Anasayfa / Haberler / Teknoparkların Büyüme Stratejileri

Teknoparkların Büyüme Stratejileri




Girişimciler teknoparkları sevdi. Yüzde 100 dolulukla faaliyet gösteren teknoparklar, daha da büyüme peşinde. Vergi muafiyeti ve Ar-Ge desteği gibi pek çok avantaj sunan teknoloji bölgelerine yenileri de eklenecek. Bulundukları bölgeleri geliştiren ya da yeni arazi arayışı içinde olan teknoparklarda 2 bin 247 şirket faaliyet gösteriyor. 2018 yılında bu bölgelerde toplam 4 bin adet şirketin faaliyet göstermesi hedefleniyor.

teknopark

Bundan yaklaşık 60 yıl önce, Stanford Üniversitesi, mali zorluklardan dolayı özel sektörle bir işbirliği yaptı, işte bu yapılan işbirliğiyie bugünkü Silikon Vadisi’nin temeli atıldı. Çünkü soğuk savaş dönemi özellikle ABD’de Ar-Ge projelerinde üniversitelerin rolünü önemli ölçüde artırmıştı. Bu da ‘MIT Route 128′ gibi pek çok yeni araştırma parkının kurulmasına neden oldu. Bu araştırma parklarının veya bugünkü adıyla teknokent ya da teknoparkların Avrupa’da yayılması ise 1980’li yıllarda hız kazanacaktı.

Yaşanan politik ve ekonomik değişimlerle Avrupa da daha çok Ar-Ge’ye önem verdi ve teknoparkları deyim yerindeyse göz bebeği yaptı. 1990’lı yıllarda girişimciliğe verilen önem kuluçka merkezleri gibi yeni açılımlar yarattı.

2000’li yıllarda ise artık bu bölgeler teknolojik rekabetin olmazsa olmazıydı.

Bugün ABD, İngiltere, Fransa, Japonya, Çin, Güney Kore, Hindistan, İsrail, Finlandiya gibi birçok ülke, yaratmış olduğu katmadeğe-rin önemli bölümünü teknoparklar bünyesinde yürütülen Ar-Ge çalışmalarına borçlu.

Peki Türkiye bu gelişimin neresinde? Türkiye’nin teknoparklarla tanışması 1990’lı yıllara denk geliyor. Türkiye’nin ilk bilim ve araştırma parkı olan ODTÜ-Teknokent için çalışmalara 1980’li yılların sonunda başlandı. 1991 yılında teknoloji geliştirmeye yönelik kuluçka merkezleri kurmak ana hedefi altında KOSGEB ile işbirliği içinde ODTÜ-TEKMER hizmete açıldı. Bugün ise çoğu üniversitenin bünyesinde teknoloji bölgeleri mevcut. Üniverslte-sanayi işbirliğine de güzel bir rol modeli oluşturan bu bölgeler girişimciler tarafından oldukça rağbet görüyor.

Vergiden muaf bölgeler

Neden teknoparklar diye sorduğumuzda ise aklımıza ilk olarak bölgesel avantajlar geliyor. Zira devlet teknoloji bölgelerindeki girişimciler İçin pek çok avantaj sunuyor. 4 bin 691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri mevzuatı ile sağlanan önemli teşvikler bulunuyor. Firmaların teknoloji bölgelerindeki Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 2023 yılı sonuna kadar kurumlar vergisinden muaf tutuluyor. Ayrıca bölgede çalışan Ar-Ge ve nitelikli destek personelinin ücretleri vergiden muaf ve beş yıl süre ile SSK işveren payının yarısı İstisna konusu yapılıyor. Bölgede üretilen yazılımlarda KDV’den muaf oluyor.

Teşvikler sayesinde maliyetlerini düşüren firmalar Ar-Ge’ye daha fazla pay ayırabiliyor ve daha fazla nitelikli eleman istihdam edebiliyor. Ayrıca teknoparkta yer alan firmalar, üniversite öğretim elemanlarını bünyesinde istihdam edebiliyor ve bu kişilere ödeyecekleri ücretler üniversite döner sermaye kapsamı dışında tutuluyor. Öğretim elemanları yaptıkları araştırmaların sonuçlarını ticarileştirmek amacı ile bu bölgelerde şirket kurabiliyor, kurulu bir şirkete ortak olabiliyor ya da bu şirketlerin yönetiminde de görev alabiliyor.

20 bin kişiye istihdam sağlanıyor

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan-lığı’nın verilerine göre, Türkiye’de 52 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunuyor. Teknoparklarda 2 bin 247 adet şirket faaliyet gösteriyor. İstihdam edilen personel sayısı ise 19 bin 786’ya ulaşmış durumda. Bunların 16 bin 275’i Ar-Ge, 3 bin 514’ü ise destek personeli.

Bugüne kadar bu bölgelerde tamamlanan proje sayısı ise 10 bin 835’e ulaştı. Üzerinde çalışılan 5 bin 768 adet proje bulunuyor. Teknoparklardan bugüne kadar yapılan ihracat ise 897 milyon dolar. 71 adet yabancı ve yabancı ortaklı firmanın faaliyet gösterdiği bu bölgelerde yabancı yatırım tutarı 683 milyon dolar olarak ifade ediliyor.

Başvurusu yapılan ve tasdik edilmiş patent sayısı ise 322. Teknoloji bölgeleri, rakamlardan da anlaşılacağı üzere, girişimciler tarafından çok sevildi. Bu da yeni bölge ihtiyacını doğuruyor. Keza var olan teknoparklar yüzde 100 doluluğa ulaşmış durumda. Pek çok tekopark ya bölgesini genişletiyor ya da yeni yer arayışı içinde. Bunun yanı sıra yeni teknoloji bölgeleri de geliyor.

“İnovatif girişimcilerin yanındayız”
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere

“Teknoparklar, büyük üniversitelerin teknolojik kaynaklarından yararlanarak, KOBİ’lere yenilikçi alanlara yapacakları yatırımlarda destek oluyor. Değişik sektörlere yönelik özel ürünler, kapsamlı finansman çözümleri, aracılık ettiğimiz kaynaklarla inovatif girişimcilerin yanlarında olmayı hedefliyoruz. İşimi Kuruyorum Destek Paketi kapsamında yeni iş kurmak isteyen girişimcilere, finansman desteği sağlayacak, bilgilendirme hizmeti veriyoruz. Paket, finansmana ihtiyaç duyan ancak teminat sıkıntısı çeken girişimcilere önemli fırsatlar sunuyor. Paket kapsamında maksimum üç yıldır faaliyet gösteren, yıllık ciro/bilanço büyüklüğü 2 milyon Euro’nun altında olan ve çalışan sayısı 10’u aşmayan işletmelere, AYF desteğiyle yatırımlarını uygun geri ödeme seçenekleri ve cazip faiz oranlarıyla 50 bin TL’ye kadar finanse etme imkanı sunuyoruz.

İyi planlanmış, yaratıcı ve inovatif iş fikirlerine en çok ihtiyaç duyulan alanlardan biri otan mobil kanallarda faaliyet göstermek isteyen mobil girişimcilere ise iş kurmaları ve büyütmeleri için destek sağlamak amacıyla, İşimi Kuruyorum Destek Paketi kapsamında Mobil Girişimci Destek Kredisi‘ni sunuyoruz. Krediden, mobil platformlarda oyun, sosyal medya ve finans uygulamalarını hayata geçiren girişimciler faydalanabiliyor. 50 bin TL’ye kadar verilen kredi kapsamında; teminat sıkıntısı çeken girişimcilere, vade boyunca tüm hesaplarından işletim ücreti muafiyeti ve altı ay boyunca ücretsiz para transferi imkanı da sunuyoruz. Girişimciler, tüm bunların yanı sıra, Girişimci El Kitabı’ndan da faydalanabiliyor. Yeni işletme sahipleri, Girişimci El Kitabı’yla, başlarken, büyürken ve olgunlaşırken yani başarı hikayelerini yazarken ihtiyaç duyabilecekleri tüm bilgilere kolayca ulaşabiliyor!’

Boğaziçi yer bakıyor

Örneğin Boğaziçi Üniversitesi Teknopark, 2010 yılından bu yana, Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsü’nde, 3 bin m2’lik alan içindeki bin m2’lik binasında faaliyet gösteriyor. Bilgisayar ve işletişim teknolojileri, yazılım, mobilya, medikal, kimya, inşaat, enerji ve elektronik sektörlerindeki Ar-Ge firmalarının faaliyet gösterdiği Boğaziçi Teknopark’ta kiralar ise metrekare başına 34 TL. Bunun dışında 6 TL de aidat bedeli alınıyor.

24 firmanın faaliyet gösterdiği teknopark, yüzde 100 doluluğa ulaşmış durumda. Büyümeye yönelik olarak üniversiteye yakın bölgelerde uygun alan arayışlarının sürdüğünü söyleyen Boğaziçi Üniversitesi Teknopark Genel Müdürü Fatih ilkus, “Bu çalışmaları en kısa sürede sonuçlandırarak Boğaziçi Üniversitesi’nln girişimcilik potansiyelinden daha çok Ar-Ge ve yazılım firmasını yararlandırmayı hedefliyoruz” diyor.

150 yıllık birikim

Boğaziçi Üniversitesi’nin 150 yıllık akademik bilgi birikiminin ve özgün insan kaynağının, teknoparkta bulunan girişimcilerin Ar-Ge projelerini gerçekleştirirken yararlandıkları en önemli kaynak olduğuna dikkat çeken İlkus, şöyle devam ediyor; “Üniversitemizin laboratuvarları ve kütüphanesinden yararlanan teknoparkımızdaki firmaların çalışanları, ayrıca üniversitemizde düzenlenen tüm konferans, seminer, çalıştay ve diğer etkinliklere de katılabiliyor. 2012 yılında Teknoloji Transfer ofisi’ni kurduk. Ofisimiz, girişimcilere buluş ve yenilikçi ürünlerini ekonomiye kazandırmaları sürecinde, ihtiyaç duydukları tüm destek hizmetlerini vermeyi hedefliyor.

İTÜ Enerji Teknokent’i kuruyor

İTÜ ARI Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi, 2003 yılında ‘Teknoloji Geliştirme Bölgesi’ olarak ilan edildi. İTÜ ARI Teknokent toplamda 90 bin metrekarelik faaliyet alanına sahip. Kira bedeli metrekare başına 6 ila 15 Euro arasında değişiyor. Ayrıca girişimci firmalara iki yıl süreyle yüzde 50, İTÜ harici diğer üniversitelerin öğretim görevlileri ve öğrencilerine ise yüzde 20 kira indirimi sağlanıyor. Halen sekiz bina ile hizmet veren İTÜ ARI Teknokent’e, 2013’ün son çeyreğinde sadece enerji sektörü odaklı bir yapı olan Enerji Tekno-kenti’nin de eklenmesiyle faaliyet sahası genişleyecek.

10 yıllık süreçte ARI Teknokent bünyesinde bin 700’den fazla Ar-Ge projesi üzerinde çalışılmış durumda. Bunlardan bin 300’ü tamamlanıp sanayiye aktarıldı. 300’ü ise halen devam ediyor. Yıl sonuna kadar bölgede gerçekleştirilen proje sayısının 2000’i geçmesini beklediklerini söyleyen İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Kenan Çolpan, “Başlangıçta 22 firma, 480 girişimcinin bulunduğu İTÜ ARI Teknokent’te şu anda 132 girişimci firma ve 5 bine yakın çalışan bulunuyor” diyor.

Teknoparklan cazip kılan 10 faktör

1    Vergi muafiyetleri.

2    SGK işveren payının yüzde 50’sinden muaf tutulması (Her bir personel için beş yıl süre ile).

3    Ar-Ge projesi kapsamında çalışan Ar-Ge personelinin, bölgede yürüttüğü görevle ilgili olarak yönetici şirketin onayı ile bölge dışında geçirmesi gereken süreye ait ücretlerinin bir kısmı da gelir vergisi kapsamı dışında tutuluyor.

4    Bölgede çalışan Ar-Ge personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerine sağlanan vergi muafiyeti desteği, Ar-Ge personelinin yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde Ar-Ge destek personeline de sağlanıyor.

5    Firmalar teknoparklara, bir Ar-Ge projeleri ile heyet tarafından incelenerek kabul ediliyor. Bu da firmalara prestij sağlıyor.

6    Sektördeki diğer firmalara ve üniversitelere erişim ve işbirliği imkanları sağlanıyor.

7    Elde edilen teknolojik ürünün bölgede üretilmesi için gerekli yatırıma, yönetici şirketin uygun bulması durumunda imkan tanınıyor.

8    Kamu kurum ve kuruluşları ile üniversite personelinden bölgede yer alan faaliyetlerde araştırmacı personel olarak hizmetine ihtiyaç duyulanlar, çalıştıkları kuruluşların izni ile sürekli veya yarı zamanlı olarak çalıştırılabiliyor.

9    Düzenli ve yönetilen bir iş merkezinde yer almanın avantajı (operasyonel ve idari destekler, ortak alan temizlik, 24 saat güvenlik, ortak yaşam alanları gibi).

10    Çeşitli etkinlikler, eğitimler, kuluçka merkezleri, teknoloji transfer hizmetleri, destek hizmetleri sunuluyor.

 Akademik kuluçka binası geliyor



İTÜ ARI Teknokent’te bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren girişimci firmalar çoğunlukta. Bilişim firmaları arasındaysa finans ve telekom alanında bir kümelenme söz konusu. Yılda ortalama 250 Ar-Ge projesi gerçekleştiriliyor. Bu projelerden elde edilen gelirin yüzde 15’ini ihracattan gelenler oluşturuyor. Bölgenin yüzde 100 kapasiteye ulaştığını kaydeden Çolpan, yeni yapılanma ve büyüme stratejileri ile gelişmeye ve yeni Ar-Ge projelerine alan açmaya devam edeceklerini ifade ediyor.

İTÜ ARI Teknokent olarak 45 bin metrekare büyüklüğünde ARI 3 binasını sekiz ay önce hizmete açtıklarını aktaran Çolpan, şu bilgileri veriyor:

“Türkiye’nin ‘yeni nesil teknokent binası’ mottosu ile projelendirdiğimiz ve birbirinden başarılı Ar-Ge firmalarının yer aldığı ARI 3 binası, hem çevreci hem de akıllı bina olma özelliği taşıyor. Diğer yandan özellikle enerji alanında teknoloji geliştiren Ar-Ge firmalarının kümelendiği Enerji Teknokenti Binası iki ay içinde faaliyete geçmiş olacak. Hemen bir sonraki adımımız ise akademisyenler tarafından kurulan girişimci firmaların kümelendiği Akademik Kuluçka binamız olacak.”

Kocaeli inşaata başlıyor

Kocaeli Üniversitesi Teknopark (KOU), bugün 4 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteriyor. KOU Teknopark bünyesinde 87 firma var. KOU Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu, şu an için teknopark içerisinde boş ofis alanı bulunmadığım söyleyerek, İmar planı çalışmalarında son aşamaya gelindiğini ve yeni imar planına göre İnşaat alanları oluşturulacağını ifade ediyor.

KOU Teknopark’da ağırlıklı olarak yazılım sektöründen firmaların faaliyet gösterdiğini belirten Komsuoğlu, “En çok yazılım sektöründe ihracat gerçekleşiyor. Yakın zamanda genişleme çalışmalarımız başlayacak. Kiralarımız ise ofislerin bulunduğu konum ve metrekare büyüklüğüne göre 12,71-25,37 TL arasmda değişiyor” diyor.

Milli projeler yürütülüyor

Gazi Teknopark da 2007 yılının sonuna doğru Teknoloji Geliştirme Bölgesi statüsü kazandı ve Mayıs 2008’de faaliyetine başladı. Teknoparkta, ağırlıklı olarak bilişim, elektronik, enerji-çevre ve biyomedikal alanlarında yapılan Ar-Ge çalışmaları sürdürülüyor. Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından, yerli enerji kaynaklarını harekete geçirerek dışa bağımlılığı azaltmak temel amacıyla yürütülen önemli bazı projeler, Gazi Teknopark’ta kurulan laboratu-varda gerçekleştiriliyor. Yenilenebilir enerji sistemleri, radar sistemlerinin milli olanaklarla üretilmesi, milli veritabanı, yerli iletişim uydusu projesi, e-devlet kapısı, medikal görüntüleme sistemleri, plazma teknolojileri, güneş enerjisi sistemleri gibi önemli konularda ekonomik ve toplumsal fayda yaratmaya yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Gazi Teknopark içerisinde kurulan yaklaşık 300 kVV’lık Türkiye’nin en büyük güneş santrallerinden birisi ile güneş enerjisine dayalı örnek bir uygulama da hayata geçirilmiş durumda.

Gazi Teknopark’ın oldukça genç bir teknopark olmasına karşın hızlı bir gelişim gösterdiğini ve Türkiye’nin önde gelen teknoparkları arasında yerini aldığını söyleyen Gazi Teknopark Genel Müdürü Hanzade Sarıçiçek, Gazi Onlversitesi’nin Gölbaşı yerleşkesinde, 20 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösterdiğini belirtiyor.

Alanı genişletecek

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi sonuçlarına göre, faaliyette olan 32 teknoloji geliştirme bölgesi kapsamında yapılan değerlendirmede 4’üncü sırada yer aldıklarını kaydeden Sarıçiçek, bölgedeki 130 civarı şirketin 700’ün üzerinde Ar-Ge personeli ve idari personel istihdam ettiğini ve 200’ün üstünde Ar-Ge ve yazılım projesi yürütüldüğünü bildiriyor.

Gazi Teknopark’ın yüzde 100’e yakın doluluk oranıyla faaliyet gösterdiğini vurgulayan Sarıçiçek, şöyle devam ediyor:

“Artan talebi karşılayabilmek için fiziksel alanımızı genişleteceğiz. Gazi Üniversitesi öğrencilerine yönelik olarak staj İmkânları yaratılacak. Akademisyen firmalarının kuluçka merkezinde özel koşullarla desteklenmesi, proje yarışmaları, proje pazarları, teknoloji transfer hizmetleri ve teknoloji işbirliği programları gibi mekanizmalarla üniversite ile sanayiyi biraya getireceğiz. İş Fikri Yarışması’ ile katılımcıların kendi şirketlerini kuran, ürünlerini ticarileştiren ve istihdam sağlayan girişimciler haline gelmelerini amaçlıyoruz.

Önümüzdeki beş yıl içerisinde, Gazi Teknoparkin beyin göçünün engellenmesi, ihracatın teknolojik ürün ağırlıklı hale getirilmesi, yurtiçi verimlilik düzeylerinin artışı gibi çok önemli sonuçlara imza atacağına inanıyoruz.’’

Trakya 2’nci bölgeyi kuruyor

Trakya Üniversitesi Edirne Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Trakya Teknopark), l’inci bölgede Ayşekadın yerleşkesinde 3 bin 600 metrekare alanda faaliyet gösteriyor. Ar-Ge ofisi kira bedeli metrekare başına 10 TL+KDV olarak belirlenmiş durumda. Trakya Teknopark Yönetici A.Ş. Genel Müdürü Nlhan Tomris Küçün, bölgede 47 adet Ar-Ge firması ve akademisyenlerin ortak olduğu sekiz adet firmanın faaliyet gösterdiğini söylüyor. Küçün, ayrıca, farklı sektörlerden toplam 81 adet Ar-Ge projesi için 106 Ar-Ge personeli istihdam edildiğini belirtiyor. 2’nci bölgenin kurulması için hazırlıklara başladıklarını İfade eden Küçün, 48 bin metrekarelik Prof. Dr. Ahmet T. Karadeniz yerleşkesindeki alana ikinci teknoparkı kuracaklarını kaydediyor.

Farklı sektörlere ağırlık verecek

Trakya Teknopark’ta faaliyet gösteren sektör dağılımının bilişim teknolojileri başta olmak üzere enerji, medikal, kimya, gıda, finans, otomotiv, tekstil, yem ve yağ teknolojileri şeklinde olduğunu belirten Küçün, 2’nci bölge için farklı sektörlere ağırlık vereceklerini vurguluyor. Küçün, hedeflerini şöyle anlatıyor:

“Teknoparkımız bünyesinde, ‘Trakya Teknoloji Transfer Ofisi’ için altyapı çalışmaları tamamlandı. Trakya TTO; fikirden katma değer yaratan ürüne giden uzun ve risklerle dolu bu yolda, üniversite, sanayi ve kamu çalışanlarını, genç girişimcilerimizi her aşamada desteklemek üzere yola çıkıyor. Bununla beraber, önümüzdeki aylarda ön kuluçka merkezimiz de faaliyete girecek. Trakya Inkübatör, ilk yıl için pilot program dahilinde yalnızca Trakya Üniversitesi öğrencilerine hizmet verecek, ilerleyen zamanlarda ise tüm girişimcilerimize, sektöre girişlerinde gereken destek ve deneyimi sağlayabilmek için geliştirilecek.”

Mersin kuluçka binası yapıyor

Mersin Teknopark, Mersin Üniversitesi içindeki alanında 2009 yılında faaliyete geçti. Bölgede girişimcilerin ve şirketlerin Ar-Ge süreçlerini yürüttüğü toplam kapalı alan 7 bin m2 civarında. 63 firmanın faaliyet gösterdiği bölgede firmaların yüzde 50’si yazılım ve bilişim sektörlerinden oluşuyor.

Yönetici şirket ve firmalarda, çok sayıda uzman mühendis, doktor ve akademisyenin de bulunduğu 300’ün üzerinde Ar-Ge ve destek personeli bulunuyor. Mersin Teknopark kuruluşundan bugüne bünyesinde yer alan firmaları bölgesel ölçekte ekonomik kira rakamlarıyla buluşturmayı prensip edinmiş ve kâr amacı gütmeyen bir yapıda. Ofislerin kirası metrekare başına 15 TL. işletme gideri olarak ise 5 TL alınıyor.

Bölgede şu an boş ofis bulunmuyor. Yeni kuluçka binası ile yeni girişimcilere ev sahipliği yapmaya hazırlandıklarını belirten Mersin Teknopark Genel Müdürü Özgür Durmaz, şu bilgileri veriyor:

“Hem mevcut firmalarımızı, hem de fiziki altyapı olanakları ile Mersin Teknoparkta yapılacak yeni firma profilini büyütme ve geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’de bir ilk olan UMEM (Uzmanlaşmış Mesleft Edindirme Merkezleri) projesi ile firmalar kalifiye personele ulaşırken, kurum kültürüne uygun kamu destekli personel yetiştirme imkanı da buluyor. Ayrıca KOSGEB‘e tahsis edilen alanda bulunan TEKMER oluşumu ile firmalar desteklere yerinden ulaşabiliyor.”

Erciyes’ten teknoloji transfer ofisi

2005 yılından bu yana faaliyet gösteren Erciyes Teknopark, 30 bin 500 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteriyor. Bölgede faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 55’i bilişim sektöründen. Bunun yanı sıra tekstil, elektronik sektöründen de firmalar mevcut. Kiralar metrekare başına 7 ile 11TL+KDV arasında değişiyor.

Bölgede 140 şirket faaliyet gösteriyor. Erciyes Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdulhakim Coşkun, yüzde 97 doluluk oranına ulaştıklarını ifade ediyor. Teknoparkı büyüteceklerini belirten Coşkun, 10 bin 200 metrekarelik bina inşaatının tamamlanmak üzere olduğunu sözlerine ekliyor. Aynı zamanda büyük bir teknoloji transfer ofisi kurduklarını kaydeden Coşkun, bu ofisle de girişimcilere hizmet vereceklerini bildiriyor.

En büyük araştırma laboratuvarı

DEPARK, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) destekli bir teknoloji geliştirme bölgesi. Bölge, 21 dönüm üzerine kurulu. Nisan ayında kurulan DEPARK’da altı şirket faaliyet gösteriyor. Kiralar metrekare başına 25 TL. işletme giderleri için metrekare başına 10 TL alınıyor. Teknoloji geliştirme bölgesinde yapılaşma tamamlandığında ilk etapta 10 bin metrekare üzerinde ofis alanı olacak.

DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Özgören, bölgeyi Çok Amaçlı Teknopark ve sağlık ve biyomedikal temalı Sağlık Teknoparkı olmak üzere iki ayrı kampüste tasarladıklarını ifade ediyor. Çok Amaçlı Teknopark, üniversitenin Tı-naztepe Kampüsü’nde bulunuyor. Sağlık Tek-noparkı ise Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Hizmetleri Yüksekokulları ile aynı kampüste bulunuyor. Sağlık Teknoparkı’nın bulunduğu bu ekosistemde ayrıca Sağlık Bakanlığı ve sağlık yatırımları İçin 21 bin metrekare üzerine Ar-Ge merkezi kurduklarını belirten Öz-gören, “Sağlık Teknoparkımızda sağlık alanında yapılacak Ar Ge, destek verebilecek her türlü laboratuvar, uygulama ve araştırma olanakları sunuluyor, ileri Biyomedikal Ar Ge merkezimiz ile sağlık alanında Türkiye’deki en büyük araştırma laboratuvarını oluşturduk’’ diyor.

Çanakkale 14 bina yapıyor

Çanakkale Teknopark ise 134 bin metrekare alan üzerine kurulu. Teknoparklardaki kiralar ise metrekare başına 10 TL+KDV. ilk hizmet binalarının tamamlanmak üzere olduğunu söyleyen Çanakkale Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Akın Pala, “Eylül ortasında inşaatın bitmesini bekliyoruz. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası ilk hizmet binamızın inşaatına sponsor oldu, ilk binamız teknopark ruhuna uygun olarak endüstri tarafından desteklendi” diyor.

Teknoparkın toplamda 14 adet binaya ulaşacağını ifade eden Pala, şöyle devam ediyor: “Teknoparkımızın bağlı bulunduğu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde endüstri ile çalışmaya istekli çok sayıda hoca var. Halihazırda her türlü işbirliğine açıklar. Eski teknoparklara göre hoca bulmak çok daha kolay. Parkımız üniversite ile OSB’nin ortasında, İzmir-Bursa yolu üzerinde ormanlık bir alanda bulunuyor.”

İnkübasyon merkezi kuruluyor

Düzce Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi dört ayrı lokasyonda yaklaşık 370 bin metrekarelik bir alanda faaliyet gösteriyor. Bu alanlarda bin metrekarelik kapalı alana sahip olan Düzce Teknopark yüzde 100 doluluk oranına sahip. Teknoparkta 13 firma faaliyette ve teknoloji firmaları ağırlıkta. Kiralar ise metrekare başına 3,75 TL ile 15 TL arasında değişiyor.

Teknoparkı büyüteceklerini ifade eden Düzce Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu, “ilk olarak 288 bin metrekarelik yeni teknopark kampüsü alanında 12 bin metrekarelik inkübasyon merkezi ve yönetim binası inşaatı ve ek olarak yaklaşık 3 bin metrekarelik inovasyon merkezi İnşaatı planlanıyor” diyor. Teknopark olarak çeşitli destekler de sunduklarını vurgulayan Şerifoğlu, şunları söylüyor:

“Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren girişimci ve firmalar, Düzce Üniversitesi Merkezi araştırma laboratuvarlarından yüzde 40 oranında indirimli yararlanıyor. Düzce Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nden çeşitli konularda danışmanlık desteği alabiliyorlar.”

Burcu Tuvay / Ekonomist Dergisi / www.myfikirler.com





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir