Anasayfa / Girişimcilik / Yenilikçi girişimler takım oyununu gerektirir

Yenilikçi girişimler takım oyununu gerektirir




Modern girişimcilikte akılların birbiriyle sürtünmesiyle yeni değerler ortaya çıkıyor. Çünkü bilinir ki kovandaki balı tek bir arı yapamaz…

GİRİŞİMCİLİK artık sıradan bir iş değil. Yeni nesil girişimcilik geleceğin gereksinimlerini, açıkça ifade edilmeyen ihtiyaçlarını, ya da mevcut piyasa isteklerini iyileştirmek için çağdaş çözümler olarak görülüyor.

Girişimciliğin tarihine şöyle kısaca bir bakalım: Girişimcilik dediğimiz şey her şeyden önce bir kültürdür. O doğaçlama aykırılıklarla başlar, sosyal algılarla beslenir, yenilik ruhuyla ortaya çıkar.

Bu çıkış aniden olmaz. Her başarılı girişimin bir kuluçka dönemi vardır. Sabırla bekleyip yumurtanın çatlamasına şahit olmak gerekir. Yenilik, değişim, çağdaşlık, evrimleşme, tasarım ve buluşlar (inovasyonlar) da aslında birer girişimdir.

2016 girisimcilik

GİRİŞİMCİLİK BULUŞLARDAN BESLENİR

Bize göre girişimcilik önce Avrupa’da filizlenmiş, bir kültür olarak Amerika’da şekillenip biçimlenmiştir. Girişimciliğin en orijinal şekillerinden biri olan yüksek teknoloji buluşlarını bir kenara bırakırsak; 1800’lerin ikinci yansında başlayıp 1950’lere kadar devam eden süre buluşçu girişimciliğin zirve yaptığı dönemdir.

Çok sayıda girişimci görülmektedir bu dönemde. Ait olduğu topluluk bir tarafa, neredeyse tüm dünyayı etkileyen buluşlar başka yeniklere yol açmış, böylece buluşu yapan isimler tarihsel simalar haline gelmiştir.

Birkaçmı hatırlayalım hemen: En başlarda hemen herkesin yalandan bildiği Edison vardır. Thomas Edison çalışmalarına bireysel olarak başlamış sonra kendisinin açtığı yoldan yürüyen takım arkadaşları ‘fonograftan ‘ampul’e değin onlarca yenilikçi ürüne katkı sağlamıştır. Unutmayalım ki bu sıra dışı kişilik -ekibiyle birlikte- tüm zamanların en büyük girişimcilerinden biridir.

işin bir başka boyutu daha var: Girişimciliğin yarısı buluş ise diğer yansı da ilhamdır, esinlenmedir. Çeşitli örneklerden birini hatırlayalım yine: Şu sıra zengin fakir herkesin mutfağında olan ısıya dayanıklı cam kaplar aslında 1800’lerin sonunda Almanya’da laboratuvar malzemesi olarak icat edilmişti. Sonra 1920’lere doğru Amerikalı Jesse Littleton adlı bir cam ustası camın hammaddesinden ürettiği tepsi ve kâseleri mutfak fınnlarınm içine soktu ve uygulama anında ‘sağlıklı bir kolaylık’ olarak dünyaya yayıldı. Sonra buluşçunun çalıştığı cam fabrikasındaki takım arkadaşlan bu ‘icadı’ daha da geliştirip 1940’lardan itibaren doğrudan ateşin temas ettiği tencere ve tabaklara dönüştürdü.

BULUŞLAR GİRİŞİMLERE YÖN VERİR

Bir başka örnek daha verelim: Bugün yaşamımızın hemen her noktasmda yer alan bin bir çeşit plastiğin atası ‘selüloit’tir. Selüloit isimli plastik benzeri malzemeyi bulan kişi aslmda sıradan bir matbaacıydı. Akıllık etti, mesleğinin verdiği ilhamla ona kâğıt hammaddesi selülozdan esinlenip ‘selüloit’ adını verdi.

Daha sonra îngilizler bir takım çalışması yaparak bu ‘yapışkan’ maddenin içine çeşitli katkılar ekleyip bir seri deney yaptılar. Bizde ‘kâfur’ (camphor) adı verilen madde katıldığında o cıvık yapışkan nesnenin sertleşip bir tür plastik madde haline geldiğini gördüler.

Buna rağmen aynı adı taşımaya devam eden selüloit önce taraklara, tokalara, kolyelere dönüştü hatta bazı ambalajlara malzeme oldu. Daha sonra bildiğimiz kalın cam üzerine sürülmüş eriyikle ‘tak-çıkar saşe’ benzeri ağır kalıplarla fotoğraf görüntülerini tespit eden ilk fotoğrafçılar geçen yüzyılın başında selüloit filmlerle tanışıverdiler.

Sonra Edison’un o meşhur icadı devreye girdi böylece ileride ‘roll film’ adını alacak sarılabilir filmler devasa sinema endüstrisini doğurdu. Şimdi hemen her şeyde plastiğin onlarca çeşidi kullanılıyor. Tekstil endüstrisinden uçakların hassas parçalarına kadar…



PROJELERİNİZİ ORTAK AKILLA ÜRETİN

Bir başka öyküyü de anımsayalım:

Amerika’nın efsane girişimcilerinden biri kendi buluşu olan otomobili seri üretim metoduyla (yürüyen bant sistemiyle) halka indiren Henry Ford’dur malum. Henry Ford salt buluşçudan çok girişim tarafı ağır basan yenilikçi bir işadamıydı. Buluşlarını, tasarılarını hatta hayallerini kendi takımlarıyla pek paylaşmaz, projeleri kendi kafasında ‘kuluçkaya yatırıp’ zamanı gelince geliştirip uygulardı.

Örneğin yukarıda bahsettiğimiz ‘selüloit’i daha 1930’larda otomobil üretiminde direksiyon ve far takımı olarak kullandırmıştı. Öyle ki bir süre sonra direksiyona monte edilmiş fildişi görünümündeki vites kolları da devreye girmiş; 30’lu 40’lı yılların o en çekici oto aksesuarlarım teşkil etmişti.

Henry Ford takım çalışmasına inanmakla birlikte, hızla yeniliklere adapte olmayan elemanlarını yanında tutmaz, hatta çoğu zaman işten çıkarırdı. Sonunda bu süreç bir başka ünlü otomobil üreticisi General Motors’un işine yaradı. Çünkü yeni rakip Ford’un eski takım arkadaşlarını hemen bünyesine almış, pazar geliştirme sürecinde onları daha üretken hale getirmişti. (Kıssadan hisse: Buluşçu beyinleri bünyenizde muhafaza edin!..)

BULUŞSAL GİRİŞİMCİLİK ÖNE GEÇİYOR

Bugün anlaşıldı ki yenilikçi girişimciliğin temelinde takım çalışması yatmaktadır. Otomotivden plastiğe; gıdadan kozmetiğe onlarca sektörde takım çalışmasıyla bir yerlere varılabiliyor ancak. Son yıllarda yeni sanayi devrimini haber veren dijital sektör ve onun alt katmanlarında bile ‘takımsal girişimcilik ruhu’ (grup girişimciliği) vazgeçilemez bir disiplin haline geldi. Yeni nesil buluşsal özellikli sektörlerin protiplerini yaratan Steve Jobs, Bili Gates, Mark Zuckerberg gibi onlarca efsane isim hemen her şeylerini kendilerini meşhur eden isimsiz takım arkadaşlarına borçlular.

Bu süreci Amerikalı ünlü girişim ve kalite otoritelerinden biri olan Rafael Aguayo şöyle açıklıyor: “Buluşsal girişim öyle bir şeydir ki, golü atan kişi takım arkadaşlarmdan pası alır, zamanı kollar, aniden şutunu çeker ve golü atar. Stadyum ayakta çılgınca alkışlamaktadır onu. Peki, bu golü kim atmıştır? Tabii ki seyirciye göre o golü atan golcünün ta kendisidir. Ama takımın bilge antrenörü size şöyle diyecektir: O golü atan tek bir kişi değil, takımın kendisidir.”

Mr. Aguayo zamanmda onlarca ünlü şirkete kalite yönetimi ve buluşsal girişim üzerine danışmanlık yapmış bir kişidir. Şirketleri arasında Hewlett-Packard, Digital Equipment, Northern Telecom, CoreStates Banking Group, Cantor Seinik Group, Consulting Engineers, Nevvsday, EAB gibi ünlü kurumlar var.

TAKIMIN AKLI HER ŞEYDİR

Biliniyor ki kovandaki balı tek bir an yapamaz. Girişimcilik modern zamanlatın karmaşıklığı içinde takım çalışmasını gerektirir. İşte bu nedenle hemen tüm şirketlere önerimiz şu olacaktır: Derhal bünyeniz içinde bir ‘Girişim Fikirleri Laboratuvarı’ kurun.

İsterseniz buna ‘Yaratıcı Fikirler Komitesi’ ya da ‘Yenilik Ekonomisi Kurulu’ da diyebilirsiniz. Önemli olan ‘yaratıcı bireyleri’ bir araya getirmek, ortak aklı devrimci dürtülerle harekete geçirmektir!

Ve işte size çeşitli sektörlerden ülkemiz için örnek olabilecek 10 yenilikçi girişim projesi yaklaşımı:

1. Yan etkileri minimuma indirilmiş bitkisel kökenli antibiyotikler konusunda uzmanlaşma.

2. Kuantum bazlı bazı iletişim gereçlerinin lisansla üretimi için önceliklerin yakalanması.

3. Kendini zamanla yenileyip temizleyebilen yenilikçi konutlara geçiş projesi.

4. Atıl arazilerin güneş panelleriyle giydirilmesi.

5. Devletin organik tarım bölgeleri oluşturup özel sektöre devri.

6. Kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri üretiminde yüksek adaptasyon gösteren bize yabancı hayvanların üretimi için legal girişimler.

7. Çin’de örneği görülen serbest bölge anlayışının Türkiye’de de gerçekleştirilmesi.

8. Ülkemizde yetişen endemik bitkilere dayalı ulusal kozmetik endüstrisinin kurulması.

9. Özel sektör eliyle ‘Endüstriyel I Buluşlar ve Girişimcilik Üniversitesi’nin 1 hayata geçmesi.

10. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde ‘denizel bitkiler’ üzerinde ihtisas kazanma girişimleri.

Nur Demirok / Para





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir