Anasayfa / Ekonomi-Finans / Tarım Bankacılığı, Tarım Kredileri

Tarım Bankacılığı, Tarım Kredileri




Bankalar tarlalara indi

Bankalar, 10 yıl öncesine kadar Ziraat Bankası ve Tarişbank dışında tarıma pek ilgili değildi. Bankaların son beş yıldır giderek artan bir ilgiyle tarıma yöneldikleri görülüyor. Henüz bankacılık sisteminden faydalanmayan çiftçilerin çokluğu, toplam krediler içinde tarım kredilerinin payının büyüme potansiyeli sunması, tarım bankacılığının bütün bankaların stratejik faaliyetlerinden biri olacağına işaret ediyor.

Büyüme ve inovasyon iştahı yüksek olan tarım ve hayvancılık sektörleri, son yıllarda yerli ve yabancı birçok girişimcinin yatırım alanlarından biri. Artık bankalar, tarım için özel paketler, kredi kartları hazırlarken, tarımsal krediler birimi kurdu. Kısacası doğal kaynakların verimli kullanımına giderek daha çok dikkat çekildiği günümüz dünyasında, tarım sektörünün tüm değer zinciri ve tarımın finansmanı önemini artırıyor.

Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 9’unu, istihdamın da yaklaşık yüzde 24’ünü oluşturan tarım, geleneksel tabirle “tohumdan hasada” finansman ihtiyacı duyan ve kendine özgü dinamikleri olan, üretim yoğun bir sektör. www.myfikirler.com Bu dinamik yapı, sektörün finansman ihtiyaçlarını da farklılaştırıyor. Sektörel finansmanda önemli olan iki unsurdan birincisi, finansman kaynaklarına mümkün olduğunca hızlı ve kolay ulaşmak, diğeri de ödeme dönemlerinin gelir elde etme dönemine yani hasat zamanına uygun olması.

Öte yandan genel olarak ülkemizde çiftçilerin büyük bir çoğunluğunun bankalardan finansman sağlamadıkları görülüyor. Tarım sektörüne kullanılan nakdi kredilerin toplam nakdi krediler içindeki payının yüzde 4 civarında olduğu dikkate alınırsa, çiftçilerin bankacılık sisteminin yeterince içinde olmadığı ifade edilebilir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde tarımın önemini artıracağı, buna paralel olarak tarım bankacılığının bütün bankalar açısından stratejik faaliyetlerden biri haline geleceğine dikkat çekiliyor.

BU YIL 31,4 MİLYAR KREDİ

Tarım kredilerinin artışına baktığımızda son beş yılda, yani 2008 sonundan 2012 Ağustos sonuna göre yüzde 143’lük bir artış görüyoruz. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Ağustos 2012 verilerine göre bankaların sağladığı tarım kredileri, 31 milyar 347 milyon TL. Yani geçen yılın aynı dönemine göre kredi miktarında yüzde 7,5 artış görülürken, 2011 sonuna göre tarım kredilerindeki artış yüzde 3,6 oldu.

Rakamlardan da görüldüğü gibi sektörün yarattığı GSYlH ile kredi hacmi kıyaslandığında diğer sektörlere göre çok daha fazla büyüyeceği öngörülüyor. Bankalar da bu büyümeyi öngörerek, banka içindeki yapılanmalarını konumlandırıyor.

Bankalar, tarımsal işletmelerin finansman ihtiyacının yanı sıra tarım danışmanları ile finansal danışmanlık desteği de sunuyor. Çünkü sektörün, doğal faktörler gibi birçok bağımsız değişkene bağlı olan çiftçilerin ihtiyaçlarına ve ödeme planlarına uygun tarım ürünlerini sunması büyük önem taşıyor.

KREDİ GARANTİ FONU

Çiftçilik yapanlar toprak sahibi olmadığı gibi genellikle toprağı kiralayarak üretim yaptıkları için bankaların en çok zorlandıkları konu teminat. Kiralama, yani icarın yanı sıra, tarımsal arazilerin hak ettiği rayiç ile değerlendirilememesi ve satış kabiliyetlerinin düşük sayılması, en önemli konulardan biri.

Tarımsal hasıl ve verimlilik arttıkça tarımsal arazilerin değeri de artabilir. Fakat bunun için üreticilerin de topraklarını bölmemesi, çok parselli arazileri bir araya getirecek yatırımları yapması gerekiyor. Çünkü bu kadar çok parçalı ve küçük araziler için değer artırıcı yatırımlar yapmak ekonomik ve kolay değil. Bu bağlamda kamu kurumlarının arazi toplulaştırma çalışmaları, bankacılar tarafından sevindirici bir gelişme olarak yorumlanıyor.



Öte yandan kiralık arazilerin çiftçilerin teminat kapasitesini azalttığı da biliniyor. Fakat kiralık arazilerde üretim yapan üreticilerin çoğunlukla kendi arazileri de var. Daha fazla üretim yapabilmek için kiralama yapan birçok çiftçi var.

Bu ve benzeri teminat sorunlarının çözülebilmesi için Avrupa’da da örnekleri olan Kredi Garanti Fonu (KGF) gibi önemli uygulamalar var. KGF tarım sektörüne de kefalet sağlıyor ve bu imkan giderek daha fazla sayıda çiftçi tarafından kullanılıyor. Dolayısıyla ülkemizde de tamamen kırsal kredilere yönelik bir garanti fonu uygulaması da akıllara geliyor.

DOĞRU ÖDEME PLANI

Bankalar ise, tarım sektörüne yönelik uygulamalarında, krediye konu tarımsal faaliyetin çiftçiye yeterli geliri sağlaması ve kredinin geri ödemesini teminat etmesi halinde kredi kullandırıyor. Yine toprak sahibi olmayıp kiralama yapan üreticiye de kefalet ve gayrimenkul teminatıyla kredi kullandırıyorlar. Bununla birlikte bankalar kullandırdıkları tarımsal kredilerde teminat olarak mutlaka gayrimenkul ipoteği talep etmiyor. Müşteri kredibilitesi, tarımsal gelir ve giderleri ile birlikte tüm nakit akışı dikkate alınarak değerlendiriliyor ve ortaya çıkan sonuca göre teminat belirleniyor. Yani teminat seçenekleri arasında gayrimenkul ipoteği tek seçenek değilken, artık bir kefaletle, hatta kefilsiz sadece üretici imzasıyla kredi kullandırılabiliyor. Dolayısıyla çiftçilerin kredi dönüşleri genel olarak iyi bir performans gösteriyor. Doğru ödeme planı yapıldığında, tarımsal kredilerde geri dönmeme oranının göreceli olarak düşük olduğu görülüyor.

BÜYÜME HEDEFLERİ YÜKSEK

29 özel tarımsal kredi sunan Finansbank’ın Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkin Aydın, sundukları üretim risklerini karşılayacak TARSİM sigorta ürünlerinin de önemli olduğunu vurguluyor. Finansbank, bugüne dek yaklaşık 12 bin üreticiye 600 milyon TL civarında plasman ayırdı.

Aydın, 2013’te tarım sektöründe iddialı olacaklarını ifade ederek, hedeflerini ortaya koyuyor: “Amacımız beş yıl içinde pazar payında ilk 3’e girmek. 2013 yılında plasmanımızı iki kat büyüterek sektöre destek vereceğiz.”

Besicilik, Süt Hayvancılığı, Arıcılık, Balıkçılık ve Su Ürünler, Bitkisel Üretim, Organik Tarım gibi birçok sektöre özel kredi ürünleri bulunduğunu belirten Aydın, tarımsal işletmelerin önemli sorunlarından birini pazar entegrasyonu olarak ortaya koyuyor, “işletmelerimiz üretimleri kaliteli ve istenilen miktarda olsa dahi istenilen fiyattan istenildiği zaman satış şansı bulamıyorlar” diyen Aydın, bu entegrasyonu sağlamak için Sözleşmeli Üretim Modeli ile üretimi özel olarak desteklediklerinin altını çiziyor.

RİSK PAYLAŞIM FONU ÖNERİSİ

Garanti Bankası da 2007’de 250 milyon TL olan tarım kredileri plasmanını 2011 sonunda 710 milyon TL’ye, 2012 ilk yarısı itibariyle de yüzde 200’ü aşan bir artışla 788 milyon TL’ye ulaştırdı. Garanti Bankası KOBt Bankacılığından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, 2010 yılı ile karşılaştırıldığında yüzde 40’in üzerinde bir artış sağladıklarını ifade ederek, tesis ettikleri kredilerinin yüzde 25’inin yatırım kredisi, geri kalanının ise işletme ve destek kredisi olduğu bilgisini veriyor. Bir süre önce Tire Süt Kooperatifi ile girdikleri işbirliğ so-nucunca Garanti Takas Kart ürününü sunduklarını hatırlatan Karadere, ayrıca, sorunların uzun vadede çözümüne ilişkin, “Özellikle tarımsal kredi garanti fonu veya tarımsal risk paylaşım fonu benzeri bir yapının ülkemizde kurulmasını mutlak bir gereklilik olarak görüyoruz. Bu tip bir kredi garanti fonu kumlana kadar biz banka olarak küçük çaplı projelerde gerçekleştirdiğimiz işbirlikleri kapsamında uluslararası kuruluşlarla risk paylaşım anlaşmaları yaparak ilerlemeye gayret gösteriyonız” önerisinde bulunuyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir