Anasayfa / Ekonomi-Finans / 2012 Cari Açık ve Bütçe

2012 Cari Açık ve Bütçe




CARİ AÇIK VE BÜTÇE

2012 yılı için yapılan öngörülere bakıldığında büyüme tahminleri oldukça düşük iken cari açık tahminlerinin ise alıştığımız seviyelere göre çok yüksek olduğu dikkati çekiyor. IM7, bu yıl yüzde 10,3’e kadar çıkmasını beklediği cari açığın milli gelire oranının 2012’de yüzde 7,4’e inmesini bekliyor. Avrupa Komisyonu’nun 2011 yılı tahmini yüzde 9,8 iken 2012 yılı tahmini yüzde 8,8 düzeyinde. Hükümetin de bu yıl yüzde 9,4 olmasını beklediği bu oranın 2012’de ancak yüzde 8’e inebileceğini tahmin ettiğini görüyoruz. Büyüme bu kadar yavaşlarken cari açığın yine de alıştığımız seviyelere göre yüksek kalmasının beklenmesinin temel nedenini, ithalatımızın büyük bölümünü oluşturan hammadde ve aramallannın fiyatlarında önemli bir düşüş beklenmemesi oluşturuyor.

2012’de büyümenin düşük kalmasının önemli bir etkisi de şu sıralarda ekonomimizin en sağlam tarafı olarak bilinen bütçe üzerinde görülebilir. Hükümet, bu yıl yüzde 1,7 olarak gerçekleşmesini beklediği bütçe açığının milli gelire oranını 2012’de yüzde 1,5’e indirmeyi hedefliyor. Büyüme oranı düşük kaldığında vergi tahsilatı da düşeceğinden bütçe açığı beklenenden daha yüksek gerçekleşebilir.

Fakat burada önemli bir sorun yaşanacağını da sanmıyoruz. Ayrıca hükümetin de bu tür bir olasılığa karşı ek gelir kaynakları yaratmaya çalışarak 2012’ye hazırlık yaptığını gözlemliyoruz.

Sonuç olarak, Avrupa’daki borç sorununun bir bankacılık krizine dönüşmeyeceği varsayımı altında, 2012’nin Türkiye ekonomisinin yavaş büyüyeceği bir yıl olacağım söyleyebiliriz. Bu yavaş büyüme işsizlikte ve bütçe açığında bir miktar yükseliş getirebilir. Enflasyon ve cari açıkta ise biraz düşüş yaşanmasını sağlayabilir. Yaptığımız temel varsayımın gerçekleşmemesi halinde ise 2009 yılındakine benzer bir tabloyla karşılaşabiliriz.



Ağustos ayında 4,7 milyar dolara kadar düşen cari işlemler açığı eylülde yeniden yükselişe geçip 6,8 milyar dolara ulaştı. Bu durum ekonomik kamuoyunda kafaları biraz karıştırdı. Esasında ağustos sonu ile eylül başına denk gelen 9 günlük bayram tatilinin etkisi dikkate alınırsa burada kafa karıştıracak bir durum yok. Son üç ayın ortalaması alındığında, üçüncü çeyrekte cari açığın ikinci çeyreğin belirgin olarak altında kaldığı da görülüyor.

Bizim tecrübelerimize göre Türkiye’de bayram tatillerinin ihracat ve ithalat üzerinde ters yönlü etkileri var. Teslim tarihi bayram tatillerine denk gelen siparişlerin üretimin hızlandırılmasıyla daha önce gümrüklere verilmesi bayram öncesinde ihracatta geçici bir yükseliş yaratıyor. Tatil sırasında gelen ürünlerin sonradan gümrüklerden topluca çekilmesi ise bayram sonrasında ithalatta geçici bir yükselişe yol açıyor. Böylece dış açık bayram öncesinde geçici olarak düşerken, bayram sonrasında ise geçici bir yükseliş ortaya çıkıyor, Süresi 9 güne uzayan tatillerde bu etki güçlenirken, tatilin iki ay arasında bölüşülmesi ise söz konusu ayların verilerinde bir oynaklığa yol açıyor.

Biz ağustos ve eylül aylarının cari açık verilerinde gördüğümüz oynaklığı bu bayram etkisine bağlıyoruz. Bu oynaklığı gidermenin basit bir yolu iki ayın verilerinin ortalamasını almak. Bu yapıldığında ağustos ve eylül aylarındaki cari açığın ortalaması 5,4 milyar dolar olarak çıkıyor. Bu da temmuz ayındaki cari açık düzeyi ile aynı.

Ağustos ve eylül ayı verilerini bu şekilde düzelttikten sonra üç aylık verilere odaklandığımızda üçüncü çeyrekte cari açıkta ciddi bir düşüş olduğunu görüyoruz, ikinci çeyrekte 22,8 milyar dolar olan cari açık üçüncü çeyrekte 16,2 milyar dolara inmiş durumda. Bu gelişme ekonomideki yavaşlama eğilimiyle uyumlu görünüyor,

Ekonomideki yavaşlamanın devam etmesi dördüncü çeyrekte cari açığı biraz daha geri çekecek gibi, Bu durum kasım ve aralık aylarında yıllık cari açığın da düşüşe geçmesine yol açacak. Eylül sonunda 77,5 milyar dolara kadar çıkan yıllık cari açık, ekimde de biraz yükseldikten sonra, son iki ayda 75 milyar dolar civarına inebilir.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir