Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye Ekonomisinde Orta Gelir Tuzağı

Türkiye Ekonomisinde Orta Gelir Tuzağı




Türkiye’ye patinaj yaptırmamalı

Son 10 yıldır yaşanan yüksek hızlı büyüme dönemi rehavete kaçmamalı. Türkiye’nin önünde yıllarca yerinde sayma anlamına gelen “orta gelir tuzağı riski var. Çözüm devletin 4 kritik alanda müdahaleci olmasında: Eğitim, ileri teknoloji üreten yatırımlar, Ar-Ge ve tasarruf oranı.

ekonomik tuzakDÜNYA ekonomisinde 25 yıl boyunca hükmünü sürdüren “Washington Konsensüsü”, 2008’de başlayan krizden sonra geçerliliğini yitirince, tüm ülkelerde genç ekonomistler ve politikacılar sürdürülebilir kalkınma için yeni yol ve yöntemler arayışına girdi.

Yıllar yılı IMF ve Dünya Bankası’nın ekonomik sorunlar için tek çözüm yolu olarak sunulan neo-liberal reçetenin miladının dolması yeni tez ve görüşlerin ortaya atılmasını sağladı. Tüm ülkelerde merkez sağ ve merkez sol iktidarların gözü kapalı uyguladığı bu konsensüsün vesayetinden kurtulanlar, geleceğin neler getirip, neler götüreceğini tartışmaya başladı. Washington Konsensüsü’nün 10 emri arasında özelleştirme, ticaretin ve sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi, devletin düzenleyici rolünün azaltılması ve yoksullara verilen ekonomik desteğin azaltılması gibi önlemler vardı.

İş dünyasında, üniversitelerin ekonomi fakültelerinde ve ekonomi medyasında tartışmasız olarak benimsenen bu politikalar demeti umulan sonuçları da verememişti. Çünkü her şey piyasaların beklentilerine göre ayarlanıyor, insanlar unutuluyor ve yoksulluktan bahsetmek sefalet edebiyatı sayılıyordu.

Japon mucizesi 20 yıldır yeni bir atılım yapamıyordu. Asya Kaplanları, Güney Kore dışında ilk dönemdeki başarılarını sürdüremiyordu. Başarı öyküsü İrlanda, yıllardır krizle boğuşuyordu.

Washington Konsensüsünün isim babası ABD’li ekonomist John Williamson’un tespiti ise son 25 yılı şöyle özetliyordu: “Bu konsensüs, VVashington temelli uluslararası finansal kuruluşlar tarafından ülkelere empoze edilen bir neo-liberal politikalar demetiydi. Uygulanan politikalar bahtsız ülkelere yalnız kriz ve sefalet getirdi.”



Hedef, ekonomiyi tuzağa takılmadan büyütmek

Bir ülkenin kaderini etkileyen çok sayıda değişken var. Sosyal ve demografik yapı, doğal kaynakların varlığı, ekonomik ve siyasi ortam ile yönetimin kalitesi bir ülkenin sınıf atlamasını sağlayabildiği gibi, belirli bir gelir düzeyinde takılıp kalmasına da yol açabiliyor. Bazı ülkeler ise mevcut durumlarını korumakta bile zorlanıyor.

Ülkedeki her kuşak yaşadığı dönemde ekonominin geliştiğine tanık oluyor. Açılan fabrikalar, yapılan otoyollar, inşa edilen gökdelenler ve ilerleyen teknoloji, ekonomiyi büyütüyor, yeni iş kapıları açıyor. Ancak aynı dönemlerde dünyanın diğer ülkeleri de boş durmuyor, her ülkenin ekonomisi gelişiyor. Bu nedenle bir ekonominin performansı, ancak diğer ülkelerle karşılaştırılarak değerlendiriliyor.

2010’da ölen ünlü İngiliz ekonomisti Angus Maddison’un yaptığı hesaplar ülkelerin yakın tarihteki performanslarının karşılaştırılmasını sağlıyor. Bu hesap yönteminde ABD’nin belirli bir yıldaki kişi başına milli gelir düzeyi 100 olarak kabul ediliyor. Bir ülkenin aynı yıldaki kişi başına milli gelir düzeyinin, ABD’deki düzeye oranlanması ile o yılın performansını gösteren oran elde ediliyor. Bu hesap tüm yıllar için yapılıp, grafiğe yansıtılınca ekonomilerin kader çizgisi ortaya çıkıyor. Maddison’un tabloları incelendiğinde Türkiye ekonomisinin yaklaşık 200 yıllık döneminde şu aşamalardan geçtiği görülüyor:

■    1700 yılında Osmanlı ekonomisinde refah düzeyi, ABD’dekinden yüzde 20 daha yüksekti. Büyük Sanayi Devrimi’ne ayak uyduramadığımız için refah düzeyimiz, ABD’dekinin yarısına kadar geriledi.

■    Yoksulluk tuzağına düştüğümüz için gerileme sonraki 100 yılda da devam etti. KİT’lerin kurulması ile elde edilen ekonomik kazanımın önemli bölümü, İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında yok oldu.

■    1950 sonrasında Türkiye ekonomisi bir hesaba göre 50 yıl, diğerine göre 40 yıl boyunca ortanın altı gelir grubundan kurtulamadı.

■    Son yıllarda orta gelir grubuna ulaşmış sayılan Türkiye ekonomisi, en kısa sürede bu gruplan bir üst gruba çıkmayı amaçlıyor.

FARUK TÜRKOGLU / PARA





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir