Şirket Haberleri / Plastik topun mucidi 400 milyon $’a koşuyor

Plastik topun mucidi 400 milyon $’a koşuyor




Hepimizin sokakta plastik top koşturmuşluğu vardır. Bakkaldan bir kibrit fiyatına satın alınan bu efsane ürünün ilk üreticisi olan Hakkı Yayla, örnek bir girişimci. Küçük yaşlarda iş hayatına atılan Samsunlu Yayla’nın temelini attığı şirket, bugün ikinci kuşağın elinde büyüyor. Plastiğin işlerinin yüzde 70’ini oluşturduğunu söyleyen Yaylalar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nuh Celal Yayla, “Ciromuzu bu yıl 400 milyon dolara çıkaracağız” diyor.

plastik top

Samsunlu Hakkı Yayla’nın hikayesi tam bir girişimcilik öyküsü… Serüveni 1965 yılında ilköğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra ailesinin geçimine katkıda bulunmak için henüz 15 yaşındayken İstanbul’a taşınmasıyla başlıyor. Tah-takale’de bir plastik fabrikasında çalışırken mesai sonrası işportacılık yaparak ticarete atılan Hakkı Yayla, bir süre sonra Samsun’daki dört kardeşini de yanına çağırarak işlerini büyütüyor.

Kardeşleri ile el ele verip detaylarını iyice öğrendiği plastik alanında üretim yapmaya karar veren Yayla, birikimlerini ortaya koyup biraz da borçlanarak bir plastik makinesi alır. Vefa’da kurduğu küçük atölyede kardeşleriyle birlikte dönemin önemli ürünlerinden olan plastik bidon üretimine başlar. Sanayiciliğe ilk adımı bu olur. İş çok tutar ve bir süre sonra neredeyse ürün yetiştiremez hale gelir.

DÖNÜM NOKTASI FUAR OLDU

Yayla’nın ilk yurtdışı seyahati olan Milano Plastik Fuarı ise şirketin dönüm noktası olur. Türkiye’de olmayan bir ürün arayışına giren Yayla, plastik yarım küre üreten makineyi çok beğeniyor ve satın alıyor.

Sonra bu makineyi tam küre yapacak şekilde geliştiriyor. Bunun ardmdan da 1970’te Türkiye’nin ilk plastik top fabrikası olan Rotasyon PVC Top‘u kuruyor. Bayrampaşa’daki plastik top tesisini üretim artışı nedeniyle bir süre sonra Güneşli’ye taşıyan girişimci, sokakta çocukların peşinden koştuğu bu efsane ürünü tüm Türkiye’de bakkallarda bile satılır hale getiriyor.

TOPTAN HOLDİNG ÇIKARDI

Sektörde ilk ve tek olmanın avantajını kullanan Yayla, zamanla inşaat, yaylı yatak üretimi, plastik ambalaj ve petrokimya gibi alanlara da girerek şirketlerini Yaylalar Holding çatısı altında topladı. 1994 yılında yönetimi dört çocuğuna devretti. Halen şirketin onursal başkanlığını sürdürüyor.

Bugün 16 sektörde faaliyet gösteren Yaylalar Holding’in işlerinin yüzde 70’lik kısmını hala plastik sektörü oluşturuyor. 500’e yakın çalışanı bulunan holding, geçen yılki 300 milyon dolarlık cirosunu bu yıl 400 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor.

Yaylalar Holding’in yönetim kurulu başkanlığı koltuğunda bugün Nuh Celal Yayla oturuyor. Temellerini babalarının attığı şirketin bu noktaya gelmesinde türlü zorluklar yaşandığına değinen Nuh Celal Yayla, şunları anlatıyor: “Bidon işinden sonra işimizde asıl patlamamız dönem ürünü olan plastik top ile olmuş. Bu ürün o kadar tutmuş ki rakipler tesisimizi gözetler olmuş. Dışarıdan kimsenin girmesine izin verilmeyen tesisimizde top üreten makinemizin taklit edilmesinden korkulmuş. Hatta bu işin sırrını öğrenmek için fabrikanın ustabaşınm rakipler tarafından kaçırılma girişimleri bile yaşanmış. Ancak bir kibrit fiyatına satılan plastik top ile meşin top arasındaki fiyat farkının zamanla azalması bu üründen çıkmamıza neden oldu.”

İNŞAAT SEKTÖRÜNE GİRDİ

Plastik işinin dışında şirketin odaklandığı bir başka alan ise inşaat. 1978 yılında kendi tesislerini kurmak amacıyla girilen inşaat sektöründe Türkiye’nin çeşitli illerinde altyapı, üstyapı ve konut projeleri gerçekleştiriliyor.



Antalya ve İstanbul’da çeşitli inşaat işleri yaptıklarını belirten Nuh Celal Yayla, “Konut projelerinin yanı sıra sanayi siteleri ve bazı bakanlıkların taahhütlerini yürüttük ve yürütüyoruz. Şu anda Samsun’da sanayi sitesi yapımımız sürüyor. Bodrum’da 70 ve 40 dairelik iki projemiz başlayacak. Yurtdışmda ise sadece Dubai’de inşaat faaliyetlerimiz oldu. Dubai’ de ‘Meydan’ diye bir hipodrom yapıldı, onun altyapısını yerel ortaklarla beraber biz yaptık. Ayrıca Dubai’de denizin şehrin içine çekilmesi projesi var, orada da altyapı projelerimiz oldu. Bu projenin bütün drenajları bizim tarafımızdan yapıldı” diye konuşuyor.

CENNET YATAKLARI’NI KURDU

Babaları Hakkı Yaylanın iş alanlarını her geçen gün istikrarlı bir şekilde genişletme hedefiyle 1982 yılında tekstil sektörüne de yatırım yaptığını ve Türkiye’nin önde gelen yaylı yatak fabrikalarından birini kurduğunu anlatan Yayla, sonraki gelişmeleri şöyle anlatıyor:

“O yıllarda ‘Cennet Yaylı Yatakları’ isimli şirketi kuruyor babamız bir ortakla. ‘Cennet’ alanında kısa sürede çok önemli bir marka konumuna geliyor. Gaziosmanpaşa’daki tesiste üretim gerçekleşiyor. Ancak yaylı yatak için gerekli olan tüm malzemeler Bursa, Denizli gibi yurdun farklı yerlerinden tedarik ediliyor. Biraz meşakkatli olan bu iş, plastik ve inşaat işlerimizin daha ağır basması nedeniyle ilgi alanımızdan çıkıyor. Babam hisselerini ortağına devredip çıkıyor. Plastik işinde melamin tabak gündeme geliyor ve bunu üzerine de üretim yapıyoruz bir süre, ilk göz ağrımız plastik top işinden ise 1994’te tesisin bir kısmını bu işi yapan Romanya’daki kısmını ise Pakistan’daki üreticilere satarak çıktık. Çünkü o iş o dönemin işiydi. Meşin topun devreye girmesiyle birlikte bu ürüne ilgi azaldı.”

PETROKİMYA TEDARİKÇİSİ

Gelişen Türkiye’de yurtdışı pazarına açılmanın önemini anlayan Yayla Ailesi, 1992 yılında petrokimya ve kimyasal hammadde ithalatına başlıyor. Kurdukları Cana Plastik şirketi aracılığıyla Rusya, ABD, Kuzey Afrika, Asya ve Avrupa’dan plastik hammaddesi ithal edip Türk sanayicilere sunduklarını belirten Yayla; PE, PP, PVC, PS, ABS ve PET plastik hammaddelerinin ithalat ve ihracatını yaptıklarım söylüyor.

Müşteri portföylerini her geçen gün biraz daha artırarak 150 bin tonluk yıllık satış kapasitesiyle Türkiye’nin önde gelen plastik hammadde şirketlerinden biri olduklarını dile getiren Yayla “Farklı ülkelerdeki en önemli petrokimya üreticileriyle doğrudan ticaret yapıyoruz. Türkiye’de plastik sektöründeki pek çok firmanın tedarikçisiyiz. Dubai’de de bir şirketimiz var. Petrokimya alanında yurtdışmda ihalelere girip bunların sonucunda aldığımız malları Türkiye’ye geldiği gibi yurtdı-şında da satıyoruz. Dubai’nin ticaretteki avantajlarını kullanıyoruz” diyor.

1995 yılında ise ilaç, kozmetik, kimya sektörleri için, 5 CC’den 220 litreye kadar plastik ambalaj üretimi gerçekleştiren bir tesise yatırım yaptıklarına değinen Yayla, “Bu tesise zaman içinde toplamda 30 milyon dolarlık yatırım yaptık. Bayrampaşa’da başladığımız bu işimizi Ha-dımköy’de kendi inşa ettiğimiz tesise taşıdık. Bu şirket Eczacıbaşı’ndan Abdi İbrahim’e kadar ilaç sektörünün yüzde 90’ına üretim yapıyor. Yüzde 70 ilaç sektörüne çalışıyoruz” diyor.

Yaylalar Holding’in yurtdışındaki faaliyetlerinden biri Dubai’deki su işine girdiklerini belirten Nuh Celal Yayla, şöyle devam ediyor: “Yaylasan Gıda olarak Dubaili su şirketi Mahadha Natural VVater şirketine ortak olduk. Ortaklarımızın memba suyu kaynağı vardı. Bunun şişelenip satılması gerekiyordu. Bize önce plastik işi için teklif geldi. Biz bunu entegre düşünmelerini istedik. Plastiğin hammadde atımından şişelenmiş ürünün satışına kadar ortak olalım dedik. Kabul etiler. Su, burası için bitmeyecek ve çok değerli bir sektör. Henüz çok yeni bir yatırım bizim için ama doğru bir adım oldu. Yedi emirlikte de satılıyor. Günde 150 bin tane 1 litre şişe ve 250 bin tane de plastik bardak üretim ve dolum kapasitesine sahip.”

Özlem Bay Yılmaz





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir