Anasayfa / Ekonomi-Finans / Tasarımla Fark Yaratmak

Tasarımla Fark Yaratmak




İMALAT YAPAN ŞİRKETLERİN TASARIMA GEÇMESİ, ÇIN YERİNE BATI ZAYIFLAYAN EKONOMİLERİNİ OLUŞTURAN ŞİRKETLERLE RAKİP OLMAYI SAĞLIYOR. BU, CESUR ŞİRKETLER İÇİN İYİ BİR TERCİH. 

Tasarım yapan ŞİRKETİN ne anlama geldiğini anlamak için elektronik cihazlann etiketlerine bakmak yeterli. Kaliforniya’da ya da Avrupa’nın niş bir bölgesinde tasarlandığının yazılı olduğu etikette, üretim yeri bilgisi olarak P.R.C. (People’s Republic of China) ifadesinin yer aldığı birçok ürün bulunuyor. “Çin malı” ifadesi kalitesizlikle eş tutulduğu için P.R.C. kısaltmasının tercih edildiği bu etiketler, hangi coğrafi bölgedeki yaşam tarzı ve ücretleri tercih edeceğiniz kadar, kiminle rekabet edeceğinizi de ortaya koyuyor.

İşin bir diğer tarafında da katma değer konusu yer alıyor. Herkesin yapabileceği ya da yapabilir hale gelmek için çok büyük bir yatırım yükü altına girmenin gerekmediği işler, doğal olarak geleceğe daha büyük güvenle bakmaya olanak tanıyor.

Eylülde Türkiye’yi ziyaret eden satranç ustası Garry Kasparov, bu alanda adım atacaklar için cesaret verici bir değerlendirme yaptı. “Bugünün ‘teknoloji harikası’ iPad’de kullanılan teknoloji 1981’den kalma. Apple’ın kasasında 70 milyar dolar yatarken, teknoloji geliştirmekten bahsetmek yerinde değil. O şirketler artık yatırımcıya dönüşmüş durumda” diyor. Kasparov’un teknoloji ve tasarım tarafında işaret ettiği bu dönüşüm bir yandan da oluşan bir boşluğa işaret ediyor. Türk şirketlerinin marka yaratma konusundaki durumları bilinirken “Bu boşluğu dolduracağız” diye yola çıkmaları çok doğru bir adım gibi görünmüyor, ancak daha pahalı olan teknoloji geliştirme tarafına olmasa da tasarıma yönelik adımlar kısa sürede sonuç vermeye hazır görünüyor.

Sermaye derinliği ve ölçek olarak bakıldığında fazlaca risk alma şansı olmayan Türk şirketleri, kendi iş süreçlerini de iyileştirecek tasarım adımlarını attıkça, gelecek için daha önemli bir sonucun zemini oluşuyor. Bu şirketler, kendi performansları ile birlikte içinde yer aldıkları yapının performansını da yükseltirken gelecekteki daha büyük hedefleri göze almalarını sağlayacak, birlikte çalışma düsturunu da elde ediyor.

İlk yerli tank projesinde görev alan Sistem Teknik, burada tasarım hızını ikiye katlayan ve prototip hatalarını neredeyse sıfırlayan üç boyutlu bilgisayar destekli tasarım (CAD) ailesi yazılımları ile milyon dolarlık projelere uzanıyor. Üretim maliyetlerini de önemli oranda düşüren Solidworks yazılımını kullanan firma, Türkiye’nin en önemli savunma projelerinden biri olan Altay Projesi kapsamında Makine Kimya Endüstrisi’ne (MKE) ilk yerli tank üretimi için gerekli namlunun modem ısıl işlem tesisini kurdu.

Özel ihtiyaçları nedeniyle Solid-works yazılımı ile birlikte çalışan birçok özel yazılım geliştirerek kendine özel bir uygulama ortamı oluşturan Sistem Teknik’in proje müdürü Serkan Güneşoğlu, hacimli projelerle çalıştıklarını ve projelerde yapılan bir hata ve gecikmenin müşterinin tesisinde işin durmasına neden olarak, bazen üç kata varan maliyet artışlarına neden olduğunu söylüyor.

Güneşoğlu, “Prestij kaybı bazen ürün maliyetinden çok daha büyük bir risk oluşturuyor” diyor. Ölçülebilen tarafta ise, Sistem Teknik’in proje maliyetlerini yüzde 10 civarında azaltarak rekabet gücünü artırdığı görülüyor.

1972’den bu yana kalıp sektöründe yer alan TEKİŞ, verimliliğin yanında itibannı ve güvenilirliğini tasarımdaki gücü ile koruyor. Peugeot-Citroen, Siemens, Ar-çelik gibi ana sanayi kuruluşları ve lider yan sanayi firmaları için üretim yapan TEKIŞ, hata payını yüzde l’e düşürerek ihracat tarafina ağırlığını veriyor. Cirosunun yüzde 55’ini ihracattan elde eden TEKİŞ’in genel müdür yardımcısı ve Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği (UKÜB) Başkanı Şamil Özoğul, ‘TEKİŞ’in ihracatının yüksekliği, hata payını olabilecek en alt düzeyde tutması” diyor.

Tasarım tarafında fark yaratarak bu başarıyı elde eden TEKİŞ, mühendislerin ve teknik ekibin uluslararası dili olan üç boyutlu veriyi iyi kullanırken, uluslararası gelişmeleri de yakından takip ediyor. Özoğul, “Dünyada üretim merkezleri kuzeyden güneye, batıdan doğuya doğru yer değiştirirken, Türkiye maliyet ve performans açısından buluşma noktası oldu. Özellikle kalıp sektörünün en çok hizmet verdiği otomotiv ve beyaz eşya alanlarında Türkiye’nin büyük bir üretim merkezi olması, gelecek için düşünülen konular arasında” diyor. Bunun sağlanması için yan sanayiye yeterince önem verilmesi ve kalıp konusunda yurtdışına bağımlılığın aşılması gerekiyor, ancak bunlar TEKIŞ’in ötesinde ülke stratejisi kapsamında üzerinde durulması gereken konular.

Telekomünikasyon kuleleri başta olmak üzere, talaşlı imalat ve kaynak-kesim sanayinde faaliyette olan Emek Group, GSM kuleleri işinde 2010 itibariyle Fransa’da 385, Cezayir’de 460 ve Sudan’da 210 kulesi ile dikkat çeken bir oyuncu. Ortadoğu ve Afrika’da lider marka olma hedefi doğrultusunda hareket eden Emek Group, tasarım yazılımını iş sürecindeki belirsizliklere karşı güçlü bir silah durumuna getirmiş bulunuyor. Emek Group Etüt ve Mühendislik Bürosu Konstrük-törü Faruk Yavuz, “İmalata geçmeden, tasarımın eksikleri kolaylıkla fark edilebiliyor, buna göre tasarımı yeniden şekillendirebiliyoruz. Teknik aşamada ise müşterinin detaylarını bizle paylaşmadığı parçaların ölçülerini SolidWorks ile görebiliyor, buna göre fiyatlandırma yapabiliyoruz” diyor. Özellikle hedeflenen coğrafya düşünüldüğünde, bu, rekabet açısından önemli.



Türkiye’nin önde gelen ofis mobilyaları üreticilerinden Nurus, yükselen yeşil ofis trendi ile atbaşı gitmek için tasarım tarafında gerekli adımlan atıyor. Özgün ve niş ofis mobilyaları ile tüm dünyada tanınan Nurus, tasanm mühendisliği sürecini yan yanya kısaltmış ve oluşabilecek hatalan en az yüzde 90 oranında azaltmış durumda.

Tasanmlan henüz üretim aşamasına geçmeden SolidWorks üzerinden baştan sona izleyebildiklerini söyleyen Nurus Yönetim Kurulu Başkan Vekili Renan Gökyay, “Tasanm aşamasındaki tüm değişiklikleri çok hızlı biçimde ve sıfir maliyetle gerçekleştirebiliyoruz” diyor.

Bu, yaklaşık 30 ülkeye ihracat yapan Nurusun yeşil mobilya konsepti açısından önemli bir özellik.

Tasarım yazılımı ile bu başarıların arkasındaki yer alan Solidworks, tasarım ile farklılaşma konusunu gündeme oturtmaya özel bir önem veriyor. Solidworks Türkiye ve Yunanistan Bölge Satış Yöneticisi Murat Tü-züm, sağladıkları faydanın rakamsal boyutu için, “SolidWorks’ün imalat sektöründe kârlılığa yüzde 15-20 oranında katkı sağladığı tahmin ediliyor” diyor. Tasarım ile inovasyonu birleştiren şirketlerin çok daha büyük fayda elde etmesi mümkün.

Anadolu Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Yüksekokulu Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi M. Emin Arslan, “Tasarım günümüzde önemli bir rekabet aracı. Tasarım, markalaşmanın ve büyümenin en önemli unsurlarından biri ve şirketlerin en önde gelen büyüme odaklan” diyor. Üretim teknolojilerinin değişmesiyle birlikte tüm dünyada üretilen ürünler fiyat ve kalite açısından yaklaşık aynı seviyelere geldi. Tüketiciler, fiyatı ve kalitesi aynı olan ürünler arasında tercih yapmak durumunda kaldıklarında, tasarım ön plana çıkıyor.

Arslan, “Günümüzde iyi bir tasarımı iyi bir yatırım olarak da kabul etmek gerekiyor. İşletmelerin, özellikle KOBİ’lerin bu yoğun rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri ve büyüyebilmeleri için maliyet veya finansman temelli çözüm arayışları bulmanın yanında, pazarda sürekli rekabet avantajı sağlayacakları tasarım odaklı stratejiler geliştirmeleri gerekiyor” diyor. Dünya genelinde bunun doğruluğunu kanıtlayan örnekler var.

Geliştirdiği Cervelo R5ca modeli, dünyanın en pahalı bisikleti olarak Kanadalı bisiklet üreticisi Cervelo’ya yüzdelerle açıklanamayacak bir değer katıyor. Cervelo’nun sıfırdan yarattığı ve yapımında çok özel kom-pozit malzemeler kullanılan Cervelo    R5ca, 675 gramlık ağırlığa sahip. Sıkıştırılmış 350 fiber katmanından oluşan karbon/epoksi karışımı gövdesi ile profesyonel bisikletçilerin gözdesi bisiklet az sayıda üretiliyor ve 10 bin dolan aşan fiyatla satılıyor.

Cervelo’nun analitik yazılımlarıyla entegre çalışan SolidWorks tasanm ve simülasyon ortamında hayat bulan bisiklet, başan için gereken özelleştirilmiş ortam yaratma koşulunu vurgulayan bir örnek oluşturuyor. Bisikleti oluşturan çeşitli parçala-nn ve kullanılan kompozit malzeme üzerindeki yüklerin test edildiği çeşitli analiz yazılımlanyla entegre çalışan SolidWorks, özellikle metrekareye 80G baskıya dirençli kompozit malzemesiyle Cervelo R5ca’nm ortaya çıkmasında önemli bir role sahip.

ABD vatandaşı Dan Didrick, mühendislik birikimi olmadan, insan parmaklanmn yerini alan X-Fingers’ı tasarlayarak taşanının iş boyutu konusunda çarpıcı bir örnek oluşturdu. Didrick’in tasarladığı, dünyanın ilk hareketli yapay parmak seti, sekiz yıllık çalışmanın ardından, doğal beden parçalarını herhangi bir elektronik araç desteği olmaksızın tam anlamıyla taklit edebilme yeteneğine sahip hale geldi. X-Finger olarak adlandınlan parmaklar, günümüzde engellilerin metal parayı yerden alma, düğme ilikleme, ayakkabı bağcığı bağlama ve mektup yazma gibi eylemleri gerçekleştirmesini sağlıyor. Didrick Me-dical, pannaklann farklı işlevlerine bağlı olarak bugün beş ayrı kalınlıkta, 16 farklı uzunlukta ve sayısız parmak hasarı profiline uygun 500 civarında X-Finger modeli üretiyor.

X-Fingers, Didrick’i bütün dünyada tanınan bir şirketin sahibi yaptı. Didrick’in şirketi önemli bir ihtiyaca hitap ederek sağlam bir pazara yerleşmiş durumda. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu kayıtlarına göre, ülkede hemen her yıl yaklaşık 30 bin kişi, kapı çarpması veya elektrikli    araç kullanımından kaynaklanan parmak kayıplan için acil servislere başvuruyor.

Türkiye’de ise, finansal olarak benzer bir haşandan uzak olsa da İTÜ Güneş Teknesi Takımı’nın So-larsplash yanşmasındaki başansı, ileriye dönük önemli bir umut kaynağı. 2008’de dünya İkincisi olan ve 10 farklı ödülle yanşma tarihinde bir seferde en fazla ödül alan takım unvanlı İTÜ takımı, Türkiye’nin yeni yönelimleri yakalayacak tasanmlan ortaya çıkarabileceği konusunda güven veriyor. Finansal başan tarafında ise markayı da içeren farklı adımla-nn atılması gerekiyor. Şu anda bulunulan noktada zor olan takım çalışmasının öğrenilmiş olması, bu adım-lann atılacağı aşamaya gelindiğinde de Türk şirketlerinin hızlı bir öğrenme süreci geçireceğinin teminatı.

Kerem Özdemir





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir