Anasayfa / Ekonomi-Finans / 2011 Yılının İlginç Bilançosu

2011 Yılının İlginç Bilançosu



Asaf Savaş Akat

Biten yılı değerlendirirken öngörülerin ne ölçüde tuttuğunu da kontrol ediyoruz. Giren yılla ilgili tahminleri ise ikinci yazıda ele alıyoruz. Olağan yıllarda fazla heyecan olmuyor. Buna karşılık ekonomik konjonktürün olağanın dışına çıktığı dönemlerde işler karışıyor. 2011 öyle bir yıl oldu. Nitekim, uzun süredir ilk kez yeni yıl için sayısal tahmin vermekten kaçındım. Başlıkta “2011’e belirsizlik damgasını vuruyor” dedim. Analizin eksenlerini hatırlayalım. 1) Kredi kanalı ile beslenen iç talep artışının hızlandırdığı büyüme, beraberinde rekor dış açık getiriyordu. 2) Ekonomi yönetimi “yumuşak iniş” (intizamlı düzeltme) için konjonktüre müdahale arayışına girmişti. 3) Alışılmış para politikası araçları dışına çıkmak gerekiyordu. 4) Arada seçim vardı. 5) Küresel ekonomide ciddi mali riskler birikiyordu.

Ekonominin yönünü kestirmekteki zorluğu şu şekilde özetledim: “Mevcut konjonktür pekala 2011’i de taşıyabilir; ya da ciddi bir mali çalkantı intizamsız bir düzeltmeyi tetikleyebilir.” Görüldüğü gibi “belirsizlik” tanımına tam uyuyor. İlk senaryoda 2010’da başlayan iç talebin çektiği hızlı büyüme, rekor dış açığa rağmen 2011’de devam ediyor. İkincisinde ise dış finansman sorunları bir mali krizi (ve resesyonu) tetildiyor. Sonucu artık biliyoruz: Gerçekleşen ilki oldu.

Kısaca sayılara göz atalım. Yıllık büyüme üçüncü çeyrekte yüzde 9,5 ile 1998 bazlı serinin tarihi rekorunu kırdı; yıl sonunu yüzde 8’in üzerinde bitireceği anlaşıldı. Yani Türkiye 2011’de büyüme liginin üst sıralarındaki yerini korudu. Bu başarılı performansın 2010’un yüzde 9 büyümesini izlediğini hatırlatalım. 2011’de cari işlemler açığı her ay yeni bir rekor kırarak yıllık 80 milyar dolar düzeyine yaklaştı. ABD’den sonra dünyanın ikinci en büyük dış açığıdır. Yıllık bazda milli gelire oranı ise üçüncü çeyrekte yüzde 9,6’ya tırmandı; yılı yüzde 10’da bitirebilir.




Hızlı büyüme istihdamı olumlu etkiledi. Eylülde işsizlik oranı yüzde 8,8’e (mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış yüzde 9,2) geriledi. 2005 sonrasının en düşük işsizlik oranıdır.

Döviz kurunda beklenen düzeltme, para politikasının da desteği ile nihayet gerçekleşti. “0,5 dolar + 0,5 euro” döviz sepetinin yıllık ortalaması 2010’a göre yüzde 15 değer kaybederek ilk kez 2 TL Yi gördü.

Hızlı büyüme ve yüksek ithalat hacmi seçim yılı olmasına rağmen hükümetin bütçe disiplinini sürdürmesine olanak sağladı. Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde ı civarında kaldı.

Canlı iç talep, TL’nin değer kaybı ve dolaylı vergi artışlarına gıda fiyatlarının yüksekliği eklenince enflasyon hedef ve tahminlerin çok üzerine sıçradı. Kasım’da yıllık TÜFE artışı yüzde 9,5’e yükseldi ve enflasyonun yılı çift hanede bitireceği kesinleşti.

Yazıya oturmadan iktisatçıların yılbaşı öngörülerine göz attım. Kimsenin tut-turamadığını biliyordum; yaklaşan bile yok. Merkez Bankası Beklenti Anketi 2011 yılbaşı tahminleri şöyle: Büyüme yüzde 5; cari işlemler açığı 48 milyar dolar; dolar 1,55 TL; enflasyon yüzde 6,6; haftalık repo faizi yüzde 7. Ama ilk kez olmuyor; Türkiye yerli ve yabancı tahmincileri şaşırtmakla ünlüdür. Kendi hesabıma 2011’de belirsizliğe oynamaktan doğrusu mutluyum; bu zor yılı asgari hasarla atlattığımı düşünüyorum.

Son olarak kritik soruya gelelim. 2011’de uygulanan iktisat politikaları, konjonktüre arzulanan yönde müdahale edebildi mi? Daha açık söyleyelim. Alışılanın dışında araçlar kullanan yeni para politikası bileşimi başarılı oldu mu? Merkez Bankası yönetimi “yumuşak inişi” gerçekleştirebiliyor mu? İktisatçılar (ve piyasalar) yıl boyunca bunu tartıştı. Yıl bitti ama tartışma devam ediyor. 2012 senaryolarını yazarken bu sorulara cevap arayacağım.

Bu noktada aklınıza takılanı tahmin ediyorum. 2011’in bilançosunu çıkarırken küresel ekonomiye, özellikle euro bölgesini kasıp kavuran krize hiç değinmedim. Türkiye’ye odaklandım. Bir anlamda haklısınız; ama yıl içinde ağırlığı küresel ekonomiye vermiştim. Yazılarımı okuyunca olayı nisbeten iyi kapsadığımı gördüm. O nedenle bu kez girmedim.

Okuyucularıma 2012’de sağlık, refah ve huzur diliyorum.




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir