Anasayfa / Ekonomi-Finans / Reel ekonomide rüzgarlar nasıl esiyor?

Reel ekonomide rüzgarlar nasıl esiyor?




2014’e çeşitli yönlerden, farklı şiddetlerde esen rüzgarlarla giriyoruz. Bu ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerden iş dünyasının etkilenmemesi mümkün değil. Fırtınanın çabuk geçmesini diliyoruz…

Reel ekonomi2014 yılma girerken reel ekonomide veya herkesin anlayacağı dille özel sektörde neler olduğunu ve neler beklendiğini ele alalım istiyoruz. Bir başka anlatımda reel sektörde rüzgarın hangi yönde ve hızda estiğini anlamaya çalışıyoruz.

Bu rüzgarın hem dışardan gelen ve hem de içeride oluşan tarafları var.

DIŞ RÜZGARLAR

FED rüzgarı: Tüm dünyayı ve dolayısıyla içerisinde Türkiye’yi de etkileyecek en önemli rüzgar ABD Merkez Bankası FED’in kararları. FED’in 2014 yılının başlarından itibaren parasal sıkılaştırmaya gitme kararını alması, hatta daha yeni yıla girmeden aylık tahvil alım miktarını daraltması, ayrıca Şubat ayından itibaren de başına yeni bir ismin gelecek olması önemli bir rüzgarın oluşacağı anlamına geliyor. Dolayısıyla özellikle büyük şirketler başta olmak üzere, tüm reel kesim bu politika kararlarından etkilenecek. Çok kesin ama şiddeti henüz tam kestirilemeyen bir rüzgar esecek. Bu arada değerlenmesi muhtemel dolara bağlı olarak ABD’de faizler yükselişe geçecek ve böylece Türkiye gibi gelişme yolundaki ülkelere fon akışı azalacak.

AB bölgesi rüzgarı: AB bölgesinde rüzgar sert değil. Ancak yelkeni dolduracak ve yürütecek noktada da değil. Flafif bir toparlanma beklentisiyle özellikle ihracatımızda beklenen iyileşme söz konusu. Onun dışında euro/dolar paritesinin de yeni yıl ile birlikte düşmesi bekleniyor.

Komşu ülkeler fırtınası: Irak ile başlayan ve Suriye ile devam eden komşu ülkelerle olan sorunlara şimdi de İran eklenmiş durumda. Bu ülkeler dünyadan soyutlanmış, kendi kapalı dünyalarında ve belli sayıda ülkelerin desteğinde oksijen tüpüne bağlanmış gibiler. Bu ülkelerden her an ve her şekilde gelebilecek fırtınanın, komşu ülke olarak bizi ağır derecede etkileyeceği kesin.

İÇ RÜZGARLAR



Politik ortam: 2013 yılının ikinci yarısından itibaren dozu giderek artan bir politik rüzgar var. Gezi olayları ile başlayan ve son günlerde baş döndürücü hızla devam eden politik kasırga… Önüne geleni savurup atan bir siyaset olayı. Böyle zamanlarda kriz yönetimi ve liderlik ve vatanseverlik önem kazanıyor.

Yerel seçimler bahanesi: Hiçbir iç ve dış rüzgarın bulunmadığı ortamda bile önemli bir konu yerel seçimler. Şimdi son gelişmelerle bu önem daha da artmış durumda. Bu da en az üç dört ay sürecek bir rüzgar. Rüzgarın yönü bu süre içerisinde değişecek gibi görünüyor.

Döviz kurları fırtınası: Aslında ekonomik olarak sokaktaki insanı, iş adamını, ithalatçıyı, ihracatçıyı, konut ve araba borçlusu olanı ve hemen herkesi ilgilendiren bir konu döviz kurlarındaki gelişmeler. Dolar kuru almış başını gidiyor. Euro da ondan geri kalmıyor. Normal şartlarda yılsonunun volatilitesine, son günlerin iç siyaset gelişmeleri ateşe benzin dökmek gibi etki yapıyor. Döviz kurlarındaki gelişmeler tabiattaki “hortum” gibi etki alanında olanları savurup atıyor. Korkutucu bir manzara ve sonu kestirilemeyen bir gidiş.

Faiz artışı rüzgarı: Yabancılar gelmeyince, gelenler gidince, likidite daralınca, döviz kurları yükselince bunun doğal sonucu olarak faizler artıyor. Nitekim faiz rüzgarı da hareketlenmiş durumda. Bu yazının okunduğu hafta içerisinde iki haneli olmaması için hiçbir neden yok.

Şirket bilançolarında “zarar” yazma: Firmaların ve özellikle büyük üretim, finans ve hizmet şirketlerinin hepsinin döviz cinsi borçları var. Özel sektör borcu 250 milyar dolar sınırını aşmış durumda. Bu borçların TL karşılıkları bir anda çok ciddi şekilde arttı. Bu kur farkları şirketler için “zarar” oluşturuyor. Aynı şekilde artan faizler de şirketlerde “zarar” yazıyor. Artık şirketlerin 2013 yılı bilançolarında zarar göreceğiz ve dolayısıyla 2014 yılında kurumlar vergisi beklemeyeceğiz.

Enerji fiyatları fırtınası: Dünya enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Türkiye’de olumsuz hava koşulları nedeniyle enerji fiyatları da rüzgara dönüşmüş gibi. Normal şartlarda 1 Kw elektrik fiyatı 16 kuruş civarında iken belli gün ve saatlerde 80 kuruşu geçti. Artan enerji fiyatları iş dünyası için artan maliyet demek.

Sözün özü; çeşitli yönlerden esen ve şiddeti farklı olan rüzgarlar var. Bunların kimileri rüzgar, kimileri fırtına, kimileri de hortum gibi. Bu ekonomik ve sosyal hareket karşısında iş dünyasının etkilenmemesi mümkün değil. Dileyelim de fırtına çabuk geçsin!..

PROF. DR. NEVZAT SAYGILIOGLU





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir