Anasayfa / Sağlık / Anavatanında fındığın ismi var markası yok!

Anavatanında fındığın ismi var markası yok!




Fındık, sağlıklı besinler arasında ilk sıraya yerleşti! Çekici ambalajlarda sunulan atıştırmalık ürünlerin içeriğinde daha çok fındık olacak…

Anavatanında fındığın ismi var markası yok!

Cicili bicili ambalajlar içinde sunulan çerez ve atıştırmalık ürünlere talep son yıllarda arttı. Pazarı körükleyen temel faktör genç nüfusun beslenme algısındaki değişim. Beslenme için daha az zaman ayıran tüketici lezzet arayışlarını hazır atıştırmalıklarda buluyor.

Küresel literatürde ‘snack foods’ olarak anılan uluslararası pazarın 2015 yılında 335 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacağı tahmin ediliyor. Tüketici algısında yaratılan imaj önemli motivasyon unsuru: “Daha az miktar, daha fazla lezzet!”

Sağlıklı beslenme için katkılarla zenginleştirilmiş gıdalara talep epey yüksek. Aynı grubun içinde doğrudan yer almayan çikolatalı ürünler ise bu pazarın tamamlayıcı unsuru.

Katkıların en başında fındık var. Fındık içeren ürünler benzersiz lezzet vaadiyle dikkat çekiyor. Örneğin fındık ile kakao birleşince yalnız lezzet değil, insanlarda coşku yaratan özellikler ortaya çıkıyor. Hormonal aktiviteyi normalleştiriyor, iyimserlik duygusu veriyor. Kanserle savaşan mucizelerden biri yine fındık…

AYRICALIKLI LEZZET

Gıda analistlerine göre çerez ve atıştırmalık ürünlerin en büyük sorunu besleyicilikle ilgili çekinceler. Fındık bunu dengeleyecek yegâne ürün.

Fındık yakın gelecekte çerez ve atıştırmalık ürünlerin ana girdilerinden biri olacak. Küresel gıda analistleri bu pazarın başına AB’yi yerleştiriyor. Büyük oyuncular ise genelde ABD’de marka olmuş dev firmalar. Tüketim açısından gelişen pazar ise zenginleşen Asya-Pasifik hattı. Çin büyük oyunculardan biri. Her yıl ortalama yüzde 6 talep artışıyla öne geçmeye çalışıyor.

Bazı ürünlere son yıllarda yönelen eleştiriler protein içeriğiyle ilgili. Endüstride soya türevlerinin modası geçmek üzere. Fındık, çerez türü ürünlere bu nedenle daha fazla girecek gibi görünüyor. Aynı eğilim kakaolu ürünler için de geçerli. Fındık katkılı çerezler, yoğun fındıklı çikolatalar ve fındıkla lezzetlendirilmiş barlar…

Fındık yalnız lezzet açısından değil, sağlık yönüyle de mucize bir ürün. Doymamış yağ içeren bir sağlık kaynağı. Omega-3 yağ asidiyle antioksidan içeriği onu ayrıcalıklı kılıyor.

Atıştırmalık ürünlerle özdeşleşen yeni nesil formüller ise bir harika! Henüz tam netleşmiş olmamasına rağmen fındık kullanan ya da kullanmaya eğilimli olan uluslararası oyuncuların şimdi ‘atıştırmalık ürünler’ için fındıkla daha çok ilgileneceği söylenebilir.

Kraft Foods, Nestle, Kellogg, Danone, Nabisco, General Mills, Cadbury Schvveppes, PepsiCo, Pepperidge Farm, Walkers Snack Foods, Herr Foods, Weaver Popcorn, Yamazaki Baking, Mission Foods, Bachman, ConAgra Foods, Quaker Oat’ ve Hain Celestial gibi dev isimler bunlardan bazıları.

Geleceği tamamen fındığa bağlı olanlar arasında ise İtalyan ve İsviçre markalarının bulunduğunu söylemekte yarar var.

FINDIK ÜRÜNLERİ ÜSSÜ OLABİLİRİZ

Tarımsal ürün ihracatının yüzde 20’sini fındıktan karşılayan Türkiye dünyanın en büyük üreticisi…



Ne yazık ki çerez, çikolata ve sürülebilir ürünlerde global marka yaratamadığımız için fındık çoğu zaman üretim fazlası veriyor. Katma değer oluşumu ve kullanım alanları üzerinde pek fazla yönlendiriciliği yok.

Yüksek fındık rekoltesine sahip Türkiye’nin bu stratejik konuda doğrudan devlet desteğine ihtiyacı var.

Yüksek rekoltelerin yaşandığı yıllarda büyük kayıplar oluyor.

Dahası ‘aflatoksin’ (bir tür mikro mantarın ürettiği kanser yapıcı madde) bulaşıyor iddiası da rakip ülkeler tarafından istismar ediliyor.

Çok başarılı çalışmalar yapan FTG (Fındık Tanıtım Grubu) kendi misyonunu yerine getirmesine rağmen yine de fırsatlara ilişkin boşluklar var. Bu boşluklar fındığa dayalı sektörlerin inovasyona dayalı marka geliştirememesinden kaynaklanıyor.

Sadece fındık ihracatıyla uluslararası piyasalarda tutunmak mümkün değil. Fındığı kullanmaya hazırlanan çerez pazarı ile kakaolu ürünlerde piyasa yapıcı hale gelmek şart. Ayrıca uluslararası boyutta markalaşmış yeni fındık ürünlerine ihtiyaç var.

KOBİ’LER İÇİN YENİ FIRSAT ALANI

Bu süreçte fındıkla ilgili teşviklerin KOBI’ler düzeyinde yatırım yapan firmalara aktarılması gerekiyor. Öyle ki fındık konusuna yatırım yapmış buluşçu KOBl’ler devlet koruması altına dahi alınabilir.

Fındığın son zamanlarda çerez, çikolata ve atıştırmalık ürünlerde daha fazla kullanılması, bu ürüne yatırım yapacak uluslararası firmaları da hareketlendirecek gibi görünüyor. Türkiye’de açılacak üretim tesislerinin Ortadoğu, Afrika ve yakın Asya pazarlarına hitap etmesi mümkün.

Çikolatacılar bir tarafa; Kraft Foods gibi bir dünya devi bugün 127 bin çalışanıyla yaklaşık 170 ülkede ürün satıyor. PepsiCo ise 285 bin çalışanıyla yılda ortalama 60-70 milyar dolarlık gelir elde ediyor. Fındıkla yeni tanışan diğer markaların ülkemize gelmesi yepyeni ürünlere hayat verebilir.

Fındığın kakaolu ürünlerden sonra ‘snack’ türü gıdalarda daha fazla yer alması hiç de uzak olmayan bir ihtimal. Bu yeni eğilimden daha fazla pay alınması ise ‘müşterek marka’ (co-brands) yaratılmasından geçiyor.

Kısacası bir taraftan buluşçu KOBl’ler, diğer taraftan uluslararası markalar fındık katkılı gıdalarda Türkiye’yi yatırım üssüne dönüştürebilir. Yeter ki devlet gerekli ilgiyi gösterebilsin.

Bugüne kadar fındık biraz da Türk halkının hissi eğilimini okşamak adına afrodizyak bir kuruyemiş olarak takdim edildi. Oysa fındığın arka planda kalmış başka özellikleri de var. Her şeyden önce formülüne girdiği karışımlarda sinerjik bir etki gösteriyor. Kakaodaki antioksidanlar fındığın içerdiği lipid fenolik anti-oksidan E vitaminiyle birleştiğinde en yüksek düzeyde sinerjik etki yaratıyor. Bu özelliğiyle modern yaşamda manyetik alan etkisine maruz kalan bireylerde serbest radikallerin olumsuz etkilerini yok ediyor. Ayrıca fındıktaki yüksek manganez C vitamini ile B1 vitaminini daha yararlı hale getiriyor. İçerdiği bazı vitamin ve minerallerin ideal bileşimi hücre zarı zedelenmelerini önleyerek kanserle savaşıyor. Tüm kanser yapıcı kötü hücrelerin çoğalmasına engel olan mucizelerden biri. Bağışlık sistemini takviye eden önemli ajanlar da yine fındığın bileşenleri arasında. Son araştırmalar zeytinyağına benzeyen fındık yağının kalp damar sağlığını daha yüksek düzeyde koruduğunu ortaya koydu. Kısacası organik nitelikler taşıyan Türk fındığından sağlığa özel lezzet ürünleri dahi geliştirmek mümkün.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir