Anasayfa / Ekonomi-Finans / Yeni İhracatçılara Rol Model Olacak Hikayeler

Yeni İhracatçılara Rol Model Olacak Hikayeler




Klasik pazarlardaki kan kaybı, gelişmiş ülke ekonomilerindeki duraksama Türk ihracatçısını alternatif pazarlara yöneltiyor. Her dönem esnek, zor koşullara uyum gösteren yapısı ile farkını ortaya koyabilen ihracatçı şirketler, az bilinen pazarlarda da ‘hünerlerini’ sergiliyor. Gana’dan Şili’ye, Tanzanya’dan Yeni Zelanda’ya kadar geniş bir coğrafyadaki alternatif pazarlara ürün satarak önemli başarı öykülerine imza atıyorlar. Öncü ihracatçıların ders niteliği taşıyan öykülerini biraya getirdik.

Bundan 30 yıl önce Türkiye ekonomisinde bir zihniyet devrimi yaşanırken, olayların bu kadar hızlı gelişeceğini pek kimse tahmin etmiyordu herhalde. “Bir tek ekonomide büyük reformlara imza atan Turgut Özal hariç” demek abartı olmayacaktır. Bugün herkesin ekonomideki büyük dönüşümü yapan adam olarak hakkını teslim ettiği Özal, uçağına bir dolu iş adamını alarak dünyanın öbür ucuna boşuna götürmemiş demek ki. Türkiye’nin ihracatı, işte o uçaklara doluşanlar sayesinde 150 milyar dolarlar sınırına dayanmış bulunuyor.

2023 için 500 milyar dolarlık ihracatı hedefe koyabiliyorsak bunda o süreçte Özal’ın tüm eleştirileri göğüsleyip bildiğini yapmasının büyük payı var.

O zamanlar o uçaklara binenler bugün Türkiye ihracatının en çok olduğu ülkeleri keşfe gitmişti. O kaşifler sayesinde ihracat bu noktalara geldi.

Öncü ihracatçıların ders niteliği taşıyan öyküleri

Üstün Plastik Etiketli Kutu Kapak İhracatında Türkiye Birincisi

Las Zırh, Türkiye’nin ilk lastik koruyucu zincir üreticisi

İzmirli Hazır Giyim Şirketi Baggi, Gana Pazarında

Tümka Kablo 5 kıtada 92 Ülkeye İhracat Gerçekleştiriyor

Latek Lojistik Kenyada Yapı Market Açtı

Doğtaş, Angola’da Mağaza Açtı

Aktaş Holding Brezilya Pazarının Lideri

Dosu Maya Tanzanya’ya İhracat Yapıyor

Nafi Ervaron Fuarlara Giderek Şili Pazarına Girdi

İnci Grup Fildişi Sahilleri Cumhuriyeti’nin İlk Türk Şirketi

Zümrüt Gelinlik Uganda’yı Merkez Yaparak Afrika Pazarına Açıldı

Kaplanlar Soğutma Yeni Zelanda Pazarında

İHRACATTA KABUK DEĞİŞTİ



Bugün de ihracatın yeni kaşifleri var. Ellerinde valizleriyle en bilinmedik pazarlara, en ilginç fuarlara uçarken görebilirsiniz onları. İşte bu maceracı ihracatçılar sayesinde Türkiye 2023 hedeflerine koşuyor. Bu cesur ihracatçıların açtığı yoldan daha birçoğu gidecek bu pazarlara, bu ilginç pazarlara giden, müşteri bulan, mal gönderen ve yeni ihracatçılara rol model olacak hikayelerin peşine düştü ve ortaya ilgiyle okuyacağınız portreler çıkardı.

Kabul etmek gerekir ki Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan ihracat geçtiğimiz 10 yılda işte bu maceraperestler sayesinde ciddi bir kabuk değişimi yaşadı. Bundan 10 yıl önce ihracatımız büyük çoğunlukla Avnıpa’ya bağımlıydı. Avrupa’da yaşanan ekonomik sıkıntılar ihracatımızı doğnıdan etkileyebiliyordu. Zira o dönemde ihracatımızın yüzde 60’ı doğnıdan AB ülkelerine gerçekleşiyordu.

Bugün ise tablo çok farklı. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın alternatif pazarlara odaklanması ve bu pazarlara yönelik özel strateji geliştirilmesiyle birlikte ihracatımızda AB’nin oranı yüzde 38’lere kadar geriledi. Buna karşılık, ihracattaki büyüme komşu ülkeler, Afrika, Asya ve Latin Amerika gibi bölgelere kaydı.

Bugün Türk şirketleri dünyanın dört bir tarafına ihracat gerçekleştiriyor. Geçmişte yeteri kadar tanınmayan, güvenlik nedeniyle riskli görülen ya da coğrafi olarak uzak bulunan ülkeler Türk şirketlerinin gözde ülkeleri haline geldi.

NİÇİN AFRİKA?

Şirket öykülerine geçmeden önce kısaca ihracat departmanlarının odaklandığı bölgelere bir göz atalım, ilk durağımız Afrika…

Bugün hemen herkes Afrika gerçeğini anlamış durumda. Sanayisi gelişmediği için günlük ihtiyaçlarının büyük kısmını ithalat yoluyla karşılayan bu yaşlı kıta, aslında sadece Türklerin değil tüm dünyadaki şirketlerin öncelikli pazarlarından birisi.

2000 yılında 1.3 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğimiz kıtaya ihracatımız 2011’de 10.3 milyar dolara çıktı. Bu yılın ocak-ekim döneminde yüzde 32’lik bir artışla toplam ihracatımızdaki oranı ise yüzde 9’a yaklaştı.

1 milyara yakın nüfusun yaşadığı Afrika, 15-24 yaş dilimindeki 200 milyon kişiyle en aynı zamanda dünyanın en genç nüfusuna sahip bölgesi. Bu yüzden de uzun süre görmezden gelinen bu kıta, şu an herkes tarafından çok önemli bir pazar olarak değerlendiriliyor. Türk iş dünyası uzun yıllar Afrika’nın kuzeyiyle, yani Libya, Tunus, Fas, Cezayir ve Mısır gibi ülkelerle iş yaptı. Bu yeni dönemde ise siyah Afrika olarak da adlandırılan Orta ve Güney Afrika ülkelerine ağırlık verilmiş durumda.

Başta Güney Afrika Cumhuriyeti ve Nijerya olmak üzere Sudan, Etiyopya ve Cibuti, Güney Doğu Afrika’da Kenya ve Tanzanya, Batı Afrika’da Senegal ve Gana, Orta Afrika’da Kameaın, Güney Batı Afrika’da Angola Türk iş adamlarının ilgi gösterdiği yerler olarak dikkat çekiyor.

600 MİLYONLUK PAZAR

Çok uzun yıllar siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklarla anılan ve coğrafi olarak uzak olmasından ötürü Türk şirketlerin uzun süre ilgi göstermediği Latin Amerika pazarı, son yıllarda daha fazla gündemimize girmiş durumda. 2000 yılında sadece 120 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğimiz Güney Amerika’ya ihracatımız geçtiğimiz yıl 2 milyar dolara yaklaştı. Tüm Amerika kıtasını ele alırsak, ihracatımız aynı dönemde 3.5 milyar dolardan 8 milyar dolara ulaştı.

Bilindiği gibi, ABD’nin güneyindeki tüm ülkeler Latin Amerika olarak adlandınlıyor. Bu yüzden de Fransızca, İspanyolca, Portekizce ve tngilizce konuşan tüm Karayip, Orta ve Latin Amerika ülkeleri de bu sınıflandırmada değerlendiriliyor.

Coğrafi olarak bölge 20 ülkeden oluşsa da, Latin Amerika ekonomisinin Brezilya, Arjantin, Meksika, Venezüella ve Şili olmak üzere temelde beş ana ülke tarafından biçimlendiriliyor.

Latin Amerika, zengin doğal kaynaklan, 600 milyonun üzerindeki nüfusu ve 2.5 trilyon dolara yaklaşan ticaret hacmi ile Türk şirketleri için ciddi bir potansiyel taşıyor.

Ekonomist





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir