yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Seçimler Öncesi Ekonomi ve Piyasa Yorumları

Seçimler Öncesi Ekonomi ve Piyasa Yorumları



Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 10’a çıkarmasının ardından piyasalarda istikrarlı bir ortam oluştu gibi görünüyor. Ancak en azından mart sonundaki yerel seçimlere kadar denge arayışı devam edecek. Bu ortamda piyasaların yol haritasını, paranın nasıl değerlendirilmesi gerektiğini toplamda 48 milyar TL portföyü yöneten beş büyük portföy yönetim şirketinin genel müdürüyle konuştuk. 11 portföy yönetim şirketinin genel müdürüne de seçim öncesi ve sonrasında piyasaların nerede denge bulacağını sorduk.

piyasalar-ve-stres

Hakim olan görüş, siyasi belirsizlik devam ettiği için, Merkez Bankası’nın son faiz kararına rağmen dalgalanmaların sürebileceği yönünde. Temkinli yatırımcı için yükselen faizler sonrasında mevduat, kısa vadeli bono gibi enstrümanlar cazip. Hisse senedi ise iskontolu ama borsa daha da düşebilir. Yatırımcılar, borsada fırsatları değerlendirip hisse bazında alım yapabilir ya da uzun vadeli olarak derinliği olan ve yabancıların ilgi gösterebileceği hisseleri tercih edebilir. Döviz ve emtia gibi ürünler ise bu aşamada pek tavsiye edilmiyor.

Ünlü yatırımcı Warren Buffett, “Piyasadaki düşüşleri düşman değil, dost olarak görüp bundan faydalanmaya çalışın” diyor. Peki bu söz ne kadar gerçekçi? Düşüşler, yüksek volalitilite ne kadar dost, ne kadar düşman? Özellikle de FED politikalarının değiştiği bir dönemde ilave olarak içeride siyasi belirsizliklerin de arttığı Türkiye koşullarında… Dalgalı piyasalarda yön bulmak oldukça güç. Ünlü yatırımcı Peter Lynch de “Borsa düşerken akılcı alım yapanlar bir noktada para kazanacaklardır. Kimsenin size en doğru alım zamanını söylemesini beklemeyin” diyor. Yani kimse piyasanın en dibini veya zirvesini bilemez. Ancak belli öngörüler dahilinde yatırım stratejileri yapılabilir. Bunu en iyi yapanlar ise doğal olarak portföy yönetim şirketleri.

Buradan yola çıkarak piyasanın en büyük portföy yönetim şirketlerinden beşinin genel müdürü ile görüştük. Bu beş şirket toplamda 8 milyar TL’lik fona yön veriyor. Bu isimler; İş Portföy-Tevfik Eraslan, Yapı Kredi Portföy-Emir Alpay, Ak Portföy-Alp Keler, Garanti Portföy-Zeki Şen ve TEB Portföy-Ömer Yenidoğan.

Bunun yanında 11 portföy yönetim şirketinin üst düzey yöneticilerinin seçimler öncesinde ve seçimler sonrasında piyasa tahminlerini içeren mini bir anket de yaptık. Sonuçta dalgalı piyasada yön bulmak isteyenler için kritik öneriler ortaya koyduk.

KRİTİK MESAJLAR

Yaptığımız görüşmelerden ve mini anketten kritik mesajlar çıktı. Öncelikle çıkan mesaj, piyasalardaki dalgalanmanın devam edeceği yönünde. Bu dalgalanmalardan korunmak isteyen yatırımcılar için, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 10 seviyesine çıkarmasının ardından yüzde 11-12 seviyelerine gelen mevduat ve tahvil faizleri komnaklı bir liman. Bunlar aynı zamanda getiri açısından da cazip.



Bunun yanında risk alabilenler için PD/DD, F/K gibi rasyolarının uygun seviyelere gelmesi nedeniyle hisse senedi piyasaları alternatif olarak görünüyor. Ancak burada şunu da unutmamak gerekiyor: Önümüzde seçimler gibi kritik bir süreç var. Bu süreçte daha da uygun seviyelerden maliyetler yapmak mümkün olabilir. Ama en azından ‘Seçimler sonrasını bekleyebilirim’ diyenler açısından kademeli hisse alınılan mümkün.

BES fonu sahipleri de yapı gereği uzun vadeli enstrümanlar olması nedeniyle, emeklilik sürelerini de dikkate alarak, ortalamada yüzde 14 seviyesinde olan hisse oranlarını yukarı taşıyabilir. Portföylere risk algısı ve konjonktür de dikkate alınarak bir miktar dövize dayalı ürünler ile emtialarda katılabilir.

YENİ DENGELER NEREDE?

Yaptığımız mini anketin sonuçlarına göre seçimler sonrası için ise görüşler farklı. Seçimler sonrasında vo-latilitenin azalmasını ve gelişen piyasalarla birlikte Türkiye’nin de toparlanmasını bekleyenler çoğunlukta. Fakat azınlıkta kalmakla birlikte vo-latilitenin daha da artmasını bekleyen anket katılımcıları da var. Mart sonundaki yerel seçimler öncesinde borsa endeksinde 60.000-68.000 aralığında hareket beklenirken, seçimler sonrasında 70.000’in üstünü hatta 80.000 seviyelerini olumsuzluklarda ise 50.000’leri telaffuz edenler de bulunuyor. Seçim sonrası için olumsuz görüş beyan edenler dolar kurunda 2,4 TL ve faizde yüzde 14 seviyelerine işaret ediyor. Bunun yanında her koşulda faizin yüzde 10ün altına inmesi ise artık zor görünüyor.

VOLATİLİTE DEVAM EDER

Dünyada gelişmekte olan piyasalar GSYİH içerisinde yüzde 50’nin üzerinde paya ulaşmasına rağmen, toplam parasal varlıklardan sadece yüzde 12-13 oranında pay alıyor. Uzun vadeli trendlerde gelişmekte olan ülkelere ilginin devamı bekleniyor. Ancak konjonktürel olarak 22 Mayıs’ta FED’in parasal genişlemede sona gelindiği sinyalini vermesiyle gelişmekte olan piyasalar yönünde esen rüzgar yön değiştirdi.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Kırılgan Beşli’ye bakıldığında, iç siyasette yaşanan sıkıntılar nedeniyle Türkiye’deki etki daha da yüksek oldu. Dışarıdan gelen sermaye azalınca döviz kurlarında yukarı yönlü hareketler gözlendi. Merkez Bankası, dışarıdan para çekilebilmesi için negatif reel faiz dönemini bitirdi. MB’nin bu kararma rağmen belli bir stabilizas-yon kısa vadede görülse bile, Ak Portföy Genel Müdürü Alp Keler, gelişen piyasalar ve Türkiye aleyhine olan bu sürecin bir müddet daha devam etmesini bekliyor.

Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Emir Alpay, mart sonundaki yerel seçimler öncesinde temkinli duruşu korumak gerektiğini düşünüyor. Borsada mevcut seviyelerin orta uzun vadeli alım için uygun olduğunu söyleyen Alpay, “Altında ise 1.350 dolar seviyelerine doğru yükseliş mümkün” diyor.

NELER ETKİLİ?

Görüştüğümüz portföy yöneticileri ağırlıklı olarak Alp Keler ile aynı görüşte. Bunun da belli nedenleri var. İş Portföy Genel Müdürü Tevfik Eraslan, bunları iki ana başlıkta topluyor: FED ve içeride yerel seçimler ile cumhurbaşkanlığı seçimi süreci.

FED politikalarında yüzde 6,5 işsizlik ve yüzde 2 enflasyon belirleyici. FED Başkanı Yellen’in açıklamalarından faiz artırım sürecine hızlı bir şekilde geçilmeyeceği anlaşılıyor. Bu da global piyasalarda rahatlama yarattı. Türkiye’de mart ayındaki yerel seçimlerden sonra risk biraz azalacak olsa da, Tevfik Eraslan, politik tansiyonun ağustos ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar yüksek olmasını bekliyor. Eraslan, “Ancak ağustos ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra piyasalarda rahatlama söz konusu olacaktır” diyor.


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

dolar

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir