Anasayfa / Makaleler / Şirketlerin Geleceğini Yönetim Tarzları Belirler

Şirketlerin Geleceğini Yönetim Tarzları Belirler




yonetim tarzlariYÖNETİM tarzları, ülkelere, mevcut kültüre, örgütün türüne ve dönemlere göre değişir. Örneğin Japonya’da insana ve ilişkilere öncelik verilirken, Amerika’da alınan maddi sonuçlara bakılır. Bir bilişim şirketinde gerekli olan yönetim tarzı, bir askeri birliktekinden çok farklıdır. Ekonominin ve teknolojinin belirli bir gelişme düzeyinde iyi sonuçlar veren bir yönetim tarzı, ortam ve koşullar değiştiğinde şirketin gelişme potansiyelini yok edebilir.

Yönetim tarzı, çalışanların eğitim, deneyim ve uzmanlık düzeylerine farklılaştırıldığında, alınan kararların kalitesi ve verimlilik yükselir. Yönetim tarzları, şirketin başarısı üzerinde doğrudan etkili olur. Ancak belirli bir yönetim tarzı esas alınsa da bazen diğer tarzlardan bazı unsurların kullanılması gerekebilir. Örneğin normal dönemlerde geçerli olan demokratik yönetim anlayışı, kriz dönemlerinde daha disiplinli ve hiyerarşik şekilde uygulanabilir.

Yönetim tarzları aşağıdaki dört grup çerçevesinde incelenebilir:

■ Tek Adam: Otokratik yönetici kimseden fikir almaz ve çevresindekileri yetkilendirmez. Onun için “Emir demiri keser” atasözü geçerlidir. Otoriter yönetimde şirket içinde iletişim, tepeden tabana olmak üzere tek yönlüdür. Katı bir hiyerarşinin bulunduğu şirketlerde uygulanan bu yönetim tarzında kararlar, bir tartışma ve danışma sürecinden geçmediği için gerektiği kadar kaliteli değildir. Bu yöneticilik anlayışı acil durumlarda ve otoritenin önemli görüldüğü kurum-larda işe yarayabilir.

■ Katılımcı: Demokratik bir tarzda yönetilen kurumlarda, yönetici yetkilerinin bir bölümün çevresindekilere devreder. Katılımcı yönetici birlikte çalıştığı kişileri bilgilendirir ve onların karar alma sürecine katılmasını sağlar. İkna yöntemlerine ve görüş birliğine önem verildiği için kararların uygu lama aşamasında daha az sorun ortaya çıkar. Tek sakınca kararla-bazen gecikmesidir. Bu yönetim tarzında iletişim, yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya olmak üzere iki yönlüdür.



■ Bürokratik: Bu yönetim tarzında önceden belirlenmiş politikalar, prosedürler ve kurallar çok önemlidir, işler, hep kara kaplı kitaba uygun bir şekilde yönetilir. Bürokratik bir şekilde yönetilen şirketlerde mevcut yapılar iyi korunur. Ancak kapılar yeniliklere kapalıdır.

■ Özgürlükçü: Bu yöneticilik tarzının uygulandığı şirketler, ilk bakışta bir kaos ortamı egemenmiş gibi görünür. “Bırakınız yapsınlar” (laissez faire) anlayışı, çalışanların yaratıcı projelerini yönetime sunmalarını ve bunları hayata geçirmelerini kolaylaştırır. Özgürlükçü iklim, ino-vasyonu özendirir. Bu tarz, kalite çemberlerinde, yeni dönemin sosyal medya kuruluşları ile Google ve benzeri kuruluşlarda iyi sonuç verir.

BEŞ YÖNETİCİ TİPİ

Yöneticilerin kişilikleri ve hayata bakış açıları, aşağıda görüldüğü gibi, başında bulundukları kurumların geleceğini de etkiler:

■ Vazgeçilmez adam: Tüm kararlarını yalnız bugünü düşünerek ve beğenilmek için alır. Çevresindeki insanları kendisinin vazgeçilmez bir lider olduğuna inandırır. Uyguladığı kaba popülizmin arkasında şişkin bir ego vardır. Kalıcı bir yönetim sistemi kurmadığı ve adam yetiştirmediği için arkasında enkaz bırakır.

■ Vizyoner: Değişim süreçlerini, ancak “beynindeki göz” ile geleceğin fırsatlarını ve risklerini gören bir yönetici başlatabilir. Vizyoner yönetici zihnindeki canlandırdığı geleceği, iş arkadaşlarına da anlatabilirse, şirket büyük hedeflere doğru yol alabilir.

■ Dönüşümcü: Başında bulunduğu kurumu, zamana ve değişen koşullara uyum gösterecek şekilde dönüştürmeyi hedefler. Kurulu düzeni değiştirmeyi hedef aldığı için değişimden zarar göreceklerini düşünenler tarafından pek sevilmez. Dönüşümcü yöneticinin değerini ancak bir sonraki kuşak anlar.

■ Kontrol hastası: Bazı yöneticiler şirketteki her işi, her süreci kontrolü altında tutmak ister. Bu yorucu mikroyönetim anlayışı nedeniyle temel ve stratejik sorunlara çok az zaman kalır. Kontrol hastalarının yönettiği şirketlerde günlük ve küçük işler iyi yönetilse de, kaptan köşkü arada bir boş kaldığı için gelişme hızı düşüktür.

■ Girişimci: Risk almaktan korkmayan cesur yöneticiler, ürün farklılaştırması ve yeni pazarların bulunması konusunda başarılıdır.

Girişimci yöneticilere özellikle işin kuruluş ve olgunlaşma aşamasında ihtiyaç duyulur.

Faruk Türkoğlu / Para Dergisi





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir