Anasayfa / Giyim ve Moda / Uygun fiyata kaliteli ayakkabı almak

Uygun fiyata kaliteli ayakkabı almak




Uygun fiyata kaliteli ayakkabı almak artık mümkün.

Vitrinlerde100-150 TL arasında yüzlerce çeşit kışlık ayakkabı seçeneği var. Bu durum “uygun fiyat kalitesiz ürün” anlayışını da değiştiriyor. Değişimde teknolojinin rolü büyük.

ŞEMSİYELERİN çantalarda başköşeyi aldığı mevsimdeyiz.

Hava soğuk ve gri. Yağmur mu yağacak, kar mı gelecek muhabbetlerinin etrafımızı sardığı şu günlerde gözlerimiz ayaklarımızda. Sebebi basit, bu havalarda hasta olmamanın ilk kurallarından biri ayakları sağlam tutmaktan geçiyor. Çeşit çeşit botlar ve ayakkabılar raflarda. insanlar dışarıdaki havaya aldırış etmeksizin çoluk çocuk mağazaları doldurmuş durumda. Amaç, kış kapıya dayandığında hazırlıksız yakalanmamak.

Bunda elbette ayakkabı ve bot fiyatlarının ulaşılabilir olmasının da etkisi var. Flo, Yeşil Kundura, Ayakkabı Dünyası, Bambi gibi markalarda bu ürünleri 100-150 TL arasında bulmak mümkün. Hatta internetten yapılan kampanyalar sayesinde 200 TL’lik bot 150 TL’ye alınabiliyor. Örneğin, bünyesinde Butigo, Lumbeıjack, Polaris, Kinetix, Sport in Street gibi markaları barındıran Flo’nun internet sitesine bakalım. Kadın için bot kategorisine tıkladığımızda ve fiyata göre artan seçeneğini işaretlediğimizde bizi 39.99 TL’den başlayan bot çeşitleri karşılıyor. 150 TL’yi sınır olarak aldığımızda ise yaklaşık 1000 adet seçeneğe bakmış oluyoruz.

YÜZLERCE ÇEŞİT VAR

Aynı arama kriterlerini Yeşil Kundura için kullandığımızda ise yaklaşık 100 çeşit bot görüyoruz. Ayakkabı Dünyası’nda da çeşit bol. Kadın seçeneğinde bot ve çizme kategorisi mevcut. Fiyatlar 49.99 TL’den başlıyor. 150 TL sınırına kadar ise yaklaşık 200 çeşit var. Bunların arasında fiyatı 250 TL’den 150 TL’ye düşenler de var.

Ezcümle günümüzde ayakkabı ihtiyacını gidermek illa da pahalı bir alışveriş anlamına gelmiyor. Fiyatların ulaşılabilir olması ailedeki tüm bireylere alışveriş imkanı verirken yılda birkaç kere ayakkabı almayı sağlıyor. Ancak burada fiyat kalite dengesini tutturmak oldukça önemli. Zira Ziylan Grup CEO’su Burak Övünç, “5 TL’ye de satsanız o ürün tüketicinin istediği ürün değilse önemi yok” diyor. Peki neden? Bu soruya cevap olarak Övünç, tüketicideki moda beklentisini unutmamak gerektiğine vurgu yapıyor. Tüketicinin modayı ulaşılabilir fiyatlara almak istediğini söyleyen Övünç, “Ayakkabı ve tekstil sektörü birbiriyle çok paralel hareket eden sektörler. Tekstilde pek çok hızlı moda markası geldi. Bunların getirisi modayı uygun fiyatta satmak oldu. Bu da ben-0vunç ce komple tüketimde bir değişikliğe yol açtı, insanlar artık modayı uygun fiyattan satın almak istiyor. Bu tekstilde olduğu kadar ayakkabıda da var. Bu anlamda ben insanların bu ihtiyacının arttığını düşünüyorum.”

“AYAKKABI KALİTELİ OLMALI”

Bunun genel bir tüketim trendi olduğunu, ayakkabıya indirgemediğini ifade eden Övünç, kalitenin pahalı olmak zorunda olmadığının altını çiziyor. Kalitenin hızla uygun fiyata indiğini kaydeden Övünç, perakendecilerin bunu yapmak zorunda olduğunu; başka bir deyişle yapanların ayakta kaldığını dile getiriyor. “Tüketici hesabını kitabını çok ince yapıyor” diye konuşan Övünç, “Aldığı üründen kalite beklentisi var. O kalite beklentisi uyuşmazsa hiçbir şekilde bir daha gelmiyor” diyor. Tüketicinin satın alımdaki tek motivasyonun fiyat olmadığını da sözlerine ekliyor Övünç ve “Tüketici sadece uygun fiyattan satın almak istemiyor bir de modaya uygun satın almak istiyor” diye konuşuyor. Bir ürünün uygun fiyatlı olmasının çok satacağı anlamına gelmediğini ifade eden Övünç, tüketici üç kriterle satın alıyor: “Bir, her şeyden önce beğenirse satın alıyor. İki, beğendiği şeyin fiyatının uygun olması lazım. Bir de ayakkabı konusunda ciddi bir fonksiyonel beklenti var. Başarılı olmak için üçünü de gerçekleştirmek gerektiğini düşünüyorum.”



TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI DEĞİŞİYOR

Yeşil Kundura Genel Müdürü Hüseyin Kızanlıklı ise biraz daha faklı düşünüyor. 2016’da değişen tüketici davranışı ile ayakkabı satın alma alışkanlığının “moda olanı” almaktan “ihtiyacı olanı almaya” yöneldiğini gördüklerinden bahsediyor. “Bu yeni anlayışın 2017’de alışverişi etkileyen önemli bir değişim olarak devam edeceğini tahmin etmekteyiz.

Bu anlayışın diğer bir sonucu da adetsel satışı etkilemesi oldu. Her sezon satın alınan
ortalama iki ürünün teke indiğini gördük” diye devam eden Kızanlıklı, Yeşil Kundura olarak ayakkabı satışlarının yüzde 60’ının erkek modellerden oluştuğunu vurguluyor.

Hayatımızın çoğu alanında olduğu gibi kalite ve prestiji aldığımız ürünlerin markaları ile ölçüyoruz. Dolayısıyla bazı markalar maliyeti 50 TL olan bir ürünü 500 TL’ye satışa çıkarıp alıcı da bulabiliyor. Bu ürünlerin özelliğinden bağımsız bir şekilde kaliteli olduğu algısı da yaygın. Dolayısıyla uygun fiyatlı bir ürünün kaliteli olamayacağı anlayışı baskın olmakla beraber, bu anlayış Övünç ve Kızanlıklı’nın bahsettiği sebepler nedeniyle yavaş yavaş yıkılıyor.

“UCUZ OLAN ÇOK SATMAZ!”

Kızanlıklı da bu noktayı vurguluyor ve “Uygun fiyata ayakkabı ya da bot almak asla kalitesiz bir ürün almak anlamına gelmez. Hatta tam aksine tüketicilerin satın alma eğilimleri düşerken, satm aldıkları üründe ise kalite beklentisi yükselmeye başladı” diye konuşuyor. Alım gücünün yanı sıra genç ve küçük yaş gruplarında ihtiyaçtan ziyade moda olana ilgiden bahsediyor. Bu noktada akıllara birkaç yıl önce perakende sektörüne hızlı bir giriş yapan Hangar markası geliyor. Kilo ile ayakkabı satan bu marka çok hızlı büyürken bir süre sonra da aynı hızla yok oldu. İnsanların kilo ile satm aldığı ayakkabıların görüntüleri “ucuz olan çok satar” anlayışım da pekiştirdi. Ancak Övünç’ün de bahsettiği şekilde tüketici çok ucuza almış olsa da memnun kalmadığı ürünün bir daha yüzüne bakmadı.

Endüstrideki ana eğilimler

Global Ayakkabı Üreticileri Birliği’nin verilerine göre, sektörün küresel büyüklüğü 195 milyar dolar düzeyinde. Bu büyüklüğün 2023 yılında 250 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Son beş yılda ortalama yüzde 2.9 oranında büyüyen endüstride yaklaşık 5.3 milyon kişinin istihdam ediliyor.

Önümüzdeki beş yılda endüstri daha yüksek bir büyüme oranı yakalanmasını bekliyor.

■ Üretim maliyetleri ucuzluyor: Son yıllarda yapılan sermaye yatırımları nedeniyle endüstride ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Yapılan yatırımlar, üretim maliyetlerinin giderek ucuzlamasına yol açıyor.

■ Spor ayakkabının payı artıyor: Endüstrideki diğer bir gelişme ise, rahat ve spor ayakkabı modellerinin ağırlığının giderek artıyor olması.

■ Çeşitlilik patlaması yaşanıyor: Sportif dışı ayakkabı modelleri pazarın yüzde 52’sini oluşturuyor ve üretim tekniklerinin gelişmesi ile çeşitlilik konusunda adeta patlama yaşıyor.

■ Online kanalın payı giderek yükseliyor: Online satış kanallarının önemi giderek artarken, bu kanalda en çok spor ayakkabı modelleri satılıyor.

Uygun fiyata kalite

Uygun fiyatlı ayakkabı her zaman kalitesiz demek değil. Hem güzel, hem kaliteli hem de konforlu ayakkabı satın almak için yüzlerce lirayı gözden çıkarmak zorunda değilsiniz.

Ayakkabıda kalite öncelikle onun deriden üretilip üretilmediği ile ölçülüyor. Deri nefes alan bir malzeme olduğu için yaz ve kış fark etmeksizin ayağın hava almasını sağlıyor. İkinci sırada suni deriler geliyor. Bu ayakkabılar ikinci kalite olarak adlandırılıyor. Ancak suni deriden yapılmış kullanışlı ve tasarım ayakkabılar günümüzün en revaçta alışveriş kalemlerinden.

Peki, kalitesiz ayakkabı sağlığımızı nasıl tehdit ediyor? Üretim yeri belli olmayan, markası güven vermeyen yerlerden ayakkabı almamak önemli. Zira bu ayakkabılar ciddi oranda kanserojen madde içeriyor ve uzun vadede insan sağlığını tehdit ediyor. Aynı zamanda ayak ağrıları, taban sertleşmesi, doku zedelenmesi gibi gündelik hayatınızı etkileyecek riskler de taşıyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir