Anasayfa / Ekonomi-Finans / 2012 Ekonomi Yorumları

2012 Ekonomi Yorumları




2012 zor bir yıl olacak

Akın Öngör

2008’de başlayan finansal krizin etkilerini artırarak 2009’a kadar büyük bir küresel ekonomik krize yol açması, önde gelen Batı ekonomilerini temelden sarstı. Bu krizin büyük çöküntülere yol açmasını önlemek için alınan önlemler önemli parasal genişlemelere neden oldu. O kadar ki ABD, borçlanma limitlerini aştı. Yeni kanuni düzenlemeleri son dakikalarda gerçekleştirerek bütün dünyayı şaşkınlıklara boğdu. Neredeyse borçlarını ödeyemeyecek duruma düşecek Amerika Birleşik Devletleri! Bu, kimsenin aklına gelmemiş bir şeydi. Cumhuriyetçilerle demokratların beceriksizlikle yürüttükleri müzakereler ve Başkan Oba-ma’nın uzmanların söylediğine göre kendi yetkilerinin sınırlarını zorlamadığı tam kullanmadığı naif ve pasif davranışları…

Bugüne kadar kimsenin aklından geçirmediği böy-lesine önemli kriz, ABD’nin temerrüde düşmesi olasılığının olduğunu herkese gösterdi. En fazla da meraklı kredi derecelendirme kuaıluşlarına…

Avrupa tarafında ise hiçbir zaman Amerika’daki gibi krizin bankalara yaptığı tahribat ile tam yüzleşme olmadı, çözüm aranmadı. Üstü örtülerek sorundan uzaklaşılacağı sanıldı. Ancak sorunlar peş peşe Avaıpa Birliği’nde, daha da ciddi olarak Euro Bölgesi’nde patlak verdi.

AB’NİN SORUNU BÜYÜK

Avrupa Birliği’ni çeşitli çarpık bilgilerle yanıltan hatta bilinçli olarak sayıları saptırarak yanlış yönlendiren ülkelerin yarattığı ekonomik kriz, devletlerin borçlarını tam olarak geri ödeyememesi durumunu yarattı. Avrupa Birliği’nin Akdeniz ülkeleri, tarihlerinde görmedikleri bir şekilde finansal piyasaların güvenini kaybetti. Devlet borçlarının yarısını, yani yüzde 50 sini silerek alacaklıları zor duruma sokan ülkeleri “temerrüde düşmemiş” gibi sayarak (default) aslında finans kurallarım çiğnediler. Dünyayı kandırmaya çalıştılar. Kendi söylemlerine göre alacaklarının “istekli” olarak alacaklarının yarısını sildiklerini dile getirerek CDS’lerin (credit default swap) tetiklen-mesini suni olarak durdurmaya çalıştılar.



Bu durum İtalya’ya ve hatta Ispanya’ya doğru yayıldı. Bu satırlar yazıldığında, Avrupa’nın ekonomi kalesi Almanya’nın bile 10 yıllık borçlanma faizlerinin çok yükseldiği görülüyordu. Kim bilir Fransa bankaları, bu zorlu dönemi nasıl atlatacaklarını kara kara düşünüyorlardır.

EURO’DAN ÇIKIŞ KOLAY MI?

Avrupa Birliği içindeki Euro bölgesine girişin kuralları açıklanmış, kurallara uygunluğu hiç denetlenememiş ve bir soaın çıktığında bu bölgeden çıkış ise hiç düşünülmemiş, planlanmamıştı. Olacak iş değildi bu…

Yıllar önce İngiltere’nin Euro bölgesine girmemesini savunan eski TCMB başkanı Riişdii Saraçoğlu yine haklı çıkmıştı. Euro, arkasında maliye yönetimi, siyasi birlik veya ona uyumlu politikalan olmayan bir para birimi olarak kalmıştı.

TÜRKİYE’YE ETKİSİ NE OLUR?

Bu durum ülkemizi nasıl etkileyecek, biz buna bakalım. Benim öngörülerime göre Avrupa’nın içinde bulunduğu derin ekonomik kriz, ülkemiz ekonomisini olumsuz olarak ciddi biçimde etkileyecek. Türkiye aynı ölçüde krize girmeyecek.

Bunu belki de son 40 yılda ekonomimizi, mali dengeleri en iyi yönetenlere lx>rçlu olacağız. Ama krizin şiddetini hissedeceğiz.

Düşünün, müşterileri zora giren, ödeyemeyen bir iş yeri de zorlu dönemlerle karşılaşır. Bizim de en büyük ihracat müşterimiz AB’dir. Dış satımımızın yaklaşık yüzde 45-50’sini bu birliğe yapıyoruz. Oradaki sorun bizi de ihracat açısından yavaşlatacak, zorlayacaktır. Son yıllarda ihracat pazarlarımızı başka kıta ve ülkelere yayma politikaları bizi büyük şoklardan göreceli olarak koaıya-caktır.

Ülkemizde hane halkının borçluluğu, Batı dünyasının örneklerine göre çok daha düşük. Son yıllarda yaratılan 3,5 milyon yeni iş, yeni talep yaratarak canlılık getirdi. İç pazarda canlı talep ekonomimize hareket getirecektir.

Cari açığın sınırlanması için, bu talebin karşılanmasının kısmen frenlenmesi ve kredi musluklarının sıkı-laştınlması gündeme yeniden gelmesine rağmen Türkiye ekonomik açıdan büyümesini sürdürecektir.

2012 YILI ZORLU OLACAK

Biz Avrupa gibi krize girmeyeceğiz ama dışarıdan gelecek sermaye girişlerinde hem miktar olarak hem de maliyet olarak daha zorlu koşullar ile karşılaşacağız. Önümüzdeki yıl Avaıpa’nın yavaşlaması ile piyasalardaki likiditeden yararlanmaya çalışarak yine ülkemizin cari açığını finanse edeceğiz. Ama daha zor ve pahalı koşullarda… Bu duaım da kredi piyasalarına yansıyacak.

2012 zor olacaktır ama 2001-2002 gibi yıkıcı derin kriz olmayacaktır… Bana göre ülkemizin bu koşullarda yüzde 4 civarında büyümesi, göreceli olarak bizi sonraki dönemlerde daha da avantajlı duruma getirecektir… Ama 2012 yine de zor bir yıl olacaktır…

Akın Öngör
Bankacı, CEO Club Başkanı






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir