Anasayfa / Ekonomi-Finans / Referandum sonrasında piyasalar ve paranın rotası

Referandum sonrasında piyasalar ve paranın rotası




Referandum sonrasında piyasalarda hesaplar gözden geçiriliyor. Bundan sonra piyasalar ekonomik reformlara, AB ve ABD’deki gelişmelere, jeopolitik hareketliliklere odaklanacak. Referandum sonrası piyasaların yönünü analiz etmek ve yatırım stratejilerini ortaya koymak üzere finans şirketlerinin genel müdürleriyle konuştuk. Yatırım araçlarına ilişkin tahminlerini sorduk ve buna göre referandum sonrası şekillenen yeni portföy önerilerini aldık. Aldığımız yanıtlar temkinli bir iyimserlik sinyali veriyor ve dengeli portföy dağılımları öne çıkıyor.

Referandum tamamlandı. Resmi sonuçlar henüz açıklanmamakla birlikte sandıktan ‘evet’ kararı çıkmış görünüyor. Piyasalar açısından şimdilik bir siyasi belirsizlik geride kalmış durumda. Bundan sonra piyasalar ekonomi gündemine daha çok odaklanacak. İşte bu süreçte 2017 yıl sonu için piyasaların yönünü ve yatırım stratejilerini, aracı kurum ve portföy yönetim şirketlerinin genel müdürleriyle konuştuk.

Haberimizde detaylarını bulacağınız bu çalışmada, uzmanlar temkinli iyimserliklerini koruyarak hisse, döviz, sabit getirili TL faiz ağırlıklı bir portföy önerisi yapıyor. Öneride bulunan her uzman, hisse senedini muhakkak tavsiye ediyor. Ancak hisse oranı çok yüksek tutulmuyor. Döviz tarafında dolar bir adım daha önde. Ancak ‘diğer’ başlığı ile verdiğimiz tarafta Eurobond ve yurtdışı hisse senedi piyasalarının ağırlığı dikkat çekiyor. Zaten son dönemde yabancı yatırımcıların global hareketliliğe bağlı olarak TL varlıklara yöneldiği, yerli yatırımcının ise döviz pozisyonlarını artırdığı yönünde uzman değerlendirmeleri görüyoruz. TL faiz tarafında mevduat en gözde yatırım aracı olmayı sürdürüyor. Altın da portföylerin olmazsa olmazı durumunda.

■ YATIRIM ARAÇLARI

Yatırım araçlarına bakıldığında ise borsa tarafında temkinli bir iyimserlik var. Endekste yıl içinde aşağı hareketler olabilir. Ancak yıl sonu için 85.000 altı beklenmiyor. Yukarıda da 100.000 barajının aşılması zor görünüyor. Dolar/TL tarafında 3,50 altı şimdilik gündemde değil. Bunun yanında iki isim 4,00 TL üstü seviyelerin görülebileceği kanaatinde. Gösterge faizde de tek haneli seviyeler enflasyon dikkate alındığında zor gibi görünüyor. Altın tarafında ise referandum sonrası TL varlıklarının yükselişine bağlı olarak gram/TL tarafında düşüşler görülüyor. Ancak artan jeopolitik riskler ons altın tarafını güçlü tutuyor. Bu nedenle gram altında şimdilik 145 TL’nin altı öngörülmezken, yukarıda da 155 TL üstünü bekleyen uzmanlar bulunuyor.



■ YABANCILAR ALIM YAPTI

Piyasalar için bundan sonraki süreçte en önemli başlık, ekonomik göstergeler ve yapısal reform adımlan olacak. Ekonomik reformlar konusunda piyasaya güvenilir sinyaller verilmesi ve yatırımcı güveninin artınlması gerekiyor. Yabancı yatırımcılar 2017’nin başından bu yana yaklaşık 1,1 milyar dolarlık hisse ve 900 milyon dolarlık tahvil alımı yaptı. Bu iştahın önemli nedenlerinden biri ise küresel yatırımcıların genel olarak gelişmekte olan ülkelere olan ilgisinin ve yatırımlarının artması oldu.

Referandumun geride kalmasıyla birlikte gerek sağlanan mali teşvikler gerekse Kredi Garanti Fonu (KGF) programı dahilinde verilen ciddi miktardaki kredi, büyümeyi ve şirketlerin kârlarındaki artışı destekliyor. Ata Portföy Genel Müdürü Mehmet Gerz, “Mart başında referandum sonucunun yaratabileceği belirsizlikleri göz önüne alarak yüzde 15’e indirdiğimiz hisse senetlerindeki ağırlığımızı, gördüğümüz daha yüksek getiri potansiyeli nedeniyle yüzde 18’e yükselttik.

Özel sektör tahvil bono ağırlığımızı ise yüzde 29’a indirdik” diyor. Gerz’in önerilerinde mutlak getiri hedefli serbest fon var.

Garanti Yatırım Genel Müdürü Zeki Şen’in portföy dağılımına bakıldığında hisse senedi ağırlığı öne çıkıyor. Öte yandan enflasyonun önümüzdeki aylardan itibaren kademeli düşüş göstereceği ve bunun da faize olumlu yansıyacağı düşüncesiyle ağırlıklarım sabit geti-rili enstrümanlardan oluşturduklarını söyleyen Şen, “TL’de yıl sonuna doğru hafif bir değer kaybı görüleceği düşüncesiyle halen cazip getirilere sahip USD cinsi Eurobondları da portföyümüze dahil ediyoruz” diye konuşuyor.

■ FONLAR TERCİH EDİLEBİLİR

Yaptığı değerlendirmede Euro-bond ağırlıklı bir portföy önerisinde bulunan TEB Portföy Genel Müdürü Selim Yazıcı, öne çıkabilecek yatırım fonlarını Eurobond borçlanma araçları fonları ve ÖST fonlar olarak gösteriyor. Yazıcı, bu konuda şunları söylüyor: “ABD tarafında gelen düşük enflasyon verisi ve 10 yıllıklarda faizin yüzde 2,20’lere gelmesi, Türk Eurobond-larında oluşacak bir faiz hareketindeki yukarı yönlü hareketi kısıtlıyor. Ayrıca Türkiye risk priminin (CDS) diğer ülkelere göre yukarıda olması da aşağı yönlü bir hareket için gerekli alanı sağlıyor. ÖST’ler, likiditesinin devlet tahvillerine göre daha az olması ve değişken faizli seçeneğinin bulunması piyasa oynaklıklarına karşı duyarlılıklarını azalttığı için önemli.”





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir