Anasayfa / Haberler / Alışveriş Çılgınlığı Kara Cuma Bereketi

Alışveriş Çılgınlığı Kara Cuma Bereketi




Kara Cuma bereketi

Yılbaşı yaklaşırken Batı dünyası alışveriş çılgınlığı yaşıyor. Dükkânlar bir yılda yapamadıkları ciroyu tek bir günde yapıyor. Kara Cuma olarak adlandırılan alışveriş gününde ABD’de 65 milyar dolarlık satış yapıldığı tahmin ediliyor…

kara cuma

KARA Cuma” deyince insanın aklına bir ekonomik kriz geliyor. Ama bu kez öyle değil. Kara Cuma, Batı dünyasının, yılbaşı alışverişlerinin en yoğun olduğu güne verdiği bir ad. Söz konusu günde tam bir alışveriş çılgınlığı yaşanıyor. Yüz milyonlarca insan, kendini kaybetmişçesine alışveriş yapıyor. İhtiyacı olsun olmasın, eline ne geçerse satın alıyor. Çoğunu da eşe dosta, akrabaya hediye etmek için alıyor. Alan memnun… Satan daha da memnun…. Neden “Kara” demişler, bilen yok.

Bu çılgınlığın en yoğun yaşandığı ülke de şüphesiz Amerika Birleşik Devletleri. Herkes, kasım ayının son cumasında alarm durumuna geçiyor.

Şirketler, ellerindeki stokları eritmek, tüketici de ucuza daha fazla alışveriş yapabilmek için bu cumayı bekliyor. Nedir bu cumanın kerameti?

Kara Cuma, bir tatil günü değil. Ama ülkenin pek çok eyaletinde devlet daireleri, okullar tatil ediliyor. Çok daha fazla kişi, alışveriş çılgınlığına katılsın diye. Bu, uzun yıllardır var olan bir gelenek de değil. Sadece son altı yedi yıldır görülen bir alışveriş alışkanlığı.

DELİCE ALIŞVERİŞ

Bu delilik, geçtiğimiz hafta yaşandı. İlk haberlere göre ABD’de ülke çapında 300 bin bisiklet, 1 milyon 400 bin tablet bilgisayar, iki milyon televizyon tek bir günde satıldı. Dükkanlarda oluşan izdiham nedeniyle 10’u Chicago’da olmak üzere ülke genelinde 147 kişi göz altına alındı. Bazı dükkanlarda, banyo havluları 29 cent’ten satıldı ve kapışıldı. Üretici firma, Kara Cuma’da 2 milyon 800 bin havlu sattıklarını açıkladı. Kara Cuma tanımlaması, Philadelphia kentinden çıktı. Kent sakinleri, bir yıl boyunca görülmemiş bir kalabalığın bir günde ortaya çıkması, trafiği kilitlemesi nedeniyle olsa gerek Kara Cuma yakıştırmasını buldular. Aslında o gün, dükkan sahipleri ve üretici firmalar için hiç de “kara” değil. ABD’de yıl boyunca zarar eden ya da başa baş satış yapan on binlerce dükkanın, sadece Kara Cuma’da kâra geçtiği ileri sürülüyor. Hem de bütün bir yılın zararını silecek kadar.

Şimdi bu çılgınlığın boyutları hakkında bir fikir vermesi açısından önceki Kara Cuma’lardan bazı örnekler aktaralım.

VUKUAT ÇOK

2006’da Columbus kentinde bir mağazanın güvenlik kameraları, müşterilerin birbirinin elinden ürün kaptığını, bazı ürünlerin kırıldığını, insanların birbirleriyle yumruklaştığını gösteriyordu. Polis, bu görüntüler karşısında çaresiz kalmıştı.

2008’de New York eyaletinin Valley Stream kentinde, iki bin kişinin, en fazla 500 kişinin girebileceği bir dükkana adeta saldırdığı, 34 yaşındaki bir tezgahtarın ezilerek öldüğü, polis kayıtlarına geçti.

2009’da Atlanta’da yine bir dükkan içinde oluşan izdihamda yaralananları dışarı çıkarmak mümkün olmadı. Olay yerine gelen polis ve sağlık görevlileri, yaralıları çıkarabilmek için saatlerce uğraştı.

2010’da Madison’da bir kadımn oyuncak mağazası içinde diğer müşterileri tabanca ile tehdit ettiği görüldü. Georgia eyaletinde bir dükkan sahibi bıçaklandı, Indianapo-lis’te kızgın bir müşteri, tezgahtara biber gazı sıkarken görüntülendi. Buffalo’da bir müşteri, koşuşturma sırasında düşerek ağır yaralandı.

2012’de Florida eyaletinin merkezi Tallahassee kentinde iki kişi, park yeri tartışması yüzünden tabanca ile vuruldu.



UZMAN GORUŞU

Alışveriş çılgınlığı, sosyologlar için de araştırma konusu oldu. Ortak görüş şöyle: “Kara Cuma’da bazı ürünlerin çok ucuza satıldığı gerçek. Ancak pek çok dükkan yıl içinde de büyük indirimler yapıyor. Bundan ya pek çok kişinin haberi olmuyor ya da yıl içinde herhangi bir özelliği olmayan bir gün olduğu için önemsenmiyor. Yıl ortası indirimlerle alınacak ürün, yılso-nu hediyesi olarak saklanabilir. Ne var ki kimse kendini Kara Cuma’nın büyüle yici çekiciliğinden kurtaramıyor.”

Sosyologlar haklı.

1939’da ABD Başkanı Franklin Roosevelt, yılbaşı alışveriş gününü bir hafta geriye aldı diye halk çok öfkelenmişti. Üstelik Roosevelt, dört kez başkan seçilen, ABD tarihinin en sevilen başkanıydı.

Tutulan istatistikler, Kara Cuma’nın, 2006’ya kadar yılın en çok alışveriş yapılan günü olmadığını gösteriyor. Ancak 2007’den itibaren bu şeref, Kara Cuma’ya ait oldu. 2007’de 147 milyon kişi 34.6 milyar dolarlık alışveriş yapmıştı. Kişi başına 235.3 dolar harcanmıştı. Geçen yıl ise 247 milyon kişi 59.1 milyar dolar harcadı. Her Amerikalıya düşen pay, 239.2 dolar oldu.

Bu yılki rakamlar henüz belli değil ama toplam harcamaların 65 milyar doları aşması bekleniyor.

KANADALILARIN DA GÖZÜ DÖNDÜ

Sadece Amerikalılar değil, Kanadalılar da bu çılgınlığa dahil olmaya başladılar. Birkaç yıl öncesine kadar milyonlarca KanadalI, sınırı geçerek ABD kentlerinde alışveriş yapıyordu. Bunun üzerine Kanada’da-ki şirketler, ABD’den mal satın alarak kendi dükkanlarında ucuza satmaya başladı. Kanadalılar, kendi ülkelerinde kalıp kendi dükkanlarından alışveriş etmeliydi. Oysa Kanada’nın da İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olması nedeniyle İngilizlere özgü alışveriş günü olan “Boxing Day”i (Hediye Paketleme Günü) bulunuyor. Bu gün ise Aralık ayının son haftasında. Kanada, İngiltere, Hong Kong, Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika, bu geleneği sürdüren ülkelerden. Bazı yerlerde adı değişmiş.

“Day of GoodwilF’ (İyi Niyet Günü) diyenler de var.

Noel ve yılbaşı yaklaşırken görülen alışveriş yoğunluğu Meksika ve Latin Amerika’da da görülüyor. Ama onlar bu alışveriş günlerine güzel bir isim vermişler: “El Bu-en Fin” (Hayırlı Hafta).

Bu haftayı, adeta bir tatil dönemine dönüştüren kişi ise Meksika Cumhurbaşkanı Felipe Calderon. Altı yıllık görev süresi geçen yıl dolan Calderon, bu alışveriş haftasının, ABD ve Avrupa’nın ekonomik tehditleri karşısında Meksika’yı bir hava yastığı gibi koruduğuna inanıyordu. 2011’de de ekonomi açısından “yılın en iyi dönemi” ilan etmişti.

Kara Cumanın ertesi gününde ne oluyor diye merak edebilirsiniz. Hiçbir şey… Amerikalılar buna da bir ad bulmuşlar. “Cumar-tesi’nin Ölüm Sessizliği” diyorlar. Bu gün hiçbir şey satın alınmıyor. Zorunlu yiyecek maddeleri hariç.

“HİÇBİR ŞEY ALMA!”

Bu durum, 1992’de Kanadalı bir sanatçı olan Ted Dave’e ilham verdi. O da, “Hiçbir şey Satın Almayın” (Buy Nothing Day” BND) günü ilan etti. Kanada’da çıkardığı “Adbusters” (Reklamlardan Kurtulun) dergisi, zamanla ABD’de de ilgi gördü. Tüketim toplumunu protesto eden taraftarları, zaman zaman yürüyüşler bile yapıyor. Sloganları, “Hiçbir şey Satın Almayın, Yaşamaya Başlayın!” Bugün İngiltere, Avusturya, Almanya, Yeni Zelanda, Japonya, Fransa, Hollanda, Norveç ve İsrail başta olmak üzere 65 ülkede “Hiçbir şey Satın Almayın!” akımının taraftarları çoğalıyor.

Ne gibi etkinliklerde bulunduklarına gelince… Mağazalar önünde toplanıp ellerinde makaslarla kredi kartlarını kesiyor, ticari olmayan, ücretsiz sokak partileri düzenliyor, kamuoyunu bilgilendirmeye çalışıyorlar. Oturma eylemleri, yürüyüşler, pankartlı protestolar düzenliyorlar. Grevlere bile gidiyorlar. Noel Baba’mn evlere bacadan girip, boş çorapları hediye ile doldurduğu günleri özlememek elde değil…





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir