Anasayfa / Ekonomi-Finans / Yem Zamlarından Sonra Taze Kaşarda Zamlandı

Yem Zamlarından Sonra Taze Kaşarda Zamlandı




Yem zammının faturası taze kaşara çıktı!

Nisan ayında ortalama 15 TL olan markalı kaşarın kilosu 20 TLyi aştı. Markasız kaşarın kilosu da 11 TL den 15 TL ye yükseldi. Eylül sonunda beklendiği gibi çiğ süt fiyatları artarsa ikinci bir zam dalgası kaçınılmaz olacak

PİYASALARIN dengesi bir kere bozuldu mu düzeltilmesi kolay olmuyor. Nitekim 2008 yılında sütle başlayıp ardından et ve yemle devam eden sıkıntının izleri halen silinebilmiş değil.

Hatırlanacağı gibi önce süt fiyatları 35 kuruşla dip yapmıştı. Sütten para kazanamayan besici sağmal ineklerini kesime göndermiş, böylece et fiyatları düşmüştü. Ancak bu “yalancı bahar” kısa sürmüş ve fiyatlar tavan üstüne tavan yapmaya başlamıştı. Perakende noktalarında 45 TL’ye kuşbaşı et satıldığına hepimiz şahit olduk.

Sonrası malum, hem canlı hayvan hem dc karkas et ithalatıyla piyasa sakinleştirildi. Teşvikler verilerek hayvan sayısı artırıldı. Buna paralel olarak hem süt hem de et arzı yükseldi. Sütün kilosu 80 kuruşa, karkas etin kilosu da 14-15 TL arasına oturdu.

Şu anda sektörün üzerindeki en büyük baskıyı yem fiyatları oluşturuyor. Et ve süt fiyatları son iki yıldır neredeyse sabit dururken yem fiyatları yüzde 100’lerin üzerinde arttı. Bu da sektör temsilcilerine göre et ve süt ürünlerinde fiyat artışlarını kaçınılmaz kılıyor. Nitekim bunun ilk işaretlerini taze kaşarda görmeye başladık.

FURYA BAŞLATIR MI?

Nisan-mayıs aylarında 15 TL olan markalı taze kaşarın kilosu 20 TL’nin üzerine, markasızlarınki ise 11 TL’den 15 TL’ye çıktı. Bu rakamlar kiloda yüzde 20’nin üzerinde artışa işaret ediyor. Taze kaşardaki zammın ekim ayında ortaya çıkacak yeni dönem süt fiyatlarından sonra bir miktar sürmesi bekleniyor. Hatta sektör temsilcileri bunu, diğer süt ürünlerindeki fiyat artışının öncü göstergesi olarak değerlendiriyor.

Türkiye’nin yıllık süt üretimi 15 milyon tonlara ulaştı. Bunun 1.1 milyon tonu süt olarak tüketiliyor. Kalanı ise peynir, yoğurt, ayran, süttozu olarak değerlendiriliyor. Yıllık peynir üretimimiz 2011’de 569 bin ton olarak gerçekleşti. Bunun da yüzde 20’sini kaşar peyniri oluşturuyor, işte bu bile tek başına kaşar peynirindeki fiyat artışının Türk tüketicisi açısından önemini ortaya koyuyor.

ZAMMIN ÜÇ SEBEBİ VAR

Çiğ süt ihaleleri üç ayda bir yapılıyor. Yeni ihale eylül ayı sonunda yapılacak. Sektör temsilcileri, artan maliyetler ve arzdaki düşüş nedeniyle sütün kilosununsu 80 kuruştan 90 kuruşa çıkmasını bekliyor. Sütün zamlanması durumunda, bu maliyet artışı en erken 20 gün sonra nihai ürüne yansıtılabiliyor. Bu noktada kaşar üreticileri de maliyetin kendilerine binmemesi için erken fiyat artışına gidiyor.

Bu arada, tedarikte sıkıntı yaşamak istemeyen sanayici el altından litre başına ekstra 5 kuruş prim vermeye başlamış. Yani ihale öncesi piyasa çiğ sütün fiyatını kendiliğinden artırmış. Artan maliyet de fiyata yansıtılmaya başlamış.



Kaşar peynirindeki zammın bir diğer gerekçesi de merdiven altı üretime dönük denetimlerin sıklaştırılması olmuş. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlı-ğı’nın sıkı denetimleri, tağşişli (hileli) ürünleri azaltmış. Bu da kaşarın gerçek maliyetlerle üretilmesini sağlamış. İşte bu faktörler bir araya gelince de taze kaşar peynirinde yükseliş rallisi başlamış.

Muratbey Peynirleri Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, süt ve süt ürünlerindeki fiyat değişimini ve önümüzdeki döneme yönelik beklentileri şöyle değerlendiriyor:

“Süt arzında yüzde 25’lere varan düşüş var. Süt normalde şubat-haziran arası dönemde bol olur. Temmuz ayından itibaren de arz ciddi miktarda azalır. Sütün bol olduğu dönemde üretici stokta kalmamak için cazip fiyatlarla malını satar. Şimdi ise arzın az olduğu bir dönemdeyiz. Fiyatların yükselmesi normal. Makas da açık olduğu için göreceli olarak fiyat artışları yüksek görünüyor. Süttozu uygulaması tam oturmadığı için halen tedarikte sıkıntı yaşanıyor. Süttozunda üretim kotaya tabi. Şu anda elde kota kalmadı. Süt tedari-ğinde istikrar sağlanmadığı müddetçe fiyatların dengeye oturması beklenmemeli.”

“YEME NEŞTER VURULMALI”

Kaanlar Gıda CEO’su Abdurrahman Kaan da süt fiyatlarındaki dengesizlikten şikayetçi. Birçok şirketin bu dengesizlik nedeniyle fiyat belirlemede zorlandığını söyleyen Kaan, “Biz firma olarak sözleşmeli üreticilerle çalışıyoruz. Taban fiyatlarımız belli. Ancak birçok üretici keyfi uygulamalarla karşı karşıya” diyor. Abdurrahman Kaan’ın bu noktada süt üreticilerine de bir uyarısı var:

“Süt üreticisi sadece kendisini düşünmemeli. ihalelerde sütün fiyatı 86 kuruşa yükseldi. Fabrikadaki maliyetle birlikte 1 TL’ye çıkıyor. Hepimiz aynı geminin içindeyiz. Süt üreticisini, sanayiciyi, nihai satıcıyı, tüketiciyi, hepsini kurtaracak bir fiyat oluşmalı. Maliyetler gerçekten çok arttı. Belki bu noktalarda devlet primlerle devreye girmeli. Ülkemizin yıllık tarımsal üretimi 62 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Bunun 42 milyar dolarını hayvansal ürünler oluşturuyor. 8 milyar TL destek verilmiş. Devlet sektörün maliyetlerini düşürücü tedbirleri alıp teşvikleri de daha etkin hale getirmeli. Şu anda herkesin en büyük sorunu yem. Yem fiyatları almış başını gidiyor. Bu alana neşter vurulmalı.”

“SÜTLERİNİ ÇALIYORLAR”

Halen 34 şubesiyle hizmet veren süt ürünleri market zinciri Peynirci Baba’nın ortaklarından Haşan Keskin de fiyat artışının ana sebebini çiğ süt arzındaki düşüşe bağlıyor. Yine Keskin de çiğ süt tedarikinde sıkıntı yaşamak istemeyen birçok sanayicinin el altından üreticiye litre başına 5 kuruş ekstra ödeme yaptığını doğruluyor. Sektördeki birçok sanayicinin birbirinin sütünü çaldığını iddia eden Keskin, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Süt bulamayan sanayici her yolu deniyor. Başkaları için üretilmiş sütleri alabilmek için el altından prim teklif edenler var. Maliyetleri artan üretici de fiyatı yükseltebilmek adına her yolu deniyor.” Haşan Keskin’e göre gerekli tedbirler alınmazsa 2008 yılında yaşanan sorunlar yeniden gündeme gelebilir. Keskin, “Maliyetler yükseldiği için 86 kuruş da artı 5 kuruş da süt üreticisini tatmin etmiyor. Artan yem fiyatları gerçekten de sektör için ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu sorun bir an önce çözülmeli. Aksi halde 2008’deki filmi başa saracağız” diyor.

Bahçıvan Gıda Yönetimi Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvar ise fiyat artışlarını münferit olarak değerlendiriyor ve bir süre sonra yeniden dengenin oluşacağını öngörüyor.

İdriz Çokal / Para Dergisi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir