Anasayfa / Ekonomi-Finans / Zengine Yüksek Vergi Tartışması

Zengine Yüksek Vergi Tartışması




Zengine Yüksek Vergi Olsaydı Patronlar Ne Kadar Vergi Ödeyecekti

Avrupa ve ABD’de tartışılan zengin vergisi Fransa’da resmileşti. % 75’lik vergi başlamak üzere. Başbakan Erdoğan da “Zengine yüksek vergi olabilir” mesajı verdi. Peki biz Fransa olsak zenginlerimiz ne kadar ödeyecekti

Avrupa’da uygulanmaya kısa sürede başlanacak olan ‘zengine yüksek vergi’, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aHaber- atv ortak yayınında yaptığı “Zengine yüksek vergi neden olmasın?” açıklamasıyla Türkiye’nin de gündemine bomba gibi düştü. İş dünyası Başbakan’ın sözleri karşısında sessizliğini koruyor. Tek açıklama ‘kayıtdışı ve dolaylı vergiler‘le TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’den geldi.

TARTIŞMA KONUSU
Ancak bütçe açığı için getirilen son vergi zamları geniş halk kitlelerinde tıpkı ABD, Fransa, İtalya, İngiltere benzeri gelişmiş ülkelerde olduğu gibi zengine yüksek vergi tartışmasının önümüzdeki günlerde daha da alevleneceğini gösteriyor. SABAH Ekonomi olarak zengine yüksek verginin ilk uygulayıcılarından olan ve Cumhuriyet Türkiyesine hukuki, bürokratik, felsefik olarak en çok etki eden ülke Fransa’daki gibi yüzde 75’lik gelir vergisi oranının bizim zenginlerimize ne kadar fatura çıkaracağını hesapladık.

İKİ KATI GELİR
2011 gelir vergisi rekortmenlerinin ilk sırasında Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi Semahat Sevim Arsel bulunuyor. Arsel geçen yıl 33.6 milyon lira gelir vergisi ödedi. Vergi oranı yükselirse, Arseli 72 milyon lira ödemek zorunda kalacak. Listenin ikinci sırasında yer alan Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’un ödeyeceği vergi tutarı da 33.5 milyon TL yerine 71.7 milyon lira olacak. Üçüncü sıradaki Suna Kıraç’tan da 53.7 milyon lira vergi alınmış olacak. Sabancı ailesi içinde gelir vergisi rekortmenleri listesine ilk sıralardan giren Serra Sabancı da oranın yüzde 75’e çıkarılması durumunda 11.1 milyon lira ödeyecek. Doğan Holding’in sahibi Aydın Doğan’ın ödeyeceği vergi 18 milyon liraya, Yıldız Holding’in sahibi Murat Ülker’in ödeyeceği vergi 9.2 milyon liraya, Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin’in ödeyeceği vergi de 8.1 milyon liraya çıkacak.

BOYNER NE KADAR ÖDÜYOR?
Başbakan Erdoğan’ın “TÜSİAD az vergi ödüyor” açıklamalarına twitter üzerinden “kayıtdışı, vergi tabanı, dolaylı vergilerin yüksekliği” konularını yazarak cevap veren TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ise rekortmenler listesinde yok. Dolayısıyla ne kadar vergi ödediği bilinmiyor. Ödediği vergi miktarı belli olmadığı için de Fransa’daki gibi oranın yükseltilmesi durumunda miktarın ne kadara çıkacağı hesaplanamıyor.

İŞTE PATRONLARIN ÖDEYECEĞİ VERGİLER

Semahat Sevim Arsel

Ödediği vergi (% 35): 33.6 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 72 milyon TL

Rahmi Koç

Ödediği vergi (% 35): 33.5 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 71.7 milyon TL

Mustafa Koç

Ödediği vergi (% 35): 18.2 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 39 milyon TL

Şarık Tara

Ödediği vergi (% 35): 11.6 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 24.8 milyon TL

Aydın Doğan

Ödediği vergi (% 35): 8.4 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 18 milyon TL

Serra Sabancı

Ödediği vergi (% 35): 5.2 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 11.1 milyon TL

Suzan Sabancı Dinçer

Ödediği vergi (% 35): 4.4 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 9.4 milyon TL

Erdoğan Demirören

Ödediği vergi (% 35): 4.2 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 9 milyon TL

Ömer Dinçkök

Ödediği vergi (% 35): 2.3 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 4.9 milyon TL

Hüsnü Özyeğin

Ödediği vergi (% 35): 3.8 milyon TL
Ödeyeceği vergi (% 75): 8.1 milyon TL

Sabah

************************************************************************
Zengin vergisi hem getirir hem götürür

Yeni bir vergi kuşkusuz ek bir gelir sağlayabilir. Ancak, “varlık vergisi” ülkeden dışarıya para kaçışına ve yatırımcıların Türkiye’ye gelmesine engel olabilir. Yurtdışındaki sıcak paranın Türkiye’ye gelmesini durdurabilir.

Başbakan Erdoğan’ın, bir TV programında “Zengine ek vergi uygulamasına gerektiğinde geçilebileceği” şeklindeki açıklaması, yeni bir tartışma başlattı. Fransa, Almanya ve İspanya’da da konuşulan “zengine ek vergi”, Türkiye’de de telaffuz edilince, kafalar karıştı.



İlk vergiler

Ak Parti Hükümeti’nin ilk ek vergileri, 11 Nisan 2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan, “Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi” ve “Ek Emlak Vergisi” olmuş; taşıt ve gayrimenkul sahipleri, 2003 yılında ödedikleri vergi kadar ikinci bir vergi ödemişlerdi.

Daha önce de 1994 yılında Çiller Hükümeti döneminde “Ekonomik Denge Vergisi” adı altında, gelir ve kurumlar vergisi matrahının yüzde 10’u oranında vergi alınmıştı. Bunun yanı sıra “Net aktif vergisi” ve yine ek motorlu taşıtlar ve ek emlak vergisi alınmıştı.

Bir de 1999’daki deprem nedeniyle, ek gelir ve kurumlar vergisi, ek emlak ve motorlu taşıtlar, özel işlem ve özel iletişim vergileri alınmıştı.

Varlık vergisi mi?

Başbakan’ın “Zenginlerden ek vergi alınabileceği” açıklaması, “yeni bir ekonomik denge vergisi ya da varlık vergisi mi?” sorusunu da beraberinde getirdi.
Bu vergiler  “bildirilen kazanç veya varlık üzerinden düşük oranlı bir vergi” şeklinde olursa,  kuşkusuz ek bir gelir sağlayabilir.. Ancak, “varlık vergisi” ülkeden dışarıya para kaçışına ve yatırımcıların Türkiye’ye gelmesine engel olabilir. Yurtdışındaki paraların Türkiye’ye gelmesini durdurabilir.
Halk arasında konuşulan “şuyuu vukuundan beterdir” yani “konuşulması gerçekleşmesinden daha kötüdür”, diye bir söz var. Dün erken saatlerde, yurt dışından tanıdığım iki bankacı aradı. İlk soruları şuydu;

“Türkiye’de ne oldu? Birçok kişi bizi arayıp yurt dışına para transfer etmek istediklerini söylüyor..”
Varlık ya da servet üzerinden, belli bir oranda vergi alınması, servetin hiç değilse bir kısmının yurt dışına kaçmasına neden olabilir.

Harcamalar izlenebilir

Bu arada konuştuğumuz Maliye yetkilisi: “Vergi yasalarında yapılacak değişikliklerle harcamaların izlenmesine yönelik düzenleme yapılacağını, çok harcama yapanların yüksek gelir sahibi oldukları varsayımıyla, onlardan harcamalarını baz alan ek bir vergi alınmasının söz konusu olduğunu” açıkladı. Zenginden ek vergi olayı ile ilgili gelişmelerin ne yönde olacağını merakla izliyoruz.

İş dünyasında sesler farklı

Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu
İhtiyaç varsa veririz

MEMLEKETİN faydasına olan her şeye varım. Nasıl askerlik yapıyorsak şehit oluyorsak birileri canını veriyorsa zenginden vergi istenirse tabii ki o da verecek. Ben zaten geçmişte dış borç çok yüksekken buna benzer bir öneri getirmiştim. ‘Zenginler belli miktarda versin borçtan kurtulalım’ demiştim. Şu anda Türkiye’nin ekonomik durumu iyi ama yine de ihtiyaç olduğu düşünülüyorsa tabii ki veririz. Memleket bizim, başka memleket mi var? Bu bir ekonomi savaşı ve biz üzerimize düşene hazırız.

Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar
Önce kayıt dışı çözülmeli

BAZI ülkelerde buna benzer uygulamalar oldu. Şirketlerin ciroları üzerinden ek vergiler alındı. Ancak bence burada önemli olan kayıt dışı konusudur. Kayıt dışı ekonominin kontrol altına alınması gerekiyor. Kayıt içindekilere ek vergiler getirmek yerine kayıt dışının önüne geçilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Ağaoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu
Vergi vermekten kaçılmaz

DEVLETE vergi vermekten hiç bir zaman kaçılmaz. Bence, Başbakan bunu düşünmeden söylemiş olamaz. Dünyanın her yerini saran global ekonomik kriz ortamında eğer ki Türkiye’nin de bazı ek gelirler elde etmesi gerekiyorsa, ek vergiler mantıklı olabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken iki şey var; birincisi getirilen ek ‘zengin vergisi’nin makul seviyede olması, ikincisi de toplanan vergilerin doğru yerlere harcanması. Hepimiz bu ülkenin insanıyız ve kazandığımızı bir şekilde geri vermeliyiz.

TUSKON Başkanı Rızanur Meral
İstirham ediyoruz, ilave yük olmasın

TUSKON Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda konuşan Başkan Rızanur Meral, gelecek yıl dünya ekonomisinde küçülme ve bölgemizde politik risklerin fazla olacağına dikkat çekerek, şunları söyledi: “İş dünyası olarak rüzgar dursa dahi küreklere asılacağız. Dünyadaki bu dalgalanmalardan, çalkantılardan güçlenerek çıkacağız. Türkiye’de yeni iş yapma normları çıkarmak için genelgeler hazırlanıyor. Bunlar gerçek anlamda uygulandığında rekabet gücümüzü azaltıyor, performansı etkiliyor, maliyetlerimizi yükseltiyor. Geçiş döneminin biraz ağırlaştırılmasını, dünyadaki çalkantı geçinceye kadar Türk iş dünyasının üzerine ilave yükler getirilmemesini özellikle istirham ediyoruz.”

hürriyet





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir