Anasayfa / Haberler / AB’de gıda maddelerinin güvenliği

AB’de gıda maddelerinin güvenliği




AB gıda maddeleri kurallarıyla geleneksel ürünlerin piyasadan silinmesini engellerken diğer yandan kaliteli yeniliklerin oluşmasına da ortam sağlıyor.

AB’de gıda maddelerinin güvenliği

TÜRKİYE’DE televizyonlarda anlaşılmaz bir şekilde bal reklamları oynamaya devam ediyor. Ardından Gıda Bakanlığı sipariş ettiği bazı balların sahte çıktığını söylüyor.

Bir başka kanalda gazeteci Coşkun Aral, zeytinyağı konusunda kendisine önerilen bir belgesel hazırlamaktan vazgeçtiğini çünkü sponsor şirketin yağlarına fındık yağı karıştırdığını anlatıyor.

Bilindiği gibi Türkiye zaten henüz şap ülkesi olarak görüldüğü için, AB’ye ne et ne de süt ürünleri ihraç edebiliyor. Hayvanlar Anadolu’dan Avrupa Yakası’na geçemiyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün girişinde hayvan kontrol merkezi var.

ihraç edilen bazı tarım ürünlerinde ise bitki ilacı artığı saptandığı için ürünlerin geri gönderildiği biliniyor. Bu durumda Türk ürünleri için kalite ve güvence sorunu ortaya çıkıyor.

AB içinde birliğin işleyiş ve çalışmasına yönelik anlaşmanın 168 ve 169. maddeleri hem tüketicinin korunması hem de ürünün güvencesi için ortak politika ve alınacak önlemleri belirliyor. Ayrıca gıda maddelerinin güvenli olması için EFSA adı verilen bir Avrupa Dairesi de var. Bu daire hem bilgi veriyor hem de yardımcı oluyor.

AB’DE DURUM NASIL?

AB, gıda ürünlerinin güvenli olması için hayvan sağlığı ve korunmasına, ayrıca bitki sağlığına da önem vererek üreticiden tüketiciye dek ürün zincirinin aralıksız izlenebilmesini öngörüyor. Böylece AB içinde satışların güven içinde, özgürce yapılmasına olanak sağlanıyor. Bu kalite kuralları yalnızca AB içinde üretilen ürünler için değil, ithal edilen ürünler için de geçerli.

İster AB’de üretilsin, ister ithal edilsin, gıda maddesi stratejisi üç temel üzerine kurulmuş durumda:



■    Gıda ve gıda hijyenine tabi yemlerin güvenliği konusunda var olan hukuki kurallara uymak,

■    Karar vermede güçlük olursa bilimsel temellere dayalı bir bilirkişi raporu,

■    Etkili bir denetim.

Bunlara ek olarak tüketicinin özel olarak korunmasına yönelik,

■    Tarım ilaçları artıkları, gıda maddesi katkıları, boyar maddeler, antibiyotikler veya hormonların olmaması,

■    Gıda ürünlerine yapılan vitamin, mineral ve benzeri maddelerin katkılarının bildirilmesi,

■    Gıda maddelerinin paketlendiği ve temas ettiği ambalajların plastik olmaması,

■    Ambalajda bildirilen, paket içeriğin de alerji yapabilme uyarısının yanı sıra “az yağlı” veya “yoğun miktarda lifli” olduğunu gösteren işaretlerin doğru olarak kullanılmaması önem kazanıyor.

Bu arada AB gıda maddeleri kurallarıyla geleneksel ürünlerin piyasadan silinmesini engellerken diğer yandan kaliteli yeniliklerin de oluşmasına ortam sağlıyor.

Yeni üye olan ülkelere gelince… Bu ülkeler için geçiş kuralları belirlenebiliyor. Ancak bu dönem zarfında AB’ye yapılacak ihracat kurallara uygun olmadığı sürece engelleniyor.

AB komisyonu, gen teknolojisi, klonlama ve nano teknoloji konularında yeniliklerin sorumluluk içinde gelişmesinin AvrupalIların güveni için en iyi teminat olduğu düşüncesinde… Komisyon, böyle bir yaklaşımın ekonomik gelişim için de yararlı olduğuna inanıyor.

Yukarda sözünü ettiğimiz kurallara uygun olduğu kanıtlandığı sürece her ürün AB içinde serbeste dolaşıp ticaret konusu olabiliyor. Çoğu kez kısa vadede kar düşüncesiyle yapılan yanlış ithalat, bir ülkenin diğer ürünlerine de kuşkuyla bakılmasına yol açıyor.

Ve yarattığı zarar, kısa vadede getirdiği kardan daha büyük oluyor.

Ayrıca kanser sadece sigaradan değil, çoğu kez yediğimiz gıdalar ve soluduğumuz havadan da kaynaklanıyor.

O nedenle gıda sorunu önemli ve toplumsal özen gerektiriyor.

DR. MURAT UĞUR AKSOY






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir