Anasayfa / Ekonomi-Finans / Reel piyasalar bekleme modunda

Reel piyasalar bekleme modunda




Yaz ayları genellikle birçok sektörde durağan geçer. Bunun üzerine seçim süreci ve koalisyon hükümeti beklentileri de eklenince bu yıl reel sektörde “bekle gör” anlayışı hakim oldu…

EKONOMİNİN çarklarından uzunca bir süredir farklı sesler geliyor. Çarklar dönüyor ama patinaj yapıyor. Ekonomideki bu durum, ihracat, büyüme, istihdam gibi rakamlarda da hissediliyor. Seçim süreci, Ramazan ve yaz ayları birbiri ardına gelince reel piyasalar bekleme moduna girdi. Çeklerde vadeler uzadı, yatırım kararları bekleyelim görelim eğilimine takıldı. Reel piyasalar umutlarını ağustos ve eylüle bıraktı. Reel piyasaların nabzını tutabilmek için gıdadan mobilyaya, ambalajdan makineye, oyuncaktan küçük ev aletlerine kadar gö rüştüğümüz birçok sektör temsilcisi durağan bir dönemden geçildiğini kabul etseler de umutlarını koruyorlar. Seçim sonrası hükümet kurma çalışmalarının olduğu her dönemde bu tarz gelişmelerin normal olduğunu, hükümetin kurulmasıyla birlikte piyasaların hızlıca normale döneceğini belirtiyorlar.

Reel piyasalar

GIDADA İŞ VAR, TAHSİLAT ZAYIF

Ekonomik krizler yaşansa da, ülkeler sıkıntıya girse de insanlar temel gıda ve ihtiyaçlarından vazgeçemez. Bu anlamda da en şanslı sektörlerin başmda gıda sektörü geliyor.

TGDF (Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Demekleri Federasyonu) Başkanı Şemsi Kopuz, gıda sektöründe bir sıkıntının şimdilik olmadığını söylüyor. Kopuz, “Türkiye uzunca bir süredir sıcak parayla, konut satışlarıyla, inşaatla büyüyor. Buralarda bir sıkıntı olur ise illa ki bize de yansır. Biz son yıllarda yüzde 10’un üzerinde büyüdük. Yine büyüme trendinde olan bir sektörüz” diyor.

Gıda sektörü açısından tek riskli durum olarak ise Irak, Mısır, Libya gibi pazarları gösteren Kopuz, “Irak son dönemlerde ödemelerim yapmıyor. Karaman’daki gıda sanayicilerimizde bunun sıkıntısı hissediliyor. Sadece bir bölgeye hitap eden sanayicilerimizde sıkıntılar yaşanabilir. Bu nedenle temkinli olmak, pazar çeşitliliğini artırmak lazım” diyor. Bu dönemde markası güçlü, finans gücü sağlam şirketler için fırsatlar da olabileceğini söyleyen Kopuz, piyasanın tahsilat, ödeme dengesi için ise “sarı ışıkta” değerlendirmesi yapıyor. Kopuz, “Ödemelerde vadeler uzuyor. Şu anda kriz boyutunda değil; kırmızı alarmda değiliz ama, sarı ışık modundayız” diyor.

“TEDBİRLİ OLMAK LAZIM”

Ambalaj ve makine sektöründe faaliyetler gösteren Duran Doğan Basın ve Ambalaj Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Duran, ambalaj sektörü açısından işlerin yolunda gittiğini belirtiyor. Kriz dönemlerinde bile insanların yeme içmelerine devam etmek zorunda olduğunu vurgulayan Duran, “Ambalaj sektörü büyük oranda gıda sektörüyle çalışır. 50 kuruşluk, 1 TL’lik ürünlerin hepsi ambalaja girer. Kriz de olsa gıda tüketimi çok ciddi etkilenmez. Dolayısıyla bizim işlerde ciddi bir yavaşlama yok” diyor. Duayen sanayici işler var dese de piyasada ödemeler konusunda gecikmelerin yaşandığını da söylemeden geçmiyor. Bu konuda ise sanayicilere ihracat ve iç piyasayı dengede götürmeleri tavsiyesinde bulunuyor. Duran, “Kırılgan ekonomiye sahip ülkeler arasındayız. Tedbirli ve dikkatli olmak lazım” diyor.

ÇİMENTO VE CAM BEKLİYOR

İnşaat ve konut sektöründeki hareketlilik en iyi çimento sektöründen ölçülür. Çimento fabrikalarından çıkan kamyon sayıları işin iyi ya da kötü gittiğini gösterir. Son yıllarda projelere çimento yetiştirmekte zorlanan sektörde 2014’e göre bir miktar gerileme söz konusu. Üç aylık veriler 2014’ün gerisinde. Altı aylık verilerse henüz açıklanmadı.

İzmir merkezli Çi-mentaş’ın Genel Koordinatörü Mustafa Güçlü sektörün duayen isimlerinden biri. TOBB Çimento Sektör Mecli-si Başkanlığı da yapan Güçlü, iç piyasa satışlarmda düşüş gözlendiğini belirtiyor. Çimento sektörünün kapasite yatırımını geçtiğimiz yıllarda yaptığım söyleyen Güçlü, “Bu dönemde yeni yatırım görünmüyor. Büyük kamu projeleri, konut projeleri dikkate alınarak yatırımlar yapılmıştı. Yeni dönemde ancak çevre yatırımları, peyzaja dönük yatırımlar olur. Bu nedenle yeni bir kapasite artırıcı yatırım görünmüyor” diyor. Cam sektörü de çimentodan farklı değil.

TOBB Cam Sektörü Meclis Başkanı ve Anadolu Cam Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Aziz Taşözü, sektörde bir bekleyelim görelim yaklaşımının olduğunu belirtiyor. Her seçim döneminde ve hükümet kurma çalışmalarının devam ettiği dönemlerde bunun yaşandığım söyleyen Taşözü, Bekleme durumu var. Ama ne zamana kadar beklenecek? En nihayetinde insanların ihtiyacı olduğu noktada normale dönecektir. Çarkların yakın zamanda tekrar normale döneceğini düşünüyorum. Hükümet kurulduğu an her şey normale döner. Bu dönemdeki durgunluk da, bekleme de bence normal” diyor.

GÖZLERİ DÜĞÜNLERDE

Mobilya sektörü ise Ramazan ayının bitmesini bekliyor. Yaz ayları genelde düğünlerin yoğun olduğu aylardır. Haliyle en iyi satış dönemleri yaz aylarıdır. Ancak düğünler Ramazan nedeniyle rötar yaptı. Doğtaş ve Kelebek Mobilya’nın sahibi Davut Doğan, sektörün temmuz, ağustos ve eylül aylarında hareketli günler geçireceğini söylüyor. Yılın ilk beş ayındaki durgunluğun yazla birlikte telafi edileceğini söyleyen Doğan, “Ramazan olmasına rağmen son bir aydır hareketlilik var. Döviz kurlarındaki hareketlilik ve seçim süreci gibi nedenlerle insanlar para harcamıyordu. Şimdi beklentiler bitti, ellerindeki paralan harcamaya başladılar” diyor.



Sektörün sadece ihracatta sıkıntısı olduğunu söyleyen Doğan, “Irak, Libya, Mısır, Suriye gibi iddialı olduğumuz pazarlarda sıkıntılar var. Bu yılın ilk üç ayında sektörün ihracatı yüzde 7 düştü. Bu ters yönde bir rekor. Ama gelecekten umutluyuz. İç ve dış piyasalarda iyi dönemlerin olmasını bekliyorum” diyor. Şirket olarak sektör ortalamasının üzerinde büyüdüklerini belirten Doğan, Kelebek Mobilya’da büyümenin yüzde 80’e ulaştığını söylüyor. Kelebek’i geçtiğimiz yıl devralan Davut Doğan, markadaki büyümenin süreceğini belirtiyor.

EV ALETLERİNE GÜMRÜK ENGELİ

Elektrikli ev aletleri ithalatına 7 Haziran’dan itibaren yüzde 30 gümrük vergisi geldi. Üzerine döviz kurlarındaki yükseliş de etkilenince ağırlıklı ithalata dayalı olan sektörün maliyetleri arttı. Arzum Elektrikli Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkam Murat Kolbaşı, gümrük vergisinin sektöre darbe vuracağını söylüyor. Bu vergilerle birçok yabancı markanın Türkiye’ye gelme şansının azaldığını söyleyen Kolbaşı, “Set üstü fırın, ütü, elektrikli süpürge gibi bazı ürünler Türkiye’de üretiliyor. Bunlarda sıkıntı olmaz ama üretimi olmayan ev aletlerinde fiyatlar artacaktır. İthalat zorlaştırıldı. Bu şartlarla yabancı markaların gelmesi zorlaşacak” diyor. Kolbaşı, gümrük vergilerinin içeride üretimi tetikleyeceğine de inanmıyor ve “İçeride üretim kararı alsak, bir yıl sonra bu vergilerin kalkmayacağım kim garanti edecek. Vergiler kalktığı anda yatırım boşa çıkabilir” diyor. Sektör için en önemli dönemin Anneler Günü olduğuna dikkat çeken Kolbaşı, “Bizim sektör yılın iki döneminde iyi satış yapar. En önemlisi Anneler Günü’dür. Diğeri de yılbaşı öncesi kasım ve aralık aylarıdır. Bu yıl Anneler Günü satışlarımız yüzde 20 arttı” diyor.

Ahmet VARLIK / Vardem Oyuncak Yönetim Kurulu Başkanı
Gümrüklerde engellemeler yaşıyoruz

Oyuncak sektörü döviz kurlarındaki aşırı oynaklık nedeniyle zaten sıkıntılıydı. Ocak ayında bir de gümrükler artırıldı. Bu yetmiyormuş gibi gümrüklerdeki bekleme süreleri uzadı. Eskiden bir haftada çektiğimiz malları şimdi bir ayda zor çeker hale geldik. Bu da ek maliyet demek. Günlük 40 dolar konteyner kira bedeli var.

Bekleme süreleri

maliyetlerimizi ciddi artırdı. Hem dövizdeki artış, hem bu maliyetler haliyle fiyatlara yansıyor. Fiyatlarda en az yüzde 30 artış yapıldı. Satış noktaları ise ellerindeki stoklar bitmesine rağmen raflarına yeni ürün koymuyor. Yeni mal talebi azaldı. Dolar biraz daha düşer mi acaba diye bekliyorlar. Bekleme sadece bu noktada değil. Ödemeler de bekletiliyor. Vadeler uzadı. Altı aya kadar vadeyi normal karşılıyorduk. Şimdilerde sekiz ayı bile geçtik. Oyuncaklar pahalanıyor. İnsanlar çocuklarına aldığı oyuncaklarda kısıtlamaya gitmeye başladı. Piyasanın bir an önce normale dönmesini bekliyoruz.

Saadettin ÇAY / Atak Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
“Nakit akışında daralma artabilir”

Son iki yıldır Türkiye’nin sürekli bir seçim atmosferi içinde olması, özellikle Merkez Bankası ile devlet kademelerindeki görüş ayrılıkları yabancı yatırımcılar açısından bir tereddüt oluşturmuştu.

Bu süreçte yaşanan Rusya-Ukrayna krizi ve petrol fiyatlarının spekülatif hareketliliği Türkiye’de pozisyon almak isteyen pek çok yatırımcının projelerinde tereddütler oluşturdu. Buna rağmen 7 Haziran seçimleri ile birlikte ekonomik istikrarın devamlılığı uzun vadeli özel sektör projelerinde bir hareketliliğe sebep olacaktır. Seçim sonuçlarıyla birlikte, daha önce açıklanan ve henüz başlanmayan Kanal İstanbul ve denizaltında çok katlı geçiş gibi projelerin askıya alınacağı, buna karşılık devam etmekte olan projelerin sonuçlandırılacağı anlaşılıyor. Gelecek yıllara sarih kamu kaynaklı yatırım hareketliliğinin minimum düzeye çekileceği ve önümüzdeki birkaç yıl yatırım piyasalarının stabil pozisyonda kalacağını da söyleyebiliriz. Özellikle dış ticarette kur hareketliliği ile birlikte ihracatın azalan seyri, önümüzdeki günlerde istihdam piyasaları ile nakit akışında bazı daralmalara sebep olabilir. Koalisyon hükümetinin kurulması ve güney sınırlarımızda alınacak devlet pozisyonu ekonomik olarak gelecek öngörülerimizi daha dar bir çerçeveye sıkıştırabilir.

Kemal AKAR / İstanbul Madem Eşya Sanatkârları Sanayi Sitesi [İMES) Başkanı
“Gündem artık ekonomi olmalı”

Ekonomimiz son 13 yılda önemli bir yapısal direnç yakaladı. 2015 yılı hep seçim yılı olarak telaffuz edildi. Artık seçimleri geride bıraktık.

Türkiye’nin küresel yarışta yeniden hızlanması için yeniden gündemimize ekonomiyi almalıyız.

Ben geleceğimizden umutluyum. Türkiye’nin pek çok başarılara imza atmış sanayicileri olarak 2015 yılının ikinci yarısını daha verimli şekilde geçireceğiz. Sahip olduğumuz müteşebbis ruhumuzla, bunu gerçekleştirebileceğimize olan

inancım tam. Siyaset kurumu da üzerine düşeni yapmalı ve herkes taşın altına elini koymalı. Ekonomi, 5 uzlaşmanın zeminini hazırlayacak en büyük güçtür. İstikrar içindeki büyümenin devam etmesi için gerekli adımlar atılmalı.

Beklentilere çözüm üretecek, ülkemizin kalkınması için yolumuza yeniden ışık olacak bir hükümetin kurulması sağlanmalı.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir