Anasayfa / Ekonomi-Finans / Yatırım yapılabilir seviyeye geçince neler olacak?

Yatırım yapılabilir seviyeye geçince neler olacak?




“Yatırım yapılabilir” seviyeye geçince neler olacak?

Bu beklentinin gerçekleştiği ülkelerde borsalar, not artırımı öncesinde hep yükselmiş, ardından da gerilemiş. Faizler de borsalar gibi fiyatlamayı önceden yapıyor. Ülkenin para birimi ise artırım öncesinde olduğu gibi sonrasında da değerlenmeye devam ediyor…

TÜRKİYE’NİN notunun artırılıp “yatırım yapılabilir” seviyeye çekileceğine dair beklentiler, son dönemde piyasalarımızı etkileyen en önemli unsur. Türkiye için bu seviyeye ulaşmak gerçekten de psikolojik bir eşik olarak algılanabilir. Bu notu çoktandır hak ettiğimize inanıyorum. Türkiye’nin uluslararası piyasadan borçlanma oranlarına baktığımızda da her ne kadar “yatırım yapılabilir” ülke statüsünde yer almasak da birçok yatırım yapılabilir ülkeden daha uygun vadede ve faiz oranlarıyla borçlanabildiğimiz görülüyor. Bu durum kredi derecelendirme kuruluşlarının aksine yatırımcıların Türkiye’ye “yatırım yapılabilir” notunu çok daha önceden verdiğinin bir göstergesi. Bu nedenle kredi derecelendirme kuruluşlarının bu saatten sonra vereceği “yatırım yapılabilir” notu, bizce sadece malumun ilanı olacak. Türkiye ekonomisinin kat ettiği mesafenin, tüm dünyaya duyurulacak olması nedeniyle çok önemli bir reklam malzemesi olacağını kabul etmek lazım. Bununla birlikte olası bir not artışı ve “yatırım yapılabilir” ülke olmanın getireceği faydaların yanı sıra bu sürecin ekonomi yönetimini zorlayacak bazı zorlukları da beraberinde getireceğinin bilinmesi gerekiyor.

KREDİ NOTU RAPORU

Peki, “Türkiye “yatırım yapılabilir” ülke olursa bundan piyasalarımız ve ekonomimiz nasıl etkilenir? Bizce bu soru “Türkiye’nin notu arttırılacak mı” sorusundan çok daha önemli. Bizce çok marjinal gelişmeler olmaz ve Türkiye’nin siyasi riskinde çok keskin artışlar yaşanmazsa Türkiye yakın zamanda hak ettiği “yatırını yapılabilir” notunu alacak. Şu ana kadar sermaye piyasalarımızın seyrine baktığımızda yatırımcıların da bu yöndeki beklentilerinin arttığı görülüyor. Daha önce notu “yatırım yapılabilir” seviyeye çekilen ülkelerin de bu notu almadan önce sermaye piyasalarında bizdekine benzer hareketler yaşanmış durumda. TCMB’den İbrahim Burak Kanlı ve Yasemin Barlas, “Eşiği Aşınca: Kredi Notunun “Yatırım Yapılabilir” Seviyeye Yükselmesinin Etkileri” başlıklı çok faydalı bir rapor hazırlamışlar. Bu rapor TCMB’nin resmi görüşünü yansıtmasa da çok önemli bilgiler sunmakta.

Kasım 2011’de yayınlanan bu raporun tamamına TCMB’nin internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz. Biz burada bir fikir edinebilmeniz için söz konusu raporun sonuçlarına değineceğiz. Aşağıdaki grafiklerin tamamı da bahsettiğimiz rapordan alınmıştır. Yeri geldikçe de bu raporun sonuçlarından da faydalanarak olası bir not artışı sonunda piyasalarımızı ve ekonomi yönetimimizi nelerin beklediğine değinmeye çalışacağız…

FİYATLAMAYI ÖNCEDEN YAPIYOR



Yandaki grafikte çalışmada baz alınan ülkelerin kredi notu artışından önceki ve sonraki bir yıllık süreçte borsalarının emsallerine göre nasıl bir seyir izlediği gösteriliyor. Bu grafikte not artışı ve yatırım yapılabilir ülke olma beklentisinin borsalarda çok önceden fiyatlandığı net bir şekilde görülüyor. Not artışından sonra bir süre daha bu pozitif ayrışma devam etse de ardından bir kar re-alizasyonu süreci yaşandığı dikkat çekiyor. Yukarıda bahsettiğimiz çalışmanın sonuçlarına baktığımızda da bu durumla ilgili şu saptamayı buluyoruz: “Borsa endeksinde ve risk priminde not artırımı öncesi gözlenen olumlu görünümün, not artırımının ardından ortadan kalktığı ve bu değişkenlerin referans ülke grubu genel eğilimiyle uyumlu bir seyir izlemeye başladığı dikkat çekmektedir. Bu durum, finansal piyasaların, not artırımlarını veya ülke riskliliğinde not artırımına yol açan iyileşmeyi karardan önce fiyatladıklarına gösterge teşkil etmektedir.”

beklentimiz de bu çalışmanın sonucundan çıkan verilerle paralel. Olası bir “yatırım yapılabilir” ülke notunun İMKB’de birkaç günlük kısa vadede çok sert yükselişlere neden olacağını, fakat ardından yükselişin büyük bir bölümünün geri verileceğini tahmin ediyoruz. Hatta bunun da ardından gelişmekte olan piyasalarla daha yüksek kore-lasyonlu bir seyir izleyebiliriz.

FAİZLER DF. ÖNCEDEN FİYATLIYOR

Aşağıdaki grafikte “yatırım yapılabilir” ülke eşiğini geçen ülkelere ait tahvil getirilerinin emsal teşkil eden diğer ülkelere göre farkı görülüyor. Not artışı öncesi emsallerinden daha düşük getiriler sunan, yani daha düşük faizlerle borçlanabilen bu ülkeler, yatırım yapılabilir seviyeye ulaştıktan kısa süre sonra dahil olduğu ülke grubunun ortalamasına yakın faiz seviyelerine dönmekte. Bu durum not artışının yaklaşık bir yıl önceden fiyatlara yansımaya başladığının bir göstergesi.

SONUÇ OLARAK…

Yukarıda bahsettiğimiz çalışmanın sahipleri İbrahim Burak Kanlı ve Yasemin Barlas, ülkelerin “yatırım yapılabilir” notu almalarının sonuçlarını ilgili çalışmalarında şu şekilde özetlemişler. Bu paragrafın sorulara büyük oranda cevap verdiğini düşünüyor ve aynen aktarıyoruz: “Analiz sonuçları, kredi notu yatırım yapılabilir seviyeye yükseltilen ülkelerin portföy yatırımları ve kredi kanallarıyla yabancı sermayeye ulaşım imkanının arttığına, ne var ki doğrudan yabancı yatırımlarında belirgin bir eğilim değişiminin olmadığına işaret etmekte. Not artışı sonrası yurt dışından borçlanma maliyeti düşerken, borçlanmanın vadesinde anlamlı bir değişim kaydedilmemekte. Yurtdışı finansmana ulaşımın kolaylaşmasıyla, not artırımı öncesinde düşüş eğiliminde olan dış borç artış, cari denge ise bozulma eğilimine girmekte. Yurtdışı kredi imkânının artması yurtiçi kredi piyasasına da yansımakta, özel sektöre açılan krediler iv-melenirken kredi faizleri düşmekte. Öte yandan, not artışı sonrası mutlak büyüme hızı not artışı öncesi seviyelerin üzerinde gerçekleşirken, göreli büyüme performanslarında istatistiksel olarak anlamlı bir değişimden bahsedilememekte.”

Üzeyir Doğan / Para





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir