Anasayfa / Haberler / Vadideki güzel şehir

Vadideki güzel şehir




Beş bin yıllık geçmişi olan ve çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan, Büyük İskender’in kalesini yaptıracak kadar önemsediği Bitlis, doğunun parlayan yıldızlarından biri olmaya hazırlanıyor.

Yazılı tarihi çok eskilere dayanan Bitlis, tarihi eserleri, mistik dokusu, inanç turizminde yetiştirdiği alimleri ve doğal güzellikleriyle önemli bir turizm potansiyeline sahip.

Bitlis, Avrupa’nın 25 seçkin destinasyonundan biri seçilen Nemrut Krater Gölü, Bitlis Kalesi, Beş Minaresi, tarihi evleri, Ahlat’taki Tarihi Selçuklu Mezarlılıkları, medreseleri, kümbetleriyle dünya turizmine açılmaya hazırlanıyor.

Havası, suyu, sıra sıra dağları, kışın beyaz, yazın ise yem yeşil görüntüsüyle adeta bir yeryüzü cennetini andıran kent, Tatvan, Ahlat ve Adilcevaz gibi göl kıyısına kurulan ilçeleriyle, Van Gölü’nün tüm nimetlerinden yararlanıyor.

Adilcevaz’da bulunan Süphan Dağı ve çevresindeki Aygır, Arin ve Nazik gibi krater gölleri, her yıl çok sayıda turisti ağırlıyor.

-”BURAM BURAM TARİH”
İsmini, Makedonya Kralı Büyük İskender’in şehirdeki kaleyi yaptırdığı komutanlarından Bedlis’ten alan kent, tarih boyunca Pers, Asur, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin önemli merkezlerinden biri oldu.

Urartular’dan Osmanlı’ya kadar uzanan çeşitli medeniyetlerin izlerini taşıyan Bitlis, tüm bu dönemlere ait sayısız tarihi eserleri ile tam bir açık hava müzesi konumunda.

Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere kucak açan Bitlis’te, bu dönemlere ait pek çok kale, cami, medrese, türbe, köprü ve kervansaray yapıları bulunuyor.

Vadi içinde kurulduğundan, ”Vadideki Güzel Şehir” diye anılan Bitlis, Bitlis tarihi Ulu Cami, Gökmeydan Cami, Meydan Cami, Şerefiye Cami ve Aşağı Kalealtı camileriyle, türkülere ve vizyonda olan ”Newyork’ta Beş Minare” adlı sinema filmine de ilham verdi.

Tarihi Beş Minareler, kentin turizminde önemli bir yer tutuyor. Minarelerde daha çok yöreye uygun kesme kızıl taşlar kullanılmış.

Bitlis Kalesi, M.Ö 312 tarihinde Büyük İskender’in emriyle, kumandanlarından Bedlis tarafından inşa ettirilmiştir. Zaman zaman çeşitli onarımlar geçiren kale, muhteşem görünümüyle günümüzde dimdik ayakta duruyor. Ahlat Sahil, Adilcevaz, Adilcevaz Sahil, Tatvan ve Ahlat Kaleleri, ilde bulunan diğer kaleler.

-”KENT, MEDRESE, KÜMBET VE HAN ZENGİNİ”
Kentte 1589 yılında 5. Şerefhan tarafından şehrin en yüksek meydanında yapılan İhlasiye Medresesi’nin dışında, Nuhiye, Yusufiye, Şerefiye, Şükriye, Hatuniye, Ahlakiye, Hacı Begiye, Haliliye ve Tağki İslam Medreseleri bulunuyor.

Ayrıca Bitlis ve ilçelerinde Küfrevi, Şeyh Babo, Emir Bayındır, Çifte Kümbet, Emir Ali, Usta-Şagirt, Hasan Padişah ve Dede Maksut Kümbetleri yer alıyor.

Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve bugün Bitlis-Tatvan karayolunda yer alan El-Aman Hanı, 1502 yılında Van Beylerbeyi Hüsrevpaşa tarafından yaptırılıyor. Büyüklüğü ve mimarisiyle dikkat çeken han, yüzyıllar boyu ipek yolunda ticaret yapan kervanları dinlenmek için uğrak mekanı olmuş.

El-Aman Hanı’nın dışında Bitlis’te, Hatuniye (Hazo), Papşin (Hüsrevpaşa), Başhan, Şerefiye, Arasa, Yusufiye, Duhan ve Koğoz Zalpaşa hanları bulunuyor.

-NEMRUT KRATER GÖLLERİ-
Nemrut Dağı eteklerindeki obsidyen taşları (doğal cam) ve kaldera içinde bulunan buz mağaraları, buhar bacası ve gölleri, sıcak, soğuk ve şifalı sularıyla görülmeye değer yerlerin başında geliyor.

Avrupa Birliği (AB), Nemrut Gölü’nü ”akustik turizmde Avrupa’nın 25 mükemmel destinasyonu” arasında gösterdi.

Nemrut Krater Gölleri, AB’nin sürdürülebilir turizmi teşvik için başlattığı, ”Avrupa Mükemmelliyet Destinasyonları” (EDEN) projesi kapsamında, 2010 yılı için belirlenen diğer 24 merkez arasında yerini aldı.

Krater gölleri EDEN Projesinde yer alan, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Letonya ve Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Polonya, Romanya, Slovenya ve İspanya’nın görülmeye değer farklı yöreleri arasında yer alarak, turizmde ülke için cazibe merkezlerinden birisi olduğunu kanıtladı.

AB Komisyonu, Avrupa’nın en büyük ve dünyanın ikinci büyük krater gölü olan Nemrut’un, yüzmek ve botla gezmek için ideal olduğunu, göle yakın küçük havuzlardaki kaplıca banyolarının turistlerin ilgisini çektiği açıkladı.

2 bin 900 metre yükseklikteki krater alanı içinde, iki büyük krater gölü bulunmakta. Suyu soğuk olan Büyük Krater Gölü dünyanın sayılı krater gölleri arasında yer alıyor. Küçük Gölde ise, yer yer sıcak suların kaynadığı ve buhar sızıntılarının çıktığı yarıklar görülür. Bu sıcak su kaynakları ve buhar sızıntıları, sağlık turizmi açısında potansiyel oluşturmaktadır.

Son yıllarda eteklerine inşa edilen kayak merkeziyle de dikkat çeken Nemrut dağı, aynı zamanda rekreatif turizm alanı, foto-safari, seyir tepesi konumu özelliğiyle de önemli bir doğal turizm varlığıdır.

-TARİHİ SELÇUKLU MEZARLIKLARI-
Bitlis topraklarının hemen her köşesinde, tarihin çok değişik devirlerine ait birçok yapı ile her an karşılaşabilirsiniz.



Özellikle Selçuklular dönemine ait olan tarihi yapılar, sanki bugün yapılmışcasına sizi ayakta karşılar. Ahlat Selçuklu Mezarlığı bunların başında gelir.

Tarihi Selçuklu Mezarlığı (Meydanlık Mezarlığı), tarihi mezarlıkların en büyüğü olup, 210 dönümlük bir alanı kapsar. Alanda son yapılan bir çalışmayla 8 bin 169 adet mezar bulunduğu tespit edildi. En önemli mezar taşları ve en ünlü sanatkarların eserleri bu mezarlıktadır. Bu mezarlıkta 12. asır başından 16. asra kadar tarihlenen mezarlar bulunmaktadır. Ahlat’ın en büyük ve muazzam mezarlığı olan bu mezarlık, doğudan batıya doğru İkikubbe Mahallesi ile Harabeşehir arasındaki geniş düzlüğü kapsamaktadır. Mezarlıklarda halk arasında ”akıt” olarak adlandırılan, tümülüs tarzında mezarlar da bulunuyor.

Ahlat mezar taşları, ölçü ve içerik bakımından birer anıt karakterindedir. Bu mezarlar, sanatın ve kültür tarihinin önemli belgeleridir. Ahlat mezar taşları, sayıları, abidevi karakterleri, tarihiyle ayrı bir anlam kazanmaktadır.

Taşların üzerinde bulunan kitabeler ise, hayatla ölüm, ölüyle ziyaretçi arasında bir takım mesajlar taşır ve bunlar geçmişten günümüze gelen önemli belgelerdir. Mezar taşları, üzerinde bulunan ayet-i kerime, hadis-i şerif ve dualar, şehrin Müslüman geçmişine ve yaşayışına tanıklık eder. Bu taşlar aynı zamanda devrin resmi hayatı ve toplumun zihniyet tarihine ilişkin ilginç ipucları verir.

-”VAN GÖLÜ VE SÜPHAN DAĞININ EŞSİZ GÜZELLİĞİ”
İl turizmi açısından en önemli doğal varlıklardan birisi de Van Gölü’dür. Yarısından fazlası Bitlis sınırları içinde kalan göl, su sporları, kıyı turizmi gibi turizm çeşitlerine imkan sağlamaktadır.

Türkiye ve İran arasında bir köprü olan Van Gölü’nde, halen İran’a yük ve yolcu taşımacılığı yapan 4 feribot işlemektedir. Tatvan ve Van Gölü demir yolu, bölge için ayrı bir önem taşıyor.

İl sınırları içinde Arin Gölü, Aygır Gölü, Nazik Gölü, Süphan Krater Gölü gibi irili ufaklı pek çok göl daha bulunmaktadır. Bu göller ve çevreleri günübirlik dinlenme ve eğlence, balık avcılığı gibi aktivitelere imkan sağlamaktadır.

Toprakların yüzde 71’i dağlık olan Bitlis’te 4 bin 58 metre yüksekliğiyle ülkenin ikinci en yüksek dağı olan Süphan Dağı, özellikle dağcılık kulüplerinin tırmanış yaptığı özel dağlar arasında yer alıyor.

İldeki dağlar, dağ-doğa yürüyüşleri, tırmanma, yamaç paraşütü, mağaracılık gibi turizm faaliyetler için elverişli imkanlar sağlamaktadır.

-DİN VE DEVLET ADAMLARININ BEŞİĞİ-
Bitlis doğal ve tarihi güzelliklerinin yanı sıra yetiştirdiği din ve devlet adamlarıyla da, adını tarihe yazdıran şehirlerden biri olmuştur.

Bitlis merkez Zeydan mahallesinde tarihi mezarlıkta bulunan Hz. Zülküf Peygamberin mezarı, kenti üstün kılmaktadır.

Ayrıca İstanbul’da meftun Eyüb El Ensari’ni kardeşi ve İslam ordularının sancaktarı Feyzullah Ensari (Alemdar Baba) hazretlerinin mezarı da aynı mezarlıkta bulunmaktadır.

Ahlat’ta bulunan Abdurrahman Gazi, Hz. Ömer döneminde 640 yılında İyaz Bin Ganem komutasındaki bir İslam ordusuyla Doğu Anadolu’ya sefere çıkan Muaz bin Cebel’in oğludur. Ahlat’ın fethi sırasında şehit düşmüştür.

Bitlis’in Hizan ilçesi İsparit nahiyesine bağlı Nurs Köyünde doğan, İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi’nin 130 yıl önce doğduğu ev de, köyde bulunmakta ve her yıl çok sayıda yerli ve yabancının uğrak mekanları arasında yer almaktadır.

Seyyid Sıbgatullah Arvasi, Osmanlı alim ve velilerindendir. İsmi Sıbgatullah olup, ”Gavsü’l-Azam”, ”Gavsu Hizani” veya ”Gavs” lakablarıyla meşhur olmuştur. Babası, Seyyid Lütfullah Efendi, dedesi Seyyid Abdurrahman Kutub’dur. 1870 senesinde vefet eder ve kabri, Hizan’ın Gayda köyünde bulunur.

İdris-i Bitlisi, doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, 1452-1457 tarihleri arasında Bitlis’te doğmuştur. Bir süre Akkoyunlu Devleti’ne hizmet etmiştir. Mevlana İdris, Akkoyunlu sarayında hükümdar çocuklarına lalalık yapmıştır. Yavuz döneminde, İdris-i Bitlisi Osmanlı siyasetinde aktif rol üstlenmiştir. Yavuz Sultan Selim ile beraber Şah İsmail’e karşı Çaldıran Savaşına katılmış, savaştan sonra Tebriz’de bir süre kalarak halkı Osmanlı yönetimine bağlamaya çalışmıştır. Çaldıran Savaşı’ndan sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu vilayetlerinin Osmanlı yönetimine geçmesi için görevlendirilmiştir. Böylece Bitlisli İdris, Osmanlı’nın en büyük rütbesi olan ”Kazaskerlik” rütbesi ile taltif edilmiştir.

Müştak Baba, 1759 tarihinde Bitlis’te doğmuştur. Asıl adı Muhammed Mustafa’dır. Küçük yaşta medreseden kaçan Muştak Baba, sık sık saza, söze, musikiye ve şiire meyletmiştir. Musikinin bütün inceliklerine vakıf olan Müştak Baba, musikinin ruh hastalarını tedavi etmede bir vasıta olduğuna kesinlikle inanmıştır. Müziğin, ruhun gıdası olduğunu yıllar önce Müştak Baba söylemiştir. Müştak Baba ud çalmakta şöhret kazanmıştır. Hatta operaya benzeyen ve Bitlis’i tanıtan tarihi ve edebi bir Salname (Yıllık) yazmıştır. Sultan II. Mahmud’un en gözde nedimlerinden birisi olmasına rağmen, bu makamını asla kötüye kullanmamıştır.

Başlı başına bir eser olan Müştak Baba’nın divanı, çok ilginç bilgiler vermektedir. Ankara’nın Başkent olacağını 140 yıl önce Müştak Baba müjdelemiş ve divanında da zikretmiştir.

AA





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir