Anasayfa / Sağlık / Yoga Kalp Hastalığı Riskini Azaltıyor

Yoga Kalp Hastalığı Riskini Azaltıyor




Üç ay boyunca kalp yogası yapan kişilerini kan seken daha kolay düzene efiayor, kan yağlan düşüyor, tansiyonları daha a&ilaç kullanarak kontrol altına alınabiliyor. Bu etkiler risk grubundakileri hastalıktan korurken by-pass ameliyatı olmuş hastaların da kolay iyileşmesini ve hep iyi kalmasını sağlıyor.

Ofisinizde oturuyorsunuz. Bedeniniz ofis koltuğunda, bilgisayarın önünde… Aklınızda çocuklarınızın eve sağ salim varıp varmadığı, ödevlerini bitirip bitirmediği düşüncesi… Son günlerde o kadar yoruldunuz ki ruhunuz ise yazın gittiğiniz tatil beldesinde… İşte bu üç unsur yani beden, akıl ve ruh birbirinden ayrıldığında önce gerginlikler ve ardından hastalıklar başlıyor. Sanskritçede birleştirme anlamına gelen ‘yug’ kelimesinden doğan ‘yoga’ ise bu üçlüyü birleştiriyor. Kalp yogası hakkında sorularımızı yanıtlayan yoga eğitmeni Neslihan İskit, “Kardiyovasküler sistem üzerinde doğrudan ve dolaylı olarak yaptığı çok çeşitli olumlu etkiler nedeniyle yoga, kalp sağlığında önemli rol oynuyor” diyor.

Yoganın kalp üzerindeki etkisi nasıl gerçekleşiyor?
Uygunsuz yaşam tarzı, yanlış beslenme alışkanlıkları ve olumsuz düşünce kakpları, kalp hastalıklarının tetiklenmesinde önemli rol oynuyor. Düşüncelerimiz, duygularımız ve hislerimiz, vücudumuzu ve zihnimizi etkiliyor. Olumsuz duygular, bütün vücutta kimyasal süreçler başlatıyor. Damar duvarlarında oluşan herhangi bir irritasyon ise kalp hastalıklarına yol açıyor. Yaklaşık 7 bin yıllık geçmişe sahip olan yoganın doğru duruş, doğru nefes ve derin gevşeme teknikleri sayesinde zihinsel olarak rahatlamak, endorfin hormonunun salgılanmasını sağlıyor ve bu hormon damar tıkanıklığının engellenmesinde büyük rol oynuyor.

Herkes yoga yapabilir mi?
Bazı kişiler konsantre olmakta zorlandıklarını, bazıları ise eklemlerinin ya da kaslarının çok sıkı olduğunu söyleyerek, yoga yapamayacaklarını belirtiyorlar. Oysa yoga tam onlara göre… Çünkü yoga yaparken konsantre olmaya çalışmanıza gerek olmuyor, yoga sizi zaten konsantre ediyor. Üç yaşından itibaren çocuklar, yetişkinler, çok yaşlı olanlar, hastalığı olanlar, bir uzvu eksik olan herkes her yerde yoga yapabiliyor.

Yoga seansı nasıl bir süreç?
Yoga yapmak üç farklı elementten oluşuyor. Duruşlar (Asana); genellikle fizik bedenimizdeki gerginlikleri atmaya yarıyor. Nefes teknikleri (Pranayama), nefesi bilinçli olarak kontrol etmeyi ve böylece tansiyonu, nabız sayısını düşürmeyi ya da ani bir korku anında bu histen kurtulmamızı sağlıyor. Derin gevşeme ve meditasyon ise aklı sakinleştiriyor. Bir dakikalığına durup aklınızı seyrettiğinizde geçmişe, geleceğe ve bugüne ait onlarca fikrin aklınızdan geçtiğini görüyorsunuz. Çok hızlı hareket eden aklınıza bir dakika içinde kaybettiğiniz bir yakınınızı, doğacak çocuğunuzu, bir arkadaşınızı sığdırabiliyorsunuz. Gevşeme ve meditasyon ile aklı yavaşlatmak, sakinleştirmek amaçlanıyor.

Yoganın etkisi rakamsal değerlerle ispatlanabiliyor mu?
‘Kalbin Yogası’ programına başlayan hastalardan çeşitli kan tahlilleri isteniyor ve üç aylık periyot sonunda bu tahliller yenilenerek sonuçlar karşılaştırılıyor. Özellikle kan şekerlerinin daha kolay düzene girdiği, kan yağları seviyesinde düşme olduğu, kan basınçlarının daha az ilaçla kontrol altına alındığı, ritim bozukluklarının ilaçları kesebilecek kadar rahatladığı görülüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışmada da kalp hastası olan bir grup ile sağlıklı bir gruba altı hafta süre ile yoga yaptırıldı ve sağlıklı grubun damar fonksiyonlarında yüzde 17 iyileşme saptanırken, kalp hastası olan grupta damar fonksiyonlarında yüzde 70 iyileşme görüldü.



Haftada kaç seans yoga yapılmasını öneriyorsunuz?
Bir öneri yapmayı doğru bulmuyorum, çünkü yoganın kardeş bilimi Ayurveda’ya göre insanlar üç tipe ayrılıyor. Tipinize göre yogaya olan ihtiyacınız da değişiyor. Ancak en önemli kriter sizin ne hissettiğiniz…

Bazı insanlara haftada bir gün yoga yapmak yeterli gelirken, bazıları üç günü tercih ediyor. Yoga yaparak bedenini dinlemeyi öğrenen kişi yogaya ne kadar ihtiyacı olduğunu zaten hissediyor. Eğer yoga bir tedavi yöntemi olarak kullanılıyorsa günde 20 dakika yapılmasını öneriyorum. Bu seanslardan birini yoga eğitmeni ile diğerlerini evde kendiniz yapabilirsiniz. Sadece yere sırt üstü uzanıp, tansiyonunuz yüksekse başınızın altma yastık koyarak, avuçlarınız açık, bacaklarınız rahat pozisyonda beş dakika yatsanız dahi hayat sizin için çok farklı olacaktır.

Kalp yogasının farkı nedir?
Kalp yogası, üç farklı gruba hizmet ediyor; kalp ameliyatı olmuş kişiler, ilaçla tedavi gören kişiler ve risk grubundakiler. Bu grupların çalışması bilinen yoga çalışması gibi mat üzerinde değil, sandalyede oturarak yapılıyor. Çünkü bu gruplar genellikle kan basınçları, kiloları yüksek orta yaş üzeri kişilerden oluşuyor ve bu nedenle başı bedenden aşağı tutacak duruşlardan kaçınmaları önem taşıyor. Sandalye üzerinde oturarak çeşitli duruşlar, bilinçli olarak nefes kontrol etme teknikleri, çeşitli derin gevşeme ve meditasyon teknikleri uyguluyoruz. Her seans bir saat sürüyor.

Yoga dönemlik bir çalışma mı yoksa ömür boyu mu sürmeli?
Yogaya başladıktan sonra vazgeçmesi zordur. Ancak günlük yaşam koşulları gerçeği de var. Örneğin çalışan bir kadın eve döndüğünde çocuklarıyla, mutfakla, evle ilgilenmek zorunda kaldığı için yoga yapmaya vakit bulamayabilir. Ancak en azından günde 3-5 dakika ayırıp nefes çalışması yapması bile çok şey değiştirecektir. Ayrıca yoga yapmak için hiçbir zaman geç kalınmış sayılmaz. Ömründe ilk defa yoga yapan bir kişi ile 10 yıldır yoga yapan kişi aynı sınıfta yoga yapabilir.

Kalp yogasında müziğin yeri var mı?
Yoga seanslarında aslında müzik kullanmak gerekmiyor çünkü insan kendi iç müziğini dinliyor. Ancak hamilelerle, kalp hastalarıyla ya da kanserli hastalarla çalışırken müziğin rahatlatıcı etkisinden faydalanıyoruz. Genelde kuş, su, yağmur gibi doğa sesleriyle yoga yapıyoruz.

By-pass geçiren hastalar ne zaman yogaya başlayabilir?
Ameliyattan tam bir ay sonra yogaya başlayabilirler. By-pass geçiren kişiler ameliyattan sonra depresif bir döneme giriyorlar. “Bu neden benim başıma geldi?” diye düşünerek kendileri ile hesaplaşmaya başlıyorlar. Bu durum da yara iyileşmelerini, sosyal yaşama uyumu, işe geri dönüşü geciktiriyor. Kalp yogası bu durumun önüne geçmek için başladı. Ameliyat olmuş hastalarda göğüste dikiş atılan bölgenin derin nefes alma durumunda açılacağına dair bir fobi gelişiyor. Bu fobiyi önlemek de yine doğru nefes alma teknikleri ile mümkün oluyor. Hastaların bu dönemi sağlıklı, dinç ve pozitif bir şekilde a ti a ta bilmeleri için kalp yogasını tavsiye ediyoruz.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir