Anasayfa / Ekonomi-Finans / Sonunda FED faiz artırdı

Sonunda FED faiz artırdı




Sonunda FED faiz artırdı. Uzmanlar, momentum kaybeden iç piyasalarda seçici olmak kaydıyla alış fırsatlarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini söylüyor. İşte, analistlerin önerdiği hisseler…

GEÇTiGİMİZ haftanın en önemli gündem maddesi FED’in yılın son toplantısı idi. Analistler FED’in 25 baz puan faiz artırarak beklentiyi karşıladığı konusunda hemfikir. 2017 beklentilerinde 20 Ocak’ta Başkanlık görevini devralacak Trump’m uygulayacağı mali politikaların önemli olduğuna dikkat çekiliyor. Önümüzdeki yıl hisse seçiminin çok önemli olacağını düşünen uzmanlar, yatırımcılara Borsa İstanbul’da orta ve uzun vadeli hisse senetlerinde seçici olmak kaydıyla alış yönünde hareket etmelerini öneriyor. Bu kapsamda ön plana çıkan hisselere dikkat çekiliyor.

“HİSSE SEÇİMİ ÇOK ÖNEMLİ”

FED’in yılın son toplantısında 25 baz puan faiz artırarak beklentiyi karşıladığım belirten Işık FX Başanalisti Gizmen Nalbanttı, FED’in önümüzdeki yıl daha şahin olabileceğini söylüyor. FED’in faiz artışına hız vermesinin endeks tarafından olumsuz karşılanmasından endişe eden Nalbantlı’ya göre, Moody’s sonrası devam eden yabancı çıkışı önümüzdeki yıl da devam edebilir. Nalbandı, dolara olan talep ve gelişmiş ülkelere doğru başlayan fon akımı nedeniyle yurtiçi piyasaların kısa vadede zayıf performans göstermeye devam etmesini ve TL varlıklarda satış baskısının momentum kaybetse de aralık ayında genel olarak devam etmesini bekliyor.

Önümüzdeki yıl hisse seçiminin çok önemli olacağını düşünen Nalbandı, “Genel olarak ihracat ağırlıklı çalışan, döviz geliri ve döviz fazlası olan şirketlere yatırım yapılmalı. Bu kapsamda devam eden altyapı harcamaları ve konut sektörüne uygulanan teşvikler ile çimento ve inşaat, ihracat ağırlıklı olması ile cam, Ortadoğu’daki gelişmeler sonrası yatırımlara hız verilmesiyle savunma sanayi sektörleri dikkat çekebilir. Bu anlamda ön plana çıkabilecek hisseleri ise Emlak Konut GYO, Enka İnşaat, Bolu Çimento, Akçansa, Klimasan, Kütahya Porselen, Alkim, Aselsan, Katmerciler, Otokar, Soda Sanayi ve Şişe Cam olarak sıralayabiliriz” diyor.

“ALIŞ YÖNÜNDE HAREKET EDİLMELİ”

Piramit Menkul Kıymetler AŞ Portföy Yönetim Müdürü Mehmet Ali Kalfa, Trump’ın uygulayacağı mali politikaların etkisini en erken altı ay sonra göstereceğini ve dolayısıyla gelecek yıl için FED’in en fazla iki defa 25’er baz puanlık faiz artışı yapabileceğini düşünüyor. Mevcut koşullarda üç faiz artışını gerçekçi bulmadığını belirten Kalfa’ya göre, FED tarafından yapılan açıklamalar piyasaları “önden yönlendirmek”ten ziyade biraz da “piyasaları yönetmek” amacı taşıyor. Do-layısı ile FED’in bu açıklamalarının orta ve uzun vadede borsamıza olumsuz tesir etmeyeceğini zira bu açıklamaların ana hatları ile zaten bilinen ve beklenen açıklamalar olduğunu söylüyor.

Yatırımcıların Borsa İstanbul’da orta ve uzun vadeli hisse senetlerinde seçici olmak kaydıyla alış yönünde hareket etmeleri gerektiğini düşünen Kalfa, şu açıklamalarda bulunuyor:

“FED’in faiz oranı kararları ve ilgili açıklamaları sonrası her sektörde esas faaliyet karlılığı yüksek, mümkün olduğunca borçluluğu düşük, pazar çeşitlendirmesini sağlamış, profesyonel bir finans birimine sahip, değerleme olarak ucuz kalmış şirket ile banka hisseleri arasından seçim yapmayı daha sağlıklı buluyorum. Bu anlamda ön plana çıkacak hisseler ise Akçansa, Alarko GYO, Aygaz, Soda Sanayii, Yapı Kredi, Vakıfbank, îş Bankası, Tuborg, Pınar Et, Emlak Konut GYO, Nuh Çimento, Vestel Beyaz Eşya, Ereğli ve Çelebi Hava Servisi olarak sıralanabilir.”

“UYGUN SEVİYELER KOLLANMALI”

Kapital FX Araştırma Uzmanı Enver Erkan’a göre de, hisse senedi piyasasındaki aşağı yönlü riskler, hisse portföylerinin dengeli oluşturulmasını ve farklı tipte hisselerin bu portföy içerisinde değerlendirilmesini gerekli kılıyor. Erkan, orta ve uzun vadede büyüme beklentisini koruyan ve mali yapısı güçlü, dış şoklara korunaklı şirket hisse senetlerinde uzun vadeli pozisyon alınabileceğini söylüyor. Hissede yeni alım için uygun fiyat seviyelerinin kollanması gerektiğini de ifade eden Erkan şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Bu tarz şirketlerin hisse senetlerinde piyasa moraline bağlı geri çekilmeler, uygun mallarda yeni alım için fırsat bile yaratabilir. Ancak böyle bile olsa, yatırımcılar riski çeşitlendirmeli. Hisse senedi piyasasında, koşullara bağlı olarak geri çekilme görülen zamanlarda daha defansif nitelikte görülen gıda ve perakende sektörünün biraz daha ayrıcalıklı bir konumda olarak pozitif ayrışma olasılığı bulunuyor. Bununla birlikte bu negatif senaryoda en çok bankacılık sektörü ucuzlayacaktır. Endeksin dipten toparlanmalarında bu sektör hisseleri pozisyon alma açısından önemli fırsatlar sunabilir. Ayrıca sektörel hikayeler de çok önemli olacak. En önemli değişken ise döviz kuru ve enflasyon beklentileri. Döviz pozisyonu ekside ve türev araç kullanarak korunma oranı düşük olan şirketlerin finansman kalemlerinden zarar etmesi beklenebilir. Tam tersi durumda olan şirketler ise bu durumdan olumlu etkilenecektir. Beyaz eşya, dayanıklı tüketim malı, cam, çimento, petrokimya, demir/çelik gibi sektörlere ise olumlu bakmaya devam ediyoruz.”

Erkan’a göre bu dönemde ön plana çıkacak hisseler Akbank, Garanti Bankası, Tüpraş, Ereğli, Sabancı Holding, Koç Holding, Emlak Konut GYO, Tofaş Otomobil, Enka İnşaat ve Şişecam olarak sıralanıyor.



Akbank: Takipteki krediler oranı sektör ortalamasının altında [sektör yüzde 3). Akbank’ın kullandırdığı kredilerin yüzde 25’i tüketici, yüzde 35’i kurumsal, yüzde 40’ı ise orta, küçük ve mikro ölçekli kredilerden oluşuyor. Öte yandan sermaye yeterlilik oranı 30 Eylül 2016 itibarıyla yüzde 14.84 ile Türk bankacılık sektöründe sınır olan yüzde 12’nin oldukça üzerinde. Banka, düşük takipteki krediler ve yüksek karşılık oranı avantajı ile beraber aktif kalitesi bakımından ön plana çıkabilir. Akbank hisselerinin değerleme bakımından cazip ve potansiyel risklere karşı korunaklı olduğunu düşünüyoruz. Banka, ters para şvvap’larıyla sermaye piyasası işlem karı elde etmiş; aynı zamanda aktif kalitesi bakımından da olumlu bir görüntü sergiliyor. Güçlü sermaye yapısı ve efektif maliyet kontrolüyle de öne çıkmakta. Net faiz gelirleri ve karlılık bakımından beklentileri karşılayan banka hisselerinde yüzde 28 yükseliş potansiyel ile 10.10 TL hedef fiyat öngörüyoruz. Hisseye “al” önerisi veriyoruz.

Sabancı Holding: Portföyündeki en önemli kısmı bankacılık oluşturuyor. Uzun vadede holding portföyünde enerji ağırlığını artırıyor ve bu konuda yatırım yaparak elektrik üretim kapasitesini yükseltiyor. Enerji grubunun operasyonel olarak ©Obanci olumlu katkısı üçüncü çeyrekte de devam etti. Ancak kur farkı giderlerinin enerji grubunu olumsuz etkilediğini ve zarar etmesine yol açtığını gözlemlemekteyiz. Sanayi grubu emtia fiyatlarının düşmesinden olumsuz etkilenirken, çimento grubunda ise kar marjlarının yükseldiğini izledik. Holdingin enerji koluna yönelik beklentileri olumlu. 2016 yılına ilişkin satış gelirleri büyümesi yüzde 5-10 bandında kalmaya devam ediyor. Ancak FAVÖK büyümesi beklentileri yüzde 45-55 bandından yüzde 55-60 bandına çıkarıldı. Holding hisseleri için “al” veriyoruz. Yüzde 23 yükselme potansiyeli ile 11.30 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Ereğli: Grup 2016 ilk dokuz ayında portföyüne toplam 36 yeni müşteri kazandırdı. Grup, 2016 yılını 8.8 milyon ton satış miktarı, yüzde 19-21 FAVÖK marjı ve yüzde 10-12 net kar marjı ile tamamlamayı hedefliyor. Şirketin ihracatı toplam satışların yüzde ll’ini oluşturuyor.

Grubun Ereğli tesislerinde 2015 yılında anlaşması imzalanan ikinci galvanizleme hattının 2018 yılı ikinci yarısında devreye girecek şekilde inşaat çalışmaları devam ediyor. İlk dokuz ay itibariyle yüzde 15.93 öz kaynak karlılığı, yüzde 10.35 aktif karlılığı ve yüzde 21 FAVÖK marjı olan Erdemir’in 2.23 milyar TL’lik döviz açık pozisyonu bulunuyor. Ancak, şirketin bu döviz açık pozisyonu öz kaynaklarının yüzde 18’ine tekabül etmekte. Tüm kısa ve uzun vadeli borçlarını karşıladıktan sonra da öz sermayesinin yüzde 13 civarında net likit durumda kaldığını hesapladık. Dolayısı ile dolar endeksinin 2017 yılında da güçlü duracak olmasını Erdemir için olumsuz bulmuyoruz. Erdemir hisselerinde orta vadede ‘endekse paralel’ getiri ve yüzde 17 yükselme potansiyeli ile 6.05 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Alarko GYO: Şirket Alkent 2000 projesinin en önemli bölümü olan Göl Malikaneleri’nin büyük bölümünü sattı. Maslaktaki arsası üzerinde ise proje geliştirme çalışmaları devam ediyor. Alarko GYO’nun portföyündeki tatil köyü, fabrika binası, tesisleri, dükkanlar, iki adet Alarko iş Merkezi ve Alarko-Dim iş Merkezi’nden kira gelirleri mevcut. Şirket oldukça güçlü öz kaynaklan ve net likit pozisyonunu sermaye piyasalarında değerlendiriyor. Yılın ilk üç çeyreği itibariyle 21.30 milyon TL satış hasılatı elde eden şirketin FAVÖK’ü 14.42 milyon TL. Yüzde 67.7 FAVÖK maıjına sahip Alarko GYO öz kaynaklarının yüzde 46.1’ine tekabül eden 279.91 milyon TL karşılığında net döviz fazlasına sahip. Şirket hisselerinde orta vadede yüzde 31 yükseliş potansiyeli ile 44.30 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Enka İnşaat: Enka inşaat’ın taahhüt tarafındaki toplam birikmiş iş yükünün yüzde 10’dan fazlası ve portföyünün çok büyük kısmı Rusya’da.

Rusya’da bulunan ticari gayri-menkullerin konsolide faaliyet karına katkısı yüzde 35 düzeyinde. Rusya ile ilişkilerin düzelmesi ve petrol fiyatlarındaki yükselişten olumlu etkilenen şirket, güçlü net pozisyonu ile dikkat çekiyor. Net döviz pozisyonu 3.4 milyar TL olan şirket TL’deki zayıflamadan olumlu etkileniyor. Ayrıca Enka inşaat, enerji tarafında yap-işlet-modeliyle sahip olduğu 3.854 MW’lik doğalgaz kombine çevrim santrallerinde 2018 yılının sonuna kadar sıkıntı yaşamayacak. 2017 yılı için önerdiğimiz hisselerden olan Enka inşaat içiri yüzde 15 yükseliş potansiyeli ile 5.90 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Soda Sanayi: Soda külü, soda kimyasalları ve krom kimyasalları üreten ve dört ülkede faaliyet gösteren şirket Avrupa’da dördüncü büyük soda üretici konumunda. Krom kimyasalları üretiminde ise dünya lideri olan şirket 75’den fazla ülkeye ihracat yapıyor.

Düşük borçluluğu ile ön plana çıkan Soda Sanayi, yüksek nakit üretme kabiliyeti, yabancı yatırımcı ilgisi, yüksek temettü verimi ile ön plana çıkıyor. Enerji verimliliği ve kapasite artışı yatırımlarına devam ederken 1 Ekim tarihinden itibaren doğalgaz fiyatlarına uygulanan yüzde 10’luk indirim marjlar üzerinde destekleyici olacaktır. Satış gelirlerinin döviz cinsinden maliyetlerinin ise TL cinsinden olması nedeniyle TL’deki zayıflamadan olumlu etkilenen şirket, kur farkı geliri yaratarak net kara katkı yapmakta. 712 milyon TL döviz fazlası olan Soda Sanayi hisselerinde yüzde 7 yükseliş potansiyeli ile 5.20 TL hedef fiyat öngörüyoruz.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir