Anasayfa / Kariyer ve İş / Pozitif ayrımcılığa evet mi, hayır mı?

Pozitif ayrımcılığa evet mi, hayır mı?




Pozitif ayrımcılığa evet mi, hayır mı?

İş dünyasında pozitif ayrımcılığın kadınların çalışma oranını artıracağını savunan sesler yükseliyor. Özellikle annelik durumunda kadınlara daha fazla esneklik sağlanması gerektiğine inanılıyor…

“KADINLAR iş dünyasında en çok hangi durumlarda eşitsizlikle karşılaşıyor.” Hangi koşullarda kadınların iş hayatına katılımı artıyor.” Pozitif ayrımcılık kadınların iş yaşamındaki koşullarının iyileşmesini sağlıyor mu”?

IK portalı Kariyer.net bu soruların yanıtlarını düzenlediği bir anket çalışmasıyla araştırdı. Kadın ve erkek adaylardan oluşan toplam .13 bin kişinin katıldığı anketin sonuçları, kadınların en çok terfi durumunda eşitsizlikle karşılaştıklarını ortaya koyuyor. Pozitif ayrımcılığın kadınların iş hayatına katılımını artıracağı yönünde görüş bildirenler, annelik durumunda kadınlara daha fazla esneklik sağlanması gerektiğine inanıyor.

‘TERFİLERDE EŞİT DAVRANILMIYOR”

Anket kapsamında yöneltilen “Sizce hangisi daha fazla kadının iş yaşamına katılmasını sağlar” sorusuna katılımcıların yüzde 67’si “esnek çalışma saatleri” yanıtını veriyor. “Daha yüksek ücret” diyenlerin oranı yüzde 33.

Kadınların iş yaşamındaki koşullarının iyileşmesi için İK’cılar öncelikle ne yapmalı” sorusuna yanıt verenlerin yüzde 46’sı annelik durumunda daha fazla esneklik sağlanması gerektiğini düşünüyor. “Yöneticilik için eşit fırsat sağlanmalı” diyenlerin oranı yüzde 38, “Ücretlerde eşitlik yaratılmalı” diyenlerinki ise yüzde 16.

Katılımcılara yöneltilen dikkat çekici sorulardan biri de “Kadınlar iş dünyasında eşitsizlikle en çok hangi durumda karşılaşıyor” oldu. Katılımcıların yüzde 65’i kadınların terfiler sırasında eşitsizliğe uğradığı görüşünde.

Yüzde 35’lik kesimse ücretlerde kadınlara eşitsizlik yapıldığını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 55’i pozitif ayrımcılığın kadınların iş yaşamındaki koşullarım iyileştireceğine inanıyor. Buna karşılık “Pozitif ayrımcılık kadınların iş yaşamındaki koşullarının iyileşmesini sağlar mı” sorusuna yüzde 45’le “hayır” yanıtı veriliyor.

TOP İŞ DÜNYASINDA

Kadınların iş yaşamıyla ilgili yaşadıkları en önemli sorunların çocuk ve yaşlı bakımı gibi ailevi sorumluluklardan kaynaklandığını düşünen Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, “Bu sorumluluklar nedeniyle kadınlar iş yaşamını sürdüremiyor, ara vermek zorunda kalıyor veya daha az sorumluluk gerektiren rollere çekiliyor. Bu da değerli bir potansiyelin kaybedilmesi anlamına geliyor” diyor. Bu açıdan esnek çalışma koşullarının kadınlar için erkeklerden daha büyük önem taşıdığına dikkat çeken Azoz’a göre, iş dünyası kadınlar için daha fazla pozitif ayrımcılık uygular ve daha esnek çalışma koşulları sunabilirse daha fazla nitelikli kadın iş yaşamına katılabilir.

KADINLARIN İŞ BAŞVURUSU İKİ KATTAN FAZLA

Kariyer.net, kadın istihdamı üzerine yaptığı başka bir araştırmayla Anadolu’daki kadınların işgücüne katılma isteğinin en hızlı artan grup olduğunu da ortaya koydu. Buna göre, son bir yılda Anadolu’daki kadınlardan gelen iş başvuruları yüzde 18 artmış durumda. Son bir yılda Anadolu illerinde erkek adayların başvuru artış oranıysa yüzde 8 olarak gerçekleşti. İstanbul’dan gelen kadın adayların başvuru artış oranı yüzde 12, erkek adaylarınsa yüzde 10 oldu. Yusuf Azoz, bu rakamların Anadolu’daki kadınların artan işgücüne katılma isteğini net bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyor:

İnternetten iş aramak Anadolu’daki kadınlar için önemli bir fırsat. Çünkü internet, sağladığı kolaylıklarla kadınların tüm fırsatlardan haberdar olmalarını ve evden çıkmadan başvurmalarını sağlıyor. Bu da giderek daha fazla kadının iş hayatına katılma isteğinde onlara yardımcı oluyor.” Araştırma sonuçlan, Anadolu’daki kadın adayların yüzde 47’sinin üniversite, yüzde 24’ünün lise, yüzde 23’ünün meslek yüksek okulu, yüzde l’inin de ilkokul mezunu olduğunu gösteriyor. Kalan kısım ise mastır ve doktora sahibi.

Kadın adaylar, iş fırsatları ve nüfus paralelinde biiyük şehirlerde yoğunlaşıyor. İstanbul başta olmak üzere Ankara, Bursa, İzmir, Antalya ve Adana listenin üst sıralarında yer alıyor.

“HİÇ YOKTAN İYİDİR”



GES Danışmanlık Kurucusu Gürsoy Erol, işyerinde kadın mutluysa bunun şirkette işlerin iyiye gittiğinin göstergesi olduğuna inanıyor. “Kadın mutluysa şirketin sosyal bir aileye dönüştüğünü ve geliştiğini gösterir” diyen Erol, şirkette üst yönetimin kadın algısının İK çalışmaları üzerinde belirleyici rol oynadığına da değiniyor:

“Algı olumluysa hamilelik, annelik gibi kadına özgü deneyimleri paylaşma ortamı yaratılıyor. Kadını anlama, değer verme, saygı gösterme, güvenme, daha üretken kılma, daha mutlu olmasını sağlama gayreti gösteriliyor ve şirket içinde bu tür davranışlar teşvik ediliyor. Algı olumsuzsa İK çalışmaları inandırıcı olmuyor ve kalıcı sonuçlar vermiyor.”

Gürsoy Erol’a göre, kadına olumsuz bakan şirket kültürlerinde eşitsizlikle karşılaşan kadınlar, özellikle seçilme, işe girme, etkin yönetilme, adil değerlendirilme ve gelişim imkanlarından yararlanma ya da terfi, işten ayrılma ve çıkarılma süreçlerinde olumsuzluklar yaşıyor. Pozitif ayrımcılığın bir amaç gibi sunulmaması gerektiğini düşünen Erol, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İşin temelinde kadına değer vermek, saygı duymak, onu anlamak, memnun etmek yatmalı. Kadının yaratıcılığı, birleştiriciliği, toparlayıcılığı, güvenilirliği, sağduyusu, içgüdüleri, cesareti ‘iş değeri’ veya ‘toplumsal değer’ oluşturma sürecinin vazgeçilmezleridir. Yeter ki fark edilsin ve gereken değer verilsin. Türkiye’de başta bankacılık, finans, telekom olmak üzere yabancı sermayeli şirketlerde çalışan kadınlara pozitif ayrımcılık yapılıyor. Bu ayrımcılık iş değerine veya toplumsal değere dönüşüyor mu diye sorarsanız hiç yoktan iyidir derim.”

YÖNETİCİ ASİSTANI İLK SIRADA

Kadın çalışanların en çok tercih edildiği pozisyonlar incelendiğinde sekreter, yönetici asistanı ve çağrı merkezi elemanı ilk sırada yer alıyor. Son dönemlerde muhasebe elemanlarında da böyle bir tercih gözlemleniyor. Diğer pozisyonlarsa mağaza veya genel satış alanlarında yoğunlaşıyor. Mavi yaka pozisyonlarda da temizlik ve servis elemanı göze çarpıyor. Sektör bazında bakıldığında ise mağazacılık, enerji ve turizm ilk üçte yer alıyor. Onları inşaat, tekstil ve otomotiv takip ediyor.

İK uzmanları, kadın çalışanların genel olarak iletişim ve arabuluculuk yetenekleri nedeniyle satış, müşteri hizmetleri gibi pozisyonlarda avantajlı olduğunu belirtiyor.

İnternette fırsatlar eşit

Kariyer.net veritabanında kadın ve erkek iş arayan adayların sayısı yıllardır eşit oranda seyrediyor. Mart 2012 itibariyle veritabanındaki 14 milyon 729 bin 101 adayın 7 milyon 324 bin 985’i kadınlardan oluşuyor. Bu rakamlar, online istihdamda kadınla erkeğin eşitlendiğini gösteriyor. Online işe alım hizmetlerinden erkekler kadar kadınlar da faydalanıyor ve nihayetinde aynı oranda işe yerleştiriliyor.

Sitede yayınlanan ilanların büyük çoğunluğunda cinsiyet belirtilmiyor. Erkek veya kadın olarak tercih belirtilen ilanların oranı genel ilanlar içinde sadece yüzde 20. Dolayısıyla sitedeki iş ilanları büyük bir oranda kadınlar ve erkekler için eşit fırsatlar sunuyor.

Nuri Murat AVCI / House of Human Eğitim ve Danışmanlık Ortağı
“Kadın dümeni asla bırakmamalı”

Ülkemizde kadının aile birliğini sağlama ve devam ettirme konusundaki rolü maalesef çoğu zaman kendi kariyer planlarını gölgede bırakıyor. Bana göre ülkemizin kültürel yapısı göz önünde bulundurulduğunda aile gemisinin kaptanı erkek değil kadındır; erkek geminin sahibi yani armatörüdür. Durum böyle olunca kadının kariyer planı, kaptanı olduğu aile gemisinin gideceği limanı ve rotayı da belirler. Bu durum ailenin tüm bireylerini olumlu ya da olumsuz etkileyecek sonuçlar doğurur.

Kariyer planı yapmak bir geminin seyir planını yapmaya benzer. Önceden gideceğin limanları, seyir planında belirlersin. Bu yolculukta gemileri ne kadar donanımlı ve dayanıklı olursa olsun varacağı limanı, bu limana ulaşmak için gideceği rotayı bilmeyenlere hiçbir rüzgardan fayda gelmez. Gemisini istediği limana ulaştırmaya çalışan bir kaptan olarak kadın, kendisinin ve gemisinin özelliklerini [aile yapısını), yolculuktaki ihtiyaçlarını (kendisinin, çocuklarının, eşi ve ebeveynlerinin) belirlemeli, gemisinin (ailesinin) güçlü ve zayıf yönlerini tanımalı, daha sonra varmak istediği limanı yani vizyonunu tespit etmelidir. Ve ardından harita üzerinde bu limana varmak için rotalarını belirleyecek bir seyir planı yapmalı yani misyonunu belirlemelidir.

Bu yolculukta kadının belirleyeceği yaşam amacı onun pusulası, değerleri ise yönünü bulmasını sağlayacak kutup yıldızı olmalıdır. Kaptan bu okyanusta kimi zaman sakin, kimi zaman fırtınalı havalarda yolculuk edeceğinin bilincinde olmalı ve şartlar ne olursa olsun dümeni asla bırakmamalıdır.

Tugçe Altınsoy





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir