yandex
rulomatik
Anasayfa / Kariyer ve İş / Taşeron İşçilerin Hali Ne Olacak?

Taşeron İşçilerin Hali Ne Olacak?



Taşeron İşçilerin Hali Ne Olacak?, Taşeron İşçilerin Hakları, Türkiye’de Taşeron İşçi Sayısı, Taşeron çalışmak

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon taşeron olduğu tahmin ediliyor. Taşeron çalışmak, asıl işverenin işyerine bir başka işverenin gelerek kendi işçileriyle işin bir bölümünü yapması anlamına geliyor. Bu şekilde çalışanların çoğu daha az ücretlerle, iş güvencesi, kıdem tazminatı, yıllık izin olmadan çalışıyor. Geçen hafta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, taşeron işçilerle ilgili düzenlemelerde bulunacağını açıkladı. Fakat iş hukuku avukatları ve sendikalar bu açıklamaları gerçekçi bulmuyor.

Geçen hafta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, taşeron işçilerle ilgili bir takım düzenlemelerde bulunacağını açıkladı. Çelik, taşeron işçilerin izin, ücret, kıdem tazminatı ve sendikalaşma taleplerinin bulunduğunu, bu sorunların bu dönemde çözüleceğini bildirdi. Çelik, şunları söyledi: “Taşeronda çalışan işçiler yıllık izin kullanamıyor, mutlaka kullanılmalı. Ücretlerinde sıkıntılar, yetersizlikler var. Yıllarca çalışmasına rağmen, asgari ücret alma durumları var, bu konu ele alınacak. Kıdem tazminatından, bir yıl çalışmadıkları için yararlanamıyorlar. Bunu mutlaka kıdem tazminatı çerçevesinde almamız gerekiyor. Bunu gündemimize aldık. Sendika, örgütlü olmalarıyla ilgili de hakları kendilerine tanıyacağız.” (Kaynak: AA)

Alt işverenlik (taşeronluk) İş Kanunu’nun 2. maddesinde düzenleniyor. Buna göre özetle taşeronluk, asıl işin bir bölümünde ya da yardımcı işlerde asıl işverenden iş alınması ve alınan bu işte münhasıran taşeronun kendi işçilerinin çalıştırılmasına deniyor. Bir başka deyişle, asıl işverenin işyerine bir başka işverenin gelerek kendi işçileriyle işin bir bölümünü yapması ve bu durumda aynı adresteki işyerinde hem asıl işveren hem de taşeron (alt işveren) işçilerinin bir arada çalışması. İnşaat, güvenlik, yemek, temizlik, servis, bakım-onarım, sosyal tesis işletmeciliği, kurye, sekreterlik gibi iş türlerinde taşeronluk sıklıkla uygulanıyor. Bu işçilere ilişkin istatistik ve araştırmalara bakıldığında genellikle mevsimlik ya da geçici iş ilişkisiyle çalıştıkları görülüyor. Yani bu işçiler her ay 30 tam gün çalışamıyor. Uygulamada yarı zamanlı çalışma gibi bir çalışma şekli uygulanıyor.

Amaç düşük maliyet
Taşeronluk sistemi, ülkemizde sadece maliyetlerin düşürülmesi amacıyla kullanılıyor. Oysa ki hukuki düzenlemeye bakıldığında, işletme ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerin taşerona verilmesi gerekiyor. Yani, iş ancak teknolojik bakımdan birikim ya da uzmanlık gerektirmesi halinde taşerona verilmeliyken ne yazık ki ülkemizde sadece işgücü maliyetinin düşürülmesi için kullanılıyor. Bunun sonucunda kayıtdışı ya da çok düşük ücretlerle taşeron işçileri çalıştırılıyor. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı ve Bilirkişisi Avukat Cüneyt Alihan Danar, “Taşeron, iş alabilmek için o işi minimum maliyetle gerçekleştirmek zorunda kalıyor. Ülkemizde sigorta prim ve vergilerin yani işgücü maliyetinin yüksek olması sebebiyle taşeronlar rekabette zorlanıyor ve bunun sonucunda da ne yazık ki asgari ücretten fazla ücret veremiyorlar, işçiler de prim, ikramiye ve sosyal haklar gibi yan ödemelerden mahrum kalarak zor şartlar altında çalışmak zorunda bırakılıyor” diyor.

3 milyon taşeron var
Türkiye’de taşeron olarak çalışan kişi sayısı konusunda net bir bilgi yok. Eski Çalışma Bakanı, şu anki Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kamuda çalışan taşeron işçilerinin sayısını yaklaşık 175.000 olarak açıklıyor. DİSK tarafından Ocak 2011’de yayımlanan taşeron raporuna göre güvenlik, bina ve çevre düzenleme gibi taşeronların faaliyet gösterdiği sektörlerde 634.000 işçi çalışıyor. Gemi inşa sektöründe 25.000 kişi taşeron işçisi olarak çalışıyor ve bu oran bu sektördekilerin toplamının yüzde 71’ini oluşturuyor. Söz konusu araştırmaya göre yaklaşık 3 milyon taşeron işçisinin bulunduğu tahmin ediliyor. Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası Başkanı Arzu Çerkezoğlu taşeron sayısını kamuda kestirebilmenin biraz daha mümkün olduğunu söylüyor: “Resmi verilerine sahip olduğumuz sağlık iş kolunda sağlık bakanlığına bağlı hastanelerde 120 bin taşeron işçi var. Bu da birkaç yıl önceki sayı. Şimdi 130-140 bini bulmuştur.”

Taşeronlar mevzuatın sıkı ve uygulamada zorluk çıkaran düzenlemelerin yanı sıra işgücü maliyetinin yüksekliği gibi zor koşullarda rekabet etmeye çalışıyorlar. Danar, “Özellikle kamudan iş alan taşeronların ve işçilerinin hakları ne yazık ki yasalar karşısında korunmuyor. Her ne kadar geçenlerde Ankara’daki bir iş mahkemesinin taşeronların belediyenin işçileri sayılması yönünde verdiği karar bu yönde olumlu olsa da, İş Kanunu’nun 2. maddesinde kamu kurum ve kuruluşlarda iş alan taşeron işçilerinin hiçbir şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının işçisi sayılmayacağı, kadroya hak kazanamayacağı, kamu kurum ve kuruluşlarındaki kadronun imkanlarından yararlanamayacağı yönünde emredici ve açık bir hüküm bulunuyor” diyor.

İşveren karşı çıkar
Peki Bakan Çelik, taşeronlara istediklerini verirse bu durum işvereni nasıl etkileyecek? Danar’ın bu konudaki görüşleri şu şekilde: “İstenen düzenlemeler mevzuattaki katılıklar karşısında yapılabilecek şeyler değil gibi görünüyor. Çünkü eğer özellikle kadroya geçiş söz konusu olabilse o zaman işgücü maliyetleri artacak ve asıl işverenin taşeron seçmesi söz konusu olamayacaktır. Taşeron çalıştırmaktan vazgeçilmesi için işgücü maliyetlerini düşürecek başka bir sistem bulunmalı. Bu sistem bulunmadan taşeronluktan vazgeçilmesi mümkün değil gibi görünüyor.”

Avukat İrfan Coşkun’un konu hakkındaki düşünceleri ise şu şekilde: “Taşeronlara istedikleri haklar verilirse işverenler taşeron kullanmaz. Şu an tek problem sendika. İşçiler sendika problemini aşarsa artık işverenin taşeron kullanmasına gerek kalmayacak. Çünkü ek maliyet anlamına gelecek. Devletin şu sıralar özellikle krizin yaşandığı dönemde böyle bir adım atacağını da sanmıyorum. İşverenleri zor durumda bırakacak bir şey yapmazlar. Çok baskı görürler.”

Asgari ücret alıyorlar
Taşeron çalıştırmanın özellikle son 30 yılda yaygınlaştığını bunun da tek nedeninin sermaye olduğunu belirten Çerkezoğlu: “Her şeyden önce taşeron işçiliği emeğin güvencesizleşmesi anlamına geliyor. İş güvencesi başta olmak üzere kazanılmış hakları ortadan kaldırma biçimi. İkincisi emeğin kuralsız çalışması esnek çalışması. Ne zaman, nerede, kaç saat çalışacağı belli olmadan, olabildiğine esnekleşme söz konusu. Emeğin örgütsüzleştirilmesi de var. 30 yıl önce sağlık sektöründe şu an taşeronların yaptıklarını kadrolu çalışanlar yapıyordu. Şu an hemşirelik, hastabakım, laboratuvar hizmetlerinin yüzde 70-80’i taşeron şirketler tarafından ihaleye veriliyor. Hemen hemen tamamı asgari ücretle kayıt dışı çalışıyor. Hele de özel sektörde daha az bir miktara çalışıyorlar. İş güvencesi, kıdem tazminatı, yıllık izinler, fazla mesai gibi işçi sınıfının yıllarca vermiş olduğu mücadelelerle elde edilen tüm kazanımlarını ortadan kaldıran bir sistem bu.”

Asıl iş verilmemeli
Sağlık alanında taşeron çalıştırmanın, hukuka ve anayasaya aykırı olduğunu belirten Çerkezoğlu bunun nedeninin şu şekilde açıklıyor: “4857 sayılı yeni iş kanununun 2 maddesinde asıl işin taşeron şirketlere verilemeyeceği, yardımcı işlerin ve özel uzmanlık işlerinin taşerona verilebileceği söyleniyor. Kamuya ve özel sektöre baktığımızda görüyoruz ki asıl işler taşerona veriliyor. Sağlıkta da bu böyle. Hemşirelik veya hastabakımı hatta temizlik bile hastanede asıl iştir. Ameliyathanede yeri temizlemekle bankada yeri temizlemek aynı şey değildir. Sağlıkta asıl iş bölünüp parçalanarak taşerona veriliyor. Bu da iş kanununa aykırı.”

Aslında hakları var
Genelde taşeron işçilere şu söylenir: Sizin sendikalaşma hakkınız, kıdem tazminatı hakkınız, yıllık izin hakkınız yok… Taşeron çalışanlar her yılın sonuna girdi çıktılarla kağıt üzerinde hiçbir zaman 1 yılı tamamlayamaz. Arzu Çerkezoğlu, bir işçinin bir işyerinde 1 yıldan fazla çalışıyorsa isterse kağıt üzerinde girdi çıktılar yapılsın, iş kanununa göre iş devam ettiği için hukuken bütün hakları olduğunu söylüyor: “Taşeron işçileri genelde örgütsüz oldukları için hakları konusunda bilgisizler ve yıllardır sendikalaşma hakkınız yok diyerek çalıştırıldılar. Bu konuda başta sağlık alanında sendikal örgütlenmeyle birlikte taşeron işçiler de haklarını görmeye ve örgütlenmeye başladı. Taşeronların kıdem tazminat hakkı vardır mesela. O konuda açıp kazandığımız davalar var. Ama Çalışma Bakanı bunu bir lütufmuş gibi sunuyor. Zaten bu
hakları var.”





Bir yorum

  1. ben muhsin kahraman maraşta as inşat konturolünün altındaözkan madencilikte çalıştı yaklaşık 20 kişiidikama ne yazıki haklarımızı alamadık herkesin 2kişer maşı kaldı çalışmabakanlına dilekce yazdım alacan yok dedi karayollarına bölge çalışmaya dilekçe yazdım oda aynısını söyledi be kardeşim soruyorum ağır işte çalışan askeri ücretli çalışırmıdevlet yeni kanun getirdi ssk kaçırmasınlar diye ama bundada gariban işçinin parasını vermiyolar buna bi dur diyen yokmu saygılarımla.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>