Anasayfa / İş Fikirleri / Zahmeti Az Kazancı Bol Tarımsal İş Fikri; Kekik Bahçesi Kurmak

Zahmeti Az Kazancı Bol Tarımsal İş Fikri; Kekik Bahçesi Kurmak




Kekik Bahçesi Kurmanın Maliyeti

Dağlardan toplanan bir bitkiydi ancak bugün durum değişti. Denizli’nin köylerinde 85 bin dekar alanda kekik üretimi yapılıyor. Çiftçi için alternatif bir ürün olan kekiğin ekim alanları hızla büyüyor. Çünkü zahmeti az, kazancı bol…

kekik uretimi yapmak

Maliyeti çok düşük, kazancı bol

Kekik, kıraç tarım arazilerine sahip çiftçinin yüzünü güldüren bir bitki. Ekim tarzı olarak tütüne benziyor. Kekiğin tohumlarından öncelikle fideler elde ediliyor. Fideler nisan ve mayıs aylarında tütün dikme makineleriyle tarlalara ekiliyor. Hasadı ise haziran sonu temmuz başında yapılıyor. Sulama gerektirmiyor.

Dolayısıyla çiftçinin ise çok cüzi bir miktar tohum parası ve işçilik maliyeti dışında bir gideri bulunmuyor. Tohumu bir defa tarlaya ektikten sonra altı yıl boyunca aynı bitkinin hasadını yapıyorsunuz. Otla mücadelenin ilaçla değil çapalamayla yapılması tavsiye ediliyor. Böylece kalıntı sorunu da yaşanmamış oluyor.

Bir dekardaki kazanca gelince… Dekardan 200 kilogram ürün alınıyor. Şu sıralar ürünün kilogram fiyatı 5 TL’nin üzerinde. Basit bir hesapla dekardan bin TL. gelir elde ediliyor. 30 dekarla bu işe giren bir çiftçinin yıllık geliri 30 bin TL seviyesinde oluyor. Susuz tarım yapılan bölgelerde hiçbir ürün bu kadar gelir getirmediği için kekik, böylesi bölgeler açısından ciddi bir fırsat kapısı olarak karşımıza çıkıyor.

Nerelerde kullanılır?

kekik uretimiKekik, genelde baharat olarak kullanılır. Et yemeklerinin vazgeçilmez baharatıdır. Ayrıca zeytinyağlı kekik ve kekik sosları kahvaltıda ve salatalarda bol miktarda tüketilir. Kekik çayı da son yıllarda sağlıklı beslenme uzmanlarının tavsiyeleriyle sıkça tercih edilir oldu. Kekik suyu, mide rahatsızlıklarında, sindirimi kolaylaştırmak için kullanılıyor. Kekiğin kullanım alanları bunlarla da sınırlı değil. Kekik yağı ilaç ve kozmetik sanayinin de hammaddesi.

TÜRKİYE endemik bitki türleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Endemik, bilindiği gibi yöreye özgü, sadece o coğrafyada ve iklimde yetişebilen bitki anlamına geliyor. Türkiye’de yetişen yaklaşık 10 bin bitki çeşidinin 3 bininin bu kapsama girdiği tahmin ediliyor. Buna karşılık topla-nabilen, ekimi yapılabilen yaklaşık 400 bitki çeşidimiz bulunuyor. Endemik bitkilerle ilgili olarak geçtiğimiz yıllarda çok detaylı bir dosya yayınlamıştık. Bu bitkilerden özellikle kekikte ciddi bir hareketliliğin olduğunu gördük. Ağırlıklı olarak dağlardan toplanan kekik için son birkaç yıldır büyük bahçeler kuruluyor. Bu nedenle de kekik konusunu masaya yatıralım istedik.

Kekik Türkiye’nin her bölgesinde yetişebilen bir bitki türü. Ağırlıklı olarak dağlarda doğal ortamında toplanan kekikler son yıllarda bahçelere indi. Kekik yetiştirilen büyük bahçeler kurulmaya başladı. Manisa, Muğla, İsparta, Uşak’ta bahçeler kurulsa da bu işte en kayda değer sıçramayı Denizli yapmış durumda. Denizli yıllık 11 bin tonluk üretimle tek başına toplam üretimin yüzde 60’ını yapar hale gelmiş bulunuyor.

TÜTÜNÜN ALTERNATİFİ

kekikDenizli ve çevresindeki illerde kekik yatırımlarının temelinde tütün ekiminde yaşanan dönüşüm yatıyor. 1997 yılında başlayan tütün krizi çiftçiyi alternatif ürünlere yöneltti. Tütünde kota ve Tekel’in tütün alımlarını minimum seviyeye indirmesiyle tütün üreten çiftçiler alternatif ürünlere yöneldi. Sulu tarıma uygun araziye sahip bölgeler alternatif bulmakta zorlanmazken, kırsal bölgeler su istemeyen kekiğe yöneldi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Denizli İl Müdürlüğü uzmanları kekikle ilgili çalışmalara 1995 yılında başlamış. Bu çalışmaların içinde yer alan uzmanlardan biri olan Ziraat Mühendisi Nejdel Demir, “1995 yılında çalışmalara başladık. F.gc Tarımsal Araştırma Enstitiisü’nden getirilen tohumlarla ilk olarak 10 dekar alanda deneme üretimleri yaptık. Başarılı sonuç elde cdiliııce merkeze bağlı köylerde çiftçilere önerdik. Tütün ekimi yapan bölgeler bu ürüne rağbet gösterdi. Özellikle 2000 yılından sonra tütünde yaşanan kısıtlamalar, üreticinin alternatif ürün yetiştiriciliği konusunda zorunlu olarak ikna olmasına yol açtı. Tütündeki kayıp bir ölçüde kekikle giderildi. Bugün 85 bin dekar alanda kekik üretiliyor. Üretimin büyük kısmı da merkeze bağlı Gözler, Uzunpmar ve Eymir kasabalarında yapılıyor” diyor.



Nejdet Demir, bu yıl ekim alanlarının 90 bin dekar alanın üzerine çıkacağını söylüyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Sezgin Kutlu ise, Denizli’nin dünya kekik üretim merkezi olduğunu söylüyor. Kutlu, Denizli’de üretilen kekiğin ihracatından yaklaşık 25 milyon dolar gelir elde edildiğini, 2013 yılında bu rakamın 30 milyon doların üzerine çıkmasını beklediklerini belirtiyor. Kutlu, son yıllarda alternatif tıp uygulamaları sayesinde kullanım alanının yaygınlaşmasıyla kekiğe olan talebin artığına işaret ederek, bu artışın kekiği ekonomik değeri giderek yükselen bir ürün haline getirdiğini vurguluyor:

“Denizli’de bu yıl 85 bin dekar alanda kekik yetiştiriciliği yapılıyor. Bu alan Türkiye’deki toplam ekim alanının yüzde 86’sı civarında. Türkiye’de bu yıl kekik üretiminin 15 bin ton civarında olacağı tahmin ediliyor. Denizli, 11 bin tonluk üretimiyle açık ara lider. İlimizde kekik tarlada yetiştirilip, işleniyor. Gözler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, bakanlığımız ve Denizli İl Özel İdaresi nin destekleriyle 2003 yılında kekik işleme tesisi kuruldu. Tesiste hem baharatlık, hem de kekik suyu ve yağı üretiliyor.”

Denizli’de üretilen kekiğin yüzde 80’i ihraç ediliyor. ABD başta olmak üzere, Almanya, Hindistan, İtalya, İngiltere, İsveç, Rusya, Hollanda, Avustralya, Macaristan, Kanada, Polonya ve Japonya gibi birçok ülkede Denizli kekiği tercih ediliyor.

“ÜRETİCİ FİYATTAN MEMNUN”

kekik bahcesi kurmakEge Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkam Nurettin Tarakçıoğlu ise kekik konusunda yapılan yanlışlıklara dikkat çekiyor. Kekik üretiminin yeni bölgelere de kaymasını istediklerini söyleyen Tarakçıoğlu, “Kekik üretimi özellikle toprak kalitesinin çok yüksek olmadığı ve suyun kısıtlı olduğu tarım arazileri için çok uygundur. Bir kez dikim yapılarak birkaç yıl boyunca yılda iki kez ürün almak mümkün. Fiyat son iki üç yıldır iyi seviyelerde. Kekik üretiminde fırsat var. Bu işe giren üretici zararlı çıkmaz. Özellikle sulu tarım yapamayan bölgeler için ciddi fırsat kapısı” diyor. Tarakçıoğlu’nun kekik üreticilerine yönelik bazı uyarıları da var.

İhracatçı firmalarla, üreticilerin arasında bir alıcı-satıcı ilişkisinden ziyade iş ortağı ilişkisi sağlamak istediklerini söyleyen Tarakçıoğlu, hedeflerinin kazan-kazan ilişkisi kurmak olduğunu belirtiyor. Her iki tarafın hakkının korunduğu, kaliteli ve kalitesiz ürünlerin ayrı kefelere konulduğu bir sistemle üretimde sürekliliğin ve istikrarın sağlanmasının amaçlandığını söyleyen Tarakçıoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu güzel ürün üç beş kuruş fazla kazanmak uğruna feda edilmemeli. Ot ilacı kullanımında yanlış uygulamalar, bir gıda ürünü olarak tüketildiğini unutarak kirli ortamlarda işlenmesi, çöpünden arındırılmasında gerekli özenin gösterilmemesi, temiz olmayan ambalajlarda taşınması türü uygulamalar çözmemiz gereken ana sorunlar. www.myfikirler.com İşletmeler bu yıl geçen yıllara oranla daha fazla oranda çöp temizlemek için çaba sarf etti ama ne yazık ki çoğu bunda başarılı olamadı. Üreticiler özellikle hasat döneminde patozdan uzak durmalı. Patoz makinesiyle yapılan hasatlarda çöp miktarı yüksek oluyor. Elle yapılan haşatı tavsiye ediyoruz.”

EN BÜYÜK ÜRETİCİ

kekik tarlasiKekik piyasasının lideri konumunda olan İzmir merkezli Kütaş, aynı zamanda üretici bir firma. Kütaş kekik konusunda en fazla çaba gösteren şirketlerin başında geliyor. Şirketin sahibi Gürel ailesi aynı zamanda yılların yaprak tütün ihracatçısı. Dolayısıyla tütün bölgelerini avucunun içi gibi biliyorlar. Aile Manisa’nın tütün ekilen bölgelerinde 3 bin dekar alanda kekik bahçesi kurarak bu alanda öncülük yapmış.

Kütaş Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Gürel de kekik üreticilerine özellikle tarımsal ilaç kullanımının çok önemli olduğunu hatırlatıyor ve bir de örnek veriyor: “İhracat yaparken çok titiz analizler yaparak kekiği ihraç ediyoruz. Bunca titizliğimize rağmen, Japonya’dan 0.0001 oranında zirai ilaç kalıntısı olduğu gerekçesiyle bir parti ürün geri gönderildi. Geri gelen ürünler Türkiye’nin itibar kaybetmesine yol açtı. Türkiye’den ihraç edilen ürünlerde zirai ilaç kalıntısı çıkması, hammadde fiyatlarının yükselmesi Fas, Peru, Şili, Meksika’nın ekmeğine yağ sürüyor. Buna fırsat verilmemeli.”

İDRİZ ÇOKAL / Para Dergisi / www.myfikirler.org





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir yorum

  1. SLM yozgatTA KİNOA gecen yıl aldım ektim gecen yıl ekerken faazla hata yaptım tüm hatalları gördük hiç birsey yazdıgı gibi göründüğü gibi değil ekim cok hassas gecen yıl tohumun kg sunu 250 tl ye aldım tohum ceeşidi gercekten 200 ü aşkın hepsi aynı diyenlere inanmayın iki ceşit aldım birisi boylu birisi kısa bu bitlki boy attıkca başak ve dene veriyor ve benzeer cok şey var https://www.facebook.com/turoglu facebook adresimm bu bilgi ve tohum isteyenler için tel ve faceden ulasa bilirsiniz 5514474669 TURGAY TUROĞLU HİÇ BİRSEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL KİNOA EKMEK İSTEYEN TOHUM VE EKİMDE YARDIMCI OLUNUR YENİ TARIM ÜRÜNÜDÜR TÜRKİYEDE

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir