Anasayfa / Şirket Haberleri / Alametifarika Ajansın Başarı Sırları

Alametifarika Ajansın Başarı Sırları




Afacan Ajansın Başarı Sırları

Türkiye’nin en hızlı büyüyen ve en çok kazanan ajansı olan Alametifarika, kendini yeni yetme bir erkek çocuğu olarak tanımIasa da yaptığı işlerin boyu hiç az değil. Alametifarika‘nın müşterileri için hazırladığı reklamlar, adetsel bazda bir senede toplam 980 bin 652’ye ulaştı.

Beşiktaş akaretler’de iç İçe geçmiş üç katlı birkaç ev; yanyana, birbirine yapışık… Merdivenler, odalar, stüdyolar, grafik tasarım atölyeleri… Burada reklamcılığın en popüler işleri ele alınıyor. Peki ne mi oluyor? Kimi zaman yan komşunun şampuanı değiştiriliyor, kimi zaman annemizin margarini ya da babamızın o çok sevdiği otomobil markası! Kısaca alışkanlıkların duvarları yıkılıyor. Son birkaç yıldır üst üste en hızlı büyüyen ajans seçilen Alametifarika’ya, Türkiye’nin en büyük markaları kendilerini teslim etmiş durumda. Global rakipler ise bu büyüklük konusunda biraz geriden geliyor.

“Bağırsaklarımızın tümü dışarıda” diyen ajans yöneticileri, başarı konusundaki ipuçlarını kendilerine saklıyorlar. Aslında Türkiye’de bir reklam ajansı için “Hızlı büyüyor” demek oldukça zor çünkü bunun çeşitli kıstasları var. En önemli kriter de müşteri sayısı. Dünyada da ajans büyüklüklerini ortaya koyan iki önemli nokta var. Biri müşteri sayısı, diğeri ciro. Ancak Türkiye’de reklam ajansları cirolarını gizli tutuyorlar. Bu nedenle liderlik sıralaması müşteri sayıları ile belirleniyor. Yurtdışın-da da borsaya kote olan ajanslar, büyüklüklerini müşteri sayılarıyla ifade ediyorlar. Bu nedenle Londra ya da Nevv York borsalarında işlem gören reklam ajansları için müşteri sayıları önemli. Hatta pek çok ajans, rakiplerinin müşteri sayılarını açıklayarak kıyaslamak olarak büyüklüklerini ilan ediyor. Türkiye’de de reklam ajanslarının büyüklüğü, kaç müşteriye hizmet verdiğiyle ölçülüyor. Alametifarika, 21 reklamverenin 48 markasına hizmet veriyor. Türkiye’nin en büyük markalarıyla çalışıyor. En son Lassa, 11818, Fibabank, Pınar ve Zaman gazetesini müşteri portföyüne ekleyen ajansın Turkcell, Pepsi, Garanti, THY, PO, Ülker, Toyota, Arzum, Efe Rakı, Turkmax, DYO, Bridgestone, Lig TV diğer çalıştığı markalar. Nielsen Media Pazarlama Analisti Erdem Tolon, reklam bazında içeriğin yaratıldığı kreatif ajanslar ile ilgili detaylı analizlerde, 2010 yılında TV mecrasında en fazla yeni reklamı yayınlanan kreatif ajansın Alametifarika olduğunu söylüyor.

Ajansın markalara hazırladığı reklamlar, adetsel bazda bir senede toplam 980 bin 652’ye ulaştı. Mecra dağılımında ise TV de 454 bin 204 adet, gazetede 5 bin 744 adet reklam yayını ile lider oldu. Alametifarika’nın sektördeki başarısını ve büyümesini ajans genel müdürü ve başkan yardımcısı Yasemin Sümer, “Daha çok müşteri gelsin diye bir çabamız yok. Büyük firmaların kapılarını da çalmıyoruz. İyi iş bize iş getiriyor. İş işi doğuruyor” diyerek açıklıyor.

Ajansın kemikleşmiş bir yapısı var. Kreatif Direktör Emrah Karpuzcu, “Geleneksel reklam ajansı standartlarında değiliz. Müşterisiyle her süreci kesin ve net yürüten bir ajansız. Türkiye ile kavgalı ve derdi olanlar değil, barışık insanlar bu ajansta” diyor. Ajansı farklılaştıran noktalardan biri de çalışma şekli. Hiyerarşi yok. Dört takımdan oluşan çalışanlar müşterinin işlerinin yoğunluğuna göre takımlar oluşturuyorlar. Komplike bir yapı yok. Prodüksiyon işleri ayrı. Destek departmanlar ayrı. Kısaca, işin mutfağı dört küçük ajans var. Ajanstakilerin unvanı yok. Herkes yetenekleriyle orantılı sorumluluklar alıyor. Bu sorumluluk alanının sının da iştaha ve güce bağlı. Bu çalışma yöntemi de Alametifarika’ya en az çalışanla en fazla iş yapan ajans olma özelliği katıyor. Reklamverenle kurulan ilişkilerde ise ortak anlayış söz konusu. Sümer, “Ertesi gün sunum varsa ve aklınıza bir şey gelmediyse, normalde kıvırırsınız. Bunu yapmıyoruz. Açık ve net ilişkiler kuruyoruz” diyor. Ajans müşterilerinden biri PepsiCo. PepsiCo İçecek Kolalı İçecekler ve Meyve Suları Pazarlama Direktörü Uğur Öğlü, Alametifarika ile işbirliklerinin 2009’da “Pepsi Yaşatır Seni” kampanyası ile başladığını, iki yalda pek çok başarıyla imza atıldığını söylüyor. “Alametifarika ile DNA’mız tuttu” diyen Öğlü, marka skorlarının 2008’den bu yana yükselişte olduğuna değiniyor.



ALAMETİFARİKA, bir grup yaratıcının eliyle hayata geçmiş bir ajans. Kısa sürede büyük yol aldı. Ajansın kurucusu, başkam ve yaratıcı direktörü Uğurcan Ataoğlu. O, ajansını “Batı’da eğitim alıp, yurduna hizmet için geri dönüp, işini kurmuş bir delikanlı” diyerek tanımlıyor bir röportajında. Ajansın karakteristik özelliğini ise “Sesi güzel, konuşmaya sever. İngilizce’si çok iyi ama dilinden utanmıyor. Konuşurken yabancı kelime kullanmamaya özen gösteriyor. Osmanlıca’ya ilgi duyuyor. İsminden de anlaşılacağı gibi biraz zor ve unutulmaz bir karakteri var. Dayanamadığı şey sıradanlık. En zayıf yanı ise her türlü dağınıklık ve pasaklılık” diyerek açıklıyor.

Ataoğlu, yakaladıkları başarının nedenlerini sıralarken, çalışma yöntemlerinin, herkesin tamam dediğini bulana kadar bütün algıları açık tutup, denetimsiz fikir sayıklamak olduğunu söylüyor. Satıcı refleksine ve iç seslerine güvendiklerine değiniyor. “Biz müşteri için, müşteriye rağmen anlayışıyla iş yapıyoruz” diyor. Garanti Bankası Kurumsal Marka Yönetimi ve Pazarlama İletişimi Birim Müdürü Elif Güvenen ise, Alametifarika ile işbirliklerinin 2004’ten bu yana sürdüğünü söylüyor. “Alametifarika, Garantiyi, Garanti kültürünü, ürünlerini çok iyi tanıyor. Garantinin bir ekip üyesi gibi çalışıyor. Bütün bunlar brief süreçlerini hızlandırıp, sonuç odaklı bir iletişim kurulmasını sağlıyor” diyor. Ajansın en önemli özelliklerinden birinin, tüketicinin ne hissettiğini çok iyi analiz ederek, bu doğrultuda işler çıkarmak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Alametifarika tüketicinin kalbine giden yolu bulmak konusunda doğru tespitlerde bulunabilen bir ajans.”

Ajansın sadece yurtiçi değil, yurtdışındaki imajı da başarılı. İngiliz reklamcılık dergisi Campaign ile beraber dağıtılan “Dünyanın lider bağımsız ajansları 2011” ekinde yer alan Alametifarika, geçen yılın sonunda kendi yerel pazarlarında öne çıkan ajansların bir araya geldiği netvrark’e üye oldu. Yazının başlığında “Her zaman cevaplardan çok sorular olacaktır” diyerek stratejilerini cümle içinde anlatan ajans yetkilileri, aslında reklamda izledikleri stratejileri hemen kapı girişindeki tabelada da belirtiyorlar: “Bilim, sanat, teknoloji ticaretin emrinde.”

Alametifarika, birçok reklamcının gocunduğu “pazarlamacı” sözcüğünü altını çizerek kullanıyor. “Biz iyi bir satışçıyız” diyen kreatif direktör Karpuzcu, “Reklam-verenin bize iyi bir satışçı demesi bize gurur verir” diyor. Alametifarika’nın asıl şöhreti ise, kendi içinde yarattığı şöhretten değil, markalar için yarattığı sinerji ve ticari başarıdan kaynaklanıyor. Büyük markalar birlikte projeler geliştirirken reklam çalışmalarında yine Alametifarika’yı tercih ediyorlar. Kola çıkarmak isteyen Ülker’e Cola Turka adını bulmak, Hazır Kart’ın Özgür Kızı’yla birlikte bütün Türkiye’ye “Ben özgürüm” dedirtmek, Turkcell’in sinyal bebeği “selocanları”, Digiturk’ün kırmızı koltuğu, “12 dev adam”, “Baba Beni Okula Gönder” kampanyası, Pınar’ın organ karakter kuklalan bu yaratıcı girişimlerden bazıları.

Reklam ve pazarlama uzmanı Prof. Dr. Ali Atıf Bir, Alametifarika’nın başarı sırrını TV mecrasındaki payını her geçen gün artırmasında görüyor. Başarıyla ilgili bir diğer motto ise şirketin girişindeki duvarda yazıyor. “Gerçek mi değil mi, etkisinden belli olur.” Bu cümle hakkında “Bilinçaltına yerleştirilen bir doktrin oluşturuluyor adeta” diyen pazarlama ve reklam iletişim uzmanı Fatoş Karahasan şöyle devam ediyor: “Alametifarika’nın kültürü ‘İyi reklam kendi adına konuşur’ saptamasını reddediyor. Bunun yerine bütçenin, tüketicinin duymak istediği ve satışların geldiği noktanın tartışılması gerektiğini savunuyor.”

Alametifarika bir başka alameti de en çok çalışılmak istenen ajanslardan biri olması. Ajansa iş başvurusu yapan pek çok kişi dikkat çekmek için bloglar açıyor, türlü cambazlıklar yapıyor. Bunlardan biri de online mecrada “Bu blog Alametifarika ajansına girebilmeye adanmıştır” bloğunu kuran kişiye (ismi saklı) ait. Blog’daki giriş cümlesi ise şöyle: “Alametifarika adlı reklam ajansına reklam yazarı olarak girmek istiyorum. Ama bunun için yeterince özelliğimin olmadığını fark ettim.

Ben de sahip olmam gereken özellikleri maddeler halinde yazmaya karar verdim…” İşin tam da bu noktasında Karpuzcu, iş başvurusunda bulunan ve ajansta çalışmak isteyenler için ellerinde belirlenmiş kuralların olmadığını söylüyor. Metin yazarı Metin Ünsal, ajansın çalışma şartlarının kötü olduğunun bir şehir efsanesi gibi anlatıldığını söylüyor. “İş başvurusu yapan arkadaşlara tavsiyem, cambazlık yapmalarına gerek yok. Burada kimse buna prim vermiyor. Gözünde bir pırıltı var mı buna bakıyoruz” diyor.

Bu kadar başarılı bir ajansın hiç mi zayıf yönü yok? “Olmaz mı hiç” diye cevap veriyor Yasemin Sümer. “Kuralları sürdürülebilir olan bir şirket olamadık. Kaotik bir yapıdayız. Kurallar her an değişebilir. Bu durumu o kadar benimsedik ki, bizi rahatsız etmiyor. Ama aramıza yeni katılanları farklı etkiliyor” diyor. Alametifarika tahmin edilemez süreçlerine adapte olacak kişileri arayıp, ekibe katmaya devam ederken bir yandan da kontrolsüz bir karaktere sahip olduğunun sinyallerini veriyor. Şirketin mottosunda yazan ayrıntı ise tek cümleyle özetliyor: “Öngörülemez bir enerjimiz var ve biz afacan bir ajansız.”






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir