Anasayfa / Ekonomi-Finans / Teminat mektuplu çek dönemi!

Teminat mektuplu çek dönemi!




Teminat mektuplu çek dönemi!

Yeni Çek Kanunu iş dünyasında endişelere yol açtı. Yasadaki caydırıcı yaptırımların azlığından şikayet ediliyor. Bazı şirketler çek alırken iş yaptığı firmadan banka teminat mektubu istemeye başladı…

ÇEK ticari hayat için hayati önem taşıyan bir belge. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler arasındaki alışverişin yüzde 70’i bu kağıtlarla dönüyor. Ancak kriz dönemlerinde karşılıksız çek sayısı ve davaları patlıyor. Nitekim son global krizin ülkemizde en derin hissedildiği 2009 yılında karşılıksız çek sayısı 2 milyona kadar dayanmıştı…

Geçen yıl ticari hayatta sular duruldu ve karşılıksız çek sayısı 600 bine kadar indi. Ancak bu durum yargıyı çek davası yükünden kurtaramadı. Yargı sistemimiz geçen yıla kadar halen 2001 krizinin izlerini temizlemeye çalışıyordu. Dile kolay, bir çek davası ortalama 7 yıl sürüyor. Geçen yıl sonu itibariyle yerel mahkemelerde 750 bin, Yargıtay’da ise 217 bin çek dosyası olduğu tahmin ediliyor.

ENDİŞE EDENLER ÇOĞUNLUKTA

Hem yargının yükünü hafifletmek hem de Avrupa Birliği’ne uyum sağlamak amacıyla geçen ayın sonunda Çek Kanunu değiştirildi. 31 Ocak 2012’de TBMM’den geçen yasadaki değişikliğe sevinenler de oldu, üzülenler de…

İş dünyasının küçük bir bölümü bu değişiklikten mutlu. Çoğunluk ise endişeli ve karamsar. Yeni yasanın yaptırımlarının az olduğunu, ticari hayatta suiistimalleri artıracağını düşünüyorlar. Çekin itibarının azalacağını öngörenlerin sayısı epey fazla.

Nitekim pek çok firma, şimdiden çekle çalışacağı firmalardan banka teminat mektubu istemeye başlamış.

HAPİS CEZASI KALKTI

Önce yeni Çek Kanunu’na sevinenlerin cephesinden konuya bakalım. Değişikliğe en çok çek suçları nedeniyle hapis yatan 8 bine yakın kişi ve aileleri sevindi. Zaten yeni yasanın en önemli değişikliği de çek suçlarında hapis cezasının ortadan kalkması oldu. Eski yasada karşılıksız çeke adli para cezası uygulanıyordu. Diğer bir deyişle çekin bedeli ödenmezse hapis cezasına çevriliyordu. Çek sahibi 100 TL’lik borcuna karşılık 1 gün hapis yatıyordu. Örneğin, 10 bin TL’lik karşılıksız çeki için 100 gün hapis cezasına çarptırılıyordu.

Aslında bu cezanın benzeri Avrupa Birliği’nde yok. Bu da Türkiye açısından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AtHM) yaptırım tehdidi oluşturuyordu. Nitekim AtHM’e Türkiye aleyhine 2 bine yakın başvuru olmuştu. Henüz bu konuda AlHM’in verdiği bir karar yok. Ancak davalar devam ediyor.

Karşılıksız çek nedeniyle hapis yatanların sözcüsü konumundaki KOSlAD’ın (Küçük ve Orta Ölçekli Sanayici ve İşadamları Derneği) Ankara Şube Başkanı Yur-danur Gödek, yasanın değişmesiyle derin bir nefes aldıklarını söylüyor. Eşinin de eski yasa nedeniyle hapis yattığını belirten Gödek, “Her şeyimizi kaybettik, psikolojimiz bozuldu.

Her şeye sıfırdan başlamak zorunda kaldık” diyor. Halen Ankara Kızılay’da bir giyim mağazası işleten Gödek, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Yasadaki değişiklikten sonra piyasayı dolandırıcıların saracağına dair endişeler arttı. Ancak bir insanın ticari geçmişine baktığınızda iyi niyetli mi kötü niyetli mi olduğunu anlarsınız. Biz yüzlerce çek ödemiştik. Sonra kriz çıktı ve sadece ikisini ödeyemeyince hayatımız mahvoldu. Bence çek alışverişinde karşınızdaki insanın ticari siciline bakmanız gerekiyor.”

“CEZA DEĞİL İTİBAR ÖNEMLİ”

Çek mağdurlarını savunan avukat Rahmi Ofluoğlu da hapis cezası kalktığı için ticari hayatta sıkıntı yaşanmayacağını düşünüyor. Gerekçesini de şöyle açıklıyor: “İş yaşamı çekle dönüyor. Hiçbir tüccar, çekte hapis cezası var diye ödemez. Çekin ödenmesinin tek nedeni, işadamlarının ödemediklerinde ticari itibarlarını kaybedecekleri kaygısıdır. İtibar kaybı cezadan daha önemlidir.”

Değişiklikleri genelde istedikleri doğrultuda bulan Ofluoğlu’nun tek itirazı, çeki karşılıksız çıkanlara 10 yıl süreyle yeni çek karnesi verilmeyecek olması… 10 yılın ticari hayat için çok uzun bir süre olduğunu vurgulayan Ofluoğlu, bu maddenin iş dünyasının genel tepkisini yumuşatmak için konulduğuna inanıyor.

REVİZYON İSTİYORLAR

tş dünyasının geneli çekte hapis cezasının kaldırılmasına karşı çıkmıyor. Ancak hapis cezasının yerine caydırıcı başka yaptırımların konulmasını istiyorlar. Mevcut yasadaki yaptırımları caydırıcı bulmayan ISO (İstanbul Sanayi Odası), TÜRKONFED (Girişim ve İş Dünyası Federasyonu) gibi kurumlar, yine değişiklik beklentisi içindeler. Örneğin TÜRKONFED Başkanı Erdem Çenesiz, bir “karşılıksız çek sigortası” sistemi kurulmasını öneriyor:



“Bankaların sorumluluğu artırılmalı. Fler bir çek yaprağı için keşideciden alınacak prim tutarı hesaplanarak bir sigorta sistemi kurulabilir. Şüphesiz, ödenmeyen çek yaprağı başına sigortanın bir üst limiti olmalı. Suiistimalleri önlemek amacıyla, sigortadan paranın alınabilmesi için çeke konu ticaretin ispatlanması ve keşidecinin çek yasağı mahkumiyeti almış olması şart olmalı.”

Bu arada, Merkez Bankası tarafından 3 Mart 2012 tarihine kadar yayınlanacak tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak bankalar yeni çek defterleri bastırıp; 31 Aralık 2012’ye kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecekler. 3 Şubat 2012’den önce, eski hükümlere göre düzenlenmiş olan eski çekler hukuken geçerli olacak.

HUKUK DIŞI TAHSİLAT

Bankaların sorumluluklarına yönelik yasada var olan düzenlemeler değişmedi. Çenesiz’in bu konuda da önerileri var: “Yeni kanunla bankalara düşen araştırma yükümlülüğünün tam olarak yerine getirilmesine yönelik tedbirler alınırsa sistem oldukça rahatlayacaktır. Yaprak başına garanti edilen miktar yükseltilerek bankaların sorumluluğu artırılmalı. Önerimiz A, B, C gibi çek tipleri olması ve her birinin 1.000, 3.000, 10.000 TL gibi farklı banka garanti limitlerinin olması. Bu sayede banka da çek verirken daha dikkatli davranır ve müşterileri kategorilere ayırabilir. Böylelikle piyasanın önemli bir vadeli ödeme aracı olan çeke olan güvenin sarsılmaması sağlanabilir. Her bir çek yaprağı için keşideciden alınacak prim tutarı hesaplanarak bir sigorta sistemi kurulabilir. Ayrıca çek alacağını tahsil etmede hukuki yolların yeterli olmadığı durumlarda hukuk dışı tahsilat yöntemleri gündeme gelebilecektir. Bu nedenle hukuki yaptırımların artırılmasında fayda var.”

Yeni yasadaki caydırıcılık yetersiz

Tanıl Küçük [İSO Başkam]: İstanbul Sanayi Odası olarak Çek Kanunu çıkmadan önce sakıncalı bulduğumuz noktalarla ilgili bazı uyarılarda bulunmuştuk. Özellikle de iki konuyu gündeme getirmiştik. Bunlardan ilki, hapis cezası kaldırılırken yerine mutlaka caydırıcı nitelikte başka yaptırımlar getirilmesiydi. İkincisi de çek defterini veren bankalara daha fazla sorumluluk yüklenmesi gerektiğiydi. Kanuna son şekli verilirken uyarılarımızın büyük ölçüde dikkate alındığını görüyoruz. Ancak “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesi çerçevesinde halen çek alacaklılarının haklarını korumak üzere ilave başka yaptırımlara ihtiyaç olduğu görüşündeyiz.

Ayşen Zamanpur (Fabeks Dış Ticaret Yönetim Kurulu Başkanı): Çek Yasası çok hassas bir denge üzerinde duruyor. Yasanın eski hali hapis cezası alanlar için mağduriyet doğuruyor gibiydi. Gerçekten haksız yere mağdur olanlar da vardı. Ancak çeklerini bile bile verip ödemeyenler de var. Bence bu hiç adil değil. Bu çekleri alıp karşılığında mal ve hizmet verip, sonra da zor durumda kalanlar da çok mağdur. Çek Türkiye’de çok kullanılan bir araç ama biz banka teminatı olmadan kesinlikle kabul etmiyoruz. Yeni düzenlemenin çek kullanımında olumsuz etki yaratacağını, bir süre kullanımının azalacağını düşünüyorum. Daha çok ticari kartlara ve taksitli kredi kartlarına geçilebilir diye düşünüyorum.

Erdem Çenesiz [TÜRKONFED Başkanı): Hapis cezasının kaldırılmasını olumlu buluyoruz. Ancak yasadaki bazı eksiklikler yüzünden çek güvenli bir ödeme aracı olma özelliğini kaybedebilir. Yaptırımlarının azalması nedeniyle kötü niyetli davranışların artmasına paralel olarak karşılıksız çek oranının yükselmesinden kaygı duyuyoruz. Yeni yasada, çeki tanzim ettiğinde ödeme imkanı mevcutken alacaklısından mal varlığını gizleyenlere yönelik herhangi bir düzenleme bulunmuyor. Acze düşen ile kötü niyetli hareket eden kişilerin arasında fark olmalı ve caydırıcılık getirilmeli. Bu konunun İcra ve İflas Kanunu kapsamında ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Adem Yılmaz [Delta Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı): Yeni düzenlemelerle kötü niyetlilere “piyango” çıktı. Önümüzdeki dönemde piyasada kötü niyetli insanların sayısı daha da artacak. Yeni Çek Yasası ‘ticari dedektifliğin’ artmasına da neden olacak. Malı satmadan önce karşılığında çek alacağımız kişi ve kurumlan araştırmalarını isteyeceğiz. Henüz böyle bir olaya rastlamadım ama olacaktır. Yasanın piyasada çek kullanımını doğal alarak azaltacağına inanıyorum. Çekin yanında ekstra teminatlar istenecek. Çekle birlikte bir teminat mektubu da verir hale geleceğiz.

RAHİME BAŞ UÇAR

 





Bir yorum

  1. hasta karyolası

    bu çek olayını kim icat etmisse bir çok kişinin canını yakmış. nasıl olursa olsun çek olayının ortadan kaldırılmasını savunanlardanım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir