Anasayfa / Kariyer ve İş / Alex Ferguson’un Yönetecilik Sırları

Alex Ferguson’un Yönetecilik Sırları




SIR Alex Ferguson, 27 yıldır Manchester United’ın teknik direktörlüğünü yapıyor. Şirketlerin ve kurumların başında onun kadar uzun süre görevde kalanların ve bu sürede başarılı olanların sayısı fazla değil.

yoneticilik sirlariFerguson’un yönetim tarzı bilim insanlarının da ilgisini çekiyor. Ferguson’un yönetim felsefesi geçen yıl ABD’deki Harvard Üniversitesi’nde “örnek olay” olarak incelenmişti. Pazarlama dalında öğretim üyeliği yapan Anita Elberse, geçen sonbaharda Ferguson’un öğrencilere bir konferans vermesini de sağlamıştı.

Hatasını gördüğü futbolcuları karşısına alarak, aralıksız ve sert cümlelerle eleştirmesi, bir saç kurutma makinesinin çalışmasına benzetilen Ferguson kaybetmekten nefret ediyor. Belleğinde yalnız kendi takımının maçları değil, tüm önemli karşılaşmalar ile ilgili anılar bulunuyor. Örneğin 90’lı yıllarda İtalya’nın Milan ile Napoli takımları arasındaki bir maçın kadrolarını ve önemli olaylarını hatırlayabiliyor. Her sabah yedide antrenman sahasında olan yıllanmış teknik direktör aynı çalışma disiplinini futbolcularından da bekliyor.

72 yaşındaki teknik direktör, antrenman tekniklerindeki yenilikleri kolayca benimsiyor. Tesislerde bir “uyku odası” inşa edilmesi ve kemikleri güçlendirecek D vitamini düzeyini yükseltmek için güneşlenme çadırlarının kurulması, onun çağa uyum yeteneğini kanıtlıyor.

Öfkeli çıkışlarını bile hesaplayarak ve hakemleri baskı altına almak için yapan Ferguson’ın futbol hayatındaki tek kontrolsüz hareketi 2003 yılında David Beckham’ın yüzüne krampon fırlatmasıydı.

FERGUSON’UN GÖRÜŞLERİ

Manchester United’ın yöneticisi Ferguson çalışma yöntemleri hakkında şu bilgileri veriyor:

“Sezon öncesinde futbolcuların kondisyonunu aşamalı olarak yükseltmeyi tercih ederim. İlk maçlarda biraz aksa-sak da ekim ayında kendimize geliriz.” “Takım kadrosunu maça iki saat kalıncaya kadar açıklamam. Rakiplerime neden ipucu vereyim ki?”

“ilk ll’i açıklamadan önce kadroya almadığım futbolcularla özel bir görüşme yaparım. Onların özgüvenini yükseltmeye çalışır, kararımın nedenlerini anlatırım.”



“Maç sırasında, oyundan kopmamak için not almam. Gözlerim bana yeter.”

“Devre arasında futbolcularla konuşmak için sekiz dakikalık bir süre vardır, ilk devrenin son dakikalarında futbolcularımla nasıl konuşacağımı düşünürüm. Eğer yenik durumdaysak, etkili olacak bir şeyler söylemem gerekir.”

“25 yıl önce futbolculara karşı daha serttim. Günümüzün oyuncuları biraz kırılgan oldukları için daha ılımlı davranmaya gayret ediyorum. Bunda yaşımın ilerlemesinin de payı var.”

TAKIM OLMANIN İLKELERİ

Yalnız takıma yoğunlaşmak yerine önce kulübü sağlam temeller üzerine oturtmayı amaçlayan Ferguson, esas aldığı ilke ve kuralları şöyle anlatıyor:

• Gençlere imkân: “Genç oyuncuları takımla bütünleştirmek ve onları geleceğin takımının temel taşlan yapmak kalıcı başarının ilk koşuludur.”

• Çalışma ahlakı: “Sıkı çalışma iradesi de bir tür yetenektir. Futbolcular başkalarından daha çok çalışmak zorundadır.”

• Disiplin anlayışı: “Hepsi milyoner olan 30 üst düzey profesyonelle birlikte çalıştığım için denetimi hep elimde tutmak zorundayım. Denetimim dışına çıkan bir futbolcu benim için ölmüş demektir.”

• Taktik değişimi: “Oyun taktiğini rakibe göre değiştiririm. Rakiplerin en etkili ve arkadaşlarını yönlendirebilen bir veya iki oyuncusunu tespit edip onları durduracak önlemler almaya çalışırım.”

• Kişiliğin korunması: “Sorunları olanlarla özel olarak konuşurum. Futbolcularımı, kamuoyu ve basın önünde eleştirmem. Oyuncular da bunu bilir. Cezaları kulüp içinde veririz, dışarıya yansıtmayız.”

• Takımın yenilenmesi: “Bir dönemin büyük futbolcularını yaşları ilerlediğinde takımdan ayırmak üzücü ve zor bir iştir. Ancak performans, bir kez gerilemeye başladığında, iki yıl sonra durumun daha da kötü olacağını bilmek gerekir.”

• Rotasyon: “Bazı iyi oyuncuları, daha az önemli gördüğüm bir maçta dinlendiririm. Bu risklidir ama takımıma güvenmek zorundayım.”

• Öykünün rolü: “Oyunculara konferans çekmek yerine, hayal gücümü kullanarak onlara öyküler anlatırım, farklı deneyimler yaşatırım. Onları bir kez Andrea Bocelli’nin konserine götürmüş ve orkestradaki eşgüdümü ve ekip çalışmasını örnek göstermiştim.”

Para Dergisi





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir