Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ramazan Ayında Gıda Sektörü

Ramazan Ayında Gıda Sektörü




zeytinSon günlerde özellikle fiyat artışlarıyla gündeme gelen gıda sektörü, Ramazan ayına zam beklentisi olmadan giriyor. Gıda sektöründe faaliyet gösteren KOBİler bu süreçte herhangi bir durgunluk beklemezken, yine de geçtiğimiz yılın Ramazan ayının satışlarının yakalanamayacağı beklentisi hakim.

Tüm dünyada beslenme artık gerçek bir sorun. Önümüzdeki 20-25 yıl içinde sadece gıda üretiminin 2’ye katlanması bekleniyor. Günümüzde finansmana en çok ihtiyaç duyulan sektörlerden biri de gıda sektörü.

Haziran ayı başında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından hazırlanan ortak rapora göre, gıda talebinin küresel düzeyde yükselmesiyle fiyatların 10 yıl içinde yüzde 10 ila 40 artacağı öngörülüyor. Bu raporun da işaret ettiği gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerde, aylık gelirin yükselmesiyle beraber gıda tüketiminde büyük bir artış görülüyor ve bu artış elbetteki gıda fiyatlarına yansıyor.

Gıda fiyatlarının yükselişi ise toptan gıda alımı yapan KOBİ’lerde dönemsel finansman ihtiyacı doğuruyor. Ramazan ayı özellikle gıda sektörünün canlandığı bir dönem. Gıdadaki hareket birçok sektörü de olumlu yönde etkiliyor. Ramazan ayında çoğu üründe herhangi bir fiyat artışı beklenmezken, herhangi bir durgunluk beklentisi de yaşanmıyor. Kapak haberimizde gıdanın lokomotif sektörlerindeki beklentileri araştırdık:

Kırmız et sektörü yüzde 10 büyüdü

Geçen yıl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımın et sektöründeki bazı markaların, yüzde 100 dana ürünlerinde kanatlı eti tespit ettiğini açıklaması tüm sektör üzerinde önemli bir etki yaratmıştı. Sektörde geçen sene ilk altı 6 ayda satış kayıpları yaşanmıştı. Bu yıl ise mart ayında yürürlüğe giren Et ve Et Ürünleri Tebliği’nin getirdiği yeni uygulamaların sektör genelinde nisan ve mayıs aylarında tam anlamıyla düzene girmesi ile sektörde yüzde 10 civarında büyüme gerçekleştiği ifade ediliyor. Polonez Genel Müdürü Andaç Günsoy, ilk altı ayda yüzde 15 oranında büyüme gerçekleştirdiklerini ve bu yılı da yüzde 15 ile 20 arasında büyümeyle kapatmayı hedeflediklerini belirtiyor. Günsoy’un ramazan ayına ilişkin beklentisi ise şöyle:

“Mevcut fiyatlarda herhangi bir değişim beklemiyoruz. Ramazan süresince işlenmiş et ürünleri sektöründe fiyatların aynı seyredeceğini düşünüyoruz. Bu Ramazan ayında da şarküteri ürünlerine olan talebin ve satışlarımızın geçen yıllarda olduğu gibi artacağını öngörüyoruz. Yaz dönemine denk gelinmesine rağmen özellikle pastırma, sucuk ve kavurma ürünlerinde geçtiğimiz senelerdeki başarıyı yakalayacağımızı düşünüyoruz. Özellikle pastırmada yıllık toplam satışımız kadar pastırma satışını bu ay içerisinde yapmayı hedefliyoruz.”

İç piyasa ihracatı etkiliyor

Uludağ Yaş Meyve Sebze ihracatçıları Birliği Başkanı Dr. Salih Çalı, Yaş sebze ve meyve ihracatında üretim ve iç pazardaki kısıtlamalardan dolayı ihracatta bir artış beklemediklerini belirterek, iklim koşullarının etkisiyle özellikle meyvelerde bazı bölgelerde yaşanan sıkıntıların üretim miktarı ve ürünün kalitesini olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.

Türkiye geneli yaş meyve sebze ihracatının 2012-2013 Haziran ayı kıyaslandığında yüzde 2.7’lik bir azalma görüldüğünü, son 12 aylık kıyaslamada ise yüzde 2.15’lik bir azalmanın sözkonusu olduğunu söylüyor. “Bu rakamlardan anlaşılacağı üzere YMS ihracatında 2012 yılına kıyasla fazlaca bir artış yerine durağan bir seyir bulunuyor diyen Çalı’nın Ramazan ayına yönelik beklentisi ise şöyle:

“iç piyasadaki fiyatların ihracatımızı etkilemesi özellikle uluslararası rekabette oluşan fiyatlarla bire bir ilgili, iç piyasada fiyatların artması ihracatımıza olumlu yansımıyor. Ramazan ayında tüketicilerin bir daha seçici ve alma eğiliminde olması buna karşılık üretici ve satıcıların da buna uyumlu olarak daha çok kazanç beklentisinde olmaları yaş sebze meyve fiyatlarında bir miktar artışa neden olabilir.’’

GDO tartışmaları olumsuz etkiledi

Gıdanın önemli segmentlerinden biri olan pirinç, bu yıl gündeme gelen GDO tartışmalarından negatif etkilendi, satışlarda bir buçuk ay içinde yaklaşık yüzde 20-25 oranında gerileme oldu. Düşüş önemli ölçüde ithal ürünlere yansıdı ancak piyasalar kısa sürede kendisini toparlamaya başladı.

Dünya Gıda Örgütü (FAO), Uluslararası Hububat Konseyi ve diğer kurumların son 10 yıllık verilerine bakıldığında dünyada ve Türkiye’de çeltik üretim ve tüketiminin arttığı görülüyor. 2012’de dünya pirinç üretimi miktarı 470 milyon ton olarak gerçekleşti. Pirinç üretiminin çok büyük bölümü üretildiği ülkelerde tüketiliyor ve 37-38 milyon tonu ticarete konu oluyor. Türkiye ise her yıl 20’ye yakın ülkeden pirinç ithal ediyor.

TÜİK’in açıkladığı istatistiklere göre 2012 yılında Türkiye’de çeltik üretimi yüzde 2.2 oranında azalarak 880 bin ton olarak gerçekleşti. Sezon Pirinç Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, 2013 yılı sonu itibariyle çeltik üretiminde yüzde 2.3’lük bir artış beklediklerini ve üretimin 900 bin tona ulaşacağını söylüyor.

Pirinçte zam beklenmiyor

Başta Çin, Arjantin, Kanada dahil dünyanın pek çok yerinde iklim ve kuraklığa bağlı olarak rekoltelerin gerilemesi sonucu kuru gıda fiyatlarının 2013 yılının ilk 6 aylık döneminde yüzde 30’lara varan bir artış gösterdiğini, aynı eğilimin Türkiye’de de yaşandığını ifade eden Erdoğan’ın Ramazan ayma ilişkin beklentisi ise şöyle:

“2012 yılı haziran ayı ile 2013 yılı haziran ayı karşılaştırıldığında kuru fasulyede yüzde 30, Osmancık pirinçte yüzde 20, baldo pirinçte yüzde 15 bulgurda yüzde 15, kırmızı mercimekte ise yüzde 15’lik bir artış görüyoruz. Bu nedenle Ramazan ayı boyunca ekstra bir zammın söz konusu olmayacağını düşünüyoruz. Sezon Pirinç olarak ürünlerimize zam yapmayacağız. Ramazan döneminde özellikle pirinç ve mercimek başta olmak üzere tüm ürünlerimizin satışlarında yaklaşık yüzde 60-100 oranında bir artış bekliyoruz. Geçtiğimiz sene de bu oran yüzde 80 civarındaydı.”

Müslüman ülkelerden talep var

İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri ihracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Er, kuru meyve ve mamulleri sektörünün ihracattaki artış çizgisinin 2013 yılında da devam ettiğini söylüyor. Zira, sektörün Türkiye geneli ihraçatı 2013 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10 artışla 643 milyon doları aştı. Sektör, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın hemen her bölgesine ihracat yapıyor. Zaten, mevcut yurtdışı tanıtım faaliyetlerini daha planlı, etkili ve eşgüdümlü olarak gerçekleştirmek adına, sektördeki üç ihracatçı Birliği (Ege, İstanbul, Güneydoğu Anadolu) ile beraber ‘Kuru Meyve Tanıtım Grubu’ kurulmuştu. Hedef fuarlara katılımdan, alım heyeti / ticaret heyeti organizasyonlarına dahil olunmasına ve yurt dışı süpermarketlerdeki çeşitli organizasyonlara kadar çok geniş bir yelpazede tanıtım faaliyetleri yapılıyor, planlanıyor.

İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri ihracatçıları Birliği olarak ihracatın Ocak-TEMMUZ 2013 döneminde yüzde 10 artışla 88 milyon dolar düzeyinde gerçekleştiğini ifade eden Er, “Başarılı performansımızın yılın geri kalan döneminde de artarak süreceğine inanıyoruz’’ diyor.

Er’in Ramazan’a yönelik beklentileri ise şöyle: “Ramazan ayı dolayısıyla Müslüman ülkelerin kuru meyve ve mamulleri talebinde belli bir artış olacağını, bunun da ihracat rakamlarına yansımasını öngörüyoruz. Zaten bu ülkelerle damak tadı ve kültürel yakınlık içerisindeyiz. Türk kuru meyve ve mamulleri dünyada büyük beğeni ile tüketiliyor, talep görüyor Başta Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri olmak üzere Müslüman coğrafyasından gelen siparişlerde belli bir hareketlilik var ve buna sektör olarak yanıt vermeye çalışıyoruz. 2013 yılı Haziran ayında Türkiye geneli sektör ihracatının geçen yıla göre yüzde 11,4 gibi iyi artış oranı yakaladığını ve bu artışın Temmuz ayında da devam edeceğini öngördüklerini söyleyen Er, “2013 yılının geri kalan döneminde de ihracatımızın artış göstereceğini ve sektörümüzün Türkiye geneli ihracatının yıl-sonunda 1.5 milyar dolar düzeyine yaklaşacağını tahmin ediyoruz” diyor.

Şekerciler olumlu



Ramazan ayı boyunca öğün sayısının azalmasıyla kaybedilen enerjinin vücuda geri kazandırılması gereksinimi sebebiyle net bir oran verilemese de şeker, tatlı, çikolata tüketiminin fazlasıyla arttığı bir dönem olarak gerçekleşiyor. Her Ramazan’da olduğu gibi bu yıl da ikramlık şeker ve çikolata satışlarında artış beklentisi var. İstanbul ihracatçı Birlikleri Başkanı Zekeriya Mete, lokum, çikolata ve bayramlık şeker ürünlerinde genel olarak satışlarda yaklaşık yüzde 25 ile 30 civarında bir artış beklendiğini söylüyor. Ramazan ayı süresince sektör ürünlerinin temininde ve piyasaya arzında sıkıntı yaşanmasını beklemediklerini ifade eden Mete, şöyle devam ediyor:

“Sanayicimiz bayram dönemlerindeki talep artışlarını öngörebildikleri için üretim ve stoklar yeterli seviyede tutabiliyor. Bu açıdan bakıldığında sektörümüz Ramazan’a hazırlıklı. Bununla birlikte, fiyat artışlarının değerlendirmesi yapılırken gıda zincirinde yer alan ürünlerin tüketiciye gelene kadar birçok halkadan geçtiği unutulmamalı.”

Tanıtım grubu pozitif etkiledi

Mete, birlik olarak geçen yıl 6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini bu yıl ve önümüzdeki yıl ise yüzde 10 ile 15 arasında bir artış beklediklerini vurguluyor.

Tanıtım grubunun da etkisiyle şekerli mamuller ihracatında yaklaşık yüzde 18 artış yakaladıklarını belirten Mete, “2023 hedefleri doğrultusunda, hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün toplamda öngörülen 13.7 milyar dolar olan 2023 yılı ihracat hedefine ulaşabilmesi için sektörde önemli bir yeri olan şekerli mamuller sektörünün ihracatını 2012 yılındaki 2.2 milyar dolar seviyesinden yaklaşık 3 kat artışla 6 milyar dolara çıkartması hedefleniyor” diyor.

Fıstıktaki rekolte fiyatlara yansıdı

Baklavacı Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Güllü ise geçtiğimiz yılın ilk yarısına kıyasla bu yıl baklava satışında yüzde 10’luk bir artış yaşadıklarını ancak üretim ve maliyet kısmında firmaları zor durumda bırakan gelişmeler yaşandığını söylüyor. Fıstıktaki rekolte düşüklüğü ve özellikle son bir ayda dövizdeki yükselişin hammadde maliyetinde ciddi bir artış meydana getirdiğini belirten Güllü, “Bizim en önemli ham maddelerimizden biri Gaziantep boz fıstığı. Bu yıl Gaziantep boz fıstığındaki rekolte düşüklüğü sebebiyle fıstıkta yüzde 40 oranında bir zam uygulandı. Marka olarak normalde Ramazan ayında ürünlerimize zam yapmayı tercih etmiyoruz ancak en çok kullandığımız ham maddede meydana gelen bu zam sebebiyle bazı ürünlerimizde yüzde 2-5 gibi düşük oranlı bir zam yaptık yakın zamanda” diyor.

Fıstıklı baklavanın kilo fiyatlarının 40 TL’de, 42 TL’ye, cevizli baklava sütlü Nuriye’nin ise 35 TL’den 38 TL’ye çekildiğini belirten Güllü’nün Ramazan ayına ilişkin tahminleri ise şöyle:

“Piyasadaki tatlı ürünlerinde farklı oranlarda zamlar olacaktır. Fıstığın yanı sıra, Türkiye’de ithal cevizin piyasası yüksek ve son bir ayda dolarda ciddi bir artış sözkonusu. Bu durum da tatlı sektörüne zam olarak yansıyabilir. Et, meyve-sebze, bakliyat segmentinde son bir yıldır yapılan zamlar ve ürünlerin üretim seviyesi Ramazan ayında herhangi bir zam yapılmasını gerektirmiyor. Diğer aylara kıyasla Ramazan döneminde üretim ve satışımız yüzde 100 civarında artıyor. Bu yıl da günde ortalama 450-500 tepsi baklava satılacağını öngörüyoruz.”

25 ton güllaç satacak

Baklavacı Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güllüoğlu da Ramazan ayı döneminde mağazalarında iftar ve sahur menüleriyle hizmet vereceklerini söylüyor. Baklava satışının Ramazan aylarında diğer ayların iki katına çıktığını belirten Güllüoğlu, “Ramazan ayında 130 ton baklava ürettik. Bu yıl ramazan döneminde ise baklava üretim hedefimizi 200 ton olarak belirledik. Yani sadece ramazan ayında baklava üretimimizde geçtiğimiz yıla göre yüzde 50’ye varan bir büyüme öngörüyoruz” diyor ve şöyle devam ediyor:

Geçtiğimiz yıl 17 ton güllaç yedirmiştik müşterilerimize. 17 ton güllaç yaklaşık 70 bin porsiyon demektir. 2013 Ramazan’ında ise 25 ton güllaç satışıyla 100 bin kişiye kendi güllacımızdan tattırmayı amaçlıyoruz.”

Ulusal Süt Konseyi’nden fiyatlara ayar

Yaz döneminde süt arzının azalması buna karşılık sanayicilerin taleplerinin artması nedeniyle Temmuz ayı içerisinde Ulusal Süt Konse-yi’nin süt fiyatlarını artırması beklediklerini söyleyen Özsüt Genel Müdürü Yıldırım Çullu, “Ayrıca mevsim meyvelerinin rekolte düşüklüğü fiyat artışlarına sebep oldu. Bu artışları ara dönem zammı yapmadan, tüketicilerimize yansıtmadan ilerlemeyi hedefliyoruz” diyor.

Ramazan ayının son iki yıldır çok sıcak döneme denk gelmesi nedeniyle çikolatalı ürünlere olan ilginin azaldığını ancak dondurma, sütlü tatlı ve güllaca olan talebin arttığını belirten Çullu, şöyle devam ediyor:

“Özsüt özelinde baktığımızda 2013 yılı için hazırladığımız bütçe hedefleri doğrultusunda ilerliyoruz ve 2013 yılını geçen yılın satışlarının yüzde 30 üzerinde kapatmayı öngörüyoruz.

Gıda toptancılarına özel kredi veriyor

Finansmana en çok ihtiyaç duyulan sektörlerden birinin gıda sektörü olduğunu söyleyen Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, buna yönelik kullandırdıkları kredi hakkında şu bilgileri veriyor: “Biz de bu yükseliş karşısında sıkıntı yaşayan ve finansmana ihtiyaç duyan tüm firmalara uygun koşullarda kredi sağlayarak destek olmaya çalışıyoruz. 31 Ağustos’a kadar sürecek Gıda Toptancılarına Özel Sezon ödemeli Kredi Kampanyası’yla gıda toptancılığı sektöründe faaliyet gösteren işletmeler ister 6 ay vadeli spot, ister 3 ay ödemesiz taksitli kredi fırsatı sunuyoruz. Bu sayede gıda toptancılarının alırken kazanmaları için destek oluyoruz. Kampanyamızın spot kredi alt limiti 50 bin TL, maksimum vadesi ise 6 ay. Önümüzdeki dönemde tüm sektörlerdeki KOBİ’lerin Garantisi olarak, gıda sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lerin farklılaşan ihtiyaçlarına yönelik ürünler ve hizmetler tasarlamaya devam edeceğiz.”

“Ramazan’a özel bin menü açılacak”

“Yemeksepeti üzerindeki ürün fiyatlarında çok ciddi bir değişim beklemiyoruz. Her Ramazan karşılaştığımız bir değişiklikten bahsetmek gerekirse; restoranlar bu yıl da Ramazan/iftar menüleri adı altında ekonomik fiyatlarla, daha doyurucu, çorbadan tatlıya tüm yemekleri kapsayan Yemeksepeti’ne özel menüler açacak. Ramazan menüleri adı altında bin civarı menü Yemeksepeti üzerindeki birçok farklı restoranda kullanıcıların beğenisine sunulacak. Ramazan ayının ilk haftası sipariş adetlerinde yüzde 15’lik bir düşüş yaşandığını, sonrasında ise ikinci haftadan itibaren tekrar normal seviyelere ulaştığım söyleyebilirim. Ramazan ayının her yıl 10 gün geriye kayarak yaz döneminin ortasına denk gelmesiyle birlikte insanlar tatil için Haziran ayını daha çok tercih etti. Normalde yaz aylarında Yemeksepeti sipariş adetlerinde hafif bir düşüşle karşılaşırız. Tatil ayının kayması ve üniversitelerin final dönemine denk gelmesiyle birlikte bu yıl böyle bir düşüş yaşamadık.

Kanatlı et sektörü yabancı markajında

Kanatlı sektörü, 2012 yılında bir önceki yıla oranla ihracatta %22’lik bir artış gösterdi. Geçen yıl 950 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Sektörün ilk 6 ayda hedeflerine ulaştığını söyleyen Kanatlı Ürünleri Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Aydemir, bu yılın sonunda sektörün ihracat hedefinin 1.2 milyar dolar olarak gerçekleşeceğini belirtiyor. Geçen yıl Ramazan ayının bu yıla göre daha iyi geçtiğine dikkat çeken Aydemir, şöyle devam ediyor: “Ramazan ayıyla birlikte satışlarda herhangi bir artış beklemiyoruz. Ancak ihracat ivmesinin sürekli artışta olması bu durumu gideriyor. Yani ihracat olmasa sektörde ciddi sıkıntı yaşanır diyebiliriz. Kanatlı sektörü, özellikle son dönemlerde yoğun şekilde yurtdışından alım heyetlerinin hedefinde. Ortadoğu, Asya, Körfez Ülkeleri; Balkan ülkeleri, Afrika ve Rusya pazarlarından gelen 60’ın üzerinde “piliç, sofralık yumurta, tavukayağı, hindi, ileri işlenmiş ürünlerin aktif alıcı gruplarının ülkemize iştirakleri, yapılan görüşmeler, denetlemelere dönüşmüş ve başarıyla gerçekleştirildi.”

“Et fiyatları artıyor”

“Pazarda mevsimi olmasına rağmen artan sebze fiyatlarına, gün geçtikçe artan et fiyatları eşlik ediyor. Ramazandan bir ay önce başlayan zam furyası Ramazandan sonra kurban bayramının yaklaşması ile daha da artıyor. Yaklaşık bir ay gibi bir süre sebebi bilinmeyen bir şekilde et fiyatları artıyor ve zaten işlerimizin yavaşladığı bir dönem olan Ramazan ayında bu artışları fiyatlarımıza yansıtamadığımız için, yaşadığımız zararı olgunlaştırıyor. Buradan değerli sektör temsilcilerinden ve yetkililerden bu sorunu çözmelerini talep ediyorum.”





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir