yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye Ekonomisi 2014

Türkiye Ekonomisi 2014



Türkiye, son yıllarda yaşanan global krizlere karşı iyi bir direnç gösterdi. Son iki yılda yavaşlama olsa da ekonomide büyüme sağladı. Finans sektöründe bataklar oluşmadı. Tüm bu faktörler, Türkiye’nin Satmalma & Birleşme (S&B) işlemlerinde tercih edilen ülkeler arasına girmesine imkan verdi. Türkiye’de şirket satın almak isteyenler, dünya ortalamalarının üzerindeki çarpanlardan alım işlemi yaptılar. Büyük ölçüde özelleştirmelerin etkisiyle yerli şirketler arasında da S&B işlemleri yükseliş gösterdi. Bu süreç 2013 yılının ilk yarısına kadar devam etti.

2014 ekonomi

Ancak 22 Mayıs 2013’te, küresel kriz sonrasında dünyadaki bol likiditenin en önemli kaynağı olan ABD Merkez Bankası FED, parasal genişlemede sona gelindiği sinyalini verdi. Bu sinyal aralık ayında gerçeğe dönüştü. FED, aralık ayı toplantısında aylık 85 milyar dolarlık tahvil alimim 75 milyar dolara düşürdüğünü açıkladı. Türkiye bu süreçte yaz aylarında Gezi Parkı eylemlerine sahne oldu. 17 Aralık’ta ise hükümetteki döıt bakana kadar uzanıp kabinede kapsamlı bir revizyona neden olan büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturması patlak verdi. Bu da büyük bir siyasi gerginliğe neden oldu. Tüm bu gelişmeler borsada tarihi düşüşleri, dolar kumnda ise tarihi yükselişleri beraberinde getirdi. Faizler çift haneye ulaştı. Türkiye işte böyle kritik bir süreçte 2014 yılına giriş yaptı.

384 İŞLEM OLDU

Ekonomist dergisi olarak bu dönemde de S&B işlemlerini analiz ettik. Haberimizde 2013 yılında yabancı ve yerli şirketlerin yaptıkları tüm işlemlerin listesini bulacaksınız. 2014 yılında yaşanan konjonktürden S&B işlemlerinin ne ölçüde etkileneceğini de araştırdık. 20 Ekim 2013 tarihli Ekonomist’in kapak haberinde sektörel bazda işlemlerin hangi çarpanlardan yapıldığını araştırmıştık. Bu haberimizde ise bu çarpanların yaşanan gelişmelerden ne ölçüde etkilendiğini uzmanlara sorduk.

2013 yılında 256’sı yerli ve 128’i yabancı olmak üzere toplam 384 S&B işlemi gerçekleşti. Değeri açıklanan 155 yerli işleminde 13,4 milyar dolarlık, değeri açıklanan 53 yabancı işleminde ise 4,6 milyar dolarlık büyüklük ortaya çıktı. Böylece değeri açıklanan toplam 208 işlemde yaklaşık 18 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşıldı. Değeri açıklanmayan 101’i yerli ve 75’i yabancı 176 işlem de dikkate alındığında, 2013’teki toplam S&B işlem hacminin yaklaşık 21 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

2012 yılında 196 yerli ve 146 yabancı olmak üzere toplam 345 işlem olmuş ve toplam işlem büyüklüğü 32-33 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşmişti. 2013 yılı için tahminler 30 milyar dolar civarında S&B işlemi olacağı yönündeydi. Ancak işlem sayısı artsa da yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle işlem hacmi tahmininin tutmadığı görülüyor.

2014 yılında ise 2013’ün yüzde 20-25 altında 15-17 milyar dolar arasında bir işlem hacminin gerçekleşmesi bekleniyor. Genelde önemli bir düşüş olsa da 2014’te gıda, perakende, sağlık, e-ticaret, finansal hizmetler, enerji gibi sektörlere ilginin yüksek olacağı öngörülüyor.

2014’TE RİSKLER ARTIYOR

2014 yılı yoğun bir ekonomik ve siyasi gündem ile başlıyor. Uzun zamandır gerek birincil gerek ikincil piyasaların can suyu yabancı yatırımlar oldu. S&B işlemlerinin hacim olarak artabilmesi için, yabancı yatırımcıların önceki yıllarda olduğu gibi yönlerini Türkiye’ye çevirmeleri gerekiyor. Türkiye önceki dönemlerde sergilediği hızlı ekonomik büyümesi sayesinde diğer gelişmekte olan ülkelerden ayrışmıştı. Bu yıl ise büyümenin ne olacağı konusunda yoğun bir belirsizlik bulunuyor.

Türkiye’de S&B işlemlerinde en hızlı gruplardan biri olan Yıldız Holding’in CEO’su Cem Karakaş, halihazırda 2014 yılma ilişkin planlarında bir değişiklik yapmayı düşünmediklerini söylüyor. Karakaş, “Planlarımız dahilinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gelişmeleri takip ederek gerektiği taktirde yıl içinde düzeltmeler yapabiliriz” diyor.

Yaşanan gelişmelerin şirket değerlemelerine etkisini sorduğumuz Abraaj Capital İcra Kurulu Üyesi Selçuk Yorgancıoğlu, “Bu konuda TL’deki hareketlilik bittikten sonra yorum yapmak daha doğru olur. Bizim açımızdan ise Türkiye yatırımlarından memnunuz. Bu pazara ilgimizde değişiklik yok. 2014’te yeni işler yapmaya devam edeceğiz” diye konuşuyor.

2014 yılı için seçimlerin zaten hesaplara dahil edildiğini ancak öngörülemeyen konunun 17 Aralık süreci olduğunu söyleyen NBGI Prıvate Equity Türkiye Direktörü Mete İkiz, en azından yazın yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar işlemlerde durgunluk bekliyor. Yılın ikinci yarısında ise belirsizliklerin ortadan kalkması ile birlikte Türkiye’nin güçlü büyüme velileri, genç nüfus, bölgesel konumu gibi faktörler sayesinde S&B işlemlerinin yeniden artışa geçeceğini kaydeden İkiz, “Buna rağmen 2013 yılının altında işlem büyüklükleri ve işlem adetleri olur” diyor.

DEĞERLEMELER DÜŞEBİLİR

Türkiye’nin güçlü büyüme eğilimlerine rağmen belirsizliklere dikkat çeken İş Yatırım Birleşme ve Devralmalar Müdürü Efsane Çam, FED’in parasal genişlemede sona gelmesi karannın gelişmekte olan ülkelere olan para girişini direk etkileyeceğini kaydediyor.

Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi gerginlik ile seçim yılı olmasının da 2014 için belirsizlikleri çok artırdığına dikkat çeken Efsane Çam şunları söylüyor:

“Ayrıca son çeyrekte ve hatta yılın son günlerinde kurlarda meydana gelen artışların şirket mali tablolarını nasıl etkilediğinin alıcılar tarafından görülmesi gerekiyor. Satın alımlar için yıl sonu mali tablolarının çıkması önem kazanacak. Kur artışlarının beraberinde enflasyon ve faizlerde artış getirmesi beklendiği için 2014 yılında şirketlerin finansman maliyetlerinin artması ve bunun da kârlılıklar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratması beklenebilir.” Deloitte, 2014’e yönelik olarak temkinli bir görüş benimsiyor. Çünkü hem seçim dönemi olması hem de gelişmekte olan piyasalara yönelik fon akışındaki aşağı yönlü değişim, S&B işlemleri açısından zor bir yıla işaret ediyor. Sonuçta işlem çarpanlarında daralma bekleyen Deloitte Yönetici Ortağı Başak Vardar, bununla birlikte bazı büyük çaplı özel sektör işlemlerinin hazırlığının devam ettiğini kaydediyor. Uzakdoğulu yatırımcıların ilgilerinde ve işlemlerinde artışa olduğuna dikkat çeken Başak Vardar, “Finansal yatırımcıların ilgisi sürüyor. Türkiye’nin satın almalarda özellikle kriz sonrası dönemde yakaladığı hareketliliği, orta vadede devam ettireceğini düşünüyomm” diyor.

PARANIN MALİYETİ ARTIYOR

Türkiye’de yoğun rekabet ortamında geçmişte şirket değerlemelerinin ortalamaların üzerinde gerçekleştiğini anlatan Mete İkiz, 2014 yılında değerlemelerde düşüş bekliyor. “Paranın bol ve maliyetinin düşük olduğu ortamda, satıcı taraf istediği fiyatı alamazsa kredi kullanmayı tercih ediyordu” diyen İkiz, bugün gelinen noktada ise paranın maliyetinin arttığını ve kredi verenlerin daha ince eleyip sık dokuduğunu kaydediyor. İkiz, böyle bir ortamda da satıcı tarafın daha düşük çarpanlardan ortak almayı kabul edeceğini ifade ediyor.

Kısa vadede riskler olsa bile uzun vadede Türkiye pazarının iyi bir hikayesi olduğuna dikkat çeken İkiz, “Türkiye pazanyla yakından ilgilenen hatta ofis açan 50 civarında PE fon var. Yaşanan gelişmeler nedeniyle bu fonlar, değerlemelerin çok uygun olduğu AB başta olmak üzere farklı pazarları tercih edebilir. Ancak uzun vadede fonların ilgisi devam ediyor” diyor.



BÜYÜK FARK OLMAZ

2014’te risklere rağmen değerlemelerde büyük bir farklılık beklemeyen Grant Thornton Başkan Yardımcısı Nazım Hikmet “Çarpan, işlemden işleme değişir. İşletmenin kârlılığı ve geleceğe dönük getiri beklentisi, yüksek iş planlarının olması, değerlemeler açısından önemli” diye konuşuyor.

FED’in para politikalarının 2013 yılında olduğu gibi 2014 yılında da birçok ülke ekonomisi yanında Türkiye ekonomisi üzerinde de etkili olacağını kaydeden EY Türkiye Partneri Müşfik Cantekinler, “Ancak Türkiye, dinamik iç piyasası ve birçok ülke ekonomisinin üzerinde büyüme performansıyla bu gelişmelerden göreceli olarak daha az etkilenecek” diyor. Bu gelişmelerin işlem çarpanları üzerinde önemli bir etkisi olmayacağını ifade eden Cantekinler, siyasi belirsizliklerin önümüzdeki günlerde azalmaya başlayacağını ve ekonomi ile S&B işlemleri üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağını ümit etiklerini sözlerine ekliyor.

2014’TE BÜYÜKLÜK NE OLUR?

Tüm bu belirsizlikler içinde 2014 yılı için tahmin yapmanın çok güç hale geldiğini anlatan Efsane Çam, 2013’e göre yüzde -20’lik bir daralma ile 15 milyar dolarlık bir işlem hacmi beklenebileceğini kaydediyor. Çam, özelleştirme ihalelerinin tamamlanabilmesi oranında bu rakamın yukarı taşınabileceğini ifade ediyor.

2013 kadar hacimli olmasa bile özelleştirmelerin olacağını söyleyen Nazım Hikmet, 2014’te bu ihalelerin önemli kısmının gerçekleşmesi durumunda toplam 23-25 milyar dolar aralığında bir işlem büyüklüğü öngörüyor. Hikmet’in öne çıkmasını beklediği sektörler ise sağlık, e-ticaret, eğitim, perakende ve enerji. 2014 yılında da kamu ihalelerinin öne çıkacağını kaydeden Müşfik Cantekinler ise özel sektörde finans, sağlık, perakende ve medyada nispeten büyük ölçekli işlemlerin yer alacağını öngörüyor. Cantekinler, piyasada büyük işlemlerin yanında küçük ve orta büyüklükteki işlemlerin de aynı hızda devam etmesini bekliyor.

YABANCI YATIRIMCILAR; Türkiye’de yabancı yatırımcılar, özelleştirmeler haricinde özel sektörde S&B işlemlerinde öncülük yaptılar. Yabancı ve yerli işlem dağılımı yüzde 60-40 gibi şekillendi. Ancak 2013’te bu oranın ters yönde gerçekleştiği görülüyor. Yabancıların alım iştahında siyasi belirsizlikler ve FED politikaları ile birlikte azalışın devamı bekleniyor.

BÜYÜME BEKLENTİLERİ : Türkiye önceki dönemlerde sergilediği hızlı ekonomik büyüme sayesinde diğer gelişmekte olan ülkelerden ayrışmıştı. Bu yıl ise siyasi belirsizlik nedeniyle büyümenin ne olacağı belli değil.

SİYASET FİYATLANİYOR: Paranın en sevmediği konu siyasi belirsizlik, kurlara ve faizlere yansıyor. Paranın maliyeti yükseliyor. Bu da şirket değerlemelerine negatif yansıyor.

KÂRLAR DÜŞECEK: Kurlarda meydana gelen artışların şirket bilançolarına olumsuz etkileri gözlenecek. Kur artışları enflasyon ve faiz artışlarına da etki ediyor. Tüm bunlar, satış işlemlerinde kullanılan Amortisman, Faiz, Vergi Öncesi Kâr rakamlarını ve dolayısıyla çarpan fiyatlamalarını olumsuz etkileyecek.

Değerlemelerde düşüş bekliyoruz

“2013’te sektöründe lider Arzum ve Logo Yazılım dahil dört işlemde 60 milyon Euro’nun üzerinde sermaye yatırdık. Her dönemde Türkiye’de potansiyeli yüksek şirketlere yatırımı sürdüreceğiz. Ancak 2013 gibi hızlı bir yıldan sonra bir miktar yavaşlayacağız. 2014’te faiz, kur ve ekonomik büyümede öngörü yapmak zorlaştı. Bunun için, yatırımlarda doğru fırsatların oluşturulup, sonuca gitmenin daha zor olacağı bir yıl olacak. Özellikle portföy şirketlerinin sağlam sermaye yapıları ile satın almalar yaparak büyümeleri için iyi bir fırsat var. Türkiye’ye dışarıdan bakanlar içinse seçim döneminin getirdiği belirsizlikler açısından daha da zor yatırım yapılacak bir ortam görünümü veriyor. Faizlerin yükselmesinin beklendiği, risk algısının yükseldiği ve büyüme beklentisinin düştüğü bir ortamdayız. BİST’ten de görüldüğü üzere şirket değerlemelerinde düşüş olmasını bekliyoruz”

“Kaynaklara erişim zorlaşıyor”

“Pek çok şirket, ciddi yatırımlar için büyük oranda kur riski içerecek şekilde kredi aldı. Yine pek çok sektörde gerek lokal gerek ihracat pazarlarında düşüşler yaşandı. Ayrıca kısıtlı finansman kaynaklarına erişim zorlaşıyor. Son yaşanan kur artışlarından sonra finansman maliyetlerinin daha da artması bekleniyor Tüm bu gelişmeler, firmaların mali tablolarına olumsuz yansıyor. Bu nedenlerle alıcıların fiyatlamalarda düşüş beklentileri var. Ancak sektörünün önde gelen ve sürekli ekonominin üzerinde büyüme sağlayan, özel bir know how’a sahip şirketlerin satışa açık olması durumunda, alıcılar halen primli ve yüksek değerlemeler ödemeye hazır.”

Yabancıların payı düşüyor

“Yabancı yatırımcıların toplam işlem hacmindeki payı uzun yıllar sonra en düşük seviyeye indi. Özellikle AvrupalI ve ABD’li yatırımcılar son derece temkinliydi. Tüm bunlar işlem hacmi üzerinde de etkili oldu. Toplam 17 milyar dolar civarında ve 200’ün üstünde işlem gerçekleştiğini söyleyebiliriz. 2013’te işlem hacmine en büyük katkıyı özelleştirmeler yaptı. Bunların çoğunluğu enerji sektörü işlemleriydi. Özelleştirmeler haricinde Viko, Abank, Show TV, Sabiha Gökçen gibi çok değişik sektörlerde öne çıkan özel sektör işlemleri oldu. Ancak büyük montanlı özel sektör işlemlerinin sayısı oldukça sınırlıydı.”

“Enerji, ulaştırma, finans öne çıkıyor”

“2013 yılında değeri açıklanmayan işlemlerle birlikte yaklaşık 20 milyar dolar tutarında işlem hacmi gerçekleşti, işlem hacmi açısından öne çıkan sektörler; enerji, ulaştırma ve finansal hizmetler olarak sıralandı.

Bilişim sektörü ise işlem adedi açısından lider bir görüntü sergiledi. Toroslar EDAŞ, Haliçport ve AYEDAŞ özelleştirmeleri öne çıkan kamu kaynaklı işlemlerdi. Özel sektörde ise Allianz SE’nin Yapı Kredi’nin yüzda 93,9 hissesini ve Panasonic’in Viko’nun yüzde 90 hissesini satın alması, yılın önemli işlemleri arasında yer aldı!’

“Alım iştah ive fiyat belirleyici olacak”

“2014’te işlem adetlerini alıcı tarafların isteği ve satıcı tarafların da önceki fiyat ve şartlardaki ısrarının düzeyi belirleyecek. Fakat 2014’ün ikinci yarsı ve özellikle de 2015’te sağlıklı bir canlanma olması ihtimalini de önemsemek gerekir. Borsalardaki değerler ve beklentilerdeki değişiklik şirket değerlerini bir miktar aşağı yönlü etkileyebilir ama sektör bazında ve şirket bazında bu etki oldukça farklı gerçekleşebilir. İş Girişim’in faaliyet alanı ve yaklaşımı, Türkiye’nin uzun vadeli geleceğine yatırım yapmak üzerine kurulu. Her ne kadar çok daha dikkatli hareket etsek de 2014-2015’i yatırım yapma dönemi olarak değerlendiriyoruz. Mevcut potansiyellerin hiçbirinden geri çekilmiyoruz.”

“Değer düşüşleri yeni fırsatlar yaratacak”

“Fonlar 2013’ün ikinci yarısından itibaren ayaklarını gazdan çekmeye başlamışlardı. Son yaşanan süreçle birlikte frene de basmaya başladılar. Yaşanan süreç paranın maliyetini artırdığından değerlemelerin de aşağı yönlü hareket etmesi kaçınılmaz. Siyasi belirsizliğin ne kadar devam edeceği belli değil. Bulutlar dağılana kadar ‘bekle-gör’ politikası izlenecek. Ancak bu süreci negatif olarak algılamamak gerekir. Bu durum yeni fırsatlar da yaratacaktır. Değerlemelerin aşağıya gelmesiyle daha gerçekçi fiyatlar ortaya çıkacaktır. Yılın ikinci yarısından itibaren yeni değerlemelerle birlikte yükselişler görebiliriz!’


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

dolar

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir