Anasayfa / Haberler / Sureyeden Gelen Kaçak Mallar Piyasanın Dengesini Bozmaya Başladı

Sureyeden Gelen Kaçak Mallar Piyasanın Dengesini Bozmaya Başladı




Suriye’den Türkiye’ye kaçak yollarla pamuk, zeytinyağı, et ve canlı hayvan geliyor. Yasadışı ticaret henüz iç piyasayı bozacak boyutlara ulaşmış değil.

Ama gelecekte birçok sektör için risk yaratabilir.

kacak mallar

SURİYE, Türkiye’nin en uzun sınır hattına sahip komşusu. Yaklaşık 900 kilometrelik bir sınırdan bahsediyoruz. Bu uzun sınırda beş adet sınır kapısı mevcut. Suriye ile ticaretimiz, ülkedeki iç karışıklığa kadar sürekli artan bir ivmedeydi. 2 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmi yakalanmış, üç yıl içinde de 5 milyar dolar hedefi konmuştu. 2 milyar dolarlık dış ticaretin 1.5 milyar doları bizim ihracatımızdı. Iç savaşla birlikte iki ülke arasındaki ticaret bıçak gibi kesildi. Şu aşamada sadece insani yardımlar ve temel ihtiyaç maddeleri Suriye’ye gönderiliyor.

Son zamanlarda Suriye sınırında ticaretin arttığına yönelik duyumlar aldık. Konuyu araştırırken ilginç bilgilere ulaştık. Dış ticaret kapılarda resmen durmuş olsa da 900 kilometrelik sınır boyunca ticaret hep devam etmiş. Ülkede iç savaş yaşanırken de haliyle hayat devam ediyor. İç savaşın yaşandığı ülkenin vatandaşları ihtiyaçlarını ülke dışından karşılarken kendi ürettiklerini de yine yurtdışına satıp yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Haliyle ticaret bir şekilde devam ediyor.

Türkiye’den Suriye’ye tıpkı resmi ihracatta olduğu gibi daha çok temel ihtiyaç maddeleri satılıyor. Suriye’den Türkiye’ye ise kuzu eti, zeytinyağı, süs balığı, pamuk, ev aletleri, otomobil parçaları gibi ürünler geliyor.

PARA PEŞİN!..

Suriye sınırının en hareketli olduğu bölge kuşkusuz Hatay ili ve çevresi. 100 bine yakın Suriyeli Hatay’daki kamplarda misafir ediliyor. Dolayısıyla ticaretin de en hareketli olduğu il burası. Hatay’da faaliyet gösteren Çankaya Şirketler Grubu’nun sahibi Bedii Çankaya da sınırdaki hareketliliği doğruluyor. Suriye tarafından her türlü ürünün geldiğini söyleyen Çankaya şu bilgileri veriyor:

“Ticaret gayri resmi oluyor. Ülkede sanayi üretimi yok. Ancak daha önce üretilen ve depolarda saklanan birçok ürün sahipsiz halde. Bu depolardaki her türlü ürünün kontrolsüz bir şekilde Türkiye’ye girdiğini duyuyoruz. Yağmalanan eşyalar Türkiye tarafında nakde çevrildiği bilgisi bize ulaşıyor. Çalıntı araçların parçalarının satıldığını da duyuyoruz. Öte yandan yasal ticaret de devam ediyor. Cilvegözü Sınır Kapısı açık. Kapının Suriye tarafını Özgür Suriye Ordusu kontrol ediyor. Daha çok temel gıda ve ihtiyaç maddeleri gidiyor. O taraftan da artık ne bulurlarsa getiriyorlar. Bu ortamda haliyle ticaret peşin dönüyor.”

KUZU DAĞLARDAN GELİYOR

Sınırdan en çok geçen ürünlerden biri ise canlı hayvan. Suriye’de özellikle koyun popülasyonu fazla. Koyun ve kuzuların dağ yollarından Türkiye’ye girdiği söyleniyor. Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz Ulusal Kırmızı Et Konseyi Başkanı Ahmet Yücesan, “Resmi olarak bir bilgimiz yok. Ancak bizim de kulağımıza geliyor. Özellikle kuzu ve kuzu eti geldiğini duyuyoruz. Ancak fiyatlara ve piyasaya etki yaratacak boyutta olmadığını söyleyebiliriz. Konuşulduğu kadar olsaydı kuzu eti fiyatları düşerdi. Oysa fiyatlarda bir miktar artış var” diyor.



10 BİN TON PAMUK GELDİ

Suriye ile sınır komşusu olan Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabri Ertekin, her türlü ihtiyaç maddesinin Şanlıurfa’dan Suriye’ye gönderildiğini söylüyor. Akçakale kapısında işlemlerin yapıldığını söyleyen Ertekin, savaştan önce Suriye ile sadece Şanlıurfa’dan 100 milyon dolarlık ticaret yapıldığını hatırlatıyor. Ertekin, “Şu anda kapıdan yapılan ticaret 15-20 milyon dolarlara geriledi. Makarna ve un başta olmak üzere genellikle gıda maddeleri gönderiliyor. Ülke istikrara kavuştuğunda eskisinden daha iyi noktalara da gideceğini tahmin ediyorum” diyor. Ertekin, Suriye tarafından ise bir miktar pamuk geldiğini söylüyor. İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle de Suriye tarafından 10 bin tonun üzerinde pamuk geldiğini duyduklarını söylüyor. Bu miktarın piyasayı bozacak boyutta olmadığını söyleyen Gülle, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bu miktar orta boy bir fabrikanın bir yıllık ihtiyacına denk gelir. Dolayısıyla piyasa açısından fazla önemi yok. Ayrıca görünen o ki ticareti hiçbir şey engelleyemiyor. Savaş da olsa ticaret bir şekilde devam ediyor. İnsanlar hayatlarını bir şekilde devam ettiriyor” diyor.

JAPON BLIĞI SÜRPRİZİ

İç savaş nedeniyle Suriye ile dış ticarette yaşanan karmaşa akla gelmedik bazı ticari alanlarda ciddi sorunlar yaratabiliyor. Sorun alanlarından birisi de “Japon balıkları” piyasası. Japon balıklarının önemli bir kısmı ithal edilirken bir kısmı da Türkiye’de üretiliyor. Türkiye’nin en büyük süs balığı üreticisi, Bergama merkezli Ortadoğu Akvaryum Suriye’den gelen Japon balıkları nedeniyle zora girmiş. Aylık 200 bin adet Japon balığı üreten firmanın sahibi Coşkun Kayalarlıoğulları, şunları söylüyor:

“1980 yılından bu yana faaliyet gösteriyoruz. Bizim toplam üretimimizin yarısı Japon balığı idi. Bizdeki maliyeti 68 kuruş olan Japon balıklar 65 kuruşa piyasaya satılmaya başlandı. Baktık ki bunlar Suriye’den getiriliyor. Duyduğumuza göre 25 kuruşa toptancıya geliyormuş. Sadece bu işi yapan yeni toptancılar türedi. Eskiden katırlarla gelen balıklar şimdilerde tırlarla geliyormuş. Bu süreçte zarar etmeye başladık. Yarı yarıya küçüldük. Bünyemizde 32 kişi çalışıyordu, 11’e düşürdük. 200 bin adet olan aylık Japon balığı üretimimiz 40 bine düştü. Böyle giderse tesisi kapatacağız.”

MARDİN ZORDA

Suriye ile sınır komşusu olan Mardin’de ise yaprak kımıldamıyor. Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Ali Tutaşı, Nusaybin Sınır Kapısı’nın kapalı olduğunu belirterek, “İnsan giriş çıkışı bile yok, değil ticaret olsun. Yaprak kımıldamıyor. Ticaret durmuş durumda. Umarız eski günlere geri döneriz” diyor.

Gaziantep merkezli Eyüp Lojistik’in sahibi Eyüp Bartık ise gelecekten umutlu. Türkiye’nin bölge için bir risk aldığını söyleyen Bartık, “Bu yılın sonuna kadar Suriye’nin sorunlarını çözeceğini tahmin ediyoruz. Ticaretimizin de eskisinden daha iyi olacağını düşünüyoruz. Irak’ta da bunu yaşadık. Bugün Irak Türkiye’nin ikinci büyük ihracat kapısı oldu. Suriye’nin de istikrara kavuşmasından sonra Türkiye’nin önemli bir ticari partneri olacağını tahmin ediyorum” diyor.

İdriz Çokal / Para Dergisi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir