Anasayfa / Kültür Sanat / Türkiye, UNESCO’nun Dünya Mirası Komitesi’ne seçildi

Türkiye, UNESCO’nun Dünya Mirası Komitesi’ne seçildi




Dünya mirasında söz sahibiyiz

Türkiye, UNESCO’nun Dünya Mirası Komitesi’ne seçildi. 2017 yılına kadar sürecek üyelik, Dünya Mirası Lisîesi’ne Türkiye’den yeni katılımların olmasına yardımcı olabilir…

TÜRKİYE, UNESCO’nun Dünya Mirası Komitesi’ne seçilen 12 ülkeden biri oldu. Komiteye seçilmek için 21 ülke adaydı. Teşkilatın Paris’teki merkezinde yapılan toplantılarda Türkiye ile birlikte, Hırvatistan, Finlandiya, Jamaika, Kazakistan, Kore Cumhuriyeti, Lübnan, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz ve Vietnam da komiteye alındı. Üyelik 2017’ye kadar sürecek.

Bu, ne anlama geliyor? Dünya Mirası Listesi’ne alınacak tarihi ve doğal değerlerin belirlenmesinde söz sahibi olabileceğiz. İyi yönetilemeyen miraslara dikkat çekecek, daha iyi korunmasını sağlayabileceğiz. Kültürel miraslar için ayrılan fonları yönetebileceğiz. Acil koruma gerektiren “Tehlikedeki Miraslar Listesi”ni oluşturabileceğiz.

Bugün Türkiye’deki 11 miras, UNESCO’nun koruması altında. Henüz listeye alınmayı bekleyen 41 mirasımız daha var. 41 maddelik geçici liste, UNESCO’da bekliyor. Bunların da ana listeye alınması için daha etkili faaliyet gösterebileceğiz.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı UNESCO, gerek insan elinden çıkmış gerekse doğada oluşmuş olağanüstü değerleri, 1972 yılından beri “Miras” adı altında koruyor. Halen 157 ülkede, 745’i kültürel, 188’i doğal, 29’u da karışık olmak üzere toplam 962 bölge, dünya mirası olarak koruma altında. İtalya, 48 bölge ile en çok mirasa sahip ülke. İtalya’yı 44 miras ile İspanya ve 43 mirasla Çin izliyor.

Türkiye’nin halen resmi olarak kayıtlarda 11 mirası bulunuyor. Bunların ne olduğunu biliyor muydunuz? Birlikte göz atalım…

Truva

truva

Dört bin yıllık tarihi var. Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından birisi. İlk kazıyı 1870’te ünlü arkeolog Heinrich Schliemann yapmıştı. Burada gün ışığına çıkarılan kalıntılar, Anadolu uygarlıklarıyla Akdeniz ülkeleri arasındaki ilk ilişkilerin kanıtlarıydı. M.Ö. 13’üncü ve 12’nci yüzyıllarda Yunanlılarla Ispartalılarm bölgeyi kuşatması ve birbirle-riyle çatışması, Homer’in “İlyada” adlı eserinde ölümsüzleştirilmişti.

Safranbolu

safranbolu

13’üncü yüzyıldan beri doğu-batı ticaret yolu üzerinde kervanların konaklama yeriydi. Eski Cami, Eski Hamam ve Süleyman Paşa Medresesi, 1322 yılında inşa edildi. 17’nci yüzyılda en parlak dönemini yaşadı. Tipik bir Osmanlı kentiydi. Kervanlarla yapılan ticarct, /amanla Şark dünyasını Avrupa’ya bağladı. Ticaret sayesinde zenginleşen kentte, başka hiçbir kentte görülmeyen güzellikte konaklar yapıldı. Ne var ki 19’un-cu yüzyılda demiryollarının gelmesiyle kent, var olma nedenini aniden kaybetti. Daha sonra evlerinin görkemli mimarisiyle anılmaya başlandı.

Divriği’nin Büyük Camii

Türkler, Anadolu’nun bu bölgesini ll’in-ci yüzyılın başlangıcında fethetti. Emir Ahmet Şah, 1228’de Divriği’de bir cami ve hemen yanında da bir hastane inşa ettirdi. İç duvarlarının süslemelerden yoksun olmasına, bir avlusu bile olmamasma rağmen oldukça karmaşık bir yapım tekniği ile inşa edilen cami, bugün Anadolu’daki Selçuk camilerinin en önemli örneği ve İslam mimarisinin şaheseri olarak kabul ediliyor.

Hattuşa

hattusa

Hitit İmparatorluğu’nun eski başkenti, bugünün en zengin arkeolojik kazı alanı. Bir kentleşme organizasyonunun ilk örneklerinden. M.Ö. 2000 yılından beri hem Anadolu’nun hem Kuzey Suriye’nin en nüfuzlu kentlerinden biriydi. Kraliyet sarayları, tapmakları, evleri, ticaret için kullanılan geniş ambarları, kaleleri, görkemli giriş çıkış kapıları, surları ile zamanının ötesinde modern bir kent olan Hattuşa, 1834 yılında ortaya çıkarıldı. Ancak planlı kazılar 1906’da başladı. Türk arkeologlarla birlikte kazılara Alman meslektaşları da katıldı.

İstanbul’un tarihi bölgeleri

istanbul

İstanbul, iki bin yıldan daha uzun bir süredir, Balkanlarla Anadolu’yu, Karadeniz’le Ege ve Akdeniz’i birbirine bağlaması açısmdan dünyanın en önemli politika, din ve sanat merkezi. Altıncı yüzyıldan kalma Ayasofya Müzesi, 12’nci yüzyıldan kalma Süleymaniye Camii ve Konstantin Hipodromu, bu tarihi değerlerin başında yer alıyor. Ancak kontrol edilemeyen bir kentleşme ve endüstriyel kirliliğin tehdidi altında.



Boğaz, Marmara Denizi ve Haliç’in çevrelediği bu tarihi yanmada, beşinci yüzyılda Theodosius tarafından surlarla kapatılmıştı. Asya ve Avrupa’nın buluşma noktasındaki bu kent, aynı zamanda Osmanlı’nın ve Bizans’ın dâhi mimarlarının daha güzeli, daha görkemlisi için adeta yarıştığı bir arena gibiydi.

Nemrut Dağı

nemrut dagi

Büyük İskender’in Anadolu seferleri sırasında Doğu’da Helenleştirilmiş eyaletlerde çok sayıda krallık kurulmuştu. Bunlardan biri de Kommagene’ydi ve M.Ö. 162’den itibaren yaklaşık iki yüzyıl kadar yarı bağımsız bir devlet olarak varlığım sürdürdü. Kraliyeti yöneten hanedanlar, Antiochos ve Mithridates gibi Yunanca adlar aldılar. Adıyaman’dan fazla uzak olmayan, Fırat Vadisi’nin kuzeyindeki yüksek dağlara, mozoleler, mabetler yaptılar. Her yapıt bir sanat eseriydi. Yapılarda kullanılan taş blokların ağırlığı dokuz tonu buluyordu.

Çatalhöyük

catalhoyuk

Güney Anadolu platosunda iki tepe. M.Ö. 7400 ve M.Ö. 6200 tarihlerinden kalma kalıntılar, bize daha o yıllarda insanların sosyal teşkilatlanmaları, gelişmiş tarım uygulamaları ve kültürel etkinlikleri olduğunu gösteriyor. Kazılardan kentin, sokakları olmayan, evlerin sırt sırta dayandığı, vahşi hayvanlardan korunmak için evlere çatıdan girildiği bir plan çerçevesinde yapıldığı anlaşılıyor. Çatalhöyük, Neolitik yerleşimin, çok iyi korunmuş nadir örneklerinden. Aynı zamanda köyden şehir hayatına geçişle ilgili arkeologlara değerli bilgiler veren bir yerleşim birimi.

Selimiye Camii

selimiye

Kare şeklinde temel üzerine, tek kubbeyle örtülen camii, kalem gibi ince dört minaresiyle, Osmanlı’nm eski başkenti Edirne’nin göklerine hakim bir yapı. 16’ncı yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan cami, aynı zamanda bir medrese, kapalı çarşı, saat odası, avlu ve kütüphaneye de sahip. Parlak İznik çinileriyle süslenen iç duvarlar, mermer kaplamalardaki ustalık, el yazması kitaplardan oluşmuş zengin kütüphane, herkesin hayranlığını kazanıyor.

xsanthos-Letoon

xsanthos

Likya’nın başkenti. Likya’nın geleneklerini Helen etkisiyle harmanlamış. Dini tören alanları ve mezarlıklarıyla ünlü. Dünyanın Yedi Harikası’dan biri olan Halikarnas Mozolesi de burada. Kazılara 1838’de, İngiliz arkeolog Charles Fellows tarafından başlandı. Bölgede konuşulan dil, çok uzun süreli korunabilen bir dil olarak biliniyordu. Çiftçiler bile evlerinin, ahırlarının yanı sıra çevreyi süsleyen anıtlar yapmıştı. Halkının neredeyse tamamı sanatçıydı. Ancak yedinci yüzyıldaki Arap istilaları, kenti tamamen harap etti.

Göreme Ulusal Parkı

goreme

Erozyonun neden olduğu doğal heykeltıraşlık örnekleriyle dolu Kapadokya, Anadolu’nun en çok turist çeken bölgesi. Dördüncü yüzyıl dönemi Bizans İmparatorluğundan kalma eserler, yeraltı şehirleri, dehlizler, ikonoklastik dönem sonrasının adeta fosilleşmiş kalıntıları, kiliseler, köyler, bölgenin ihtişamına katkıda bulunuyor. Volkanik kayaların rüzgar ve suyla şekillen-dirildiği ve peribacası adıyla bilinen doğal oluşumlar, büyüleyici bir manzara sunuyor. Bu doğa harikasının dünyada benzeri yok.

Hierapolis

hierapolis

Bir başka doğa harikası da Pamukka-le’de. Yaklaşık 200 metre yüksekten, taraça taraça inen kalkerli suyun oluşturduğu tra-vertenler, bilinen adıyla Pamukkale, çağlayanların taşlaşmış hali olarak karşımıza çıkıyor. M.Ö- 200’ün sonlarında Pargamon Krallığı’m yöneten Attalid Hanedanı tarafından yaptırılan Hierapolis Kaplıcalarının kalıntılarını. Eski Yunandan kalma tapınak ve anıtları bugün bile görmek mümkün. 35 derecelik kaplıca suları hem şifa için kullanılmıştı hem de yün boyamak için.

Dünyanın en önemli 20 Mirası

Angkor [Kamboçya)

Akropolis (Yunanistan)

Bağan (Myanmar)

Gaiapagos Adaları (Ekvador)

Göreme Ulusal Parkı (Türkiye)

Büyük Resifler (Avustralya)

Hampi (Hindistan)

Iguazu Ulusal Parkı (Brezilya-Arjantin)

Los Glaciares Ulusal Parkı [Arjantin)

Machu Picchu (Peru)

Mont Saint-Michel (Fransa)

Petra (Ürdün)

Giza Piramitleri (Mısır)

Rapa Nui (Şile)

Serengeti Ulusal Parkı (Tanzanya)

Sigiriya (Sri Lanka)

Tulum (Meksika)

Valetta (Malta)

Venedik ve Gölleri (İtalya)

Yellovvstone Ulusal Parkı (ABD)





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir