Anasayfa / Ekonomi-Finans / Altın almak için ne kadar beklemeli?

Altın almak için ne kadar beklemeli?




bileziklerFED depreminin artçı şoklarının sürdüğü piyasalarda denge arayışı devam ediyor. Altın için ons fiyatının yanında dolar/TL paritesi de yakından izleniyor. Uzmanlar, portföylerde yüzde 10’ın üzerinde altın yatırımı tavsiye ediyor. Yeni alımlar için de analistlerin bile seviye vermekte zorlandığı bu dönemde, “Ya temkinli olma gereği, ya da düşüş için 1.100 dolar/ons’lu seviyeleri bekleyin” algısı hakim.

Uluslararası piyasalarda sular durulmuyor. Amerikan Merkez Bankası’nm (FED) varlık alımlarını azaltacağı sinyallerinin güçlenmesiyle başlayan satış dalgası devam ediyor. Mısır’da yükselen tansiyon, Avrupa’da ise Portekiz ve Yunanistan’da gerginliğin artırması, yurt içi piyasalarda pozisyon belirlemeyi zorlaştırıyor. Bu anlamda dünyada yeni bir denge arayışı olduğu ortamda sabit enstrümanlardan getiri arayan Türk yatırımcısı şaşkın.

Mevduat, Hazine bonosu gibi sabit getirili enstrümanlardan, enflasyona endeksli bonolar, özel sektör tahvilleri, BES fonları gibi değişken getirili enstrümanlara yönelme önerisi yapılıyor. Yatırımcının ne yapıp edip kesesinin bir köşesinde tuttuğu altındaki sert gerilemeler, özellikle düğün sezonu nedeniyle alımlann artmak “zorunda kaldığı” altında ne yapmalı, sorusunu uzmanlara sorduk. 1.900 dolar/ons seviyesini test ederek son üç yılın en dip seviyesine geri çekilen altında, kısa süreli tepki hareketi orta vadeli bir toparlanmaya dönüşür mü?

DOLARLA MI, TL İLE Mİ?

Öncelikle altın yatırımcısını ikiye ayırmak gerek: Dolar bazında altın alanlar ve TL’den altın alanlar. Marbaş Menkul Değerler Araştırma Müdürü Üzeyir Doğan, dolar bazında altın alanlar için ideal alım seviyelerine yaklaşıldığını belirtiyor ve şunları söylüyor:

“1.150 doların altındaki rakamlar orta ve uzun vadeli yatırım için ideal seviye1er . Teknik olarak, yaşanan ciddi çıkıştan dönülüyor. Yukarı yönlü hareketlerde ilk direncin 1.260 ve 1.270 dolar/ons seviyelerinde oluşmasını bekliyoruz. Bu seviyenin üzerinde 1.300 ve 1.350 dolar/ons seviyeleri önemli dirençler olacak. Bu seviyeler aşılmadığı sürece altın için kalıcı bir toparlanma veya düşüş trendinin durduğundan bahsetmek zor.”

Aşağıda orta ve hatta kısa vadeli sayılabilecek hedef olaraksa Ekim 2008’de 700 dolar civarında başlayan ve Eylül 2011’de 1.900 dolar civarında sonlanan yükseliş hareketinin geri dönüşünde 1.155 dolar ve 2005 ile 2008’deki dip seviyelerinden geçen ve 1.060 dolar civarında bulunan yükseliş trendi takip edilmeli.

Doğan ın işaret ettiği analizlerden birine göre, altının yer altında çıkarılıp işlenmesi maliyetini yansıtan rakamlar 1.100 ile 1.200 dolar arasında değişiyor. Yani defter değerine yakın fiyatların, altında uzun süre tutunması zor olabilir.

TL BAZINDA NE YAPMALI?

TL bazında yatırım yapanlar için ise düğün sezonunda çeyrek veya yarım altın alınması önerilmiyor. Altın fonları ya da 73-74 Tl- seviyelerinden gram altın, yatırımcının tercihi olabilir. Orta-uzun vadeli altın fiyatı tahminlerini düşüren kurumlardan Finans Yatınm Analisti Aslı Kefeli, bu hareketin toparlanmaya dönüşmesi için öncelikli olarak 1.300 dolar/ons seviyesinin aşılması gerektiğini belirtiyor. Normal süreçte ise vadeli piyasalarda yaşanan sert düşüşlerin devamında artış kaydedilen fiziki altın talebinde ise Çin’de daralan likidite ve Hindistan’da altın ithalatına getirilen düzenlemeler ile yavaşlamaya işaret ediliyor.



Kefeli, “Altın fiyatlarında ana belirleyicilerden olan ETF’lerin (exchan-ge traded funds) altın stoklarında ise çıkışlara paralel düşüşler yaşanıyor. Volatilitenin bu kadar yüksek seyrettiği bir piyasada yatırımcılara riskleri kontrol altında tutmalarını öneriyoruz” diyor.

Oyak yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Alper Erginol, piyasalardaki oynaklığın Eylül ayına kadar azalacağı öngörüsünde bulunuyor. Dolar/TL kurunda Merkez Bankası büyümeye odaklandığından, politika faizine pek dokunmayacağı, enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesiyle kurun da bir miktar yukarı gidebileceği düşünülüyor. Erginol, “Denge oluşacak. Bu denge oluştuktan sonra şoklar yaşanmadıkça likitte kalmak daha mantıklı görünüyor” diyor.

BEKLEMEK DE GEREKEBİLİR

Gerek hisse, gerekse emtia piyasalarının baş aktörü FED’in karan, sert gerilemelerin öne çıktığı ayı piyasasına dönüşü sağladı. Bunun nedeni mi? Sadece açıklamalarıyla değil, satır araları ile bile piyasaları sallama etkisine sahip FED, devam ettirdiği aylık 85 milyar dolar tahvil alımlarını hangi koşullarda sona erdireceği konusunda ilk defa net bir koşul dile getirdi. Dolayısıyla 2008’den bu yana içinde özellikle Türkiye’nin de aralarında olduğu gelişmekte olan piyasaların içinde bulunduğu bol likidite ortamının devamı konusunda ciddi soru işaretleri var. Her ne kadar Avaıpa ve Japonya merkez bankaları gevşek para politikalarına devam sinyali verse de, piyasalar kısa vadede negatif haber akışım fiyatlama eğiliminde.

ING Bank Türkiye Başekonomisti Sengül Dağdeviren de yurtdışında yaşanan oynaklığın gerekçeleri ve sonuçlarına bakıldığında birkaç ay içinde genel bir perspektifin oturtulacağını belirtiyor. “Zamanı kestirmek çok mümkün değil. Temkinli olunması gereken bir dönem. Öngörülebilirliğin kısıtlandığı dönemde ani kararlar almamak gerek” diyor.

ALTINDA 0NS-KUR HESAPLARI

Türkiye yatırımcısı açısından yalnızca altın fiyatları değil, doların hareketi de şu açıdan önemli:

■ Çünkü Türkiye yatırımcısı altın yatırımını TL ile yapıyor, ama altın fiyatlarının uluslararası piyasalardaki belirleyicisi dolar. Altın fiyatı dünyada yükselirken, Türkiye’de dolar kuru da yükseliyorsa altın yatırımcısı yüksek kazanç sağlar; ki bu altın yatırımcısı için en avantajlı durum.

■ Altın fiyatı dünyada düşerken, dolar da TL karşısında değer kaybediyorsa altın yatırımı yapanlar için en az getirili senaryo yaşanıyor, demektir.

■ Son dönemde Türkiye piyasası içinde TL dolar karşısında değer kaybettiğinden altın fiyatlarındaki düşüş sınırlı kaldı, iki değişkenli bu durumda da bu değişkenlerden biri arasında biri düşer, diğeri sabit kalabilir, ya da yükselebilir. Bu nedenle altın yatırımı yapacak olanlar uzun vadeli ve sabırlı yaklaşmaya devam etmeli, aksi takdirde altından uzak durmaları gerek. Ancak son aylarda yaşanan gelişmeler, düşüş trendine giren altını portföylerden büyük oranda çıkardı.

“YÜZDE 10’UN ÜZERİNDE BULUNDURMAYIN”
Alper Kalyoncu
Garanti Bankası Hazine Bölümü Altın Uzmanı

“FED’in gevşek para politikasından vazgeçeceği endişesi devam ediyor. Altın fiyatlarında düşüşün devam etmesini bekliyorum. Onsu 1.200 doların altına düşüşünü sürdürecek. Ancak alım için daha da düşmesi beklenebilir. 1.100 dolar seviyelerine gerileyecek. Dolarda yaşanan panik havası hafiflediğinde bir miktar geri çekilebilir. Türk yatırımcısı içinTL ile alımda, 73-74 TL seviyeleri uygun görünüyor. Portföylerde bulundurmaya devam etmeli. Ancak oranı yüzde 10’u geçmeyecek şekilde bulundurulmasını öneriyorum. Uzun vadeli seviye tahminimiz bulunmuyor. Yatırım yaparken ise fiziki altını önermiyorum, altın fonları avantaj sağlıyor.”

Kıvanç Özvardar






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir