Anasayfa / Pazarlama ve Satış / Turizm pazarlamasında en yeni eğilim

Turizm pazarlamasında en yeni eğilim




Turizm pazarlamasında en yeni eğilim, yerli turisti damak tadıyla etkilemek… Bu konuda sayılamayacak kadar çok yenilik var…

Gastronomiye önem veren oteller öne çıkacak

İÇİNDE bulunduğumuz günlerde en büyük sorunlardan biri turizm gelirlerindeki dikkate değer azalma. Ramazan Bayramı tatili yakın gelecekteki potansiyelin iç yine turizmde olabileceğini gösteriyor.

Özellikle şu günlerde otellerdeki hareketlenme hiç fena değil. Ramazan Bayramı tatilinin uzaması bir ölçüde sektörün nefes almasını sağladı. Yine de gelecek günlerin karamsarlığı pek de geçmiş değil. Kurban Bayramı’mn da hareketli geçebileceği ama beklentileri karşılamayacağı yönünde bazı kaygı ve değerlendirmeler var.

Tam da burada şunu söylemek zorundayız: Dışarıda gelişen son siyasal ve ekonomik olaylar daha uzunca bir süre yeterince yabancı turist gelmeyeceğini gösteriyor. Başta İngiltere olmak üzere neredeyse tüm Avrupa ülkelerinde yaşanan gerilimli siyaset burada başlıca etken… Kaotik gelişmeler, zaman zaman tırmanan terörizmin utanç verici yüzü ise bir başka sorun.

yemek

YENİDEN YÜKSELİŞ KOLAY OLMAYACAK

Haziran ayındaki son verilere göre Rus ve Alman turist sayısındaki azalmalar 2016’nın geneli için alarm vermeye devam ediyor. Ortadoğu ve İranlı turist sayısındaki görece artış ise sektöre ufak bir katkı sağlamanın ötesinde hiç de ümit vaat etmiyor. Yine de Rusya krizinin tamamen çözülme aşamasına gelebileceği beklentisi en büyük ümidimiz.

Her şeye rağmen dış pazarları görece kaybederken iç turizme ağırlık yererek oluşan boşluğu doldurmak mümkün mü diye sormak lazım. Bize göre klasik pazarlama enstrümanlarıyla bu dönüşümü hemen başlatmak pek mümkün değil. Çoğu pazarlama aktivitesinin bugün miadı geçmiş durumda. Bu aktivitelerin tüm yaş grupları arasında yeterli ilgiyi uyandırmaması başlıca problem. Üstelik sosyal statüsü nispeten iyi olan potansiyel müşteri gruplarının da devamlı yurtdışına kaçırılması üstünde durulacak bir başka sorun.

BELİRLEYİCİ UNSUR

Önemli olan, hem dış hem de iç turizmi yeniden dizayn ederek olabildiğince canlandırmak. Yenilik uygulamaları turizm faaliyetlerinde hem değişimi hem de farklılığı yansıtmak zorunda… Fiyat indirimi, kırıcı rekabet ve taksit avantajı gibi artık iyice kanıksanan uygulamalar yeni beklentilere çare değil artık.

Özellikle yerli turist bilmen klasik uygulamalara doymuş durumda. Heyecan verici daha parlak farklılıklar arıyor. Her bir yenilik yerli turistin yakın çevre ülkelerine kaçışını da önleyecek.

Örneğin, Yunanistan’ın şu sıralar Türk turistleri çekme başarısındaki sırrı bir düşünün: Deniz aynı deniz; güneş aynı güneş!.. Fark, zekice hazırlanıp uygun fiyatlarla sunulan gastronomik etkinliklerde yoğunlaşıyor. Yunanistan’ın deniz ürünlerindeki sunum seçeneklerini en azmdan bir hatırlayın önce… Turiste lezzet unsuruyla yaklaşıp damak tadıyla yakalama gayreti olması lazım…

TURİZM İÇİN ÖNEMLİ YENİLİKLER

Dış turizmde ise turist daha fazla turist çekmenin yolu da kimlik değişimi, albeni ve yeni bir cazibe unsuru katacak dönüşümlerden geçiyor. Peki, burada ancak bir kaçma değinebileceğimiz yenilikler hem dış hem de iç pazarı bir ölçüde dengeleyip yeniden hareketlendirebilir mi? Bizce çok hızlı olmasa da yakın gelecekte yeni bir iklimin yaratılmasına katkı sunabilir. Yeter ki her iki kesimde de yaş grupları ile sosyoekonomik statüler iyi analiz edilebilsin.



işte, aşağıda en basitinden bir kaç öneri göreceksiniz. Yakın geçmişte bunların bir bölümü dışarıda denenmiş; bir bölümü de henüz gelişmiş ülkelerde devreye girmek üzere. Artık sıradan otellerin bile damak temalı aksiyonların içinde yer alması en önemli fırsatlar arasında. Fransa, İtalya ve Ispanya başta olmak üzere bu farklılık ve yenilik işine çok önem veriliyor. Orta ya da büyük ölçekli oteller benzeri uygulamalarla dikkat çekiyor, daha özgün hale geliyorlar. Sayısı olağanüstü artan bu farklılıklar klasik otelcilik ve konaklama anlayışını değiştirecek gibi görünüyor. Amaç öncelikle mideye ve damağa hitap etmek…

Biz burada beş değişik öneriye kısaca değiniyoruz. Çok daha farklı olanlarını üretmek işin uzmanlarına düşüyor.

YEMEK KÜLTÜRÜNDE PAZAR YERİ

Tıpkı yerel bir pazar gibi çok sayıda menüyü aynı anda sunmak burada işin sim… Birçok kültürden ve ülkeden lezzetlerin sunulduğu stantlardan konuklar sanki pazar yerindeymiş gibi istedikleri spesiyaliteleri seçerek değişik tatları aynı anda deneme şansına sahip. Ayrıca bu konsepti ‘vejetaryen’, ‘atıştırmalıklar, ‘deniz ürünleri’, ‘tatlılar’ gibi bölümlerle zenginleştirmek de düşünülebilir. Böylelikle o bilindik ‘otel açık büfesi’ yerine çok daha eğlenceli ve zengin bir yemek şöleni sunulmuş olur.

Çocuklar için de ayrı stantlar oluşturmak şart. Bu konsepti oluştururken sıkıcı ve basit bir restoran havası yerine dünyanın herhangi bir yerindeki pazar atmosferi oluşturmak işin püf noktası, insanlar çeşitli kültürlerin bulunduğu pazarda dolaşıyorlarmış gibi beğendikleri tatlan seçip masalarını donatabilirler.

FARKLI KÜLTÜRLER, EGZOTİK MENÜLER…

Ülkemizde hemen herkes Meksika, Çin, Japon, Hint mutfağı gibi eskinin egzotik mutfaklarını artık tanır hale geldi.

Oysa daha keşfedilmemiş birçok tat var… Örneğin, son yıllarda çok popüler olmaya başlamış Şili ve Peru mutfakları. Neredeyse Türk mutfağına rakip olabilecek lezzetteki bu tatlar çoğunlukla deniz ürünleri ağırlıklı olup yeni tat keşiflerine açık kapı bıraıyor.

DİYET DÜNYASINA GURME BAKIŞ

Glutensiz, laktozsuz, düşük kolesterollü ve az kalorili menülerden oluşan özel bir sunum bu… Ancak işin sırrı bu tatları diyette olmayanlarm bile zevkle tüketebileceği bir anlayışla sunmak. Örneğin buğdaysız makama asla olmaz diyenleri bile şaşırtacak lezzetteki glutensiz makama çeşitlerini bir düşünün önce…

ÜNLÜLERLE YENİ TATLAR

Sosyal medyada çok konuşulan ünlüleri otel mutfağına davet edip, bunu konuklara ilan etmek batıda yeni bir trend… En azından ilgi çekiyor, yeni spesiyalitelerin kendi adlarıyla anılmasını sağlıyor. Ünlüler içine sanatçıları, yazarları, müzisyenleri, ressamları almak mümkün. Hatta popülaritesi yüksek yeni ya da eski politikacıları koymak ilgiyi daha da arttırabilir. Özel buluşma günleri ilan edip mutfaktan birlikte özel sofralara geçmek çok ilgi uyandırabilir. Sadece beraber olup sohbet olanağı yakalamak isteyen konuklar için oldukça ilgi çekici bir uygulama.

MUTFAĞI OKULA DÖNÜŞTÜRMEK

Daha önce de kısmen değindiğimizi hatırlıyorum: Dışarıdan gelecek turist için değerli olmakla birlikte; kendi tatbilir turistimiz için de ilginç bir öneri bu. ‘Patisserie’ (Pastacılık) Fransa’nın ulusal endüstrilerinden biri örneğin. Hiçbir ülke bu işi Fransa’da olduğu kadar incelikli bir sanat haline getirememiş. Bilhassa Paris’te 250 yılı aşkın faaliyette bulunan ünlü pastaneler, pastacılık okulları hemen dikkat çekiyor.

ilginç bir şekilde hepsi geleneği yaşatırken, ürün bazmda onlarca buluşsal yeniliğe de imza atıyor. Görülen manzarada dikkat çeken bir disiplin ve bir o kadar da sanatsal incelik var. Şimdi bunlar yavaş da olsa yüksek düzey otellerle birleşiyor. Uygulayan oteller aynı zamanda gurme kültürün tipik temsilcileri. ‘Ritz’ gibi ünlü otellerin ismiyle anılan pastacılık okullarından, ülkenin çeşitli yerlerindeki yetişkin öğrencilere açılan kurslara kadar çok sayıda okul olduğu unutulmamalı.

Örnekler çoğaltılabilir. Her şey buluşsal yenilikler üzerine…

Özel spesiyalitelerle anılmak, alternatif tatlar dünyası oluşturmak gibi daha onlarca aktivite düşünülebilir. Unutmayın ki, son tahlilde insanlar klasik turizm enstrümanları içinde en az güneş, deniz, kum kadar henüz keşfedilmemiş pek özel tatlara ulaşmayı düşlüyor.

Nur Demirok / Para





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir