Anasayfa / Sağlık / Yatak yaraları sizi eritmesin!

Yatak yaraları sizi eritmesin!




Lütfen kızıma yardımcı olun…
Kızım 26 yaşında, zihinsel engelli, epilepsi ve serebral palsy hastası. Sürekli yatmak zorunda olduğundan ve devamlı da altını bağladığımızdan bu sene ilk defa kalça kemikleri bölgesi ile kuyruk sokumu civarlarında deride açılmalar oldu (yatak yarası da deniyor herhalde) hem de oldukça derin. Yaralarının kapanması için nasıl bir şey tavsiye edersiniz? > E.S. /İZMİR

FAZLA KORKMAYA GEREK YOK!
Yatak yaraları, kolay iyileşmeyen kronik ülserler arasında yer alır. Normalde 2-3 haftada iyileşir. Enfeksiyon, damar daralması, basınç, yara çapının büyüklüğü, beyin hastalıkları gibi bazı durumlar iyileşmeyi geciktirir.

Sevgili okuyucularım, bu hafta sizlere, herkeste görülebileceği gibi özellikle konumuzda, komşumuzda bir şekilde yatağa düşmüş hastalarımızın başına gelebilecek, hiç de istenmeyen üzücü, yorucu , bıktırıcı görüntü ve durumlarla karşı karşıya bırakabilen yatak yaralarından bahsedeceğim. Yatak Yaraları (dekübitus veya bası ülseri); Uzun süre sırtüstü, yüzüstü veya yan yatma sonrası baskı altında kalan bölgelerde yumuşak dokuya sürekli basınç sonucu cildin iyi beslenememesi ile oluşan yaralardır.

SANDALYE ARASINDA EZİLMEYİN
Çoğunlukla yatak veya sandalye gibi bir dış güç ile kemik çıkıntı arasında basınca uğrayan yumuşak dokuda ortaya çıkar. Yatalak yaşlıların yanı sıra refakat eden hastalıklar, beslenme bozukluğu, savunma sistemdeki yetersizlik, şuurun yerinde olmaması, idrar ve gaita tutmada yetersizlik, yara iyileşmesini olumsuz etkileyen diyabet gibi hastalıklarla beraber seyrettiğinde risk daha da artar. Basit şekilde başlayan yara, kısa zamanda derin mikrobik iltihabi hasara ve hatta vücut içi boşluklarına kadar ilerleyebilir.
Basınç ülserlerinin sebebi, belli bir bölgeye sürekli basınç uygulanmasıdır. Cilde basınç ne kadar şiddetliyse, hücre ölümü ve ülser o kadar kısa sürede olur. Ülserler üzerine de bakteriyel enfeksiyonlar sıkça yerleşir. Basınç ülserlerinin % 80’i kuyruk sokumu ve leğen kemiği, uyluk kemiğinin dış büyük çıkıntısı, baldır kemiğinin iç ve dış çıkıntıları ile topukta meydana gelir. Zehirlenme, travma, anestezi, belden veya boyundan aşağısının felci gibi his ve hareket sıkıntılarının yanında özel bir risk grubunu da yaşlı hastalar oluşturur. Hastaların % 70’den fazlası 70 yaşın üstündedir. Bu hastalarda ölüm riski % 8 civarındadır.

CİLT ALTINDA SİNSİ YARALAR
Normalde herhangi bir yara,15- 20 gün içerisinde iyileşmesi gerekirken, sebeplerin ortadan kaldırılmamasından dolayı yara basıncın devam etmesi, aynı tarafa yatan hastada oluşan doku ödemi (cilt altında sıvı birikimi-dokunun kanlanmasını oldukça bozar), idrar ve gaitadan bulaşan mikroplarla bulaşma olması yarayı kronik ilerleyici duruma çevirir. Yaranın ilk oluşumunda deride görülen değişiklikler, buz dağının görünen kısmıdır. Doku hasarının çoğu cilt altında başlar ve daha sonra deri yüzeyine çıkar.

HUZUREVLERİNE DİKKAT!
Huzurevi ve bakımevi gibi yerlerde yaşayan yaşlılarda dekübitus ülseri görülme sıklığı daha fazladır. Yaşlılıktaki yatak yaralarının sebepleri; vücut organlarındaki artmış metabolizma, hareketsizlik ve idrar veya gaita kaçırmadır.

KİMLER?RİSK ALTINDA?
> Yaşlılık
> Nörolojik (vücudun sinir sistemi) hastalıklar
> Ciltte hasar ve yıpranmalar
> Kötü beslenme,
> Hareket edememe,
> Debilizan hastalıklar (kanser gibi çökertici ağır hastalıklar)

SEBEPLERİ
> His veya hareket bozukluğu olanlarda cilt bakımına yeterli dikkat ve itinanın gösterilmemesi
> Uzun süreli hareketsizlik
> Aşırı terleme, idrar ve geita kaçırma
> Uygun olmayan yatak, yastık ve tekerlekli sandalye kullanımı
> Sıkı giysilerin kullanılması
> Yaralar tedavi edildikten sonra da bu zemin hazırlayıcı faktörlere dikkat edilmemesidir.

En çok eklemler ile çıkıntılarda oluşur

Yatak yaraları vücudun yerle temas eden, basınç altında kalan özellikle kemik çıkıntılarının üzerindeki bölgelerinde oluşur.

> Otururken; kuyruk kemiği, kalçada kaba etlerde, omuz kürek kemikleri üzerinde, dirseklerde, topukta meydana gelir.

> Sırt üzeri yatarken; başın arka tarafında, omuz kürek kemikleri üzerinde, kalçada, dirseklerde, kuyruk kemiği üzerinde, topukta, ayak parmaklarında ortaya çıkar.

> Omuz üzerinde yan yatarken; kulaklarda, omuzun yan tarafında, leğen kemiğinin yan bölgelerinde, kalçada, dizde, ayak bilekleri yan çıkıntılarında oluşur.



YATALAK?HASTAYA ÖZEL İLGİ GEREKİR
Uzun süre yatakta tedavi görecek hastalar da dekübitus ülseri riski altındadır. Bundan dolayı tedavinin yanında bakımlarına da itina gösterilmelidir.

HAFTAYA: TEDAVİ YOLLARI

OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR

Bende de Menier sendromu mevcut

> M.T

> Menier sendromu adlı yazınızı okudum, belirtilerin hepsi ben de mevcut. Baş dönmesi, biri sanki beynimi tutmuş sallıyor, bilincim yerinde ama dengemi sağlayamıyorum, Hemen ardından mide bulantısı, istifra ile rahatlıyorum. Kulak çınlaması ve işitme kaybı var. Cipralex antideprasan ilacını 2 senedir alıyorum. Kullanmadığım zaman başımın dönmesi devam ediyor. Bana yardımcı olur musunuz?

CEVAP: Sevgili okuyucumuz, şikâyetleriniz Menier sendromuna uymakta fakat bunlara zemin hazırlayan altta yatan faktörlerin bulunup bulunmadığını da araştırmak gerekir. Bunun için öncelikle kilonuz boyunuza uygun olmalı, boynunuzda kireçlenme olup olmadığı, kan şekeri, trigliserid, LDL ve HDL kolesterol, ürik asit değerlerinize bakılmalı. Dahili yönden fizik ve laboratuvar muayeneleriniz normalse KBB uzmanının muayene olun ve onun isteyeceği odiogram ve nistagmografi testlerini yaptırın. Ayrıca gerekirse nöroloji uzmanına da muayene yaptırın ve lüzum görürse yaptıracağı EEG, MR gibi tetkiklere göre asıl sebep bulunarak kalıcı ve delile dayalı tedaviniz yapılır.

Damar tıkanıklığı görmemi engelliyor

> R.Ç.

> Boyum 1.68, kilom 58, sağ gözümde damar tıkanıklığı var. görmemi biraz engelliyor. Geçen hafta doktora gittim, dikkat etmezsem öbür gözüme de geçeceğini söyledi, biraz korktum, Günlük Persantine Retard 200 mg ve Asaflow 80 mg kullanıyorum. Her gün âdetli gibi kanamam oluyor, çok rahatsız ediyor, ilaçları azaltabilir miyim? Bir çare arıyorum!

CEVAP: Kıymetli kardeşim, gözünüzdeki damarların tıkanması çeşitli hastalıkların seyrinde olabilir. Bunların da en başta gelenleri şeker hastalığı, yüksek tansiyon, Behçet Hastalığı, özellikle damarları tutan kollajenoz dediğimiz bağ dokusu hastalıklarıdır. Yapılacak dahili fizik ve laboratuar muayeneleri ile böyle bir durumun var olup olmadığı, göz hekimi ile de konsülte edilerek netleştirilir. Sebep kesinleştirilirse, kalıcı tedavi de planlanır. Kullandığınız ilaçlar, tıkanıklığı önlüyor. Bu ilaçların dozu fazla geldiği zaman, kanama zamanını arttırarak burun, özellikle de fırçalama esnasında diş eti ve âdet kanamalarına yol açar. Sizde de bu ilaçların dozunun fazla olduğu anlaşılmakta. Hekiminizle görüşerek durumu düzelttirin.

Tiroid bezinin çok çalışması bebekte zekâ geriliği yapmaz!

> İnci Oral

> Yeni doğan bebeğimizde tiroid bezlerinin çok çalıştığı söylendi. Bundan dolayı zekâ geriliği ihtimali varmış. Kan tahlil neticelerini ve bu ihtimalin kesinliğini 20 gün sonra öğrenebileceğiz. Bu hastalığın sebebi, ilk gün geçirdiği sarılıktan olabilirmiş. Acaba bebeğimizin zeka geriliği ihtimali var mıdır, hastalığı kontrol altına alınabilir mi?

CEVAP: Değerli okuyucum, yeni doğan bebeklerde tiroid bezinin çok çalışmasından ziyade az ve yetersiz çalışması sonucu gelişen hipotiroidiye bağlı zekâ ve gelişme geriliği olur. Fakat artık doğan her bebeğin topuğundan alınan birkaç damla kan ile fenil ketonüri ve hipotiroidi açısından tetkik yapılıp ona göre tedbir alınmaktadır. Bu sebeple çok merak etmenize gerek yok. Çıkacak sonuçlara göre ne yapmanız gerektiği ve çok nadir de olsa icap eden tedavi ile bu yönden hiçbir sıkıntısı olmaz. Ayrıca böyle bir durum olsa bile tetkiklerin çıkması için beklenen sürede herhangi bir mahsurlu durum ortaya çıkmaz.

Asfalt üzerinde yürüyüş zararlı mı?

> Cengiz Doğrultucu / BURSA

> Sabahları 30 dakika tempolu yürüyüş yapıyorum. Bir dostum, asfaltta spor yapmanın sakıncalı olduğunu ve ileride dizlerimde rahatsızlık olabileceğinden bahsetti. Doğru mu?

CEVAP: Cengiz Bey, motorlu araç egzoslarından çıkan zehirli gazların yüksek konsantrasyonda bulunduğu cadde kenarlarında yürümek veya koşmanın faydadan çok zararı vardır. Moda haline gelmiş olan aşırı koşmanın, özellikle diz eklemi kıkırdakları üzerine tahrip edici yük bindiren etkisi vardır. Ama gençleştirici iksir olan ozonun yüksek oranda bulunduğu orman, nehir ve deniz kenarlarında ruhu da dinlendirici normal yürüyüşler tabiî ki oldukça faydalıdır.

HER DERDİNİZİ
BANA YAZIN
Bana sağlıkla ilgili her konuda soru iletebilirsiniz. Uzmanlık alanımın dışındaki konuları ise ilgili hekim arkadaşlarımızı da misafir ederek sizlere elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım…
e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr
Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İSTANBUL

AİLE DOKTORU
Dr. Hilmi Özkırış





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir