yandex
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Vergi aflarındaki ince çizgiler

Vergi aflarındaki ince çizgiler




Olağanüstü hallerde vergi affı olarak getirilen düzenlemelerin sıkıntdı mükellefleri rahatlatacağı, ekonomiye katkı sağlayacağı şüphesiz. Fakat bunu yaparken vergisini düzgün ödeyen mükellef de küstürülmemeli…

GEÇMİŞTE sıklıkla yapılan “vergi affı” benzeri düzenlemeler neredeyse üç/beş yılda bir yapılmakta, benzeri düzenleme en son 2013 yılında yapılmıştı. İlgili düzenleme gereği yapılandırılan borçların ödeme süreleri daha bitmemiş iken yeni düzenleme biraz daha genişletilerek getirildi. Bu yeni düzenlemenin erkene alınmasının iki sebebi var. Birincisi, başta turizm olmak üzere, son altı ayda yaşanan iç ve dış olumsuzlukların ekonomiye yansıması. İkincisi ise, 15 Temmuz’da ülkemizde yaşanan darbe girişiminin yarattığı moral bozukluğu ve ekonomik kaygılar.

Bu olumsuzlukları gidermek için hükümetçe hızlı bir şekilde tedbir amaçlı alman toplumsal ve ekonomik kararlar sonrası, beklenen kısmi vergi affı ve kamu borçlarının yeniden yapılandırılması düzenlemesi TBMM’de kabul edilerek yasalaştı.

Ramazan ve Vergi

Daha önce, 2011 yılında 6111 sayılı ve 2013 yılında 6495 sayıl Kanunlar ile yapılan benzer düzenlemelerin kalıcı bir çözüm getirmediği görülmüştü. Bu defa getirilen düzenlemelerin de kalıcı bir çözüm olamayacağı bilinmeli. Bu tür düzenlemeler ancak geçici çözümler getirmekte. Oysa birçok vergi kanununda yapılacak köklü değişikliklerin kalıcı çözümler getirmesi esas olmalı. Yapılacak düzenlemenin bir vergi affına dönüşmemesine özen gösterilmeli, vergi mükelleflerinde gelecekte beklentilere yol açmamalı.

DÜZENLEME NELER GETİRDİ?

Ülkemizin son günlerde yaşadığı olağandışı sorunlar nedeniyle hükümetçe bazı tedbirlerin alınması acil hale geldi. Bu düzenlemelerin bir tanesi de, “vergi affı” olarak bilinen kapsamlı düzenlemedir. Bu düzenleme ile…

■ Özel sektörün kamuya olan borç yükünün azaltılarak borçlara, taksitle ödeme imkanfğetiriliyor.



■ İhtilafların sulh yoluyla sonlandırılması sağlanıyor.

■ Vergi incelemesinde olan konular dava yoluna gidilmeksizin çözümleniyor.

■ Vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası riskleri ortadan kaldıran matrah artışı getiriliyor.

■ İşletme kayıtlarının (kasa fazlası, ortaklardan alacaklar/borçlar, stok fazlası/eksiği) fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişi teşvik ediliyor.

■ Daha önceki yapılandırmadan yararlanıp, Kanunun öngördüğü şartlar dahilindetaksitini ödeyemeyen borçlulara yeniden bir hak verilerek kamu alacakları tasfiye ediliyor.

DÜRÜST MÜKELLEFLER İÇİN…

Geçmiş düzenlemelerde olduğu gibi, bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi, kısmi bir vergi affı getiriliyor. Olağanüstü hallerde anlayış gösterilebilir ancak, yine de vergi görevlerini zamanında ve düzenli yerine getiren mükelleflerin tepkisi veya yaklaşımı da göz ardı edilmemeli.

Bu konudaki önerimiz ise, vergi görevini zamanında ve düzenli yerine getiren ve son beş yılda hiç inceleme geçirmemiş veya geçirmiş ise olumlu raporu olan mükelleflere aşağıdaki teşvik veya destekler sağlanması.

■ Beyanlarını yapan ve vergisini düzenli ödeyenlere, her işlem bazında bir “bonus” puan verilebilir. Biriken bu “bonus” puanlar ileride ödeyecekleri herhangi bir vergisinden mahsup edilebilir.

■ Yıllık gelir veya kurumlar vergisinden, sigorta teşvikinde olduğu gibi yüzde 5 oranında indirim imkanı tanınabilir.

■ Aylık KDV beyanlarında hesaplanan KDV’leri bir puan düşürülerek beyanı sağlanabilir.

■ Finans kurumlarmın veya kredi derecelendirme kurumlarının yaptığı gibi mükellefleri, risk yapılarına göre ayırarak sahip oldukları derecelere göre ayrıcalık tanınabilir.

Genel olarak vergi aflarına karşıyız. Ancak, olağanüstü hallerde gerek duyulabilecek yapılandırmalar da yararlı olabiliyor. Bu tür düzenlemelerin sıklıkla yapılması yerine düzenlemeleri Anayasa’ya uygun, diğer yasalara uyumlu olmasına, bir defaya mahsus olmasına, mükelleflerin beklentilerine cevap bulmasına, görevini eksiksiz yerine getiren mükelleflerin incitmemesine özen gösterilmeli veya bu tür mükelleflere de bir ayrıcalık tanınmalı.

TALHA APAK
Yeminli Mali Müşavir (YMM)
t.apak@apakymm.com





Bunu da İnceledinizmi ?

Sanayi üretimi moral veriyor

Piyasalar bu hafta çifte faiz kararına kilitlendi. Önce 14-15 Mart’ta ABD FED’in vereceği faiz karan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir