Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye ekonomisi artık köylünün, şehirlinin, işçinin ekonomisi

Türkiye ekonomisi artık köylünün, şehirlinin, işçinin ekonomisi




Ekonomist Mehmet Cavlı, Türkiye’nin ekonomisinin artık köylünün, şehirlinin, memurun ve işçinin ekonomisi olduğunu, doğu Anadolu ve batı Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz ekonomisi olduğunu belirterek, Türkiye ekonomisinin artık bu modelle izlenmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

Cavlı, yazılı açıklamasında, hane halkı gelirlerinde belirsizliklerin ve satın alma gücü düşüklüğünün yaşanmaya başlamasının ekonominin yeniden yapılanması gerektiğine işaret ettiğini belirtti. Hane halkı gelirleri bütün noktalarda farklı görülüyorsa ”bir yerlere el atılması lüzumunun ortaya çıktığını” dile getiren Cavlı, önemli olanın bu farklılıkların sebebini bulabilmek olduğunu kaydetti.

Mehmet Cavlı, Türkiye’de doğu Anadolu ekonomisinin batı Anadolu ekonomisinden, kuzey Anadolu ekonomisinin güney Anadolu ekonomisinden farklı olduğunu, iç Anadolu ekonomisi ve Marmara bölgesi ekonomisinin bile başlı başına farklılık gösterdiğini, her yörede farklılıklar bulunduğunu, her yörede milli gelirin değişim gösterdiğini anlattı.

”Bölgeler arası iktisadi dengesizliklerin çok belirginleştiği ve iktisadi sorunların bölgelerde çözüm çarelerinin çok geciktiği, şehir ekonomileri ile köy ekonomileri arasında farklılıkların oldukça dengesizleştiği çok açık görünüyor” diyen Cavlı, iktisadi dengesizliklerin eğitimi, sosyal ilişkileri ve aile yapısını dahi etkilediğine işaret etti.

Hizmetler sektöründe çalışan nüfusun yüzde 45’ler civarında bulunduğunu, ticaret alanlarının ihtiyaçtan daha fazla genişlediğini belirten Cavlı, şunları kaydetti:



”İşsizlik hem evlilik oranını düşürdü ve hem de boşanma oranını arttırdı. Kaçak elektrik kullanma oranı kimi yerde yüzde 60, kimi yerde yüzde 10. Bu ve benzeri konular her yörede farklılık gösteriyor. Marmara ve Akdeniz bölgesindeki iktisadi gelişmişlik farkı çok arttı.

Planlı dönemi yani 1960’lı yıllardan 1980 yılına gelene dek Türkiye’nin planlı iktisadi yıllarını iyi gözlemlememiz gerekir. O dönemdeki iktisadi politikalar, Türkiye’de bölgeler arası iktisadi farklılıkları artırma sebebiydi. Doğu Anadolu ekonomisine o günün politikaları hiçbir katkı vermedi. Denizlerden istifade ettiren bir plan geçmişte yoktu. Demiryolları ve otoyollar aynı dönemde programlanmamıştı. Planlı dönem planların tutmadığı dönemdi. 1980 ve sonrası ise planlı ekonomi durdu. 1960’lı yıllarda başlayan ödeneği olmayan projelere verilen önem ile ekonomik hayat bir çeşit idare edilmeye devam edildi. Yani iktisadi altyapı tıkandı. O dönemdeki bölgeler arası göç çok belirgindi. Sadece bir köprü yapılması ekonomide gelişme diye görünüyordu. Birkaç baraj yapımı ile gururlanıldı. Sonra 2000’li yıllar ekonomik ihtiyaçların belirlendiği ekonomiye dönüştü.”

Türkiye’nin ekonomisinin artık köylünün, şehirlinin, memurun ve işçinin ekonomisi, doğu Anadolu ve batı Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz ekonomisi olduğunu ifade eden Cavlı, ”Değerlendirmeleri belirttiğim şekilde detaylandırmak insanlarımıza yarar sağlayacaktır. İktisadi hayata modeli bu şekilde ifade ediyorum. Türkiye ekonomisi artık bu modelle izlenmelidir. Hane halkının ekonomisi bile artık konuşulmaya başlanacak. Hane halkı giderleri, elektrik, su, telefon, dolmuş otobüs parası, kira, okul masrafı, gıda ve daha birçoklarının toplamıdır. Hane halkı geliri ise ya maaş ya kazanç veya ücrettir. Bu da hane halkı ekonomisidir. Ekonomi sadece borsa, döviz ve faiz değildir” görüşünü dile getirdi.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir