Anasayfa / Ekonomi-Finans / Sözleşmeli Tarım Modeli, Tarım Sektörünün Yeni Trendi Oldu

Sözleşmeli Tarım Modeli, Tarım Sektörünün Yeni Trendi Oldu




Hem üreticiye hem sanayiciye hem de tüketiciye kazandıran sözleşmeli tarım modeli, tarım sektörünün yeni trendi oldu. Geçen yıl 411 adet sözleşmeli tarımsal üretim yapan alıcı firma, 199 bin 221 üreticiyle çalıştı. 2012 yılı itibariyle bitkisel üretimde toplam 68 çeşit üründe 5 milyon 64 bin dekar alanda sözleşmeli üretim yapıldı. Şeker pancarı üretimiyle başlayan sözleşmeli tarımda bugün okaliptüs ağacı bile yetiştiriliyor. Yaşar Holding’ten Konya Şeker’e, Türkiye’nin dev şirketleri büyüyen kapasitelerini karşılamak için yeni üreticiler arıyor.

sozlesmeli tarim

Yıllarca tarımda kendi kendine yetebilen bir ülke olarak anılan Türkiye son dönemde samanı bile ithal eder hale geldi. Yanlış tarım uygulamaları, ülkenin çok önemli potansiyelini heba etmemize yol açtı yıllardır. Destek göremeyen çiftçi ya tarlasını terk etti ya da yanlış ürüne yöneldi. Kısacası yıllardır ne çiftçinin yüzü güldü ne de sanayicinin. .. Ancak son yıllarda gelişen sözleşmeli tarım modeli tarımın makus talihini değiştirmeye aday.

Türkiye’de özellikle 1990’lı yılların sonundan itibaren başlayan sözleşmeli tarım bugün şekerpancarı, tütün, domates, zeytin, üzüm, narenciye gibi birçok ürünü kapsar hale geldi. Hatta çilek, muz ve ancılık gibi farklı ürünlerin sözleşmeli tanm modeline geçmesi için çalışmalar yürütülüyor.

Sözleşmeli tarım aslında ilk kez 19901ı yılların başında başladı. Ancak o zaman kamuya ait şeker ve tütün fabrikaları nezdinde uygulanan, henüz özel sektörü kapsamayan bir üretim modeliydi. 2006 yılında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bir kanun yayınlayarak sözleşmeli tarımın destekleneceğine yönelik duyumda bulundu. Sözleşmeli tarımın nasıl yapılacağı konusu ise 2008 yılında ilk kez yayınlanan bir kararname ile devlet politikalarının ajandasına girmiş oldu. 2008 yılında Sözleşmeli Üretim Usul ve Esasları Yönetmeliği’nin çıkarılması ile beraber bu konuda belirli standartlar oluşturulmaya başladı.

ÜRÜN KAPSAMI GENİŞLEDİ

işte bu noktadan sonra özel sektörün de ilgisini kazanan bir üretim modeline dönüşmeye başladı. Bunun ardından tütünden narenciyeye, şeker pancarından salatalığa, sütten et besiciliğine kadar uzanan her alanda sözleşmeli tarıma geçilmeye başlandı. Artık Yaşar Holding, Anadolu Grubu, Konya Şeker, Kipa, Metro Toptancı Market gibi pek çok şirket sözleşmeli tanm ile üretim yaptırıyor. Gıda, Tanm ve Hayvancılık Bakanlığı’nın verilerine göre, sadece geçen yıl 411 adet sözleşmeli tarımsal üretim yapan alıcı firma, 199 bin 221 üreticiyle çalıştı. 2008 yılında 4 milyon 484 bin dekar alanda yapılan sözleşmeli tarım, 2012 yılı itibariyle bitkisel üretimde toplam 68 çeşit üründe 5 milyon 64 bin dekar alana ulaştı. Hayvansal üretimde ise 2008 yılında 4 bin olan üretici sayısı 2012’de 5 bin 84’e çıktı.

SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Tarımın yeni trendi haline gelen sözleşmeli tarımda süreç şöyle işliyor: İlgili bölgedeki toprak ve iklim yapısının üretilecek ürün açısından sanayiciye uyması halinde, üretici ile karşılıklı olarak anlaşma sağlamak için görüşmelere başlanıyor. Her iki taraf hammaddenin fiyat ve ödeme koşullannı, sanayicinin yetkilerini, ürünün toplanmasını, yüklenmesini ve fabrikaya taşınmasını, kabul şartlarını, kalite kriterlerini, tartım ve sınıflandınlmalannı, ayni ve nakdi yardımları, sözleşmenin süresini ve feshini hukuksal süreçler çerçevesinde belirliyor.

Sözleşmeli tarımda finansman alanında bankalar da önemli rol oynuyor. Sözleşmeli tanm finansman modelinde kritik konu üründen çok sürecin geliştirilmesi ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi. Üretici ve ana firma arasındaki sözleşmenin içeriği oldukça önemli. www.myfikirler.com Banka, alım taahhüdünün yerine getirilebilir olup olmadığından ana firmanın ödeme gücüne kadar birçok konuda değerlendirme yapıyor.

Bundan sonraki süreçte ana firmanın yüzlerce üreticisinin bilgilendirilmesi, sisteme girmeyi kabul etmeleri ve gerekli işlemlerin yapılması için organizasyonel sürecin çok iyi tanımlanması gerekiyor. Taraflann sorumluluklarının net olarak belirlenmesi, sözleşmeli tarımda altı en çok çizilen noktalardan biri.

FİYAT VE SATIŞ GARANTİSİ

Sözleşmeli tarımın en büyük avantajı, üretici ve sanayicinin haklarının sözleşme sayesinde korunmuş olması. Yani arz-talep ve fiyat gibi temel faktörlerde meydana gelebilecek mevsimlik dalgalanmalardan üretici, sanayici ve tüketici olumsuz etkilenmiyor.

Çünkü sözleşmeli tarım üreticiye fiyat ve satış garantisi sunuyor. Şirketler ise gerek duyduklan ürünü kalitesi ve fiyatı belirlenmiş bir şekilde temin edebiliyor. Bu modelin en büyük faydasını ise tüketiciye sofradan tarlaya izlenebilirlik ve ne tükettiğini bilme imkanı vermesi oluşturuyor.

Son yıllarda gelişen bu modelin son derece başarılı örnekleri ortaya çıkmaya başladı. Mesela Bafra’da domates ve biber salçası üretimi yapan Bafıra Gıda, hammaddesini Tokat’tan temin ediyordu. Tokat’ta 38 üreticiyle çalışan şirket, iki yıllık bir çalışmanın sonucunda Bafra’daki üreticileri ikna etmeyi başardı. Bugün Bafra’da 250 üreticiyle sözleşmeli üretim yapıyor.

Türkiye’de sözleşmeli tarımın gelişmesi için uzun yıllardır çalışmalar yürüten Frankfurt School Kıdemli Tanmsal Kredilendirme Uzmanı İlhan Günal, bu modelde tüm taraflann sözünde durmasının en önemli kriter olduğunu söylüyor.

Firmaların ürünün fiyatı piyasada daha düşük olmasına rağmen sözleşmeye uyarak yüksek fiyat üzerinden alım yaptığını söyleyen Ilhan Günal, şöyle devam ediyor: “Firmalar fiyat düşük olmasına rağmen sözünde durdu. Bunu gören üretici de fiyat yükseldiği zaman fazlasını istemedi. Karşılıklı güven sayesinde her iki tarafın da kazandığı bir model oluştunıldu. Bugün diğer üreticiler de sözleşmeli tarıma sıcak bakmaya başladı.”

Son dönemde bu model o kadar çok ilgi görmeye başladı ki, artık bankalar da buna yönelik ürünler geliştiriyor. Bankalar, ana firmalann garantörlüğünde tedarikçilerin finansmanına yönelik modeller geliştiriyor ve firmaların finansman yükünü üstleniyor. Sözleşmeli tarım modeli çerçevesinde ana firma ile üretici arasında imzalanacak sözleşme veya mutabakat ile çiftçi tarafında alım garantisi sağlanıyor. Firma tarafında da finansman sorunu çözülerek, doğmuş veya doğmamış alacak üzerinden ortaya çıkacak ürün bedelleri ile kredinin tahsilatı gerçekleştiriliyor.

YAŞAR, YÜZDE 75 ARTIRACAK

Gelişmeler pek çok şirketi de sözleşmeli tarım modeline yönlendirmiş durumda. Bu modeli benimseyen önemli şirketlerden biri Yaşar Holding. Çamlı Yem Besicilik şirketi adı altında hem büyükbaş süt işletmesinde hem de hindi üretiminde sözleşmeli tarım modelini uyguluyor.

Manisa’da bulunan bin baş kapasiteli büyükbaş süt işletmesinde süt hayvanlannın beslenmesinde ihtiyaç duyulan silajlık mısır, kum yonca ve fiğ otu gibi yem bitkilerinin bir kısmı sözleşmeli olarak tedarik ediliyor. Şirket, sözleşmeli olarak yaklaşık 735 dekar alanda üretim yaptırıyor.

Büyükbaş süt işletmesinde sözleşmeli üretime 2012 yılında geçtiklerini ve geçen sene dokuz olan üretici sayısının, bu sene 14’e ulaştığını belirten Yaşar Holding Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Grubu Başkanı Haşan Girenes, “Büyükbaş süt işletmesi yüzde 60 kapasiteyle çalışıyor. 2015 yılı ilk çeyreğinde tam kapasiteye ulaştığımızda bin 300 dekar olan sözleşmeli üretim alanımızı 2 bin 200-2 bin 300 dekara çıkarmayı planlıyoruz. Yani yüzde 75’lik bir artış öngörüyoruz” diyor.

Şirketin sözleşmeli tarım yaptığı diğer alan ise beyaz hindi üretimi. 50 üreticiyle 100 bin metrekarelik kapalı bir alanda yıllık 12 bin ton canlı hindi üretimi gerçekleştiriliyor. Girenes, hindi üretimi için önümüzdeki dönemde, artan satış talepleri ile doğru orantılı olarak, üretim ve üretici sayısında artış beklediklerini söylüyor.

KAPASİTE YÜKSELTECEK

Ana üretim kolu şeker pancarı olan Konya Şeker, sözleşmeli tarım ile şekerpancarı ve patates, kontrollü ekim ile ise ayçiçeği, kanola ve mısır üretimi gerçekleştiriyor. Şirketin toplam 50 bin kayıtlı üretici ortağı bulunuyor. Bunlardan 30 bin adedi ise aktif olarak üretim yapıyor.

Şirketin şekerpancarı üretiminde üretici başına ekim dekarı beş yıl öncesine göre yüzde 12, dekardan elde edilen ürün ise yüzde 5 artmış durumda. Patateste ise beş yıl öncesine göre üretici sayısı yüzde 12, üretici başına ekim dekan yüzde 16, dekardan elde edilen ürün yüzde 23 artmış bulunuyor.

Konya Şeker, sözleşmeli tarım yaptırdığı çiftçi sayısını artırmak için de çalışmalarına başladı. Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, dört yıl önce üretime başlayan Seydibey dondurulmuş patates tesisinin kapasitesini iki katına çıkaracak yatırımı tamamlama aşamasına getirdiklerini, kapasite artışı sayesinde sözleşmeli patates üretimini ikiye katlayacaklarını söylüyor. Yine bu tesis bünyesinde patates nişastası fabrikası da kuruluyor. O da tamamlanınca bu sezon ekilen patatesin üç katı patatesi sözleşmeli ektirebilecek.

2012’de ilk üretimini gerçekleştiren yağ fabrikasında da kapasite artırımı yatınım başlamış durumda. Bu yatınmla yıllık 150 bin ton olan çekirdek işleme kapasitesi 700 bin tona çıkacak. 2014 hasat sezonuna yetişmesi planlanan bu yatırımla ayçiçeği alımı da beş katına çıkacak.

ORTA ANADOLU’YA BAKIYOR

Barilla Gıda, 1998’den bu yana sözleşmeli tarım ile makarnalık durum buğdayı ürettiriyor. Barilla’ya özel bir tohum olan Svevo buğdayı ile ekim yaptıran şirket, bu özelliğiyle kendi sektöründe de tek. Ağırlıklı olarak Şanlıurfa ve Mardin illerinde yaklaşık 30 bin dekar alanda sözleşmeli tarım yaptıran Barilla, 100 kadar üretici ile çalışıyor. Barilla Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Bölge Direktörü Güneş Karababa, sonuçlarından her anlamda memnun oldukları bu modeli daha da geliştirmek ve büyütmek arzusunda olduklarını söylüyor. Barilla Gıda, bu planını, mevcut üretim bölgelerinin dışında Orta Anadolu’da gerçekleştirmeyi planlıyor.

İDDİALI HEDEFLER

Maltlık arpa ve şerbetçiotu ürettiren Anadolu Efes, sözleşmeli arpa üretimini üç ana bölgede gerçekleştiriyor. İç Anadolu Bölgesi’nde 93 bin dekar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 143 bin dekar ve Trakya’da 9 bin dekar olmak üzere toplam 245 bin dekar alanda sözleşmeli arpa üretimi yaptınyor. Sözleşmeli şerbetçiotu üretimi ise Bilecik çevresinde 2 bin 469 dekar alanda yapılıyor. Şirketin sözleşmeli üretici sayısı arpa üretiminde 3 bin, şerbetçiotu üretiminde ise 500 civarında.

Son beş yılda Anadolu Efes’in sözleşmeli tohumluk arpa dağıtımı yüzde 41 artışla 4 bin tondan 5 bin 650 tona, sözleşmeli çiftçi sayısı ise 2 binden 2 bin 850’ye çıkarak yüzde 43 oranında arttı. Şerbetçiotu sözleşmeli dikim alanlan ise son beş yılda yüzde 19 artışla 2 bin 77 dekardan 2 bin 469 dekara çıktı.

Anadolu Efes Çumra Malt Fabrikası Operasyon Müdürü Dr. Ahmet Engin, ihtiyaçlan olan tüm maltlık arpa ve şer-betçiotunu sözleşmeli üretim modeliyle ve dışa bağımlı olmaksızın yerel üreticiden temin etmeyi hedeflediklerini söylüyor. Bunun içinde yıllık 6 bin ton olan sertifikalı maltlık arpa tohum dağıtımını 9 bin tonlara ulaştırmayı planlıyor.

PERAKENDE DE YAYGINLAŞIYOR

Rekabetin giderek sebze meyve gibi taze ürünlerde yoğunlaştığı perakende sektörünün önemli oyunculan da sözleşmeli üretimi benimsiyor. Metro Toptancı Market, yıl bazında ortalama 60 üretici ile 300 dekan bulan bir alanda, daha çok istediği tohum cinsi ve tohum fimıası üzerinden anlaşmalı tanm yaptınyor.

Ürün ve üretici sayısının sezona ve ürünlere bağlı olarak değiştiğini söyleyen Metro Toptancı Market Taze Ürünler Grup Müdürü Ayşin Işıkgece, yaban mersini ve böğürtlen gibi bazı spesifik ürünleri kesinlikle anlaşmalı ve uzun vadeli olarak ektirdiklerini belirtiyor. Işıkgece, spesifik ürünlerde sözleşmeli tarımı artıracaklarını, özellikle private label ürünler için bu modeli desteklediklerini vurguluyor.

Sözleşmeli üretim modelinin diğer uygulayıcısı ise Kipa. Anlaşmalı tarım ürünlerinin mağazalarda satışının müşteriler tarafından oldukça olumlu karşılandığını söyleyen Kipa Ticari Direktörü Murat Sağlık, “Bu yöntem ile satın aldıkları ürünün kalitesi ve güvenirliği konusunda emin oluyorlar, güvenli alışveriş yapıyorlar. Bu imkanı 190’ı aşan mağazamızda tüm müşterilerimize sunmaktan mutluyuz” diyor.

PAMUKTA ÜRETİM ARTTI

Sözleşmeli tarımın öne çıktığı bir başka alan ise pamuk. Bu anlamda da ciddi üretim yaptıran finnalar var. Bu firmalardan biri olan Antakyalı Nalçabasmaz, zeytinyağından pamuğa, organik sebze ve meyveden bala kadar tanmsal üretimin neredeysö her sahasında olan bir şirket. 2005 yılında başlatılan organik zeytinyağı üretimi konusunda ‘2007 Dünya Tat Katalogunda yer aldıktan sonra bu çalışmayı büyütme kararı aldı. Bu çerçevede organik ürün üretebilme yeteneği olan üreticileri bilinçlendirerek, Sözleşmeli Organik Üretici Grubu oluşturdu.

Sözleşmeli organik üretim grubu pamuk üzerine üretim yapıyor. Kayıt altında, kontrollü, yüksek verimli üretim yaptırdıklarını belirten Nalçabasmaz Tarım Ürünleri Yönetim Kumlu Başkanı Yaşar Kemal Nalçabasmaz, modelin paydaşlan olan üretici, tohum firması, zirai ilaç firması, hasat şirketi, pamuk ve iplik işletmesinin de bu süreçten avantaj sağladığını söylüyor.

Antakya’da 6 bin 340 dekar alanda yaklaşık 2 bin 500 ton kütlü pamuk üretimi gerçekleştirdiklerini kaydeden Nalçabasmaz, “48 çiftçiyle çalışıyoruz. Üçüncü yılımızda üretim ve çiftçi sayısı yönünden 2 kata ulaşıldı. Sözleşmeli tarımdaki en büyük avantajımız ise planlama, kontrol, maliyet düşüşü, sadık müşteri, güvenilir ürün diyebiliriz” diyor.

FINDIKTA SERTİFİKALI DÖNEM

Sözleşmeli tarım fındıkta da öne çıkıyor. Giresun merkezli Noor Fındık, bu kapsamda sözleşmeli üretim yaptıran firmalardan biri. Coğrafi işaret belgesi bulunan, Giresun Kalite, Giresun Yağlısı Tombul Fındık, Sivri Fındık markalarıyla, Giresun Keşap Fındık Üreticileri Birliği ile yaptığı sözleşme çerçevesinde üretim yaptırıyor. Giresun’da Keşap, Espiye ve merkez ilçelerde bulunan toplam 3 bin 500 dekar arazide sözleşmeli tarım yaptırdıklarını söyleyen Noor Fındık Tarım Danışmam Özer Akbaşlı, üretici birliği bünyesinde bu yıl üretim döneminde 97 çiftçiyle çalıştıklarım belirtiyor.

İTU ve GLOBALG.A.P. sertifikalı üretimde, zaman zaman giren ve çıkan çiftçiler olmakla beraber, son beş yılda çiftçi sayısında yüzde 123’lük bir artış gözlemlediklerini ifade eden Akbaşlı, “Fındık üretiminde ise birlik toplam çiftçi sayısı göz önüne alındığında, yüzde 143’lük artış söz konusu. Bunun yanı sıra yüzde 600’lük artış sağlayan çiftçiler de var” diyor.



Akbaş a göre, sözleşmeli tanmın en büyük avantajı, sürdürülebilir, izlenebilir ve görünebilir olması. Fındığın nereden geldiğini ve ne şartlarda, kimin tarafından üretildiğini belgeleyebilmek de Akbaş’ın dikkat çektiği noktalar.

Akbaş, hedeflerinin yıllık üretim kapasitelerinin tamamını sözleşmeli tarım yoluyla elde edilen fındıklardan almak olduğunu söylüyor.

BİN ÇİFTÇİYLE ÇALIŞIYOR

Konserveli ürünlerde de sözleşmeli tarım büyük bir etkiye sahip. ‘Melis’ markasıyla konserve turşu üretimi yapan Euro Gıda, sözleşmeli tarımı benimseyen önemli şirketlerden biri. 10 bin dekarlık alanda salatalık, kırmızı biber, yeşil biber, lahana ve dereotu ekimi yaptıran şirket, yıllık lö bin ton ürün alımı yapıyor. Euro Gıda Yönetim Kurulu Başkam Haluk Önen, “Sözleşmeli tanmda önemli olan üreticiyi ürünün satma kaygısından, sanayiciyi kontrollü ve iyi şartlarda hammadde bulma kaygısından, tüketiciyi de sağlıksız ürün kaygısından kurtarmak ve ne tükettiğini bilen bir toplum olmasını sağlamaktır” diyor.

Yıllık olarak alınan ortalama 25 bin ton hammaddeye karşılık bin çiftçi ile çalıştıklannı söyleyen Önen, şöyle devam ediyor. “2008 yılında 23 milyon kavanoz olan üretim adedi, bu yıl 50 milyon kavanoza ulaştı. Buna bağlı olarak da kullanılan hammadde tonajı arttı. 2008’de sözleşmeli tarımla üretim yapan ortalama 100 olan çiftçi sayısı 2013 yılında bin kişiye yaklaştı. Sözleşmeli tarım modelini benimsemiş bir şirketiz. Bu model hem üreticiye hem de sanayiciye avantaj sağlıyor. Yapılan hammadde sözleşmeleriyle devlet desteklemesine başvumlarak alınan primler ile çiftçinin tarıma daha çok teşviki sağlanıyor.”

SÜT İÇİN BUĞDAY EKTİRİYOR

Sözleşmeli tarımın öne çıktığı bir başka saha süt… Bursa Karacabey’de süt besiciliği bulunan Feyz Tanm, sözleşmeli tarım modelini benimsemiş şirketlerden biri. Sözleşmeli tanm ile üretilen ürünler ise buğday kum ot ve mısır silajı. Sözleşmede ağırlığı esas aldıklarını söyleyen Feyz Tanm Yönetim Kumlu Başkanı Sencer Solakoğlu, dekar başı fiyatla değil, ton bazında ça-lıştıklanm belirtiyor. “Bu çiftçinin verime koşmasını sağlıyor ve daha az çiftçi ile daha çok iş yapmaya gayret gösteriyoruz” diyen Solakoğlu, fınansal gücü olmayan çiftçilere gübre ve tohum desteği verdiklerini sözlerine ekliyor. Fiyatın piyasa koşullan, arazi büyüklüğünün verdikleri desteklere göre değiştiğini ifade eden Solakoğlu, yaklaşık 3 bin 500 dekar alanda sözleşmeli tanm yaptıklannı bildiriyor.

Yaklaşık 2 bin dekar buğday ve kalanı silajlık mısır ekimi yaptıran Feyz Tanm, bin 200 ton buğday kum ot ve 6 bin ton mısır silajını sözleşmeli tanm modeli ile alıyor. Solakoğlu, “Her yıl pazarlıklar yenileniyor. Özellikle mısır si-lajında çalıştığımız çiftçiler değişiyor. Ancak en sıkıntılı konu yapılan sözleşmelere herkes aynı saygıyı göstermiyor. Altı ay önceden belirlenen fı-yatlann piyasa koşullannın altında kalması durumunda bahaneler, ürünü alamamamıza neden oluyor” diyor.

HEDEF BÜYÜTTÜ

Limonata, limon sosu, nar ekşisi, sirke ve şalgam gibi çok farklı alanlarda üretim yapan Doğanay Gıda, şimdilik sadece şalgam suyunun hammaddemi olan mor havucu sözleşmeli olarak çiftçilere ürettiriyor. Özellikle Konya-Ereğli’de sözleşmeli tanm üzerine yoğunlaşan şirket, toplam 7 bin dekarlık alanda 30 farklı üreticiyle çalışıyor.

Her yıl en az yüzde 50’lik bir büyüme oranı yakaladıklannı vurgulayan Doğanay Gıda Yönetim Kumlu Başkanı Rafet Doğanay, “Bu da her sene daha fazla alanda mor havuç yetiştirmek demek. Beş yıl önceki üretim ve çalıştığımız çiftçi sayısındaki orana baktığımızda yüzde 600’lük artış gözlemliyoruz. Bu oranın böyle yüksek olmasında ihracat yaptığımız ülke sayısındaki artış da oldukça etkili oluyor. Önümüzdeki dönemde de büyümemizle orantılı olarak çalıştığımız üretici sayısı artacak” diyor.

OKALİPTÜS BİLE VAR

Sözleşmeli tanm yapılan ürünlerin kapsamı da giderek genişliyor. Bunlardan en ilginci Türkiye’de gittikçe büyük bir endüstri dalına dönüşen ağaca dayalı sanayi. Burada da yerli hammadde bulmakta zorlanan şirketler çiftçileri ilginç ürünler yetiştirmeye teşvik ediyor.

Bunlardan biri de okaliptüs ağacı yetiştiriciliği. Kastamonu Entegre, çiftçilere okaliptüs ağacı ürettiriyor. Şirket, son iki yıldır özel olarak ürettirdiği 70 bin okaliptüs fidanını Adana çevresindeki çiftçilere ücretsiz olarak dağıttı. Projeyi aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olarak gördüklerini söyleyen Kastamonu Entegre Hammadde Tedarik Direktörü Tevfık Dedebaş şöyle devam ediyor: “2011’de Adana’da fabrikamızı açtıktan sonra üretimin artması için de bir adım attık. Bu fidanlar 8-10 yıl sonra bizim sektörün ihtiyacını karşılayabilecek yaşa ve kapasiteye gelecek.”

HAYVANCILIKTA DURUM

Son dönemde hayvancılıkta popüler yatırım alanlanndan biri haline gelen keçi sütü üretiminin öncülerinden Bakalı Gıda da sözleşmeli üretim modelini benimsiyor. 17 çiftlik ile sözleşmeli çalışan şirket, üç sene önce başlattığı sistemi her sene 2 kat büyütüyor.

Bu sene 17 olan sözleşmeli çiftlik sayısını 2014’te 30’a çıkaracakfannı sö’ leyen Baltalı Gıda’nın kumcusu Fu Baltalı, süt miktannda günlük 500 liı ile başladıklannı 2013 yılında günde 8 tona çıkardıklannı belirtiyor. Şirketin 2014 yılı hedefi üretimi günde 20 tı çıkarmak.

Sözleşmeli çiftlik modelinde bazı girişimlere kumluş aşamasından itibaren destek verdiklerini belirten Baltalı, şöyle devam ediyor: “Yatırım yapmak isteyenlere, inşaatın projesi dahil, damızlık hayvan temini, aşı ve beslenme programı ve personel eğitimi gibi konularda teknik ve bilgi desteği veriyoruz.”

Sözleşmeli üretimin en yaygın olduğu sektörlerden biri de beyaz et. Özellikle broiler (damızlık civciv) üretiminde pek çok şirket sözleşmeli üretim modelini tercih ediyor. Kesim için günlük yaklaşık 350 bin ürün alımı yapan Erpiliç, bin 100 üreticiyle çalışıyor. Türkiye genelindeki tavukçuluk fır-malannın büyük bir çoğunluğunun broiler üretiminde sözleşmeli üretim modelini benimsediğini söyleyen Erpiliç Canlı Üretim Bölümü Sorumlusu Hamdi Söylemez, tüm sürecin entegre firmalar tarafından yapılmasının tavukçuluk şirketleri açısından maliyetleri düşürdüğünü belirtiyor. Hamdi Söylemez, artan talep doğrultusunda son yıllarda sözleşmeli broiler üretiminin ve bu işe giren şirket sayısının arttığını söylüyor.

Yurtdışından gelen yabancı firmalar da Türkiye’de sözleşmeli tarıma yöneliyor. Merkezi Avustralya’da bulunan, 30 yıldır dünyaya meyve ve kuruyemiş ürünleri sunan ve bu yıl İzmir’e 2 milyon dolarlık yatınm yapan Maxwell Foods da en geç 2014 başına kadar organik tarıma girmeyi planlıyor. Şirket, organik tanm devreye girdiğinde sözleşmeli üretim modeliyle üretim yaptıracak.

Firmalara ne avantaj sağlıyor?

•    Düzenli hasat alımı ve bununla birlikte sürdürülebilir tarım modeli.
•    Alım yapılan çiftçi ve kuruluşların tanınması sonucu güvenli üretim.
•    Üretim alanları hakkında bilgi sahibi olunması.
•    Yıl boyunca yapılan tarımsal çalışmaları takip edebilme.
•    16 yaş altı çocuk işçilerin 9 kullanılmaması.

Çiftçiye ne avantaj sağlıyor?

•    Alım garantisi.
•    Serbest piyasa bedelinden yüzde 4 daha fazla fiyat farkı alması.
•    Çuval desteği.
•    Mubayaa esnasındaki hamaliye desteği.
•    Banka yolu ile peşin bedel ödemesi alınması.
•    Sertifika bedellerine destek.
•    Tanmsal geziler ve fuar desteği.

Bankaların yeni açılım alanı oldu

Sözleşmeli üretim modelinin yaygınlaşması bankaları da harekete geçirdi. Bu konuda özel departmanlar kuran ve kredi sistemi geliştiren pek çok banka bulunuyor. Bankalar, sözleşmeli üretim yapan çiftçilere özel imkanlarla kredi kullandırıyor.

GARANTİ BANKASI: “ÜZÜM VE TÜTÜNDE ARTIŞ VAR”

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, 2007 yılında 250 milyon TL olan tarım kredileri plasmanının 2012 yılı sonu itibarıyla 913 milyon TL’ye ulaştığını söylüyor. 2013 yılı hedeflerinin 1 milyar TL’nin üzerine çıkmak olduğunu vurgulayan Karadere, şöyle devam ediyor: “Şu anda eski kullandıranları yenilediğimiz gibi özellikle üzüm ve tütün ürünü özelinde faaliyet gösteren firmalarda kullandırımlarımız artarak devam ediyor. Yıl sonu itibariyle 2 katına yakın bir artış olmasını bekliyoruz.”

İŞ BANKASI: SÖZLEŞMELİ KREDİYİ GENİŞLETECEK

Tarım kredilerini bir önceki yıla oranla yüzde 34 büyüten iş Bankası, geçen yıl sözleşmeli üretim kredisi vermeye başladı.

Şirketin, 2012’de nakdi kredi oranları bir önceki yıla göre yüzde 34 artarak 1 milyar 143 milyon TL’ye ulaştı, iş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat ince, 2012’de başladıkları Sözleşmeli Üretim Kredisi uygulamasına ağırlık vererek devam edeceklerini belirtiyor.

ZİRAAT BANKASI: YÜZDE 75’E KADAR KREDİ VERİYOR

Firmalara Ziraat Bankası sözleşmeli üreticilerin üretim faaliyetleri için tedarik ettiği girdi/hizmet bedellerinin yüzde 75’ine kadar kredi veriyor. Üreticilere yönelik kredi ise ürün bedeli alacağının azami yüzde 75’ine kadar veriliyor.

ŞEKERBANK: 2 BİN ÜRETİCİYLE ÇALIŞIYOR

Yılda ortalama 2 bin adet sözleşmeli üretim yapan çiftçiye tarım kredisi kullandıran Şekerbank, 2013’te tarımsal kredilerde yüzde 50 oranında büyümeyi öngörüyor. Sözleşmeli üretim kredilerinde de aynı şekilde yüzde 50 büyüme öngördüklerini söyleyen Şekerbank İşletme ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Halit Yıldız, çalışmaların devam ettiğini söylüyor.

DENİZBANK: YATIRIM KREDİSİ KULLANDIRIYOR

Denizbank, son altı yıldır özel bankalar arasında tarım sektörüne en fazla kredi kullandıran banka. Denizbank’ın tarım sektörüne kullandırdığı kredilerin büyüklüğü 3 milyar TL’ye ulaştı. Tarımın her aşamasında yer alan bir banka olarak sözleşmeli tarımın finansmanını da çok önemsediklerini söyleyen Denizbank Tarım Bankacılığı Pazarlama Projeler Grup Müdürü Dr. Levent Öztürk, hem işletme giderlerinin karşılanması hem de yeni yatırım için kredisi kullandırdıklarını belirtiyor.

FİNANSBANK: YÜZDE 50 ARTIŞ BEKLİYOR

2012 yılında sözleşmeli tarım kredisi kullandırmaya başlayan Finansbank, 2013’te geçen yılın en az yüzde 50 üzerinde bir hacim ve müşteri artışı bekliyor. Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Erkin Aydın, 2014 için de sanayi ürünleri başta olmak üzere mısır, pamuk ve diğer ürünler için özel kredi paketleri hazırladıklarını söylüyor. Banka, üreticilere yönelik hazırladığı sözleşmeli üretim kredisi kapsamında üretim maliyetinin yüzde 85’ini karşılıyor. Kredide 24 aya kadar vade imkanı sunuluyor.

AKBANK: ÜRÜNE ÖN FİNANSMAN KREDİSİ

Akbank, üreticilerin tohum, gübre, ilaç, sulama ve işçilik maliyetlerinin karşılanmasına yönelik ‘Ürün Ön Finansman Kredisini sunuyor. Ürün hasat dönemine bağlı olarak geri ödemesiz dönem avantajı ile vade sonunda ana para ve faiz ödeme imkanı sağlıyor. Akbank KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, “36 ay vadeli Damla Sulama Kredisi ile de sulama ekipmanlarına kolaylıkla sahip olabiliyorlar. Sera kurulumu ve mevcut seraların bakımı ya da genişletilmesi için Sera Kredisi’ni, hisseli arazi ve yeni tarla alımları için ise Bahçe/T arla Kredisi’ni 60 aya kadar vade imkanı ile sunuyoruz” diyor.

YAPI KREDİ: YÜZDE 100 ARTIŞ VAR

Yapı Kredi, 2012 yıl sonu itibarıyla 35 binin üzerinde çiftçiye 650 milyon TL tarım kredisi kullandırdı. Sözleşmeli tarım kredisi kullanımı 2013 yılı haziran sonu rakamlarına bakıldığında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 100’ün üzerinde arttı. Yapı Kredi Bankası Perakende Bankacılık Pazarlama Grup Direktörü Mehmet Cemalcılar, üreticilerin sözleşmeli tarım kredisi ürününden vade sonunda anapara artı faiz ödemeli olarak ve 12 aya kadar vade seçenekleri ile yararlanabildiğin’! söylüyor.

Şirketler ne yapıyor?

YAŞAR HOLDİNG: Yem bitkileri ve hindi etinde sözleşmeli üretim yaptırıyor. Yem bitkilerinde bin 300 dekar olan sözleşmeli üretim alanını 2015’e kadar 2 bin 200-2 bin 300 dekara çıkaracak.

DOGANAY GIDA: 7 bin dekarlık alanda 30 farklı üreticiyle çalışıyor. Önümüzdeki yıl 2 kat artıracak.

METRO TOPTANCI MARKET: Yıllık ortalama 60 üretici ile 300 dekarı bulan bir alanda üretim   yaptırıyor. Spesifik ürünlerde sözleşmeli tarımı artıracak.

KASTAMONU ENTEGRE: 70 bin okaliptüs fidanını Adana çevresindeki çiftçilere ücretsiz olarak dağıtan şirket, önümüzdeki 8-10 yılda geri dönüş alacak. Bu durum sektöre de önemli girdi sağlayacak.

ANADOLU EFES: Toplam 245 bin dekar alanda sözleşmeli arpa, 2 bin 469 dekar alanda sözleşmeli şerbetçiotu üretimi yaptırıyor. Sözleşmeli üretimi artırmak için yıllık 6 bin ton olan sertifikalı maltlık arpa tohum dağıtımını 9 bin tonlara ulaştıracak.

HİPP: Dünyanın en büyük organik mama üreticilerinden biri olan Hipp, yaklaşık 800 üretici ile çalışıyor. Şirket, sözleşmeli çiftçi sayısını artırmak için arayışta. BARİLLA GIDA: Şanlıurfa ve Mardin illerinde 30 bin dekar alanda sözleşmeli tarım yaptıran Barilla, yaklaşık 100 üreticiyle çalışıyor. Şirket, Orta Anadolu’da da üretici arıyor.

KONYA ŞEKER: Sözleşmeli tarımla şeker pancarı ve patates üreten Konya Şeker, patates üretimini üç kat artıracak.

EURO GIDA: 10 bin dekarlık alanda salatalık, kırmızı biber, yeşil biber, lahana ve dereotu ekimi yaptıran şirket, yıllık 16 bin ton ürün alımı yapıyor.

FEYZ TARIM: Yaklaşık 2 bin dekar buğday ve silajlık mısır ekimi yaptırıyor. Bin 200 ton buğday kuru ot ve 6 bin ton mısır silajını sözleşmeli tarım modeli ile alıyor.

NALÇABASMAZ TARIM ÜRÜNLERİ: Antakya’da 6 bin 340 dekar alanda yaklaşık 2 bin 500 ton kütlü pamuk üretimi gerçekleştiriyor. 48 çiftçiyle çalışıyor. Üç yılda üretim ve çiftçi sayısı 2 kat artırdı.

NOOR FINDIK: Giresun’da Keşap, Espiye ve merkez ilçelerde bulunan toplam 3 bin 500 dekar arazide 97 çiftçiyle sözleşmeli tarım yapıyor. Yıllık üretim kapasitesinin tamamını sözleşmeli tarımla alıyor.

Burcu Tuvay / Ayşegül Pehlivan Sakaryalı / Ekonomist Dergisi / www.myfikirler.com





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir yorum

  1. Sözleşmeli tarım = çiftçinin sırtından zengin olma

    Sözleşme imzalama komik rakamlara malını satma çiftçi kardeşim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir