yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / İş Fikirleri / Türkiye’de Spa Sektörünün Yatırımcılara Sunduğu Fırsatlar

Türkiye’de Spa Sektörünün Yatırımcılara Sunduğu Fırsatlar



Spa İşletmeciliği – Spa Merkezi Kurmak

Günümüz insanının stres atmak, güzelleşmek ve kendini şımartmak için tercih ettiği spa ’lar, gözde yatırım alanlarından biri haline geldi. Otellerin içinde olanların yanı sıra günübirlik gidilen daily ve destinasyon spa’ları da büyük ilgi görüyor. Pazar hızlı büyümeye devam edecek…

OSMANLI buhar banyosu, tuzlu buhar banyosu, seramik taş yatakları, macera duşu, buz odası, detoks, el ve vücut bakımı, Thai masajı, salt jakuzi, jet pool… Stres atmanın, güzelleşmenin en önemli adreslerinden olan spa’ların mönüsünde neler yok ki?.. Kendini şımartmak isteyen günümüz insanları için spa’lar artık olmazsa olmaz konumundalar. Kimi zaman bir hediye olarak veriliyor, kimi zaman bir saatlik tatil yapmak isteyenlerin tercihi oluyor. Kısacası insanlar artık spa’ların yolunu tutuyor. Bundan 10 yıl önce yalnızca büyük otellerde gördüğümüz spa’lar artık pek çok noktada faaliyet gösteriyorlar. Bir anlamda artık ayağımıza kadar geldiler. Bir zamanlar ulaşılmaz ve lüks olarak görülen bu hizmete artık toplumun azımsanamayacak bir kesimi ilgi gösteriyor. Türk insanının spa’yı öğrenmesi birçok yatırımcının bu alana ‘kârlı bir yatırım alanı’ olarak bakmasına neden oluyor. Türkiye’de spa sektörünün yatırımcılara sunduğu fırsatları araştırdık…

spa

SUDAN GELEN İYİLİK

Spa, Latince ‘salus per aquam’ teriminin baş harflerinden oluşuyor. ‘Su ile gelen iyilik’ anlamına gelen bu terim Roma döneminden bu yana, termal ya da deniz suyunun ağırlıklı olarak kullanıldığı vücut bakımı ve tedavilerini tanımlamak için kullanılıyor. Roma hamamı geleneği zaman içinde Osmanlılardan Ruslara, Finlilere ve Ja-ponlara kadar yaygınlaştı ve her birinde farklı bir içeriğe büründü.

Geleneksel hamam kültürümüz eski olsa da Türkiye modern spa kültürü ile yaygın olarak 2000’li yıllarda Antalya’daki beş yıldızlı otellerde tanışmaya başladı. Spa’lar halen ağırlıklı olarak deniz kıyılarındaki resort otellerde, şehir ve termal otellerde ve AVM’lerdeki spor komplekslerinde bulunuyor. Son beş yıldır ‘daily spa’ denilen bağımsız spa’lar da giderek yaygınlaşıyor.

Sektör temsilcilerinin tahminlerine göre, yılda yaklaşık 500 bin kişi spa’ları ziyaret ediyor. Bu rakam beş yıl içinde 3 milyona kadar çıkabilir. Spa otellerinde ise ziyaretçi sayısı kadar ortalama kalış süreleri de önemli. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de ortalama kalış süresi beş gece. Bu sayı Almanya’da ortalama altı, Fransa’da 17 ve Çek Cumhuriyeti’nde 18 gece. Türkiye’de de zamanla kalış sürelerinin artması bekleniyor.

BU BÖLGELERE SPA KURUN

Türkiye jeotermal açısından Avrupa’nın en zengin ülkelerinden biri. Termal ve şifalı sular, spa yatırımlarının sürükleyicisi olma potansiyeline sahip. Gerçi dünyada termal su, spa için olmazsa olmaz değil ama Türkiye bu değerini kendine özgü bir fırsata dönüştürebilir. Türkiye’de termal tesislerdeki toplam yatak sayısı 27 bini buluyor. Bu da turistik yatak kapasitemizin yüzde 3’üne denk geliyor. Spa yatırımlarıyla bu tesisler daha modern ve farklı bir kimliğe dönüşebilir.

Bu çerçevede Kültür ve Turizm Bakanlığı geliştirilecek dört ana termal turizm bölgesi belirledi. Bunlar, Güney Marmara Termal Turizm Bölgesi (Çanakkale, Balıkesir, Yalova), Frigya Termal Turizm Bölgesi (Afyon, Kütahya, Uşak, Eskişehir, Ankara), Güney Ege Termal Turizm Bölgesi (İzmir, Manisa, Aydın, Denizli), Orta Anadolu Termal Turizm Bölgesi (Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Niğde). Yeni spa yatırımlarının da bu bölgelerde yapılması öneriliyor.

spa-2

BİN SPA’MİZVAR

Türkkap Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Demeği Başkam Prof. Dr. Zeki Karagülle, “Artık beş yıldızlı otellerde restoranlar gibi spa’lar da olmazsa olmaz kabul ediliyor. Üç ve dört yıldızlı otellerde bile spa üniteleri yapılıyor. Kesin sayı bilinmemekle birlikte Türkiye’de otellerde bine yakın spa olduğunu tahmin ediyoruz” diyor.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı da olan Profesör Karagülle, “Türkiye’de otellerde çok sayıda spa var ama eksik olan destinasyon spa’ları… Güral Sapanca, Sapanca Richmond gibi örnekleri var ama bu alana daha çok yatırım yapılması gerekiyor. Son beş yılda büyükşehirlerde de spor salonlarıyla birlikle spa’ların sayısı da artmaya başladı” diye konuşuyor. Türk insanının spa’ya kolay uyum sağladığını vurgulayan Karagülle şu değerlendirmeyi yapıyor: “Spa olması için su olması gerekiyor. Türkiye’de spa’ları destekleyen iki önemli geleneğimiz var; bunlar termal kaplıcalar ve hamam geleneği… Spa olması için illa termal ve şifalı suya gereksinim yok. Türkiye’deki spa örneklerine mutlaka hamam ekleniyor. Bu bize özgü bir tarz.”

STANDART YOK

Peki bir spa’nın olmazsa olmaz kriterleri neler? Bu sorunun yanıtı aslında dünya çapında aranıyor. Dünyada henüz genel kabul görmüş bir spa standartı yok. ISO beş yıldır konu üzerinde çalışıyor ama henüz sonuca ulaşamadı. “Bu alan çok heterojen” diyen Karagülle, değerlendirmesini şöyle sürdürüyor: “Spa alanının çok bileşeni var. Belki de biraz standarda gelmez ya da kolay gelmeyen bir alan.

İşin işletme ve sağlık tarafı var. Gri bir alan olduğu için Sağlık Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı bir yönetmelik oluşturmadı. Bu nedenle bu alan şimdilik biraz başıboş durumda denilebilir.”

Henüz standartları oluşmasa da Türkiye’de bu alanda dünya örneklerine yakın yatırımlar yapılıyor. Türkiye’de destinasyon spa’sı alanında öncü yatırımlar yapan şirketlerin başında NG Hotels & Resort Grubu geliyor. Termal turizme 2005 yılında Kütahya’da 200 yataklı bir otel kurarak adım atan grup, 2008’de 600 yataklı bir tesis olan Güral Sapanca’yı hayata geçirdi. 2012 yılında Afyon’da Güral Afyon Oteli’ni açan grup, bin yataklı tesisle destinasyon spa’sı alanında çok önemli bir yatırıma imza attı.

DENEYİMLERİN! PAYLAŞACAK

Türkiye’nin ilk ve tek destinasyon Spa oteli Richmond Nua Wellness Spa’yı 2005 yılında kuran, Capitol Alışveriş Merke-zi’nin de sahibi olan Aksoy Ailesi bu alandaki deneyimlerini paylaşmaya hazırlanıyor. Ailenin sahibi olduğu Richmond International Hotel Management Com-pany, kendi yatırımları olan Richmond İstanbul, Richmond Ephesus, Richmond Pamukkale Thermal ve Richmond Nua Wellness Spa’nm işletmeciliğini yapıyor. Şirket kendi otellerinin işletirken, aldığı son kararla bu alandaki yatırımcılar için ‘management’ ve ‘franchise’ yolunu da açtı. Yatırımcılara fizibilite çalışmalarından teknik danışmanlığa, açılış öncesi hizmetlerden yönetim danışmanlığına kadar A’dan Z’ye birçok konuda hizmet veriyor.

Richmond International Yönetim Kurulu Başkanı Belgin Aksoy, spa yatırımı yapmak isteyenlere dünyadaki trendleri takip etmelerini öneriyor. “Ne yazık ki spa kavramı Türkiye’de tam olarak oturmuş değil” diyen Aksoy şu değerlendirmeyi yapıyor: “iki buhar odası, üç de masaj odasından oluşan yerler, kendilerini ‘spa merkezi’ diye adlandırabiliyorlar. Spa isim anlamı gibi ‘sudan gelen sağlığı’ yansıtmalı; ayrıca wellness ruhunun eklenmesi de oldukça önemli. Spa’nın gerçek amacı olan ruh ve beden sağlığı, iyi terapi içerikleriyle ve özel bir takım ritüellerle misafirlere yansıtılmalı. Türkiye’de spa ve wellness kültürünün oluşturulması için çalışmalar yapılmalı. Biz Richmond Nua Wellness Spa olarak 2012’de ‘Wellness Day’ başlığı ile Türkiye genelinde iz bırakan sosyal bir projeye imza attık. Wellness Day’i Türkiye’den dünyaya yaymak için yola koyulduk. Bu özel gün bu yıl 14 Haziran’da Richmond Nua’da yine çok özel bir programla kutlanacak. Spa’larla ilgili standartların oturtulması için ilgili devlet kuruluşlarının desteği ve denetiminin gerektiğini düşünüyoruz.”

OTELLERİN SPA MARKALARI

Türkiye’deki dört ve beş yıldızlı otellerin yüzde 90’mda spa mevcut. Ülkemizde otel spa’ları çok gelişmiş durumda. Zincir otellerin önemli bir bölümü spa’larım kendi özel markalarıyla işletiyorlar. Örneğin Rixos otelleri tüm zincirlerindeki spa’ları kendi markası Rixos Royal Spa’ya emanet etmiş durumda. Dünyadaki tüm Swissotel’lere hizmet veren Purovel Spa, Türkiye’deki Swissotel’lerin işletmesini de üstlenmiş durumda. Alarko Grubu’nun Hillside Otelleri’nde ve kulüplerinde ise yine grubun markası Sanda Spa hizmet veriyor.

Türkiye’deki bazı önemli oteller ise spa’larmı yerli ve yabancı işletmecilere emanet etmiş durumda. Bu alanda öne çıkan markalardan biri Sanitas Spa & Wellness. Sanitas ve Abay şirketlerinin sahibi Abdurrahman Baltacı tarafından kurulan şirket halen Çırağan Palace Kempinski ve Kempinski The Dome otellerinin spa’larım işletiyor. Sanitas’m spa’sını işlettiği diğer oteller ise şöyle: Bilkent Hotels, Ommers Hotel Kayseri, Sirene Golf& Wellness, Sirene Davras Ski &Sky, Robinson Clup Nobilis Golf & Spa, Robinson Clup Çamyuva, Robin-son Panfilya, Robinson Clup Sarıgerme… Bu arada yerli spa işletmecilerinin yabancılardan daha başarılı olduğunu söylemek de gerekiyor. 2008’de Türkiye’ye iddialı hedeflerle gelen ve ilk spa’sını Astoria AVM’de açan Anantara Spa iki yıl önce Türkiye’den ayrıldı. Bodrum Yalıçiftlik’teki Kempinski Hotel Barbaros Bay’m spa’sını işleten Tayland merkezli Six Senses de Türkiye’den çekildi.

İŞLETMEK DAHA ZOR

Standart bir spa’da olmazsa olmaz bölümler var. Resepsiyon bölümü, soyunma odalarının yanı sıra ıslak hacimler denilen sauna, buhar odası, hamam ve şok duş mutlaka bulunmak zorunda. Terapi odaları da olmazsa olmaz. Bu odalarda masaj, vücut ve cilt bakımları yapılıyor. Bakım yaptıranlar için ayrıca ‘relax alan’ denilen dinlenme alanları bulunuyor.

Özellikle ıslak hacimleri kullanan kişilerin istirahata ihtiyacı oluyor. Eğer spa otel bünyesindeyse fitness salonunun ve havuzun (kapalı ve açık) yanında olmasında fayda var. Spa yatırımı yapmak kadar işletmek de önemli. îşi bilenler, “Herkes spa yatırımı yapabilir ama iyi işletemez” diyorlar. Bu nedenle birçok oteldeki spa’larm işletmecisi farklı. Türkiye’de yerli ve yabancı çok sayıda spa işletmecisi zincir bulunuyor. Bunlar arasında bir işkadım var ki hikayesiyle parmak ısırtıyor…

YURTDIŞİNDA DA SPA İŞLETİYOR

Elif Ural, iş alanı olarak kendisine spa ve Türk hamamı işletmeciliğini seçmiş 33 yaşındaki bir girişimci. ‘La Delmare SPA’ markasıyla halen Antalya’da 5 yıldızlı yedi, Marmaris ve Bodrum’da üçer otelin spa’sını işletiyor. En son Point Group’un Göynük’teki yeni açılan Ma Biche Oteli’nin talasso spa’sının işletmesini aldı. Ural’m sahibi olduğu Akel Turizm, yurtiçinde çok yaygın spa işletmecisi olduğu gibi yurtdışmda da tek Türk spa işletmecisi olarak biliniyor. İtalya’nın Sardunya Adası’ndaki Arbatax, Monte ve Borgo otellerinin spa’sını işleten firmanın Çin’in başkenti Pekin’de Morley Holy adındaki termal otelin spa’sının işletmesine de ortaklığı bulunuyor.

Akel Turizm’in Yönetim Kumlu Başkam Elif Ural genelde iki şekilde çalışmayı tercih ediyor. Bu çalışmaların olmazsa olmazı otel daha inşaat aşamasındayken projeye dahil olmak, spa’nm mimari çizimlerinden başlayarak tüm aşamalarını yatırımcıyla birlikte planlamak…

Ural işletmesini üstlendiği spa’lar için farklı anlaşmalar yapıyor. Bunları Ural şöyle anlatıyor: “Birinci çalışma modelimizde cirodan pay alıyoruz. Spa’nm aylık giderleri çıktıktan sonra cirodan yüzde 50-70 oranında pay alıyoruz. Bazı işletmesini üstlendiğimiz spa’lar için otel sahibine yalnızca kira ödüyoruz. Bazı otel yatırımcılarına da diyoruz ki, siz spa ile ilgili her şeyi unutun. Biz dört duvar aldığımız spa’yı A’dan Z’ye tüm yatırımlarını yaparak hazırlıyoruz. Sonrasında da beş ila 10 yıl arasında değişen zamanlarda işletmek için yatırımcıyla sözleşme yapıyoruz. Bir anlamda yaptığımız yatırımla, otelcinin kirasını peşin vermiş oluyoruz. Bu süre bittiğinde şartlan tekrar konuşuyoruz.”

HER MİMAR SPA ÇİZEMEZ

İsteyen yatırımcılara anahtar teslimi spa kurduklarım ve danışmanlık verdiklerini söyleyen Ural, halen Kayseri’deki Radis-son Blue Hotel’e danışmanlık yapıyor. Yatırımcıların kurumsal spa işletmecileriyle çalışmasının avantajlarını ise şöyle açıklıyor: “Spa işletmek otelci için çok zor bir alandır. Her iç mimar da spa çizemez. Biz spa’larımızm mimarisini çalıştığımız özel mimarlarla birlikte oluşturuyoruz. Tabii önce otelin kendi konseptini öğrenip ona göre özgün projeler hazırlıyoruz. Spa’nm malzeme tedariği de çok zordur. Personel seçimi ayrı bir uzmanlık gerektirir. İşi bilen bir danışman ve girişimci daha uygun fiyatlara projeyi hayata geçirebilir. Örneğin, bin yataklı bir beş yıldızlı otelin en az 2 bin 500 metrekaresi spa’ya ayrılmalı. Böyle bir spa’mn inşaat hariç yatırımı 250 bin euro ila 400 bin euro arasında değişir.”

Türkiye’nin önde gelen spa yatırım, kurulum, yönetim danışmanlarından ve işletmecilerinden Spa Soul Ortağı Asuman Helvacıoğlu ise, büyük otel yatırımlarıyla birlikte spa’larm çok arttığını ama çoğun luğunun iyi işletilemediğini düşünüyor. Helvacıoğlu, “Her gün yeni bir tesis açılıyor. Çok şık mimari detaylarla büyük yatırımlar yapılıyor ama bunların kullanımı doğru planlanmıyor. Yatırımların operasyonel anlamda sağlıklı planlanması gerekiyor. Devasa tavanlı bir mekan yapabilirsiniz ama ısıtma ve soğutma problemiyle karşılaşırsınız. Doğru havalandırma ve oksijen alamayan mekanlarda kişileri rahatlatmak mümkün mü?” diyor.

Helvacıoğlu ve ekibi, danışmanlık verdikleri projelerde, spa yapılacak bölgeyi analiz ederek işe başlıyor. “İstanbul’daki bir tesisi aynı dinamiklerle Diyarbakır’a getirdiğinizde çalışmıyor” diyen Helvacıoğlu, bölgede yaşayan insanların sosyokültürel yapısının ve gelir seviyesinin projenin şekillenmesinde önemli olduğunun altını çiziyor. Spa projelerinin çok farklı dinamikleri olduğunun altını çizen Helvacıoğlu, yatırımı geri dönüş süresinin de üç yüdan yedi yıla kadar değişebildiğini belirtiyor. Helvacıoğlu görüşlerini şöyle özetliyor.

“Örneğin 100 yataklı, business amaçlı bir şehir oteline bir spa kuracaksanız ve dışarıdan müşteri almayacaksanız 700 metrekarelik bir spa ve fitness alanı yeterli. Ancak otel şehir merkezinde ve dışarıdan spa’ya müşteri kabul edecekseniz bin ila bin 500 metrekare arası alan ayrılması gerekiyor. Bunun içine kapalı ve açık yüzme havuzu da yapabilirsiniz. Spa’da vereceğiniz hizmetlerin bedeli de oda satış rakamlarıyla yakından ilgili. Oda satış rakamlarınız 400 euro ise 80-90 euro hizmete müşteri para verebilir. Böyle olunca üç yüda bile spa yatırımının geri dönüşünü alabilirsiniz.”

Spa yatırımcılarının en büyük sorunu şu anda yetişmiş ve işinin ehli eleman bulmak. Sektörün önde gelen yönetici ve yatırımcıları Türkiye’de masör ve masöz eğitimi veren hiçbir kurs ya da eğitim programını yeterli bulmuyor ve referans vermiyor. Genellikle yurtdışmdan eleman getiren spa yöneticileri bazen de mevcut çalışanlarını eğitmek için yurtdışmdan eğitimci getiriyor.

Her spa’nın mutlaka bir yöneticisi olması gerekiyor. Büyüklerde bir yönetici asistanı da şart. 20’nin üzerinde terapi odası olan spa’larda resepsiyon görevlilerinin yanı sıra bir da resepsiyon şefine gerek duyuluyor. Resepsiyon şefinin otelin ya da kurumun ağırlıklı hizmet verdiği müşterilerin dilini bilmesi en önemli kriter olarak görülüyor. Terapistlerin başında bir ‘head terapist’ gerekli görülürken, terapist görev tanımı içinde masör, masöz ve estetisyenler de bulunuyor. Büyük spa’larda temizlik görevi için özel bir ekip gerekli görülürken, küçük işletmelerde otel kat görevlileri buradaki hizmetler için yeterli oluyor.

Spa yatırımı yapacakların malzeme kadar insan kaynaklarını da ince eleyip sık dokuması gerekiyor.

Hizmet bu işin olmazsa olmazı. Bu nedenle işinin ehli çalışanlar gerekiyor. İşin uzmanı olanlar; 20 çalışanın olacağı bir spa’nm en az yarısının yabancı çalışanlardan oluşması gerektiğine inanıyor. Oysa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı spa’larda beş Türk çalışana karşı bir yabancıya çalışma izni veriyor. Bu da spa işletmecilerini zora sokuyor. Ba-kanlıka bu kotanın artırılması için taleplerini sürekli iletiyorlar. Peki, işler şu anda nasıl yürüyor derseniz? Sektörde bir miktar kayıt dışı çalışan olduğu biliniyor. Ancak genellikle spa işletmecileri otellerin yabancı çalışma hakkını kullanıyorlar. Ayrıca yurtdışmdan spa’lar için eleman temin eden şirketler de var. Onlardan personel kiralama yoluna da gidiyorlar.

Spa sektöründe, özellikle masaj işinde Endonezya (Bali), Çin, Hindistan, Malezya ve Tunus gibi ülkelerden çalışanlar tercih ediliyor. Endonezya, Bali ve Çin gibi ülkelerden gelen masözler çok popülerler ve işlerini iyi biliyor. Çünkü bu ülkelerde üç dört yıllık okullardan mezun olarak işi öğreniyorlar. Balili-ler çok tercih ediliyor çünkü ‘çok hizmetkar’ olarak görülüyorlar. Yurtdışından özellikle de Uzakdoğu’dan bir masözü Türkiye’ye getirmenin maliyeti, uçak, çalışma izinleri gibi detaylarla birlikte 3 bin doları buluyor.

Yabancı çalışanların ücretlerinde de tam bir standart yok. Ülkesine göre değişiyor. Endonezya’nın Ba-li bölgesinden gelen bir terapistin aylık ücreti 600 ile bin dolar arasında değişiyor. Ancak maaş tek başma yeterli değil. Genellikle prim de almıyor. Asyalı terapistlerin müşteri başma bir ila iki dolar prim aldıkları bilmiyor.

Spa Soul Kurucu Ortağı Asuman Helvacıoğlu, kendi işlettiği spa’larda yedi milletten çalışanın olduğunu söylüyor. Yedi dil bilen bir spa yöneticisinin olduğunu belirten Helvacıoğlu, “Sektördeki temel sıkıntı insan kaynağı. Belli bir kalite ve standartta işi yapabilecek insan sayısı çok az. Yalnızca üç dört aylık kursları bitirmiş olanlarla sektör dönüyor. Eleman sirkülasyonu çok fazla. Kaliteli yönetici bulmakta zorlanıyoruz” diye konuşuyor.

Peki Türkiye’de bu alana yönelik eleman yetişmiyor mu? Bu alanda eleman açığı var ama üniversitelerimizde masör yetiştiren bölümler yok. Buna karşın Milli Eğitim Bakan-lığı’na bağlı kurslarda sertifikalı masör eğitimi veriliyor. Ancak sektör yetkilileri bunları yeterli bulmuyor. Sorunlarını kendisi çözmeye çalışıp personellerini yurtdışında eğitime ya da çalışmaya gönderenler var. Örneğin Akel Turizm, medikal masaj eğitimi konusunda Almanya ve Hindistan’a çalışanlarını gönderiyor. Ayrıca kendi eğitim kadrosunu oluşturmaya ve kendi personelini eğitmeye de kısa süre önce başladı. Bu konuda Antalya ya da İstanbul’da bir okul açma düşüncesi de var. İçinde bulunduğumuz turizm sezonu sonrasında konu netleşecek.

Bu işte başarının sırrı hizmet olarak görülüyor. Jatomi Wellness Maçka SPA Müdürü Kent Richards, wellness ve spa işinin yalnızca bina yatırımıyla ilgili olmadığmı vurguluyor. “Donanım önemli, ancak genellikle üçüncü ziyarette etkisini yitiriyor” diyen Richards şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Bu işin anahtarı insanlar ve onlara özel kurgulanmış programlar. Konuklarınızın bu yaşam biçimini benimsemeleri için onlara hizmet edecek doğru insanlara yatırım yapmalı, her zaman yenilikçi, yaratıcı bakım ve programlar sunmalısınız. Devlet de aktif yaşam tarzlarını takip ve teşvik eden kişi ve kuramlara vergi kolaylıkları sağlayarak yardımcı olabilir. Bazı ülkelerde, çalışanlarına bu hizmetleri sunan şirketler için vergi indirimleri söz konusu. Bu, fitness, spa ve wellness’i insanlar için ülke çapında alışkanlık haline getirir ve önemli faydalar sağlar.”

SPA VE SAĞLIK BİR ARADA

Spa yatırımları ülkemizde yalnızda güzellik amaçlı yapılmıyor. Sağlık amaçlı yapılan yatırımlarda da spa kavramı kullanılmaya başlandı. Fizik tedavi ve rehabilitasyon alanının ilk özel zincir hastanesi olan Romatem, bir ay önce 75 milyon TL yatırımla Bursa’da dünyanın ilk ‘termal spa’ konseptli fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesini açtı. Hastanede dört kaplıca havuzu ve dört sauna odası ile spa alanı mevcut. Hastane, tıbbi rehabilitasyonun en önemli konularında (nöroloji, pediatri, ortopedi, kardiyak, el, onkoloji, spor yaralanmaları vb) yetkin uzmanlarla yüksek teknolojiyi buluşturuyor. Hastanenin yüksek teknoloji içeren cihazları arasında erişkin ve çocuk hastalar için yürüme robotu (lokomat), omuz ve kol robotu, spinal dekompresyon cihazı, izokinetik egzersiz cihazı yer alıyor. Hasta odaları tamamen otel konforunda olan hastanede bünyesinde spa hizmetinin de verileceği ilk sağlık tesisi olma özelliğini taşıyor. 50 yatak kapasiteli hastanede, 15’i hekim olmak üzere toplam 140 personel çalışacak.



Geçtiğimiz ay yüzde 50’si Pine Bridge Investments Middle East (PBME) fon ve varlık yönetim şirketine satılan Roma-tem, geçen yıl dört hastane ve tıp merkeziyle 52 bin hastaya hizmet verdi. Roma-tem Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Koksal Holoğlu, özel sektöre ait olan ve sadece rehabilitasyon yapan sağlık tesisi sayısının gelişmiş ülkelerde bile az olduğunu belirtiyor. Holoğlu, “Bursa, ülkemizin termal su kaynaklarına sahip en önemli bölgelerinden. Bu nedenle Ro-matem olarak en büyük ve en donanımlı hastanemizi Bur-sa’da açmaya karar verdik. Hastanemiz hem Güney Marmara bölgesine hizmet verecek hem de Ortadoğu ülkeleri, Türki Cumhuriyetler ve İskandinav ülkelerinden gelecek hastalara. Sağlık turizmi açısından ülkemize büyük katkı sağlayacak. Bursa Romatem’in ülkemize yılda 4 milyon TL karşılığı döviz girdisi sağlayacağım öngörüyoruz” diye konuşuyor.

KÜR MERKEZLERİ ÖNEMLİ

Türkiye’de son yıllarda medikal spa’lar da gelişiyor ve yaygınlaşıyor. Aslmda Türkiye’de bir medikal spa ruhsatlandırması yok; genellikle bu tür spa’lar hamam sauna ve masaj üçlüsü üzerine inşa ediliyor. Özellikle de sigara bırakma, güzellik paketleri, saç ekimi, zayıflama gibi hizmetleri sunuyorlar. Termal spa’lar diyebileceğimiz yerler ise ‘termal kür merkezi’ olarak ruhsatlandırılmış durumda. Türkiye’de sayılarının 30 civarmda olduğu biliniyor. Türkiye’de Ankara merkezli Mega Medikal şirketi termal kür merkezlerine danışmanlık yapıyor. Türkiz Otel, Kemer Intercon-tinental Otel, İkbal Termal Otel, Korel Termal Otel, Naturland gibi birçok otele bilgi aktaran şirket ‘kür merkezi’ diyebileceğimiz projelere imza atıyor. Mega Medikal’in Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sinan İbiş, yatırımcılara ne tür hizmetler verdiklerini şu sözlerle özetliyor: “Biz bir projeyi aldığımızda onlar için uygulanacak fikirleri geliştiriyoruz. Fikrimiz kabul görürse bu fikrin hayata geçmesi ve sonrasmda yaşaması için stratejik planlamalarını yapıyoruz. Bizim konseptlerimizin en büyük özelliği insanların sağlık ihtiyaçlarmı klasik hastaneci-likten uzak bir tarzda destekleyen kon-septler yaratmak. Örneğin, astımlılar için solunum rehabilitasyonu, sedef hastaları için termal ve destek terapileri, üç yaş grubu için yaşamsal rehabilitasyon, obeziteye karşı kürler gibi… Ayrıca, pazarlama odaklı projeler yaratmak ve bazı hedef gruplar için hizmet konseptleri de geliştiriyoruz.’

Dr. Sinan İbiş, Türkiye’nin ciddi paralar harcayarak dünyada dolaşan kür müşterileri tarafından tercih edilmediğini düşünüyor. Otellerin ayrıcalıklı bu müşterileri çekmek için dünya standartlarında kür merkezleri yapmalarının gerektiğini vurgulayan İbiş, “Kür konusunda uzmanlaşmış ülkelerdeki merkezler genellikle doğayla kucaklaşan mekanlarda hizmet veriyor. Bizde ise kür merkezleri binaların bodrum katlarına gömülmüş durumda. Bodrum katlarında, klimatize ve beton ortamlarda yapılan merkezlerin müşteri memnuniyetini sağlayamayacağı açık” diye konuşuyor.

spa-8

Elif URAL / Akel Turizm Yönetim Kurulu Başkanı
İtalya’da ve Çin’de spa işletiyor

Bursalı memur bir ailenin dört çocuğundan biriyim. 1981 doğumluyum.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okudum. Mehmet Ali Erbil’in Çarkıfelek programında asistanlık yaparken medyadan vazgeçip Antalya’ya gittim. Orada bir spa’da staj yapmaya başladım. Zamanla spa yöneticisi oldum. Antalya’da spa yöneticiliği yaparken Çinli bir müşterimin daveti üzerine 2008 yılında Çin’e gittim. Altı ay orada kaldım.

Pekin’de Morley Holy adındaki termal otelin spa’sının işletmesini birlikte üstlendik. Halen Çin’deki işlerimiz devam ediyor. Antalya’ya geri dönünce otellerin spa işletmeciliğini kendim üstlendim. Halen ‘Ladelmare SPA’ markasıyla Antalya’da beş yıldızlı yedi, Marmaris ve Bodrum’da üçer otelin spa’sını işletiyoruz. En son Point Group’un Göynük’teki yeni açılan Ma Biche Oteli’nin talasso spa’sının işletmesini aldık. Yalnızca Antalya değil, İtalya’ya da spa işletmeciliği yapıyoruz. İtalya’nın Sardunya Adası’ndaki Arbatax, Monte ve Borgo otellerinin spa merkezlerini işletiyoruz.

Cihan NAM / Zone Club Yönetim Kurulu Başkanı
Cadde’ye 14 milyon TL’lik Zone kurdu

İstanbul Teknik Üniversitesinden 1995’te inşaat mühendisi olarak mezun oldum ve ardından İTÜ’de yüksek lisans yaptım. 1997’de Kazakistan’a gittim. 12 yıl boyunca Türki Cumhuriyetlerde sayısız konut, iş ve alışveriş merkezi, cami, spor tesisi projesine imza attım. Üç yıl önce Türkiye’ye döndüm.

Kazakistan’da edindiğim sermayemi burada Zone markasıyla spa ve fitness cehter’lar açarak değerlendiriyorum.

Aslında Kazakistan’da bu alanda küçük bir deneyimim olmuştu. Türkiye’ye gelince yurtdışından birçok danışman ve başka markalarla temaslarım oldu. Kendi konseptimizi oluşturduk. 2011 yılından itibaren Zone projesine odaklandık. Geçen yılın son ayında ilk olarak Göktürk’te Country Life Sitesi içinde bin 600 metrekarelik bir Zone açtık. Geçen ay ise Ataşehir’de Brandium projesinde konut ve AVM arasındaki dört katlı özel bir bölümde 3 bin 500 metrekarelik Zone Brandium’u 7 milyon TL’lik yatırımla açtık. En büyük yatırımımızı Bağdat Caddesi’nde yapıyoruz. Bağdat Caddesi’ndeki iki eski binanın yerine yaptığımız Zone Cadde bin 6 bin metrekare kapalı alana kurulu. Bağdat Caddesi’nde spa eksiği olduğunu saptadık. Otellerde vardı ama günlük gidilebilecek spa yoktu. Cadde Zone’da 800 metrekareyi spa’ya ayırdık.

Ayrıca spor tesisleri, eğlence merkezi, restoran, kuaför gibi alanlar da bulunuyor. Bu yatırımlarımız için 14 milyon TL harcadık. Eylül ayında hizmete açmayı planlıyoruz. Kendim de bu tür tesisleri kullanıyorum. Benim için bir yaşam tarzı diyebilirim. Bunu iş modeline çevirdik. Sağlıklı yaşam trendi son derece hızlı bir şekilde yükseliyor. Aslında biz vvellness yatırımı yapıyoruz. ‘VVellness’ denilince işin içine fiziksel ve ruhsal aktiviteler, beslenme, insanların sosyalleşmesi, entelektüel bir etkileşim kurması giriyor.

Konseptimizde beslenmeye de önem veriyoruz. Ünlü şef Matteo Bertuletti’nin önderliğinde merkezlerimizde açtığımız Zone Caffe’lerde sporu destekleyecek besinleri, kaliteli malzeme ile günlük olarak hazırlanan lezzetli mönüleri sunuyoruz. Dünyada fitness trendlerinde değişim söz konusu. Motivasyon yani kulüplere devamlılık yeterince sağlanamıyor. Oysa spa keyif ve bakım amaçlı. Biz bu trendin daha da gelişeceğine inanıyoruz.

Asuman HELVACIOĞLU / Spa Soul Ortağı
Dünya spa’ları ona danışıyor

1976 doğumluyum. Uludağ Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunuyum. Kanada’da Concordia Üniversitesi’nde işletme eğitimi aldım. Çalışmaya başladığım yıllarda otellerde spa yoktu, sağlık kulübü ve spor merkezleri vardı. Çalıştığım otelde ‘sağlık merkezi müdürü’ olmuştum. 2000 yılında spa kavramı hayatımıza girince ‘Sen Spa müdürüsün’ dediler. Zaten şahsi ilgi alanıma girdiği için masör, masöz ve estetisyenlik eğitimleri almıştım. En son Çırağan Palace Kempinksi’de yöneticilik yaparken, dostlarım ve bazı tanıdık yatırımcılar “Spa yaptık ama şu sorun çıktı; nasıl çözelim” diye danışmaya başladılar. Mekanların sürekli kırılıp döküldüğünü üzülerek gördüm. Bunun üzerine bu tür yatırımlarda sürecin daha başlangıcında olmam gerektiğini düşünerek araştırmalara başladım. Mimari boyutunu araştırdım, eğitimler aldım.

Tasarımların kullanıcıların beklentilerine yanıt vermediğini, mekanların daha fonksiyonel ve kapasite olarak daha doğru değerlendirilmesi gerekliğini tespit ettim. Altı yıl önce ortağım Zeki Dikmen ile birlikte Spa Soul’u kurduk.

Ortağım finans sektörü kökenli… Ben ise operasyonun içinden geliyorum. Operasyonel detayları rakamlarla birleştirdik.

Fitness çenter ve spa’lara, yatırım ve proje danışmanlığı hizmeti veriyoruz.

Yatırımcılara en başta, daha yatırım yapmadan karşılaşabilecekleri senaryoları hazırlayarak anlatıyoruz.

Ortadoğu ülkeleri, Türki Cumhuriyetler, Dubai, Katar, Kırgızistan, Libya ve İsviçre gibi birçok ülkedeki projeye danışmanlık yaptık. Özellikle Ortadoğu bizim için enteresan bir bölge. Bugüne kadar Fransız ve İngiliz danışmanlarla hareket etmişler. Oysa spa, mahremiyet gerektiren bir alan. Ortadoğu’daki projelerde benim bir Müslüman kadın olarak bulduğum çözüm ve hassasiyetler takdir gördü. Nijerya’da da bu alanda danışmanlık veriyoruz. Türkiye’de de birçok gruba hizmet verdik. Halen İstanbul Levent’teki Özdilek Wyndham Hotel projesini yapıyoruz. Bolu merkezde 600 yıllık tarihi bir hamama spa fonksiyonlarını yerleştirdiğimiz bir projemiz var. İşletmeci olarak yer aldığımız birçok proje var. İntercontinental Hotel, Pera Palace Hotel Jumeirah, Valt Karaköy The House Hotel, ve Sura Hotel Sultanahmet’in spa’larını işletiyoruz. United Clups Ulus ve Ataşehir’deki Ağaoğlu My Clup’ün spa’larını da biz işletiyoruz.

Bu mekanlarda kendi markamızı kullanmayıp, işletmesini yaptığımız mekanlarının markasını oluşturuyoruz. Bordrosu bizde olan çalışan sayısı 45’e ulaşıyor.

Kent Richards / JATOMI Wellness Maçka SPA Müdürü
İşletmeci ortaklar arıyor

Jatomi Spa ve Jatomi Wellness, global bir şirket olan Jatomi Fitness’ın şemsiyesi altında yer alan iki marka. Jatomi Spa, masaj, güzellik, cilt ve vücut bakımına odaklanırken Jatomi VVelIness ise spa’yı fitness ve beslenme ile bir araya getirerek, insanların hayatını olumlu yönde değiştiren bir hizmet olarak veriyor. Başkanımız ve global CEO’muz Mike Balfour Obe, 20’den fazla ülkede 500’ün üzerinde kulüp ile dünyanın en büyük sağlık kulübü şirketini oluşturdu. Mike, müşterilerin bireysel ihtiyaçlarına uyum sağlayacak, kişiselleştirilmiş paketler içeren ‘yeni nesile uygun’ tesisler kurarak, sağlık kulübü sektörünü yeni bir noktaya taşıdı. Pilates gibi antrenmanların kişisel olarak uygulandığı, içinde beslenme programı, sağlık danışmanlığı, spa terapisi, yaşam koçluğu hizmetlerini içeren ‘Hayatını Değiştir’ programı bunun güzel bir örneği ve spor salonu üyeliği gerektirmiyor.

Türkiye’deki ilk spa merkezimiz 1 Haziran 2012’de, Jatomi VVelIness ise Mart 2013’de açıldı. Şu anda Jatomi Spa’nın üç tesisi bulunuyor (Etiler’deki Bellevue Residences, City’s Nişantaşı ve Armani tarafından dizayn edilen Maçka Residences], Maçka Residences’ı spa’nın içinde bulunduğu bir vvellness merkezi olarak tasarladık. VVelIness markamızı 2014 yılında iki yerde daha açmayı planlıyoruz. Jatomi şu anda Türkiye’de yerel olarak lüks fitness, spa ve vvellness pazarlarında faaliyet gösteren işletmecilerle ortaklık fırsatlarını araştırıyor. Böylece Jatomi daha geniş bir pazara, kısa sürede ulaşırken; yerel yatırımcılar da büyüyen, başarılı bir uluslararası markanın uzmanlık ve kaynaklarından yararlanabilecek. Bize göre spa, vvellness konseptinde kilit önem taşıyor. Spa, stres hormonlarında ciddi düşüş sağlıyor ve bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Bu sayede sağlıklı beslenme ve aktif yaşam tarzları için vvellness hedeflerimize daha çok bağlı kalmamız sağlanıyor.

Tülay Turunç TÜRKYILMAZ / Aven Royal SPA Müdürü
Misafirlerin yaşam enerjilerini yükseltiyoruz

Maxx Royal GolfBSpa otelimiz, 2011 yılında açıldı. Otelimizde 3 bin metrekarelik alanda inşa edilen Aven Royal Spa’yı kendimiz işletiyoruz. Mekanımızda 12 ay hizmet veriyoruz. Dünya masaj literatüründe yer alan masaj teknikleri ve terapi yöntemlerinin pek çoğunu, profesyonel ekibimizle sunuyoruz. Maxx Royal GolfBSpa 12 ay hizmete açık. Konaklayan misafir sayısı ve onların milliyetlerine göre personel istihdam ediyoruz. Yüksek sezonda 40 personel ile hizmet veriyoruz. Bunların 28’i terapistlerden oluşuyor.

Spa’mızda üç cilt bakım, iki vücut bakım odasında prestjjli markaların biraya geldiği bir güzellik koleksiyonu ile misafirlerimize hizmet veriyoruz. Dünyada gelişen tüm trendleri farklı üç kozmetik markası ile uyguluyoruz. Aven Royal Spa’nın Elemiş, Themae ve Thalgo gibi önemli markaları kullandığı masaj ve bakımları sayesinde misafirlerimiz yaşam enerjilerini yükseltip, bedenlerini ve ruhlarını şımartıyor. Kış aylarında ortalama 700, yaz aylarında ise yaklaşık 3 bin 50Û’e yakın bakım hizmeti verebiliyoruz. Yeni açılan Maxx Royal Kemer Hotel’de de Aven Royal Spa Merkezi bulunuyor. Maxx Royal yeni yatırımlar ile yol aldığı sürece spa merkezleri de doğal olarak içerisinde yer alacak.

Spa’lardaki uygulamalar

  • Soğuk banyolar: Buz odası ve kar çeşmesi en bilinen uygulamalar. Sauna veya buhar odasından çıktıktan sonra vücudu serinletmek için girilen oda. Vücudu serinletme işlemi kar çeşmesinden alınan karın sürülmesiyle gerçekleştiriliyor. Sıcaklık 2 ila 12 derece arasında değişiyor. Kullanımı süresi de bir iki dakika.
  • Kuru banyolar: Burada tepidarium, sauna ve laconium olarak üç temel uygulamadan söz ediliyor. Tepidarium, Türk hamamlarından bildiğimiz ‘ılıklık* mekanına denk düşen alandır.
  • Sıcak banyolara hazırlanmak için maksimum 30 derece olan ideal bir alandır. Ayrıca vitamin bardan alınan bir içeceği yudumlarken sohbet etmek, müzik dinlemek veya kitap okumak için de kullanılabilir. Saunada ise sıcaklık isteğe göre 60°-130° derece arasında değişebilir.
  • Kullanım süresinin 15 dakika olduğunu unutmayın. Laconium ise saunada olduğu gibi ısının yüksek olduğu terleme banyosu.
  • Seramik veya mozaik oturma banklarından oluşuyor. Ortada ise serinleme amacıyla yerleştirilmiş soğuk su kovası bulunuyor. Sıcaklık 65° derece, kullanım süresi 15-20 dakika.
  • İslak banyolar: Buhar banyosu en çok kullanılan uygulama. Saunanın tersine yüksek nem oranı ve düşük sıcaklık ilkesine dayanan banyo türü. Mozaik, seramik, doğal taş gibi malzemelerin yanında akrilik malzemelerle de hazırlanabiliyor. Sıcaklık 40°-50° derece arasındayken ideal kullanım süresi 15 dakika. Aromaterapili buhar banyoları da var. Bunlar klasik buhar banyosuna ekleyeceğiniz aromaterapi esanslarıyla elde edilen, bitkilerin farklı iyileştirici etkilerinden faydalanmayı sağlayan banyo türü olarak biliniyor. Ayrıca çamur banyoları, kese ve su masajları da bu uygulamanın içinde değerlendiriliyor.
  • Havuzlar: Yüzme havuzlarının dışında spa’larda başka havuz uygulamaları da var. Efektli duşlar, şok havuzlan, su altında müzik dinlenen havuzlar, tuzlu su havuzlan vb.

Spalardaki terapi ve masajlar

  • Köpük masajı: Geleneksel Türk hamamında kese ile deri üzerinde ölü hücrelerin atılarak gözeneklerinin açılmasına yardım ediyor. Klasik masaj: Dünyada en yaygın olarak kullanılan bu masaj türü vücuttaki tüm kasların rahatlatılmasın: sağlıyor.
  • Aromaterapi: Tüm vücuda aromatik esanslar eşliğinde masaj yapılıyor. Amaç, kişiyi hem dinlendirmek hem de psikolojik olarak rahatlatmak.
  • Reflexology: Ayak taban altında bulunan iç organlara bağlantılı sinir noktalarına etki ediliyor.
  • Selülit masajı: Genellikle bayanlarda deri altında portakal kabuğu şeklinde oluşan yağ tabakalarının yakılması için daha çok problemli bölgelere uygulanıyor.
  • Lokal masaj: Vücudun belirli bir bölgesine genellikle de sırta uygulanan bölgesel, rahatlatıcı masajdır.
  • Abiyanga: iki terapistin bir vücut üzerinde dört elle yaptığı kişiyi dinlendirmek için uygulanan mistik bir masaj.
  • Thai masajı: Vücudun enerji kanallarındaki tıkanıklıkları gidermek amacıyla yapılıyor. Thai masajı reflexology ile kombine edilerek de uygulanıyor.
  • Taş masajı: Sıcak ve soğuk volkanik taşlarla vücudun belirli bölgelerine yapılan ruhu ve bedeni rahatlatmaya yönelik mistik bir masaj.

Belgin AKS OY / Richmond International Yönetim Kurulu Başkanı
Destinasyon spa yatırımıyla ilke imza attık

Richmond InternationalTürkiye’nin ilk ve tek destinasyon spa oteli olan Richmond Nua, 2005 yılında açıldı. Richmond Nua’nın yatırımcısı ve işletmecisi Richmond International Hotel Management Company… Otel, H bin 700 metrekare üzerine kurulu spa alanı ve sürekli yenilenen kişiye özel programlarıyla Türkiye’de ‘destinasyon spa’ kavramının geliştiricisi konumunda. Sapanca’daki otelimizde yıllık ortama 30 bin kişi hizmet alıyor. Misafirlerimizin yüzde 90’ı Türk ve büyük çoğunluğu İstanbul’dan geliyor. Kendine ve bedenine özen gösteren, yoğun iş temposuna ara vererek rahatlamak isteyen, kişiye özel masaj ve bakımlarımızdan faydalanmayı arzu eden misafirlerin yanı sıra, doğal ve huzur verici bir ortamda çalışmak isteyenler, civardaki firmaları ziyaret eden işadamları da otelimizi seçmekte.

Türkiye’de spa oteli açmak isteyen birçok yatırımcı Richmond Nua’yı gezerek fikir edindi. Biz ise spa’mızı kurarken danışmanlık hizmeti konusunda ve spa malzemeleri tedariki için Avusturya’daki bir firmadan destek almıştık. Proje aşamasında yurtdışındaki profesyonel danışmanlardan spa’mızın en iyi şekilde tasarlanması için hizmet aldık. Bu özenimiz sayesinde World Luxury Spa Avvards’da üç yıldır üst üste almış olduğumuz ‘Best Luxury Wellness-Spa’ ödülüne ek olarak 2014 yılında ‘Best Luxury Destinasyon Spa’ ödülünü de aldık. Otelimizde altısı Balili olmak üzere toplam 13 terapist çalışıyor.

Bali’de uzun yıllardır işbirliği yaptığımız bir akademi bulunuyor. Bu akademi spa wellness sektöründe çalışacak eleman yetiştiriyor. Terapistlerimizi bu akademinin sertifikalı mezunlarından seçiyoruz.

MEB onaylı spa yöneticisi olun!

Türkiye’de üniversitelerde doğrudan spa çalışanı ya da yöneticisi yetiştiren bölüm yok.

spa uygulamalariBazı üniversitelerin sağlık yönetimi bölümleri var ama onlardan mezun olanlar da daha çok hastanelerde görev alıyorlar. Masaja odaklanmış eğitim veren okul yok. Beden eğitimi fakültelerinde daha çok sporcu masajı ile ilgili eğitimler veriliyor ama bu da spa sektöründeki profesyoneller tarafından yeterli görülmüyor. Gelişen sektörün açığını ise Milli Eğitim Bakanlığı sertifikalı kurslarla kapatılmaya çalışılıyor. Bakanlığın hazırladığı müfredata göre masör ve masöz olmak için 608 saatlik eğitime katılmak gerekiyor. Bu eğitime katılmak için üniversite mezunu olmak gerekmiyor. Bu eğitimi alanlar aldıkları ilçedeki milli eğitim müdürlüğü tarafından yazılı (test), sözlü ve uygulamalı sınava tabi tutuluyor.

Başaranlar sertifikalarını alıp sektörde çalışmaya başlayabiliyor. Yurtdışından gelen çalışanların da MEB’den denklik alması gerekiyor. Bu alanda kariyer yapmak isteyenler için MEB onaylı spa yöneticiliği kursları da mevcut. Bu kurslarda eğitim almak isteyenlerin öncelikle 608 saatlik masör-masöz eğitimini almaları gerekiyor. Kurslara katılmak için ikinci kriter ise, herhangi bir üniversitenin ön lisans ve lisans mezunu olmak. 528 saatlik spa yöneticiliği programı yaklaşık 3.5 ay sürüyor. Bu kurslara katılım bedeli ise bin 500 ile 2 bin TL arasında değişiyor. Herhangi bir spa’da mesul müdür olacak yöneticilerin mutlaka MEB onaylı spa yöneticisi sertifikasına sahip olması gerekiyor.

İzmir ve çevresindeki kurslarda bu eğitimleri veren Spa Yönetimi şirketinin sahibi Sezgin Aydın, “Bazı açılan spa yöneticiliği kurs programlarını dolduramadık. En az 15 kişi ile sınıf açmak istiyoruz. Ancak bu sektörde ön lisans ve lisans mezunu insan bulmak zor olduğu için kurslara katılım az oluyor” diyor. 1999 yılından beri yurtiçi ve yurtdışında çeşitli spa’larda görev alan Aydın, Ankara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü’nden mezun. Alanında birçok farklı eğitim alıp kendini geliştiren Aydın halen İzmir Seferihisar’daki Teos Marina içinde Santa Manu adıyla bir ‘daily spa’ işletiyor. Türkiye’da spa sektöründe çalışanların meslek algısının çok düşük olduğunu belirten Aydın, sektördeki maaşlarla ilgili şu bilgiyi veriyor:

“Masör ve masözlerin maaşları bin TL’den başlayıp primlerle birlikte 2 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor. Primler yüzde 2 ila 15 arasında değişiyor. Spa yöneticilerinin maaşları ise 2 bin 500 ile 5 bin TL arasında. Benim tanıdığım 4 bin 800 TL net maaşın üzerine kasadan yüzde 1.5 alan spa yöneticileri var. Türkler çekik gözlü terapistleri tercih ediyor ama AvrupalIlar daha çok Türk masör ve masözlerden hizmet alıyor.”

Rahime Baş Uçar


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

sirke

Aromatik sirkeler, riski düşük kar marjı yüksek bir iş

Şeftali, vişne, alıç, ayva sirkeleri… Üzüm ve elmayı biliyorduk, şimdi farklı meyvelerden üretilen aromatik sirkeler …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir