Anasayfa / Ekonomi-Finans / Altındaki Sert Düşüş Neyin Habercisi!

Altındaki Sert Düşüş Neyin Habercisi!




İsa Büyükgüllü

Sevgili okurlarım, içinde bulunduğumuz siyasi ve ekonomik konjöktürde global piyasalarda tahminlerimiz doğrultusunda şekillenmeye başlayan piyasa şartları, iyiden iyiye belirginleşmeye başladı. Burada en önemli etmen, özellikle yeni gelişen global kriz ortamında kaldıraç görevi gören Altın fiyatlarında içinde bulunduğumuz hafta yaşanan gelişmelerdir. Bu gelişmelere değinmeden önce, Altın fiyatlarında yaşanan gelişmeleri iyice anlamak ve analiz edebilmek için global piyasalarla ilgili önceki yazılarımdan bazılarını kısa bir hatırlamakta fayda bulunmaktadır.

Global piyasalarda yaşanan gelişmelerle ilgili önceki yazılarımda yapmış olduğum ekonomik tespitlerin, piyasalarda bahar havası hakim iken yaptığım analizlerin tutarlılığı bakımından hangi oranlarda gerçekleştiği konusunda sağlıklı bir değerlendirme yapmak için aşağıda sizler için kısa kısa kesitler sunuyorum. Aşağıda sunduğum bu analizlerin sonuçları bakımından değerlendirmeleri siz kıymetli okurlarımın yorumuna bırakıyorum. Yorumu elbette sayın okurlarım çok daha yerinde ve doğru bir şekilde yapacaklardır.

25 Ocak 2011 tarih ve “Merkez Bankasından Önemli Hata” İsimli Makaleden;

Emtia piyasalarında yaşanan satışların yoğun olarak bulunduğu ekonomik konjöktürde Merkez Bankasının böyle bir karar almasına gerek bulunmamaktadır Emtia piyasalarında yaşanan satışlarla, değerlenmiş olan emtialarda talep kırılması yaşandığı bir ortamda hammadde maliyetlerinde belirgin bir şekilde iniş süreci zaten gözlemlenecektir. Böyle bir durumda alınan munzam karşılıkları artırma kararı, Türkiye’de ancak yabancı yatırımcıya yarar sağlamaktadır.

Alınan bu karar ile faizlerdeki artış beraberine döviz cephesinde artışı tetikleyecektir. Bu ise borsa cephesinde satışların hızla artmasına neden olacaktır. Böyle bir ortamda yabancı yatırımcılar karlarını realize edecek ve borsadan çıkışlar hızlanacaktır. Ülkeye gelen sıcak paranın çıkışını tetikleyecek olan bu trendde yabancı yatırımcılar muhtemel olarak döviz ve faiz cephesinde pozisyon alacaklardır.

24 Şubat 2011 tarih ve “Yeni Küresel Krizin Başlangıcı” İsimli Makaleden;

Yeni dönemde oluşacak denklemde Petroldeki fiyat yükselişinin getireceği ağır ekonomik yükün finansal piyasalara etkisi konusunda en belirleyici etmen, Altın fiyatları olacaktır. Altın’da geçtiğimiz haftaki yazımızda belirttiğimiz, 1,320 USD taban formasyonun da etkisi ile Altın fiyatları önceki yazılarımızda belirttiğimiz 1,420 USD tavan formasyonu da kıracak yeni bir fiyatlama içerisine girmiş durumdadır. Petrol fiyatlarındaki artışın getireceği global ekonomilerde oluşacak kaosta, global borsaları şekillendirecek hareketlerde belirleyici olan unsur Altın fiyatları olacaktır. Altın fiyatlarında bu süreçteki her yükseliş Doların zayıflamasına, EURO’nun yükselmesine ve EUR/USD paritesinin 1,3850-1,4650 bandı arasında inişli çıkışlı bir hareketi oluşturacaktır. Bu fiyatlamada Altın’daki her kar satışlarının olduğu kademelerde, global borsalarda çok sert satışlar yaşanacaktır. Altın’ın ons fiyatındaki önümüzdeki üç aylık dönemde yeni fiyat hedef bandı 1,530 USD olacaktır.

Türkiye borsasında geçtiğimiz hafta ve önceki haftalarda ısrarla belirttiğimiz üzere önce 70,000 seviyelerinden, sonra da 65,000 seviyesinden satışların olacağını, bu seviyelerin alım seviye olmadığını belirtmiş idik. Türkiye borsasında özellikle 65,000 seviyesinden % 15-20 düşüşten sonra 53,500 seviyelerine kadar yaşanacak olan satış sürecinde oluşacak ekonomik tabloya göre alım seviyesinin şekilleneceği ekonomik ortamla ilgili geçtiğimiz haftaki yazımız ile önceki haftalarda olan yazılarımızda ısrarla belirttiğimiz üzere , Dolar cephesinde kurlar 1,5850 seviyesinden 1,700 seviyesine doğru hızlı bir şekilde tırmanışına devam edecektir.

16 Mayıs 2011 tarih ve “Piyasalar Çift Dipli Resesyona Gidiyor” İsimli Makaleden;



Sayın okurlarım, bugünkü yazımın ana teması piyasaların resesyon riski ile karşı karşıya kaldığıdır. Ekonomik göstergelerin neyi gösterdiği belli olmadığı bir ortamda piyasaları yukarıya yönlü hareketini kısa vadede sağlayacak ne bir ekonomik plan ne de bir mali plan bulunmamaktadır.

Çin’de iyice belirginleşmeye başlayan enflasyon, Çin ekonomisinde balon etkisi oluşturmasına meydan vermeden ciddi ekonomik atılmasını zorunda hale getirdi. Çin’de bu gelişmeler olurken, Avrupa ‘da özellikle Yunanistan başta olmak üzere İzlanda, Portekiz ve İspanya da içerisinde bulunan borç stoğu ciddi boyutlara ulaşan ülkelerin mali problemlerinin yanına, bir de artan emtia fiyatlarının getirdiği ekonomik baskı ile Avrupa Merkez Bankasının faiz artırması, piyasaları yukarı yönlü hareketin devam etmesini zorlaştırmıştır.

Borsada satışların getirdiği ivme ile döviz pozisyonları özellikle satışta bulunan yabancılar tarafından kademe kademe alıma geçilerek dolarda 1.585 seviyesine kadar yükselmesini sağlamıştır. Dolarda yeni fiyat aralığının 1.750-1.850 bandına doğru devam edeceği bu süreçle ilgili böyle bir tablonun ortaya çıkacağını aylardır yazmaktayım.

21 Ağustos 2011 tarih ve “Türkiye krizi teğet mi atlatacak ?”İsimli Makaleden;

Yatırımcıların önümüzdeki 1 aylık süreçte uluslararası piyasalarda oluşacak olan yatay seyire kesinlikle aldanmamaları gerekmemektedir. Bu bağlamda yazılarımı takip eden sayın okurlarım, Borsadan ve Altın’dan özellikle uzak durmalıdırlar. Dolar da oluşacak yeni bant hareketine göre sonraki yazılarımda ele alacağım sürece göre, hareket etmelerinde fayda bulunmaktadır

Bu makalelerde belirtmeye çalıştığım global piyasalara yönelik konjöktüre ait tespitlerimin önemli bir kısmını maalesef siz kıymetli okurlarımla bu platformda paylaşamadığım için bazı okurlarım, yapmış olduğum analizlerin derinliğini anlamakta zorluk çekmektedirler. Bu konuda özellikle uzun zamandır gerek kurumsal yatırımcılar, gerekse bireysel yatırımcılar açısından vazgeçilmez bir yatırım aracı olan “Altın’la ilgili bu hafta yaptığım Altın’dan özellikle uzak durulmalı” yönündeki tespitimin yazımızın yayınlandığı günden itibaren Altında bu hafta toplamda yaşanan % 12 lik değer kaybının nedenleri konusunda farklı değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Altında yaşanan bu satış süreci bir miktar daha devam edecektir. Bu süreçte ise uluslar arası piyasalarda Doların güçlenmesini ve global piyasa borsalarında satışları hızlandıracaktır.

Altında bu kadar sert bir düşüşün piyasaya damgasını vurduğu haftada, A.B.D. Merkez Bankası FED’in bugün üçüncü tur parasal genişleme konusunda vereceği olumlu yönde beklenen sinyalle hafta içinde toparlanan global piyasa borsaları, A.B.D.’den Perşembe günü gelen İşsizlik başvurularında son beş haftanın en yüksek seviyesi olan 417 binle beklentilerin üzerinde gelmesi ve Avrupa’da borsaların kapanmasına 15 dakika kala Alman DAX endeksinde yaşanan % 4 lük kayıpla piyasalarda genel hava yeniden olumsuza döndü.

Bu hafta yaşanan diğer bir kritik husus ise Finlandiya’ nın Yunanistan’a kredi açmak için teminat istemesinin ikinci kurtarma paketini tehlikeye atması ve temerrüte yol açabilecek olmasından dolayı, Yunanistan tahvillerinin her geçen gün daha da fazla değer kaybetmeye devam etmesi idi.

Bu durumla ilgili olarak Avrupa Birliği üye ülkelerinin Yunanistan’la ilgili olarak yürürlüğe konulacak kurtarma paketi konusunda uzlaşma sağlayamamaları Avrupa’daki borç sorunun içinden çıkılmaz bir noktaya doğru götürmektedir.

Tüm bu gelişmeler çerçevesince, global piyasalarda özellikle bugün yaşanacak olan FED’in üçüncü genişlemeye yönelik açıklayacağı para politikası araçları son derece önem arz etmektedir. FED Başkanı Bernanke, yapacağı açıklamalarla tam da piyasaların istediği bir cevabı vermeyecektir. Piyasalarda yeni gelişecek para politikalarını gerektiği durumlarda devreye sokacak bir politika izleyecektir.

Global piyasalarda çok kritik öneme ait bu gelişmeler olacak iken, Türkiye de ise

Borsa cephesinde 48.500- 53.500 bandında sıkışan bir seyir görülecektir. Önümüzdeki 1-1,5 aylık süreçte yaşanacak bu bant hareketinde Dolar kotasyonlarında 1,765-1,795 aralığı , Euro cephesinde ise özellikle EUR/USD paritesinde aşağı yönlü harekete bağlı olarak bir bant hareketi görülecektir. Altın cephesinde ise yatırımcıların yeni taban formasyonu oluşacağı seviyeye kadar alıma girmemelerinde büyük önem bulunmaktadır.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir