Anasayfa / Haberler / Türkiye’deki elektronik atıkların durumu

Türkiye’deki elektronik atıkların durumu




Elektronik atık hem hazine hem zehir

Elektronik cihaz kullanımının artışı e-atık miktarının da katlanarak artmasına yol açtı. Türkiye’de hukuki altyapı mevcut olmasına rağmen e-atıkların toplanması konusunda ciddi sıkıntılar var. Oysa, milyonlarca dolar tasarruf etmek mümkün…

AĞUSTOS 2016’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan “Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların (AEEE) Kontrolü Yönetmeliği”ne göre, elektronik atık miktarı tüm dünyada toplam 42 milyon ton seviyesine ulaşmış durumda. ABD, 7 milyon tondan fazla AEEE ile ilk sırada yer alırken, Türkiye 503 bin ton ile 17’nci sırada bulunuyor.

Türkiye’de kişi başına düşen e-atık miktarı ise 6.5 kilo. Yıllık kişi başı e-atık miktarları Afrika’da 1.7 kilo iken, Avrupa’da bu rakam 15 kilo seviyesini aşmış durumda.

Avrupa’da 80 yıl olan hayat beklentisine göre, bir Avrupalı ömrü boyunca ortalama 1.2 ton e-atık bırakıyor. Elektronik atık geri dönüşüm oranları ise, Avrupa Birliği ülkelerinde diğer ülkelere kıyasla yüksek olmasına rağmen, hala yüzde 35 civarında. Türkiye’de ise e-atık toplama dönüştürme oranı sadece yüzde 2. Bu da yıllık ortalama 12 bin tona tekabül ediyor.

İKİNCİL HAMMADDE İÇİN KAYNAK

İçerdiği zararlı kimyasallar ve ağır metallerden (kurşun, kadmiyum, cıva, arsenik vb.) dolayı çevre ve insan sağlığı için tehdit oluşturan elektronik atıkların geri dönüşüme tabi tutulması şart. Risk etmenlerinin yanı sıra AEEE’ler aynı zamanda ikincil hammadde pazarı için önemli birer kaynak ve fırsat. Özellikle içeriğindeki nadir toprak elementleri ve değerli metallerin geri dönüşümü, bu ürünlerin sürdürülebilirliği için ön şart. Bu anlamda elektronik atıkların toplanması ve geri dönüşümü, ekonomik açıdan büyük katkı sağlıyor.

Örneğin, dünyadaki bir yıllık elektronik atığın içerdiği altın miktarının 300 ton olduğu belirtiliyor. Bu da madenlerden üretilen altının yaklaşık yüzde ll’ine denk geliyor. Kaba bir hesapla madencilikten 240 milyon kiloda 1 kilo altın elde edilebilirken, 100 bin kilo elektronik atıktan aynı miktarda altın eldesi sağlanabiliyor. Madencilik ile 200 kilodan çıkarıla-bilen toplam demir miktarı 1 kilo. Aynı miktarda demir sadece 2 kilo elektronik atıktan elde edilebiliyor. Madencilik ile 200 kilodan çıkarılabilen toplam bakır miktarı da 1 kilo. Aynı miktarda bakır 13 kilo elektronik atıktan sağlanabiliyor.

SORUMLULUK ALMIYORLAR

Türkiye’deki elektronik atıkların önemli bir bölümü hurdacılar ve bazı gayri resmi işletmeler tarafından toplandığı için herhangi bir geri dönüşüm sürecine tabi tutulamıyor. Sadece demir, bakır ve plastik gibi satılabilir kısımları ayrıştırılıyor. Geri kalan parçalar çevreyi kirletmeye devam ediyor.

Bilgisayar anakartları ve cep telefonlarında bulunan altın, gümüş ve paladyum gibi elementleri dönüştürecek bir tesis olmadığı için bunlar da Almanya, İngiltere ve Belçika’daki geri dönüşüm tesislerine ihraç ediliyor.



Kayıtlı toplama oranının düşük olmasında belediyelerin finansal yetersizlikleri, yönetmelik hedeflerinin düşük olması, mevcut toplama altyapısının yetersizliği ve tüketiciler tarafında farkındalık eksikliği gibi sebepler gösteriliyor. İlk olarak 2012’de yayınlanan Elektronik Atık Yönetmeliği, e-atık toplama altyapısının kurulmasını öngörmekle ve gerekli adımların atılmasını sağlamakla beraber, elektronik üreticilerinin çoğunun taşın altına ellerini koymamalarından dolayı yeterli ilerleme sağlanamıyor. Oysa Avrupa ülkelerinde aynı elektronik üreticileri, e-atıkları toplatmakla yükümlü ve bunun için fon sağlamak zorundalar.

64 LİSANSLI FİRMA VAR

Türkiye’deki toplam elektronik üreticisi sayısı resmi olarak bilinmiyor. İstatistiklerin gizliliği nedeniyle, TÜlK’in elektronik üreticilerinin listesini açıklamasına izin verilmiyor. Bununla birlikte TÜİK geçmişte elektronik ihraç etmiş olan 14 bin işletme bulunduğunu belirtmişti. Büyük ev eşyaları pazarına hakim olan münhasır bayilerin Türkiye’de toplam sayısının 10 bin olduğu tahmin ediliyor. En büyük beş teknoloji mağazasının Türkiye genelinde 596 mağazası var. Cep telefonu ve iletişim cihazları satan işletme sayısının da 10 binden fazla olduğu tahmin ediliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tüm elektronik üreticilerinin sicilini tutmak üzere 2015 yılında bir sistem kurdu. Bu sisteme göre üreticilerin bir kısmı, e-atıkları toplatma konusundaki sorumluluklarını Yetkilendirilmiş Kuruluşlar (YK) üzerinden yerine getiriyor. Bakanlık tarafından lisans verilmiş e-atık toplanması, geri dönüşümü ve geri kazammından sorumlu toplam üç YK bulunuyor: Elektrik ve Elektronik Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Derneği (ELDAY), Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği (AGID) ve Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD). Geri dönüşüm lisansı bulunan toplam firma ve tesis sayısı ise 64. Bunlardan da sadece beşi e-atık dönüşümü üzerine uzmanlaşmış tesisler.

“DUYGUSAL BAĞI KOPARMALIYIZ”

TÜBİSAD AEEE Sorumlusu Selen Taner, Türkiye’deki e-atık geri dönüşümünün henüz istenen seviyelere gelemediğini belirtiyor. Lisanslı geri dönüşüm tesisi sayısının ise bugün için yeterli olduğunu belirten Taner, “Gelişmiş ülkelere baktığımızda, sirkülasyonda olan AEEE’ye cevap verecek tesis sayısı ülkemizdeki mevcut tesis sayısının birkaç kat daha üzerinde” diyor. Türkiye’de henüz nihai geri dönüşüm ve malzemeyi tekrar ekonomiye kazandırmak için ilave ayrıştırma yöntemlerine rastlanmadığını, yetkilendirilmiş kuruluşların sisteme dahil olmasıyla birlikte daha yeni yeni olgunlaşan bir sistem olduğunu söyleyen Taner, AEEE toplama çalışmaları için işleyen birçok kanal bulunduğuna dikkat çekiyor. Toplama veriminin arttırılması amacıyla yeni toplama kanallarının oluşturması gerektiğini belirten Taner, var olan kanallar arasında ‘Eskiyi Getir Yeniyi Götür’ veya ‘Sadakat’ uygulamalarının bilindik yöntemler olduğunu hatırlatıyor.

Nihai tüketicinin yüksek bedellerle aldığı ve içerisinde şahsi, kurumsal bilgileri içeren cihazlardan ayrılmakta zorlandığını söyleyen Taner, bilgi güvenliği mekanizmalarını güçlendirmenin ve zaman içerisinde işleyen sistemlere olan güveni arttırmanın toplama zorluklarını en aza indirmek için en uygun yöntemler olduğunu savunuyor. Taner sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Tüketicinin e-atığa olan duygusal bağının koparılması, sosyal, ekonomik ve çevre faydalarının ön plana çıkarılarak var olan bilincin arttırılması bizim de sorumluluklarımız kapsamında. Bunun için yeni iş geliştirme modelleri üzerinde çalışıyoruz. Yönetmeliğe göre AEEE toplama hedefleri geri dönü- şüm tesislerinden ziyade piyasaya sürülen elektronik eşyalar üzerinden üretici (üretici, ithalatçı) firmaların sorumluluğunda. Firmalar yükümlülüklerini yerine getirmek için yetkilendirilmiş kuruluş çatısı altında toplanıp AEEE toplama verimini arttırmak içiri toplu faaliyetlerde bulunuyor. TÜBİSAD, temsil ettiği üreticiler adına 2016 senesinde çeşitli işbirlikleri yaptı ve hali hazırda 4 bin 500 noktadan AEEE’ye ulaşabilir vaziyette.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir