Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye’yi “lojistik üs” yapacak projeler

Türkiye’yi “lojistik üs” yapacak projeler




Türkiye’yi “lojistik üs” yapacak projeler

Bölgesinin lojistik üssü olmayı hedefleyen Türkiye, bir yandan yurtiçindeki projeleri hayata geçirmeye çalışırken diğer yandan yurtdışındaki gelişmeleri izliyor, ortak çalışmalara dahil oluyor. Projeler hayata geçtiğinde Türkiye doğu-batı ticaretinin en önemli lojistik aktörü olacak…

TÜRKİYE Cumhuriyeti, kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023’te yıllık ihracatını 500 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyor. İthalatla birlikte Türkiye’nin toplam dış ticaret hacmininse 1.2 trilyon doları aşacağı öngörülüyor.

Bu hedefe ulaşabilmek için üretici bir ekonomiye sahip olmanın yanı sıra bu üretimi hedef pazarlara zamanında ulaştırmak da hayati önem taşıyor. Yani lojistik sektörümüzün güçlü olması gerekiyor.

Bazı sektör profesyonelleri Türkiye’deki toplam lojistik sektörü büyüklüğünün 90 milyar TL civarında olduğunu ifade ediyor. Oysa geçen yıl Quattro Business Consulting tarafından yapılan araştırmaya göre, sektörün büyüklüğü 258 milyar TL. Yüzde 98’i küçük ve orta ölçekli firmalardan oluşan Türkiye lojistik sektörü, mevcut haliyle 1.2 trilyon dolarlık dış ticaret hacmini karşılayacak güce maalesef sahip değil. Ancak bir gerçek var ki sektördeki büyüme hızla devam ediyor.

Öte yandan, 20 trilyon dolara yaklaşan dünya ekonomisi “üreten doğu-tü-keten batı” eksenine doğru hızla kayıyor. Doğu-batı ticareti kadar yoğun olmasa da kuzey-güney ticareti de her geçen gün artıyor. İşte tam orta noktada bulunan Türkiye, doğu-batı ve kuzey-güney arasındaki transit yüklerin taşınmasında aktif rol oynamak istiyor.

Kısacası 2023 hedeflerine ulaşmanın yolu lojistikten geçiyor. İşte bunun farkında olan Türkiye, lojistik üs olma hedefine ulaşmak için yurtiçinde birçok önemli projenin start verdi.

Peki sadece yurtiçinde bazı projelerin hayata geçirilmesi, bölgesel lojistik üs olmak için yeterli mi? Elbette yeterli değil. Türkiye’nin uluslararası ticaret koridorlarının kendi üzerinden geçmesini de sağlaması gerekiyor. Tüm bu projeler tam olarak faaliyete geçtiğinde Türkiye lojistik üs olabilir. İşte Türkiye’yi lojistik üssü yapacak projeler…

TCDD’NİN LOJİSTİK MERKEZLERİ

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), yurt genelinde 16 noktada lojistik merkez kurma çalışmalarına start verdi. Türk lojistik sektörüne yıllık 10 milyon ton ilave taşıma imkanı sağlaması ve karayolu-demiryolu-deniz-yolu entegrasyonunu sağlaması hedeflenen lojistik merkezler şu bölgelerde kurulacak:

Eskişehir (Hasanbey), İzmit (Köse-köy), Kayseri (Boğazköprü), İstanbul (Halkalı/Ispartakule), Samsun (Gele-men), Balıkesir (Gökköy), Mersin (Yenice), Uşak, Erzurum (Palandöken), Konya (Kayacık), Denizli (Kaklık), Bilecik (Bozüyük), Kahramanmaraş (Tür-koğlu), Mardin, Kars ve Sivas. Projeyle ilgili Samsun, Denizli, İzmit, Eskişehir ve Kayseri’deki merkezlerin inşaat çalışmalarının ilk etabı tamamlandı bile.

‘DEMİR İPEK YOLU’

Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun bitirilmesiyle bu hattan her yıl 1.5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük akışı hedefleniyor. Özellikle Türk Cumhuriyetleri, Çin, Hindistan gibi ülkelerle ticareti sağlayacak olan bu hat, Marmaray’ın da tamamlanmasıyla Pekin-Londra arasında kesintisiz demiryolu taşımacılığını mümkün kılacak. Doğu-Batı ticaretinde Türkiye’yi transit geçiş noktası yapacak olan Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesi, “Demir İpek Yolu” olarak tanımlanıyor. Temeli 2008 yılında atılan projenin Türkiye ayağı bitmek üzere.

BALO PROJESİ

Batı Anadolu Lojistik Organizasyonları (BALO) projesiyle Batı ve Orta Anadolu’daki yük toplama merkezlerinde toplanan yüklerin blok trenlerle öncelikle Bandırma Limanı’na, oradan da Tekirdağ Limanı’na ulaşması planlanıyor. Tekirdağ-Muratlı arasında yeni yapılan bağlantı yoluyla uluslararası demiryolu şebekesine bağlanan blok trenlerin, Kapıkule sınır kapısından çıkış yaparak Avrupa’daki lojistik köylere ulaşması hedefleniyor.



MARMARAY PROJESİ

Avrupa ile Asya’yı İstanbul Boğazı altından demiryoluyla birbirine bağlayan Marmaray projesinin 2013’te bitirilmesi hedefleniyor. İstanbul şehiriçi trafiğini rahatlatacak olan bu projeyle sadece yolcu değil yük taşımacılığı da mümkün olacak.

KARADENİZ ÇEVRE YOLU

Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KE1) Örgütü’ne üye ülkeler, karayolları üzerindeki taşımacılığın kolaylaştırılması amacıyla Karadeniz Çevre Karayolu projesini hayata geçirmeyi kararlaştırdı. 2007’de Belgrat’ta imzalanan “Karadeniz Çevre Karayolunun Koordineli Gelişimine Dair Mutabakat Zaptı”nın ardından, Karadeniz Çevre Karayolu (KÇK) Yönlendirme Komitesi kurulmuştu.

Projeyle ilgili üye ülkelerde çalışmalar devam ediyor. Türkiye’deki Karadeniz Sahil Otoyolu, projenin sadece bir kısmını oluşturuyor.

ÇANDARLI LİMANI

İzmir Çandarlı’da dünyanın en büyük 10 limanından biri inşa ediliyor. Limanın, Akdeniz ve Karadeniz üzerinden yapılan güney-kuzey ve doğu-batı ticaretine yön veren en önemli merkezlerden birisi olacağı öngörülüyor.

İSTANBUL ÜÇÜNCÜ HAVALİMANI

İstanbul’un Karadeniz kıyısına 100 milyon yolcu kapasiteli havalimanı yapılmasıyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Havalimanında modern kargo taşımacılığının gerçekleştirilebileceği tesisler de olacak. Bu tesisler, Atatürk Hava-limanı’nda hava kargoyla ilgili yaşanan sıkıntıya da son verecek. Yolcu taşımacılığının yanı sıra bölgesinde hava kargo taşımacılığının önemli aktarma merkezlerinden biri olması beklenen üçüncü havalimanın ilk etabının 2016’da, tamamın ise 10 yıl içinde bitirilmesi hedefleniyor.

TRACECA PROGRAMI

TRACECA (Avrupa-Kafkasya-Asya Ulaşım Koridoru) programıyla tpek Yo-lu’nun yeniden canlandırılmasını hedefleniyor. Başlangıcı 1993 yılına kadar uzanan bu program; Brüksel’deki 8 TRACECA ülkesinin ticaret ve ulaştırma bakanlarının katıldığı konferansta somutlaştırılmıştı. Avrupa’dan Karadeniz’e geçip, Kafkasya ve Hazar Denizi’ni içine alarak Orta Asya’ya uzanan bir ulaştırma koridoru oluşturulması yönünde karar alınmıştı. Ülkelerin politik ve ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek isteyen projenin amaçları şöyle belirlenmişti:

Avrupa ve dünya pazarının alternatif ulaştırma rotalarıyla açılma kapasitesini artırmak, üye ülkeler arasında bölgesel işbirliğini teşvik etmek, Uluslararası Fi-nansal Kuruluşlar (IFIs) ve özel yatırımcıların desteğini almak için TRACE-CA’yı katalizör olarak kullanmak, TRACECA yolunu Trans-Avrupa Şebekesi (TENs) ile birleştirmek…

Türkiye’de daimi temsilciliği bulunan TRACECA’ya üye ülkeler şunlar: Türkiye, Gürcistan, Moldova, Ukrayna, Ermenistan, İran, Romanya, Özbekistan, Azerbaycan, Kazakistan, Tacikistan, Bulgaristan ve Kırgızistan.

TRACECA programı doğrultusunda hayata geçirilen projeler ise şöyle sıralanıyor:

■    İpek Rüzgarı Blok Tren Projesi: Projenin amacı, kapıdan kapıya yük trafiğinin Avrupa-Kafkasya-Asya koridoruna kaydırılması amacıyla gelişmiş elektronik bir altyapıyla bilgi alışverişi yapılması ve hızlı konteyner blok tren rotasının oluşturulmasını sağlamak.

■    Viking Treni Projesi: Karadeniz’i “Viking Treni” ile Baltık Denizi’ne bağlamayı amaçlıyor. Viking Treni, Türkiye üzerinden Akdeniz, Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya’ya ulaşacak. Projenin hedefi, Ortadoğu ve Orta Avrupa’yı bu kısa yol üzerinden TRACECA koridoru boyunca Asya’ya bağlamak.

LOJİSTİK KANUNU

Lojistik sektörüyle ilgili kamu kurumlan ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Lojistik Konseyi, Lojistik Strateji Plam’nı tamamladı. Konsey’in bu süreçten sonra Türkiye Lojistik Mas-ter Plam’yla ilgili çalışmalara başlaması bekleniyor. Tüm bu çalışmalar daha sonra “Lojistik Kanunu”nun temelini oluşturacak.

ŞENEL ÖZDEMİR





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir