Anasayfa / Haberler / Yeni Açılacak 23 Ticari Ateşelik

Yeni Açılacak 23 Ticari Ateşelik




2008 yılında yaşanan krizle birlikte fırtınalı sularda yüzen ihracatçı, bu sıkıntı süreci girdiği yeni pazarlarla aştı. İhracatçının performans düşürmeden yol almasına yardım eden bu yeni pazarların birçoğunun yerini haritada bulmak bile zor. Papua Yeni Gine’den Komor Adaları’na kadar pek çok pazara ulaşan Türk firmalarnın önünde şimdi yep yeni pazarlar açılıyor. Ekonomi Bakanlığı’nın yeni açacağı 23 ticari ataşelik, ihracatçıları içlerinde henüz adım atılmamış ülkelere de yönlendirecek.

Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin ne zaman bir değerlendirme yapılacak olsa söz muhakkak 1980 yılında alınan 24 Ocak Kararlan’na gider. Türkiye ekonomisinin mihenk taşlarından biri olan 24 Ocak Kararları serbest piyasa kurallarının işlemeye başlaması ve dünya ekonomisiyle bütünleşmeyi sağlayabilmek amacıyla ihracata dayalı sanayileşme yolunun seçildiği bir sürecin başlangıç noktasını temsil ediyor çünkü.

O gün 2.9 milyar dolar olan ihracat, devrim niteliğinde stratejilerin ortaya konulması ile ivme kazandı. 1990’lı yılların başında 13 milyar dolara uzanan ihracat, Türkiye siyasetinin çıkmaza girdiği dönemlerde adeta kurtarıcı oldu. 2001’de 31 milyar doları bulan ihracat nihayet bugün 135 milyar dolara dayandı.

YIL FENA BAŞLAMADI

Bu yıl da ihracat fena gitmiyor. TİM’in (Türkiye ihracatçılar Meclisi) açıkladığı şubat ayı rakamları ihracat artışında önceki yıllara göre bir yavaşlama olduğunu gösterse de, artışın krizle boğuşan küresel bir dünyada gerçekleştiği unutulmamalı. Bu iyimser gidiş ve son 10 yılda ihracattaki 100 milyar dolarlık artışta şüphesiz, küreselleşmeyle sertleşen rekabette Türk firmaların kendilerine çizdikleri yeni rotaların payı büyük. En küçük şirketler bile bir fırsatını bularak ellerinde çantalarıyla dünyanın taa
öbür uçlarına gitmekten üşenmiyor. Birkaç yüz bin dolarlık ihracatla başlayan hikayeler, birkaç ay içinde milyon dolarları bulabiliyor.

Bu bakir pazarlara ilk adım atanlar da büyük avantajlarla işlerini sürdürüyor, büyütüyor.

23 YENİ ATAŞELİK

Özel sektörün gösterdiği yüksek performansın yanı sıra bu başarı öykülerinin pek çok farklı nedenlerini de sıralamak elbette mümkün. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz son yıllarda Ekonomi Bakanlığı’nın yürüttüğü destekleme programları.

Özellikle kurum olarak çokça öne çıkan ticaret ataşelerinin bu süreçte oynadığı rolün altını çizmek ve ihracatçı şirketlere bu ataşelerle mutlaka ilişki kurmalarını hatırlatmak istiyoruz.

Ekonomi Bakanlığı, bu ataşelerin fonksiyonelliğini görünce bu yıl sayıları 89 ülkede 136 merkezde 199 olan ataşe sayısına 23 yeni ataşelik daha eklemeyi planlarına aldı.

Bu hafta dış pazarlardaki bu müthiş yelpazeyi, dışa açılmak konusunda arayış içinde olan şirketler için araştırdık.

CARİ AÇIĞIN İLACI

Bardağın dolu tarafından önce boş tarafına bakıldığında dış ticarette açığın ne kadar büyük olduğunu 2011 rakamları ortaya koydu. Türkiye’nin dış ticaretine ithalat rakamları da hesaba katılarak bakıldığında durum pek memnuniyet verici olmayabilir.

Buna karşın Hükümetin en önemli gündem maddelerinden biri olan cari açık ve dış ticaret dengesinde büyüyen açığa karşı aldığı önemler de ortada.

Ekonomi Bakanlığı’ndan çıkan ve Başbakan a sunulan teşvik programıyla ilgili yapılan açıklamalar, dış ticaretin lehte bir dengeye kavuşmasına önemli katkılar sağlayacak bir yapının kurulması yönünde. Dış ticaretteki 105 milyar dolarlık açık, daha katma değerli ürünler ve yeni pazarlara açılacak ticari ataşeliklerle aşılmaya çalışılıyor. Tam da bu noktada ihracatçının elinden tutan ataşeliklerle ilgili yeni yapılanmadan söz etmek gerekiyor.

ATAŞELİKLERİN FONKSİYONU

Türkiye’nin şu an 89 ülkede 136 merkezde 199 ataşe ve ticari müşaviri bulunuyor. Peki bu ataşeliklerin ticaretteki payı nedir diye sorduğumuzda Ekonomi Bakanlığı bir çalışmadan örnek veriyor.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 22 büyük ihracatçı ülke ve bunların 200 pazar ülkesine ait verilerden oluşan kesit regresyon analizi çalışmasının sonuçlarına göre, ülkelere göre farklılıklar olsa da, diğer değişkenlerin etkileri arındırıldığında, bir ülkenin kadrosuna eklediği her bir ticaret müşavirinin, o ülkeye yönelik ihracatı ortalama yüzde 6-10 arasında artırıcı bir etkisi var.

İHRACATI ATEŞLİYORLAR

Ticari ataşeliklerin ihracata etkilerini araştıran bir rapor hazırlayan Ekonomi Bakanlığı ise yurt dışında gö-rev alacak her bir temsilcinin ilgili ülkeye yapılacak ihracat katkısının yüzde 29 ile \iizde 77 arasında olduğu sonucuna varmış.

AFRİKAYA 10 YENİ ATAŞELİK

Buradan hareketle Zafer Çağlayan yönetimindeki Ekonomi Bakanlığı, ihracatçının elinden tutan ticari müşavirlik ve ataşeliklerin sayısını daha da artırmak kolları sıvadı. Türkiye’nin yurtdışı yapılanmasında bünyesine yeni merkezler ekleyen bakanlık, sadece bu yıl 23 ülkede ataşelik açmak üzere de çalışmalara başladı.

Türkiye ihracatının önümüzdeki dönemde rotasını da belirleyecek yeni ataşeliklerin önemli bir bölümü Afrika kıtasında yer alıyor. Mali, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Angola, Güney Sudan, Uganda Zambiya, Mozambik, Moritanya, Madagaskar ve Kamerun’un da aralarında yer aldığı 10 Afrika ülkesinin, yanı sıra Amerika’da Kolombiya, Küba, Peni ve Amerika Birleşik Devletleıi’nin Boston kentinde birer ticari ataşelik kurulması planlanıyor.

Bangladeş ve Iran gibi Asya ülkelerinin yanı sıra Yeni Zelanda’da Türkiye’nin ticari ataşesi bulunacak. Tüm bu pazarlara karşılık hala en önemli ihracat pazarlarımızdan biri olan Avrupa’da ihmal edilmemiş ve Litvanya, Hollanda, Bulgaristan, Almanya, Romanya ve Fransa’da da ticari temsilcilik açılması gündeme alınmış.

KADRO SAYISI ARTIRILACAK

Dış yapılanmadaki bu yeni oluşumla ilgili Ekonomist’e özel açıklama yapan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 23 yeni ataşeliğin daha kurulmasıyla kalmayıp mevcut 20 merkezde de kadro sayısını artıracaklarını ifade ediyor. Göreve başladığı 2009 yılı mayıs ayında eski adıyla Dış Ticaret Miisteşarlığı’nın 75 ülke ve 3 uluslararası kuruluş nezdinde toplam 94 merkezde görev yapan 109 ticaret ataşesi ile faaliyet gösterdiğini kaydeden Çağlayan, o zamandan bu yana yurt dışı kadro sayısında büyük artış sağlandığını kaydediyor.

Şu an yaptıkları tespitlerde atama için 45 kadronun da kullanılabilir hale gelmesi için gerekli ilgili bakanlıklarla görüşmelerde son noktaya geldiklerini belirten Çağlayan, “45 kadronun 23’ü yeni merkezde ticaret ataşeliklerde görev alması 22’sinin de 20 merkezde kadro sayısının artırılması şeklinde kullanılması öngörülüyor. Bu çerçevede, 2012 yılında Ekonomi Bakanlığı yurt dışı teşkilatı 105 ülkede ve 3 uluslararası kuruluş nezdindc 154 temsilcilik ve 6 ofiste 250 ticaret ataşesi ile faaliyet gösterir hale gelecek” diyor.

89 ÜLKE, 136 MERKEZDE 199 TİCARİ ATEŞE HİZMETİNİZDE
Yurt dışında 89 ülkede 136 merkezde 199 ataşenin yer aldığı ülkeler şöyle sıralanıyor:

ABD, Afganistan, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bahreyn, Belçika, Beyaz Rusya, BAE, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Danimarka, Endonezya, Etiyopya, Fas, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Gana, Güney Afrika, Güney Kore, Gürcistan, Hırvatistan, Hindistan, Hollanda, Irak, İngiltere, İran, İrlanda, ispanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Karadağ, Katar, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, KKTC, Kosova, Kuveyt, Libya, Lübnan, Macaristan, Makedonya, Malezya, Meksika, Mısır, Moğolistan, Moldova, Nijerya, Norveç, Oman, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan, Senegal, Sırbistan, Singapur, Slovakya, Slovenya, Sudan, Suriye Şili, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna, Ürdün, Venezuela, Vietnam, Yemen, Yunanistan.

ATAŞELERİN ÖZELLİĞİ

Eski Büyükelçi Uluç Öziilker ise dışişlerinde yeni yapılanmanın önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Geçmişte ataşelik ve büyükelçilerin bulundukları ülkelerden edindikleri istihbaratları ilettiğini ancak artık iletişim çağında bunun büyükelçilikler üzerinden kalktığını kaydeden Öziilker, buna karşın meslek içi eğitim seviyesinin de yükseltilmesi gerektiğini düşünüyor. Öziilker şunları söylüyor:

“Artık davetlere katılıp kadeh kaldırmakla olmuyor. Hangi büyükelçi ticari faaliyetleri doğrudan olumlu etkilerse o daha başarılı oluyor. Artık bu görevde yer alanların piyasa araştırması yapması gerekiyor. Ülkenin ekonomik performansını yakından takip eden bir noktada olması gerekir. Artık devlet memuru zihniyetiyle değil, özel sektör çalışanı gibi profesyonel olmalı bu görevdeki arkadaşlar. Artık bu görevlerdeki isimlerin ticari yapı üzerindeki etkisi artırılsın isteniyorsa özel sektörden isimlerin gelmesi gerektiğini düşünüyorum.”

HEDEF 150 MİLYAR DOLAR

Öte yandan yeni ataşeliklerin de etkisiyle artış yaşanması beklenen ihracatta 2012 yılı hedefi 150 milyar dolar. Şu an 105 ülkeye ihracat gerçekleştiren Türkiye’nin ihracat profiline bakıldığında yüzde 56 payla Avrupa en büyük pazar konumunda. Ortadoğu ve Afrika ülkelerin payı ise yüzde 30’lara yaklaştı. Amerika kıtasının payı yüzde 6 olurken, Asya ise yüzde 8.

Gerçekleşen ihracatın artık daha katma değerli olması ve daha fazla gelir getirmesi gerektiğini ifade eden Zafer Çağlayan şu an Türkiye’nin 1 kilo ihracatının 1 dolar 23 cent olduğunu aktarıyor. Japonya’da bu rakamın 3 dolar 60 cent olduğunu, Avrupa ülkelerinin ihracatının kilo başına getirisinin ise 3 dolar olduğunu söyleyen Çağlayan, “Türkiye artık hamallık yapmayacak” eliyor.

İHRACATTA SÜRPRİZ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyiikekşi ise Türkiye’nin 2012 yılında hem büyüme hem ihracatta sürpriz yaparak beklentilerin üzerinde performans sergileyeceğini kaydediyor.

Ekonomide büyümeyi ihracat artışının sürükleyeceğini ve ihracatın büyümede giderek belirleyici olacağını aktaran Biiyükekşi, yılın ilk iki ayında ihracatın en fazla arttığı ülkelerin Irak, ABD, Suudi Arabistan, Libya, Mısır Azerbaycan, Cezayir ve Fas olduğunu, Arap Baharı nedeniyle sıkıntıya giren pazarların normale döndüğünü kaydediyor.



Avrupa pazarına yapılan ihracatta yüzde 4 gerilemeye rağmen Afrika ülkelerine yapılan ihracatta yüzde 96 ve Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatta yüzde 6 artışla bunun telafi edildiğini kaydeden Büyükekşi, “Türkiye, ihracatta yakaladığı eksen genişlemesi sayesinde artık dünyadaki krizlere karşı daha dayanıklı” diyor.

10 YILDA 19 YENİ ÜLKE

Peki hangi ülkelerle genişliyor? Dünya ekonomisini derinden etkileyen ve ticaretin küçüldüğü 2008 yılı ihracatta yeni pazarlar için de dönüm noktası oldu diyebiliriz. Bıı süreçte daralan gelişmiş pazarlar yerine yönünü Afrika ve Ortadoğu ülkelerine çeviren Türkiye, buralara ihracatını gün geçtikçe artırıyor. 10 yıl önce ihracatçı firmaların dikkatini çekmeyen bu ülkelerdeki potansiyel, uluslararası organizasyonlar ve yakınlaşan ilişkilerin de etkisiyle katlandı.

10 YIL ÖNCE YOKTULAR

22 büyük ihracatçı ülke içinde yer alan Türkiye, geçen yıl 105 ülkeye ürünlerini taşıdı. Bu ülkelerden 19’unun 10 yıl önce ihracat listesinde yeri bile yoktu. Geçen süreçte Türkiye, ihracat pazarlarına, Brunei’den Komorlar, Malavi’den Cook Adası’na kadar bazılarının adını yeni duyduğumuz 19 ülke daha ekledi. Bu ülkelere gerçekleşen ihracat rakamları henüz emekleme safhasında olması açısından küçük gibi kalabilir ancak, gerek sağladığı motivasyon ve gerekse gelecekte daha fazla pay alacağına dair ortaya konan potansiyel açısından değerlendirmek gerekir diye düşünüyoruz.

NE SATIYORUZ

Birçoğunun haritadaki yerini bulmakta bile zorlanacağınız bu 19 ülkeye geçen yıl 350 milyon dolara yakın bir ihracat gerçekleşti. Buralara en çok da temizlik ürünleri, kimyasal ürünler ve demir çelik ürünleri göndermişiz. Türkiye’yi ihracatta yeni pazarlarla tanıştıran şirket temsilcilerine göre, yeni ülkelere uzanmalarında uluslararası organizasyonların önemli bir etkisi var. Fuar veya ticari ziyaretlerin yanı sıra özellikle Son yıllarda bölgeye yapılan siyasi ziyaretlerin önemli bir etkisi olduğu dile getiriliyor. Tabii THY’nin Afrika’da uçtuğu nokta sayısının önemli bir katkı yaptığı unutulmamalı.

Bu yapılanmanın en önemli göstergesi son 10 yılda ihracat portföyüne giren ülkeler. Daha 10 yıl önce hiç ihracatımızın olmadığı ülkelere açılan firmalar, gittikleri ülkelerin bazılarını slikon, köpük gibi kimyasal ürünlerle tanıştırmış. Kimi ise gittiği pazarda tekeli kırmış ve mesela çocuk bezini lüks ürün olmaktan çıkarıp daha makul bir fiyata inmesinde katkısı olmuş.

Zambiya, Angola, Komorlar, Brunei gibi ülkelere ihracat yapan firmaların izini sürdük. Birkaçından o pazarlara nasıl ulaştıklarını dinledik.

YENİ PAZARLARDA YER ALMANIN SIRLARI VE FIRSATLAR…
■    ihracat pazarlarını çeşitlendirirken en önemli yol, ticari ataşelikler yoluyla ülkenin önde gelen isimleriyle işbirliği imkanı yaratmaktan geçiyor.
■    İhracat yapılan ülkede sürekliliği sağlamak içinse talepleri ve boş alanları iyi araştırın. Bunun için pek çok firma o ülkede yaşayan Türk vatandaşlarla yola çıkıyor. Onlardan yardım isteyebilirsiniz.
■    Yerel dile hakim olan isimlerle bulundukları pazarda büyük başarı kazanırken, yerel ve uluslararası fuarlarda kurulan diyaloglar da önemli iş fırsatları yaratabiliyor.
■    Yeni pazar rotasında önemli bir yeri olan Afrika ülkelerinde zaman sorunu ise yok. Sevkiyatı yapılan ürünler uzun zamanda gidiyor olsa da bu durum şu an bir dezavantaj olarak görülmüyor.
■    Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine ihracatta en önemli gelişme Mısır ile Türkiye arasında yıl sonunda başlaması beklenen Ro-Ro seferleriyle olacak.
■    ihracatçı firmalar artık iki günde ürünlerini Mısır’a taşıyabilirken, bu gıda, tarım ve hayvansal ürünleri için de yeni bir imkan yaratacak ve Afrika’nın diğer ülkelerin de de önemli bir taşıma alternatifi yaratacak.

HANGİ BÖLGEYE NE ÇOK NE SATILIYOR?
AFRİKA
Gün geçtikçe önemli bir pazar haline gelen Afrika’dan ilginç mal talepleri geliyor. Daha çok kimyevi ürünler, tekstil ve hammaddeleri, makine ve akşamlarının ihraç edildiği Afrika’da ülkelere göre ayrım yapmak gerekirse, örneğin Mozambik’e taşıt araçları ve yan sanayi ürünleri gönderildi. Zambiya’ya daha çok kimyevi ürünler giderken Güney Afrika Cumhuriyeti’ne ise tütün, tekstil ve hammaddeleri, Kenya’ya ise halı gönderildi.

ABD
Kolombiya, Küba, Peru gibi ülkelerde açılması planlanan ataşeliklerle ihracatın daha da artması beklenen Amerika kıtasına geçen yıl 8 milyar dolara yakın bir ihracat yapıldı. Panama’ya gemi ve yat, çimento gönderildi. Meksika’ya ise demir çelik ürünleri yanı sıra, halı, değerli maden ve mücevherat ihraç edildi.

Virgin Adalarına ise demir ve demir dışı madenlerin yanı sıra, ABD’den kuluçka makinesi, meyan kökü gibi ürünler talep gördü. Önümüzdeki süreçte bölge özellikle yüzey aktif organik maddeler, borular, kesme makineleri, metalleri dövme makineleri, ağır iş makine ve cihazlarının akşamları konusunda da ciddi potansiyel taşıyor.

ORTADOĞU VE KÖRFEZ ÜLKELERİ

ihracatın 35 milyar doları geçtiği bölgede ise ihracatın profili daha da zenginleşti. Artık, halıdan, ayakkabıya, demir çelik ürünlerinden gemi ve yata kadar çok farklı ürün talebinin geldiği bölgede önümüzdeki süreçte özellikle gıda ürünlerinin daha fazla yer bulması bekleniyor. Suudi Arabistan’a, süs bitkisi, demir ve demir dışı madenler ihraç edilirken, Kuveyt’e su ürünleri ve halı,

BAE’ne dondurulmuş tavuk eti ve ayakkabı yolladık.
ASYA
ihracat içinde önemli bir pay alan Asya ülkelerinden de Türkiye’ye pek çok farklı ürün talebi geldi. Çin Halk Cumhuriyeti’ne halıdan tavuk ayağına kadar pek çok ilginç ürün ihraç edilirken, Japonya’ya makarna, dondurulmuş karides gibi ürünler gönderildi. Çok farklı ürün taleplerinin geldiği pazarda önümüzdeki süreçte potansiyelin olduğu alanlar ise şöyle sıralanıyor:

Telli telefonu, telgraf için elektrikli cihazlar, kendine özgü fonksiyonlu makine ve cihazlar, büro için makine ve cihazların akşamı, demir/çelik yassı mamul, soğuk haddelenmiş kaplanmış, içten yanmalı, pistonlu motorların akşamı parçaları, tıp, cerrahi, dişçilik, veterinerlik alet ve cihazları.

NASIL BAŞARDILAR?
Bebek bezini lüks olmaktan çıkardı
2004 yılında Angola pazarına ilk ihracatını yapan Aslanbaba Şirketler Grubu, bu pazardaki yerini bebek beziyle almış. Else, Babystil markalarıyla ihracat odaklı çalışan firma, Türkiye’ye gelen Angola’lı bir tüccarla tanışarak buraya açılmış.

Ülkeye bebek bezi, ıslak havlu gibi ürünler taşıyan firma tamamen yurt dışı pazarlara yüzünü dönmüş ve bugün İstanbul ile Adana’daki tesislerinden 50 ülkeye mal gönderiyor, ihracat odaklı çalışan firma Avrupa’nın yanı sıra üretiminin büyük bir bölümünü Angola, Zambiya, Gine, Senegal, Gana, Güney Afrika, Mısır Ürdün, Fas, Cezayir, Moritanya Tanzanya ve Mozambik gibi Afrika ülkelerine satıyor.

Bu satışlarından yılda 12 milyon dolarlık ciro elde eden firma Afrika’da gittiği ülkelerde piyasa fiyatlarını da zorlamış. Aslanbaba Şirketler Grubu İhracat Danışmanı Nuri Ertemel, Angola ve Zambiya pazarlarına ilk girdiklerinde 40 adet bezin olduğu bir paketin fiyatının 50 dolar seviyesinde olduğunu anlatıyor. Uluslararası iki firmanı n faaliyet gösterdiği pazara üçüncü marka olarak girmeleriyle fiyat dengesini bozduklarını anlatan Ertemel, “Bugün aynı paketin fiyatı 10 dolar” diye konuşuyor.

Ertemel, gidişi 5 bin dolara mal olan bir konteyner malın Angola’ya 2.5 ayda, Zambiya’ya ise 2 ayda ulaştığını söylüyor.

Türk kahvesini Filipinler’e taşıdı
Geleneksel Türk kahvesini dünya markası yapma hedefi ile yola çıkan İzmirli Kahve Durağı firması ise ilk aşamada 2 milyar nüfuslu Pasifik ülkeleriyle büyümeyle karar vermiş. Katar, Hong Kong, Maldivlerve Malezya’da zincir kahve satış noktaları açmak için kolları sıvayan Kahve Durağı, işe Filipinler’de bir distribütörlük vererek başlamış. Filipinler’deki ortaklarıyla geçen yıl TUSKON tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen Dünya Ticaret Köprüsü Fuarı’nda tanıştıklarını ifade eden Kahve Durağı Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Tirit, Pasifik bölgesinde Filipinler merkezli büyümeyi istediklerini kaydediyor. Tirit, ülkelerle yaptıkları anlaşmalarda kahve, çay ve çikolataların Türkiye’den alınması şartının yer aldığını aktarıyor.

Kültürel motifler ile bezeli zengin Türk kahve kültürünün pazarlamadaki en büyük avantajları olduğunu dile getiren Süleyman Tirit “iç pazarda İzmir, Adana ve Ankara’da yer alıyoruz. Şu an 8 noktada yer alan Kahve Durağı zincirini, 30 halkaya çıkarmak istiyoruz. Yurtdışında ise Pasifik ülkelerindeki yapılanmamızla 20 noktaya ulaşacağız” diyor.

Ülkeyi köpük ve silikonla tanıştırdı
Mozambik, Tanzanya, Kenya, Etiyopya, Gama, Angola gibi ülkelere y-erel dili bilen çalışanlarıyla girmiş Akkim. Bu pazarlara kimyasal ürünler ihraç eden Akkim, bu ülkelerde henüz yeni sayılır. 2009 yılında bu ülkelerde düzenlenen fuarlar aracılığıyla bu ülkelere yönelen Akkim, oralarda yerel dili bilen Türklerle ilk adımları atmış. Şu an ihracatının yarısını bu Afrika ülkelerine yapan firma, buralardaki bazı ülkeleri silikon ve köpük gibi ürünlerle tanıştırmış.

Akkim AŞ Pazarlama Sorumlusu Sinan Erdem, “Bu ülkelere özellikle 2009 yılında girmeye başladık. Kendi çalışma ekiplerimiz ve ihracat bölge sorumlularımızın da yönlendirmesiyle fuarlarda kurduğumuz işbirlikleriyle Afrika kıtasında yer aldık. Yapı malzemelerinin tamamını içeren kimyasal ürünler ihraç ettiğimiz pazarları köpük, yapıştırıcı ve slikon gibi ürünlerle tanıştırdık” diyor. Erdem, Afrika pazarının taşıdığı potansiyele karşılık pek çok sıkıntıları da olduğunu söylüyor. Bu gibi ülkelerde fi-nansal alt yapı ve para transferleri konusunda sıkıntılar yaşayabildiklerini dile getiren Erdem, “Yerel dilleri bilen Türk arkadaşlarımız çok önemli katkılar sağlıyor. Öğrenci olarak giden ve orada yaşamış insanlarla çalışıyoruz. Afrika bölgesinde büyük potansiyel olmasına rağmen zamana da ihtiyaçları var. Hala bankacılık ve finansal hizmetlerde zorluklar yaşıyoruz. Para transferlerinin kolaylaşması için belki de öncelikle bankacılık sistemimizi oraya taşımamız daha doğru olacaktır” diye konuşuyor.

SİBEL ATİK





Bir yorum

  1. Merhaba, ben huseyin ceyhan. Turkiyeden hollandaya krom madeni ihraac etmek istiyorum. Ama hollandada her hangi bir krom madeni alicisini tanimiyorum. bu konuda bana yardimci olurmusunuz lutfet. ilgi ve alakaniz icin simdiden tesekkur ederim

    Saygilarimla huseyin ceyhan kahramanmaras

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir