Anasayfa / Ekonomi-Finans / Yeni Anayasa Nasıl Hazırlanmalıdır?

Yeni Anayasa Nasıl Hazırlanmalıdır?




Yeni Anayasa Nasıl Hazırlanmalıdır?, Doç. Dr. Öz Yılmaz’ın hazırladığı anayasa önerisi, Yeni Anayasa, Yeni Anayasa 2011, Yeni Anayasa 2012, Yeni anayasayı hazırlarken göz önünde bulundurulacak hususlar

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının refah ve huzurunu ve siyasi, iktisadi ve sosyal bakımdan güçlü bir Türkiye’yi amaçlayan bir kanun-ı esasiyi (anayasayı) hazırlarken şu hususları göz önünde bulundurmak gerekir:

1Kanun-ı esasi aslında bir hukukun değil, bir hukuk felsefesinin ifadesidir. Kanun-ı esasi yalnızca vatandaşın hak ve hürriyetlerini tarif etmez; karşılığında, vatandaşın görev ve sorumluluklarını da tarif eder. Ve uygulamaya konulduğunda, kanun-ı esasi vatandaş ile Cumhuriyet arasındaki yegane sözleşme olur.

2Siyasi iradenin belirlenmesine iştirak ederken vatandaşın istekli olması gereksinimine karşılık, iştirak etmeyi teşvik etmek gerekir.

3Siyasi iradenin partilere teslim edilmesi yerine, halkın kendisince sahiplenmesi gerekir.

4Yasama, yürütme ve yargıda şüphesiz kuvvetler ayrımı gerekir ve,

5Yasama için demokratik, yürütme için otokratik, yargı içinse aristokratik bir üslup gerekir.



6İyi bir devlet yönetiminin, ancak kişisel menfaatlerini aşmış, yüksek meziyetli şahsiyetleri seçmekle mümkün olabileceğini düşünebilirsiniz. Lakin, sosyal, kültürel ve iktisadi bakımlardan farklı öğeleri olan bir cemiyette, mutlaka çatışan menfaatler her zaman mevcut olacaktır. Bir öğenin menfaatinin başka öğelerin menfaatlerinin önüne geçmesine engel olmanın yolu, yasama, yürütme ve yargı organlarına siyasi partilerin merkezden aday göstermeleri yerine, halkın yerel düzeyde kendi adaylarını eleme usulüyle seçmesidir.

7Nasıl insanoğlunun tabiatında şahsi gücünü ve nüfuzunu artırma hırsı varsa, yasama, yürütme ve yargı kurumlarında da kendi güç ve nüfuzlarını artırma temayülü her zaman olacaktır. Kanun-ı esasi, bir kurumun diğer kurumlar üzerinde hakimiyetine engel olacak tarzda tanzim edilmelidir.

8Yasama, yürütme ve yargı kurumlarının en zayıf olmaya meyilli olanı yargıdır. Yargının, diğer iki kurum tarafından arka plana itilmesine engel olmanın yolu, yargıya aristokratik bir karakter kazandırmakla; yani, hâkimlerin yüksek meziyetli şahsiyetler olarak ömür boyu görevlendirilmelerini sağlamakla mümkün kılınabilir.

9Kanun-ı esasi, mümkün olduğunca kısa olmalıdır; gelecekte iktisadi ve siyasi şartların değişmesinden etkilenebilecek hususlar işlenmemelidir; buna mukabil, değişimi sağlayacak tarzda esnek olmalıdır.

10Kanun-ı esasi için kullanılan yazı dili, nüansları ayırt edebilecek ve bir fikrin ifadesinde herhangi bir belirsizliği önleyecek tarzda olmalıdır. Herkes için farklı anlamlar taşıyabilecek kelimeleri telaffuz etmek yerine, kanun-ı esasinin özünü teşkil edecek felsefeyi ifade etmek gerekir.





Bir yorum

  1. türkiye de bulunan bütün halkları kapsayan bir anayasa olmadığı sürece yapılacak çalışma sadece yorgunluk olarak kalır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir