Anasayfa / Ekonomi-Finans / 2012 Yılında Kobileri Neler Bekliyor

2012 Yılında Kobileri Neler Bekliyor




2011 yılında dünya ekonomisi oldukça sıkıntılı geçti. ABD’den Avrupa bölgesine sıçrayan krizin boyutları her geçen gün derinleşirken, Türkiye ekonomisi ilk iki dönem itibariyle oldukça parlak bir büyüme performansı gösterdi. İlk çeyrekte yüzde 11,6, ikinci çeyrekte yüzde 8,8 büyüyen ekonomi KOBİ’ler açısından da olumlu bir iklim yarattı.
Ekonomik ortamın olumlu olması ve faiz oranlarının düşük seviyeleri KOBİ’lerin makine parkını yenilemesine ve kapasiteyi artıracak yatırımlar yapmasına imkan verdi. Öte yandan, özellikle yılın ikinci yarısından itibaren ekonomi hız kesmeye başladı. Kurlardaki hızlı değer kaybı ve faiz oranlarındaki yükseliş krizin yaralarını sarmaya çalışan KOBİ’leri olumsuz etkiledi.
Peki 2012 yılından KOBİ’ler neler bekliyor? KOBİ’ler için ne gibi fırsatlar, ne gibi riskler var. Kanaat önderleriyle KOBİ’lerin 2012’sini konuştuk. İşte kanaat önderlerinin görüşleri:

Girdi maliyetleri can yaktı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2011 yılının ilk yarısında yüzde 10,2’lik büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinin ülkemizdeki KOBİ’lerin yakaladığı dinamizmin en büyük göstergesi olduğunu söylüyor. 2011’de 135 milyar dolar ihracat rakamının da KOBİ’lerin başarılı bir yıl geçirdiğinin işareti olduğunu ifade eden Büyükekşi, şöyle devam ediyor:
“Tüm bunlara rağmen 2011 yılında derinleşen küresel ekonomik kriz nedeniyle zorluklar yaşayan, talep sıkıntısı çeken firmalarımız oldu. Bu firmalarımız alternatif pazarlara büyüyerek ihracatlarını arttırma fırsatını buldular. TİM olarak, her çeyrekte ihracatçılara uyguladığımız bir İhracatçı Eğilim Anketimiz mevcut. Araştırma sonuçlarına göre yılın 3’üncü çeyreğinde ihracatçı firmalarımız diğer çeyreklere kıyasla en çok girdi maliyetlerindeki artış nedeniyle sıkıntı yaşadı. Bu dönem içerisinde TL’nin döviz karşısındaki değer kaybından girdi maliyetlerinin artışı olarak etkilendiklerini belirten ihracatçıların oranı yüzde 77. “Benzer trend hammadde girdi maliyetlerinde de görülüyor. İhracatçıların yüzde 55,8’i hammadde girdi maliyetlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yükseldiğini belirtmekte. İhracatçı firmalarımızın yüzde 47,5’i üretimlerinin, yüzde 49,5’i ise ihracatlarının geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında yükseldiğini söylüyor.” Büyükekşi 2011’in 2’nci çeyrek sonuçları ile karşılaştırıldığında yılın 3’üncü çeyreği üretimin ve ihracatın azaldığı bir dönem olarak belirginleşmekte. Yılın 4’üncü çeyreğinde ise ihracatçıların girdi maliyetlerinin artacağı beklentisi içerisinde olanların oranı yüzde 60,9” diyor.

İhracatta kısmi sıkıntı olabilir
Orta Vadeli Program’ın 2012 yılı büyüme beklentisinin yüzde 4, ihracat beklentisinin ise 148,5 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Büyükekşi, global pazarlarda ciddi riskler mevcut olsa da Türkiye’nin ekonomik gidişatındaki pozitif seyrin devam edeceğine inandıklarını ifade ediyor. “Bu noktada ihracatçılarımızın ve KOBİ’lerimizin finansman araçlarını çeşitlendirmesini, yeni projelere yönelerek finansman olanaklarını artırmasını bekliyoruz” diyen Büyükekşi, ihracatçı ve üretici KOBİ’lerin üretim maliyetlerini azaltmaya yönelik tedbirler almasını, Ar-Ge ve inovasyona daha fazla önem vermesini istediklerini de sözlerine ekliyor. Ar-Ge ve inovasyona önem veren KOBİ’lerin 2012 yılını da başarılı bir şekilde geçireceklerini kaydeden Büyükekşi, KOBİ’lerin 2012 yılında da girdi maliyetlerindeki artış ve ihraç pazarı konularında sıkıntı yaşayabileceklerini dile getiriyor. Büyükekşi, şunları söylüyor:
“Bunun yanında talep azalışı ve girdi maliyetlerinin yükselmesi ile birlikte yaşanan stok artışları kısa vadede nakit akışları ve likidite konusunda firmalara sıkıntılar yaşatabilir. 2012 yılında gelişmiş ülkelere ağırlıklı olarak ihracat yapan sektörlerde kısmi sıkıntılar yaşanabilir. Alternatif ve büyüyen pazarlara, gelişmekte olan ülkelere ihracat yapan, üretimini ve ihracatını Ar-ge ve inovasyon ile destekleyen sektörler ise daha olumlu bir yıl geçirecekler.”



Ekonomi olumlu iklim yarattı
TÜRKONFED Başkanı Erdem Çenesiz’e göre ise 2011 yılında dünya ekonomisi oldukça sıkıntılı bir dönem geçirmesine karşın Türkiye ekonomisi ilk iki dönem itibariyle oldukça parlak bir büyüme performansı gösterdi. Bunun KOBİ’ler açısından da olumlu bir iklim yarattığını kaydeden Çenesiz, ekonomik ortamın olumlu olması ve faiz oranlarının düşük seviyeleri KOBİ’lerin makine parkını yenilemesine ve kapasiteyi artıracak yatırımlar yapmasına imkan verdiğini söylüyor. “Ama sıra henüz yeni yatırımlara gelmeden ekonominin yeni bir yavaşlama dönemine girdiğini gördük” diyen Çenesiz, şöyle devam ediyor:
“Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren ekonomi hız kesmeye başladı. Kurlardaki hızlı değer kaybı ve faiz oranlarındaki yükseliş krizin yaralarını sarmaya çalışan KOBİ’leri olumsuz etkiledi. Makroekonomik açıdan bakıldığında kur hareketlerinin hızlanması ithal girdi kullanan KOBİ’leri olumsuz etkilerken, son dönemde faizdeki artışlar KOBİ’lerin finansmana erişiminde sıkıntılar oluşturmaya başladı.
AB’de borç krizinin büyümesi, AB ülkelerinin ithalat talebini azaltırken, Türkiye’deki KOBİ’lerin ihracatlarını da vurdu. AB’deki sorunların devam etmesi, KOBİ’lerin bu sıkıntılarının da sürmesi anlamına gelecek. Benzer şekilde Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki sorunlar da bu ülkelere ihracat yapan KOBİ’leri olumsuz etkiledi.”

“2012 zorlu geçecek”
2012’de ise küresel piyasalarda belirsizliğin devam edeceğini ifade eden Çenesiz, kurlardaki yükselmeye bağlı olarak KOBİ’lerin ithalat faturasını artırırken, ihracat imkanlarının genişlemesine çok da fazla katkı yapamayacağını vurguluyor. “Çünkü başlıca ihracat pazarlarında kurun seviyesi ile ilgisi olmayan sıkıntılar var” diyen Çenesiz, bu yüzden dünya ekonomisinin ve Türkiye ekonomisinin yavaşlamasının beklendiği 2012 yılının KOBİ’ler açısından da sıkıntılı geçmesinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor. Çenesiz’in 2012 yılına ilişkin görüşleri şöyle:
“2012 yılı bu yıla göre herkes için daha zorlu olacak. Yurt dışı talep zaten düşmüştü. Son zamanlarda ise yurtiçi talebin de yavaşlamakta olduğu sinyallerini alıyoruz. Finansal istikrarın hepimiz açısından önemli olduğunu biliyoruz. Merkez Bankası kredi hacminde aşırı hızlı genişlemeyi önlemek için geçen seneden bu yana bir dizi önlem aldı. Bu önlemlerin sonucunda kredi genişlemesi yüzde 50’lerden yüzde 10’lara geriledi. Bu da iç talepte yavaşlamaya yol açtı.”
Bu nedenle KOBİ’lerin hem iç piyasada hem de küresel piyasalarda talep durgunluğu ile karşılaşması ciddi bir ihtimal olarak durduğunu belirten Çenesiz, şu anda da en temel sorunun talep yetersizliği. Çenesiz, ayrıca yurt dışında finansal yatırımlarda riskten kaçınma tavrının belirleyici olması, içeride de kredi koşullarının eskiye oranla sıkışacağını ve KOBİ’lerin finansmana erişimde zorlanabileceğini sözlerine ekliyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir